T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/5028
Karar No:2023/622
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... A.Ş.
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... A.Ş. (...) Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından işletilen Oymapınar Hidroelektrik Santrali'nin (HES), davalı idareye senkron kompansatör yan hizmeti sunarken bağlantı noktasından maksimum enerji alış kapasitesinin üzerinde elektrik enerjisi aldığından bahisle 22/01/2004 tarihli Sistem Kullanım Anlaşmasının 10. maddesi uyarınca düzenlenen sistem kullanım ceza faturalarının düzeltilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı TEİAŞ Genel Müdürlüğü Erişim ve Uygulamalar Dairesi Başkanlığı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce, Dairemizin 09/12/2021 tarih ve E:2015/227, K:2021/4236 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; davacı şirket tarafından, Elektrik Piyasası Yan Hizmetler Yönetmeliğinde 17/12/2011 tarihinde yapılan değişiklikle birlikte, Senkron Kompansatör Olarak Reaktif Güç Desteği Sağlanmasına Dair Hizmet Anlaşmalarının güncellenmiş olması sonrasında, 01/01/2012 tarihinden itibaren uygulanmak üzere 3689 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararıyla onaylanmış olan İletim Sistemi Sistem Kullanım ve Sistem İşletim Tarifelerini Hesaplama Yöntem Bildirimindeki değişikliklere atıfta bulunarak, söz konusu Yönetmelik değişikliğinin 2010 ve 2011 yıllarında da uygulanması gerektiğinin ileri sürüldüğü, bu noktada, geriye yürümezlik ilkesinin maddî olay üzerindeki etkisine değinilmesi gerektiği, idarî işlemlerin geriye yürümezliği ilkesinin, yargısal kararlar ve öğretide kabul edilmiş bir idare hukuku kuralı olduğu, bu kuralın geçmişe yürümezlik ve belirlilik unsurlarını içeren hukukî güvenlik ilkesine uygun kullanılmasının hukuk devleti olmanın doğal ve zorunlu gereği olduğu; kural olarak, bir idarî kararın tamamlandığı anda yürürlüğe girdiği ve o andan itibaren geleceğe yönelik hüküm ve sonuç doğurduğu, bu durumda, senkron kompansatör yan hizmeti sunulurken iletim sisteminden çekilen elektrik enerjisinin sistem kullanım bedeli ve ceza faturalarında dikkate alınmayacağına ilişkin kuralın Yönetmelik değişikliğinin yürürlüğe girdiği 01/01/2012 tarihinden itibaren uygulanacağı anlaşıldığından, bu kuralın Yönetmelik değişikliğinin yürürlük tarihinden önce senkron kompansatör yan hizmeti kapsamında sistemden çekilen aktif elektrik enerjisi için düzenlenen sistem kullanım bedeli ve ceza faturaları hesaplamalarına yönelik olarak geriye yürütülmesinin hukuken mümkün olmadığı, bu itibarla, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, uyuşmazlık konusunun sadece geriye yürüme yasağı çerçevesinde değerlendirilmesinin hatalı olduğu, yan hizmet anlaşması gereğince sunulan senkron kompansatör hizmeti dolayısıyla sistem kullanım ceza faturası düzenlenmesinin hukuka aykırı olduğu, söz konusu hizmetin iletim sisteminin sağlıklı çalışabilmesi için sunulduğu, iletim sisteminden yararlanma amacına yönelik olmayan, bilâkis sisteme hizmet vermeye yönelik enerji çekilmesinin sistem kullanım anlaşması çerçevesinde ihlâl olarak değerlendirilemeyeceği, mevzuat değişikliğiyle birlikte hukuka aykırılığı ispatlanan durumun düzeltilmesinin talep edildiği, ancak davalı idarenin başvuruyu yanlış nitelendirerek reddettiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, davacı şirketin senkron kompansatör yan hizmeti vermesi ile bu hizmeti verebilmesi için ayrı bir hizmet almasının birbirinden farklı hususlar olduğu, Yöntem Bildiriminin güncellenmesinden dolayı üretim şirketlerine Mayıs 2005 döneminden itibaren sistem kullanım anlaşmalarında yer alan maksimum enerji alış kapasitelerini bildirme zorunluluğu getirildiği, bu durum davacı şirkete de bildirilerek konunun yan hizmet anlaşması kapsamında ayrıca değerlendirilmesi gerektiğinin belirtildiği, ancak şirketin 2012 yılına kadar sistem kullanım anlaşmasını revize etmediği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihaî kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 16/02/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyize konu İdare Mahkemesi kararının, Dairemizin 09/12/2021 tarih ve E:2015/227, K:2021/4236 sayılı bozma kararındaki karşı oyda belirtilen gerekçelerle bozulması gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.