T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/5486
Karar No : 2023/2051
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …'ü temsilen … Sendikası
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Samsun Büyükşehir Belediye Başkanlığı Fen İşleri Dairesi Başkanlığı Ladik İlçe Şefliğinde ... olarak görev yapan davacının, 30 yıl fiili hizmet süresini ve 61 yaşını doldurduğu gerekçesiyle 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu kapsamında re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin Samsun Büyükşehir Belediyesi İnsan Kaynakları ve Eğitim Daire Başkanlığının … tarih ve E-… sayılı işleminin iptali ile işlem sebebiyle yoksun kaldığı parasal haklarının hak ediş tarihlerinden itibaren hesaplanarak yasal faiziyle birlikte tazminine, özlük, emeklilik ve sosyal haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; davacının, 17/05/2021 tarihli dilekçesi ile 16/07/2021 tarihi itibariyle emekliliğe ayrılma talebinde bulunduğu; ancak, 14/07/2021 tarihli Samsun 6. Noterliği'nin … yevmiye nolu ihtarnamesi ile "17/05/2021 tarihli dilekçemle başvurduğum emeklilik isteğinden vazgeçiyorum. Emekli olmayacağımı bildirir, gereğini arz ederim" şeklinde bildirimde bulunduğu görülmekte ise de; 30 hizmet yılını dolduran davacının, resen emekliye sevk edildiği tarihe kadar aktif olarak herhangi bir görev yürütmediği ve görevli bulunduğu Ladik İlçe Şefliğinde ... olarak kullanılacak ofis elemanına/hizmetine ihtiyaç bulunmadığı hususlarının, yaklaşık 2 ay önce verdiği emekliliğe ayrılma talebine ilişkin dilekçesi üzerine davalı idarenin ünvan ve kadrolarda yapacağı düzenleme ve sayısal kısıtlamalara ilişkin idari eylem ve işlemlerinin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilmesine zorlanamayacağı, emeklilik talebinden vazgeçmesine ilişkin dilekçesinin emeklilik safahatinin gerektirdiği süreci geriye döndürmesini gerektirmemesi, aksi durumun, sürecin olağan akışına uygun düşmeyeceği kanaatine varıldığından, davacının, 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu'nun 39. maddesinin (b) bendi uyarınca re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin dava konusu işlemde idareye tanınan takdir yetkisinin kullanımı açısından kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; re'sen emekliye sevk edilen davacı hakkında hizmetlerini aksattığı ya da etkin/verimli çalışmadığı veya görevini yapamayacak derecede bedenen ve fikren güçlü olmadığı yolunda yapılan bir tespit ve somut bir verinin bulunmadığı, her ne kadar isteğe bağlı emeklilik talebinde bulunmuş ise de, bu talebi kabul edilmeden önce talebinden vazgeçerek görevine devam etme iradesini ortaya koyduğu, davalı idarece dava dosyasına sunulan belgelerin davacının re'sen emekliye sevk edilmesi için yeterli/gerekli nedenler olarak kabulüne imkan bulunmadığı, öte yandan, Anayasa Mahkemesince, iştirakçilerin görevden ilişiklerinin kesilmesini gerektiren yaş sınırının 61 yaş olarak değiştirilmesine ilişkin düzenlemenin iptal edildiği de göz önüne alındığında, davalı idarece, mahalli idare hizmetlerinin ifası ile görevli olan belediyenin mali durumu da dikkate alınarak, personel maaşlarından kaynaklanan giderlerin azaltılarak tasarruf yapılabilmesi amacıyla hizmetinden aktif olarak yararlanılamadığından bahisle davacının re'sen emekliye sevk edilmesine dair dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki istinafa konu kararda ise hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, istinaf başvurusuna konu Mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, tazmin isteminin kabulü ile dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının hak ediş tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka uygun olarak ve kamu yararı gözetilerek tesis edildiği, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken dava konusu işlemin iptaline karar verilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığından Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan
Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının, "..dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının hak ediş tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine.." ilişkin kısmına gelince;
Bölge İdare Mahkemesince; davacının yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının "yasal faizin başlangıç tarihi"nin, dava tarihi esas alınarak, bu tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken, "....davacının yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının hak ediş tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine" şeklinde hüküm kurulmasında hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de; bu yanlışlık; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan, kararın, "....davacının yoksun kaldığı parasal haklarının dava açma tarihi olan 18/08/2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine" şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü, istinaf başvurusuna konu Mahkeme kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali, tazmin isteminin kabulü ile dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının hak ediş tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının "....davacının yoksun kaldığı parasal haklarının dava açma tarihi olan 18/08/2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine" şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak 12/04/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.