T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/5217
Karar No : 2023/2660
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- … Reklam İletişim Mühendislik İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ: Av. …
2- … Vergi Dairesi Başkanlığı
(…Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura düzenlediğinden bahisle takdir komisyonu kararlarına istinaden tarh edilen 2018/1 ila 9 ve 11 dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı adına düzenlenen vergi tekniği raporu incelendiğinde, davacının gerçek bir faaliyetinin olmadığı ve düzenlediği tüm faturaların sahte belge niteliği taşıdığı anlaşıldığından, elde edildiği tespit edilen komisyon kazancı üzerinden tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararındaki, davacının gerçek bir faaliyetinin olmadığı ve düzenlediği tüm faturaların sahte belge niteliği taşıdığı yönündeki değerlendirmenin Dairelerince de yerinde bulunduğu; bununla birlikte; davacı şirket tarafından ilgili döneme ilişkin olarak daha önce verilen katma değer vergisi beyannamelerinde ödenecek katma değer vergisi beyan edildiği ve bu beyanlar doğrultusunda şirket adına tahakkuklar yapıldığı, davacı tarafından ilgili döneme ilişkin beyan ve tahakkuk ettirilen katma değer vergilerinin terkin edildiği yönünde herhangi bir iddianın ve dosyada buna ilişkin bilgi ve belgenin bulunmadığı, komisyon geliri nedeniyle davacı adına yapılan katma değer vergisi tarhiyatlarından, daha önce beyan edilen vergiler düşülerek vergilendirmeye gidilmesi ve ceza kesilmesi gerekirken, davalı idarece, bu husus göz ardı edilerek gerçekleştirilen cezalı tarhiyaların, beyan edilen ödenecek vergilere ilişkin kısmının mükerrer olduğu kanaatine ulaşıldığı; dolayısıyla, dava konusu cezalı tarhiyatların, daha önce beyan edilen ödenecek katma değer vergilerine isabet eden kısmında hukuka uyarlık ve istinafa konu kararın buna ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmadığı; kararın, diğer (dava konusu cezalı tarhiyatların, daha önce beyan edilen ödenecek katma değer vergilerine isabet eden kısmı dışındaki) kısmında ise hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, davalı idarece, beyan edilen ödenecek fiktif vergiler dikkate alınarak mükerrer tarhiyat yapılmasının önüne geçilmesi mümkün ve bu suretle resen tarh edilen vergilerin önceden tahakkuk etmiş kısmının tahsili imkanı da mevcut iken, fiktif vergilerin idarece terkin edilebileceği soyut kabulüyle karar verilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun kısmen kabul, kısmen reddine; Mahkeme kararının kısmen kaldırılmasına, davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, sahte fatura düzenlediğinden bahisle adına yapılan cezalı tarhiyatların hukuka aykırı olduğu, temyiz isteminin kabulü ile kararın aleyhe kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI: Davalı idare tarafından, davacı adına yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu, temyiz isteminin kabulü ile kararın aleyhe kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar, kararın, davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının bozulmasını sağlayacak nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarenin, kararın, dava konusu cezalı tarhiyatların daha önce beyan edilen ödenecek katma değer vergilerine isabet eden kısmının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasına dair temyiz istemine gelince;
Bilindiği üzere, bir işletmenin, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde gerçekleştirdiği mal teslimi ve hizmet ifası bedelleri üzerinden hesaplanan tutardan, aynı işletme tarafından alınan emtia veya hizmet bedeli üzerinden hesaplanan katma değer vergisi tutarı indirilerek, o işletmenin devreden veya ödemesi gereken KDV'si hesaplanmaktadır.
Olayda; mükellef şirket hakkında tanzimli vergi tekniği raporundaki tespitlerden, davacı şirketin faaliyetinin tamamen fiktif yani hayali kurgulardan ibaret olduğu, mükellefiyeti ile ilgili değil komisyon karşılığı sahte fatura ticareti yaptığının iş bu davanın görüldüğü Bölge İdare Mahkemesince de kabul edildiği, ancak "davacı tarafından beyan ve tahakkuk ettirilen katma değer vergilerinin terkin edildiği yönünde herhangi bir iddianın ve dosyada buna ilişkin bilgi ve belgenin bulunmadığı dikkate alındığında, davacı adına komisyon geliri nedeniyle yapılan katma değer vergisi tarhiyatlarından, daha önce beyan edilen vergiler düşülerek vergilendirmeye gidilmesi ve ceza kesilmesi gerekirken, davalı idarece, bu husus göz ardı edilerek gerçekleştirilen cezalı tarhiyatların, beyan ve tahakkuk ettirilen vergilere ilişkin kısmının mükerrer olduğu" belirtilerek, dava konusu cezalı tarhiyatların daha önce beyan edilen ödenecek katma değer vergilerine isabet eden kısmının kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Halbuki, olayın niteliği itibarıyla, sadece beyan edilen, ödenmemiş, başlangıçtan beri gerçekte mükellefiyet kaydı yaptırdığı faaliyet konularına hasren bir faaliyeti olmayan, yapmış göründüğü faaliyet konusu da tamamen bir kurgulamadan ibaret olduğu ortaya konan, bu nedenledir ki, ihtilaflı yıl ve dönemleri içinde düzenlediği tüm faturaları komisyon geliri elde etmeye matuf olduğu değerlendirilen şirketin, ihtilaflı vergilendirme dönem matrahına elde ettiği hesaplanan komisyon gelirinin dahil edilmesi nedeniyle vergiden vergi alınmasından ya da mükerrer vergilendirmeden söz edilemeyecektir.
Zira, katma değer vergisi matrahını oluşturan dolayısıyla tarhiyata esas alınan teslim ya da hizmet, içeriği itibarıyla sahte belge düzenlemek olduğuna göre, bu teslimin ya da hizmetin karşılığı olan gelir de, katma değer vergisini içeren tüm fatura bedelleri üzerinden elde edilmiş kabul edilmelidir.
Bu durumda, içeriği itibarıyla tümüyle sahte belge olduğu şu aşamada tartışmasız faturalarda gösterilen ve beyan edildiği belirtilen katma değer vergisinin, aslında fiktif, hayali ve kurguya bağlı bir değer olduğu ve gerçekte de ödenmediği dikkate alındığında; KDV beyannameleri ile beyan edilen sahte faturalar üzerinden %2 nispetinde alındığı hesaplanan komisyon gelirinin, beyan olunan matraha dahil edilmesinde hukuka aykırı bir durumun olmadığı sonucuna varıldığından, aksi yöndeki Vergi Dava Dairesi kararının buna ilişkin kısmında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. Anılan Vergi Dava Dairesi kararının, dava konusu cezalı tarhiyatların daha önce beyan edilen ödenecek katma değer vergilerine isabet eden kısmının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, davacı aleyhine onanan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 16/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.