T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/5371
Karar No : 2023/652
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av…
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av…
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E…, K:…, Temyiz No:… sayılı, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca verilen süre aşımı nedeniyle temyiz isteminin reddine ilişkin kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Ankara Emniyet Müdürlüğü Hassas Bölgeleri Koruma Şube Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 94. maddesi uyarınca görevine gelmediğinden bahisle 03/10/2010 tarihinden geçerli olmak üzere müstafi sayılan davacının, memuriyetten çekilmiş sayılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; davacının görevine başlaması gereken tarih ve çekilmiş sayıldığı tarihte, hatta daha sonraki tarihlerde görevine gelmediğine yönelik tutanaklar düzenlenmesinin yanı sıra cep telefonu da dahil olmak üzere çeşitli yollarla kendisine ulaşılmaya çalışılmasına rağmen ulaşılamadığı görülmekte olup, mazeretsiz ve izinsiz olarak kesintisiz 10 günden fazla süreyle görevine gelmediği sabit olan davacının, memuriyetten çekilmiş sayılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından, anılan kararın temyizi üzerine, İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, 21/03/2012 tarihinde usulüne uygun olarak davacıya tebliğ edildiği ve davacı tarafından 07/09/2022 tarihli dilekçe ile yapılan temyiz başvurusunun otuz (30) günlük yasal temyiz süresi geçirildikten sonra yapıldığı anlaşıldığından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48. maddesinin 6. fıkrası uyarınca süre aşımı nedeniyle temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :MERNİS adresi olmayan bir yerde muhtara yapılan tebligatın hiçbir sonuç doğurmayacağı, idare mahkemesince yapılan tebligatın usulsüz ve geçersiz olduğu, temyiz süresinin işlemeye başlamadığı, annesinin tedavisi ile ilgilenirken tüm yıllık izinlerini kullandığı, 23/09/2010 tarihinde tekrar mazeret izni kullanmak istediğini ve bu imkan yok ise ücretsiz izin hakkını kullanmak istediğini kuruma bildirdiği, annesinin tedavi süreci içerisinde değişik dönemlerde aldığı mazeret izninin son talebinde yok sayılmasını haklı gösterecek hiçbir sebep olmadığı belirtilerek İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı hakkında tesis edilen işlemde mevzuata aykırı bir husus bulunmadığı, dilekçede ileri sürülen hususlar da 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan sebeplerden birisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan idare mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı nedeniyle temyiz isteminin reddine ilişkin … İdare Mahkemesinin temyize konu …tarih ve E:…, K:…, Temyiz No: … sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/02/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dosyanın incelenmesinden; …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davacının dava dilekçesinde bildirdiği … Mahallesi ….Sokak No:… adresine tebligat çıkarıldığı, ancak davacının bu adresten taşındığı aynı adreste ikamet eden ...' in sözlü beyanı ile muhtarlıkta da kaydı olmadığından muhtardan tasdik alınarak iade olduğu, daha sonra tebligatın davacının Mernis adresinin bulunmaması nedeniyle anne ve babasının ikamet adresi olan … Mahallesi … Koop. Evleri A … Blok No:… adresine çıkarıldığı, posta memuru tarafından 21/03/2012 tarihinde "Adres kapalı, muhatap adreste bulunamadı, yan komşusuna soruldu, nereye gittiğini bilmediğini söyledi. Tebligat Kanununun 21. maddesine göre mahalle muhtarına tebliği yapıldı, 2 Nolu Haber kağıdı yapıştırıldı, en yakın komşusuna haber verildi" şerhi ile tebliğ edildiği görülmektedir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "Bilinen adrese tebligat" başlıklı 10. maddesinde; "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır.
Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.
Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartiyle her yerde tebligat yapılması caizdir." hükmüne;
"Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina" başlıklı 21. maddesinde; "Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır." hükmüne yer verilmiştir.
Bu durumda tebligat yapılan adresin davacının bilinen ya da Mernis adresi olmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:…, Temyiz No:… sayılı kararının bozulması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.