T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/518
Karar No : 2023/1904
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): …
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:... sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacının bir dönem kanuni temsilcisi olduğu asıl borçlu … Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden alınamayan muhtelif kamu alacağının trafik para cezaları dışındaki kısmının tahsili amacıyla banka hesaplarına uygulanan haczin kaldırılması ve tahsil edilen tutarın yasal faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Kamu alacağının asıl borçlusu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin bir kısmının 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nda yer alan düzenlemelere uyulmaksızın davacının ikametgah adresinde kardeşine tebliğ edildiği, bir kısmının ise tebliğine ilişkin dosyaya belge sunulmadığı dikkate alındığında, değinilen şirket nezdindeki takibin usulüne uygun biçimde gerçekleştirilmediği dolayısıyla davacıdan tahsil edilebilir aşamaya gelinmiş bir kamu alacağının bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından davacının banka hesaplarına uygulanan hacizler kaldırılmış, tahsil edilen tutarın yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının, 19/06/2009 tarihinden, şirketin ticaret sicilinden terkin edildiği 21/07/2014 tarihine kadar kanuni temsilci olduğu, dava konusu haczin davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve …, … ve … takip numaralı ödeme emirlerinden kaynaklandığının anlaşıldığı olayda, belirtilen ödeme emirlerinin 09/12/2015 tarihinde tebliğ edildiği, … takip numaralı ödeme emri içeriği borçların 2009 yılına ait olduğu ve vadelerinin 2009 yılına rastladığı, haczin söz konusu ödeme emrinin 4, 5, 7, 8, 14, 15 ve 16. satırlarında yer alan alacaklar ile … takip numaralı ödeme emri ve … takip numaralı ödeme emrinin 14 ila 16. satırlarındaki alacaklardan kaynaklanan kısmının hukuka uygun olduğu, … takip numaralı ödeme emri içeriği diğer kamu alacağının tahsili amacıyla şirket adına tanzim edilen ödeme emirlerinin tebliğine dair belge davalı idarece dosyaya sunulmadığından tahsil zamanaşımına uğradığı, … takip numaralı ödeme emrinin 1 ila 13. satırlarındaki 2009 yılına ait kamu alacağının tahsili amacıyla şirket adına düzenlenen ödeme emrinin, şirket tüzel kişiliği sona erdikten sonra tebliği herhangi bir hukuki sonuç doğurmayacağından belirtilen alacağın duyurulması amacıyla şirket adına düzenlenen vergi ve ceza ihbarnamelerinin incelenmesi gerektiği, sözü edilen ihbarnamelerin ise şirket adresinde tebliğ edilemediğinden bahisle şirket ortağının ikametgah adresinde tebliğ edildiği ancak bu şekilde gerçekleştirilen tebliğin usule uygun olduğundan söz edilemeyeceği dolayısıyla 31/12/2014 tarihinde zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra dava konusu haczin, … takip numaralı ödeme emrinin 4, 5, 7, 8, 14, 15 ve 16. satırları dışındakiler ile … takip numaralı ödeme emrinin 1 ila 13. satırlarında yer alan kamu alacağından kaynaklanan kısmı kaldırılmış ve bu kısma ilişkin olarak tahsil edilen tutarın yasal faiziyle iadesine karar verilmiş, … ve … takip numaralı ödeme emrinin kalan kısmı ile … takip numaralı ödeme emrinden kaynaklanan kısmı yönünden ise dava reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan hüküm fıkrasının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri sözü edilen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Vergi Dava Dairesi kararının temyize konu hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 22/05/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.