T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/55
Karar No : 2023/574
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Yenilenebilir Enerji Anonim Şirketi
(Eski Unvanı: ... Yenilenebilir Enerji Teknolojileri
İnşaat Mühendislik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı - ...
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Yedinci Dairesinin 21/10/2021 tarih ve E:2018/1855, K:2021/4251 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 01/04/2017 tarih ve 30025 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ... gümrük tarife istatistik pozisyonunda sınıflandırılan "fotovoltaik (solar) modül paneller cinsi eşyanın" Çin Halk Cumhuriyeti menşeli olanlarının ithalinde dampinge karşı verginin yürürlüğe konulmasına dair 2017/6 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğin iptali istenilmektedir.
Danıştay Yedinci Dairesinin 21/10/2021 tarih ve E:2018/1855, K:2021/4251 sayılı kararı:
Solartürk Enerji Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, Sunlego Enerji Sistemleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ve Zahit Enerji Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından yapılan başvuru üzerine fotovoltaik panel veya güneş modülü olarak da nitelendirilebilen ... gümrük tarife istatistik pozisyonunda kayıtlı “Güneş pili (solar) (bir modül halinde birleştirilmiş veya panolarda düzenlenmiş olsun olmasın) (Yalnız güneş panelleri)” ürününün Çin Halk Cumhuriyeti menşeli olanlarına yönelik olarak 01/07/2016 tarihli ve 29759 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin 2016/29 sayılı Tebliğ ile damping soruşturması başlatılmıştır.
Başlangıçta ... gümrük tarife istatistik pozisyonunda sınıflandırılmakta iken daha sonra ... pozisyonunda sınıflandırılan “fotovoltaik (solar) modül ve paneller” ürününe yönelik olarak yürütülen damping soruşturmasının tamamlanması neticesinde Çin Halk Cumhuriyeti menşeli soruşturma konusu ürünün ithalatının dampingli olduğu ve yerli üretim dalında maddi zarar tehdidine neden olduğu tespit edilerek dava konusu Tebliğ ile anılan ülkenin ihracatçı firmalarından yapılan soruşturma konusu eşya ithalatında metrekare başına 20 Amerikan Doları (Tebliğ'de ismi geçmeyen diğer firmalardan ise 25 Amerikan Doları) dampinge karşı kesin önlem uygulanmasına karar verilmiştir.
Daire, 29/01/1995 tarih ve 22186 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 26/01/1995 tarih ve 4067 sayılı Kanun ile onaylanması uygun bulunan ve 25/02/1995 tarih ve 22213 (mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 03/02/1995 tarih ve 1995/6525 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla onaylanan Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşması'nın ekinde yer alan ve bu anlaşmanın ayrılmaz parçasını teşkil eden Korunma Tedbirleri Anlaşması'nın 1, 2, 3, 4, 5 ve 7. maddelerinde; 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun'un 1, 3, 4, 5, 6. maddesinin birinci fıkrasının (c) işaretli bendi ile 10 ve 13. maddelerinde; 3577 sayılı Kanun'un verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmelik'in 5, 6, 7, 10, 11, 17, 19, 22 ve 26. maddelerinde yer alan kurallara kararında yer vermiştir.
Dosyanın ve dosyada yer alan şikayet başvurusu, soruşturma raporu ile sair evrakın incelenmesinden aşağıdaki hususlar tespit edilmiştir:
i. Soruşturma Çin Halk Cumhuriyeti’nden yapılan ithalatın dampingli olduğu ve iç piyasada zarara neden olduğu iddiasıyla yapılan şikayet başvurusu üzerine başlatılmıştır. 01/01/2015 ila 31/12/2015 tarihleri arası soruşturma, 01/01/2013 ila 31/12/2015 tarihleri arası ise soruşturmaya dair veri toplama ve analiz dönemidir.
ii. Soruşturma konusu ürün güneş panelleridir. Güneş pillerinin bir modül halinde birleştirilerek güneşten aldığı enerjiyi kullanarak güneş pillerinin verimlilik oranlarına göre elektrik üretmektedir.
iii. Soruşturmanın açıldığı tarihte ... pozisyonunda sınıflandırılan ürün 2017 yılında ... pozisyonunda sınıflandırılmaya başlamıştır.
iv. Yerli üretim dalını temsilen damping soruşturması açılması için başvuruda bulunan firmalar başvuru yeterlilik şartlarını taşımaktadır. Başvuruya karşı çıkan yerli üretici bulunmamaktadır. Firmaların idari birimlerinde ve üretim tesislerinde yerinde doğrulama gerçekleştirilmiştir. Soruşturmanın açılmasını müteakip Ekonomi Bakanlığı tarafından tespit edilen ithalatçılara Çin Halk Cumhuriyeti’ndeki üretici ve ihracatçı firmalara söz konusu ülkenin Ankara Büyükelçiliğine soruşturma açılış tebliği, şikayetin gizli olmayan özeti ve soru formlarına ilişkin bildirimler gönderilmiştir. Kendilerine soru formu gönderilen firmalardan 20 ithalatçı firma soru formunu öngörülen süreler dahilinde yanıtlamış, ihracatçı firmalardan da soru formuna yanıt iletilmiştir.
v. Soruşturmaya konu ülkeden ithal edilen güneş panelleri ile yerli üretim dalı tarafından üretilen güneş panelleri teknik ve fiziki özellikleri, çeşitleri, dağıtım kanalları, kullanım alanları, kullanıcıların ürünü algılaması ve birbirini ikame edebilmeleri açısından benzer özelliklere sahiptir. İthal edilen ürünler yerli üretim dalının ürünleriyle doğrudan rekabet içinde olduğundan benzer ürün olarak kabul edilebilecektir. Uygulamaya esas alınması gereken Türk Gümrük Tarife Cetvelinde yer alan gümrük tarife istatistik pozisyonu ve ilgili tabloda yer alan eşya tanımıdır. Önlem konusu eşyanın Türk Gümrük Tarife Cetvelinde yer alan tarife pozisyonunda ve/veya tanımında yetki dahilinde yapılacak değişiklikler uygulamaya halel getirmez.
vi. Çin Halk Cumhuriyeti’nde mukim soruşturma konusu firmalar piyasa ekonomisinde faaliyet göstermediğinden normal değer İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmelik'in 7. maddesi çevresinde ele alınmıştır. Türkiye’de benzer malın birim imalat maliyeti kalemlerinden işçilik, amortisman ve genel üretim giderleri ile genel, idari satış giderleri ve finansmanda ihracatçı firmalar lehine olmak üzere gerekli ayarlamalar yapılarak ticari maliyet elde edilmiş, bu maliyete %10 oranında makul bir kârın eklenmesiyle fabrika çıkış aşaması oluşturulmuş ve normal değer belirlenmiştir. İhraç fiyatı Türkiye’ye satışta bağımsız alıcılara fiilen ödenen fiyat olarak kabul edilmiş olup adil bir karşılaştırmanın yapılabilmesini teminen normal değer ile ihraç fiyatı fabrika çıkış aşamasına getirilerek aynı aşamada karşılaştırılmıştır. İlgili taraflarca fiyat karşılaştırmasını etkilediği ileri sürülen hususlar değerlendirilerek normal değer ile ihraç fiyatında gerekli ayarlamalar yapılmıştır. Damping marjı normal değer ile ihraç fiyatlarının ağırlıklı ortalamaları karşılaştırılması suretiyle hesaplanmıştır.
Soruşturma konusu ürünün tüm ülkelerden ve soruşturmaya tabi ülkeden gerçekleşen ithalat miktarına ve birim fiyatlarına ilişkin olarak yapılan incelemede ithalat verileri soruşturma konusu solar panel ile birlikte solar hücrelerini içerdiği ve yanıltıcı olduğu iddia edilmiş ise de zarar inceleme döneminde soruşturma konusu eşyanın pozisyonu panel ve hücreyi içermektedir. Yerli üreticilerin soruşturma konusu üründe ithal ürünlere göre pazar payı oldukça düşük olduğundan ithal etmiş oldukları hücrelerin hacmi, genel ithalatın eğilimlerini ve bu bağlamda yapılan analizleri etkilemeyecek düzeydedir. Birim fiyatının panellere göre daha pahalı olması nedeniyle hücrelerin verilerden çıkarılması durumunda hesaplanan birim fiyatları daha da düşecektir.
Genel ithalatın ortalama birim fiyatları 2013 ila 2015 döneminde sırasıyla 9,84 ABD Doları/kg, 9,12 ABD Doları/kg ve 7,77 ABD Doları/kg olarak gerçekleşmiştir.
Çin Halk Cumhuriyeti menşeli ithalatın ortalama birim fiyatları incelendiğinde sırasıyla 8,30 ABD Doları/kg, 8,03 ABD Doları/kg ve 7,70 ABD Doları/kg olarak gerçekleşmiştir.
Soruşturma konusu ürünün soruşturma konusu ülke dışındaki ülkelerden gerçekleşen ithalatın ortalama birim fiyatları incelendiğinde 14,39 ABD Doları/kg, 13,15 ABD Doları/kg ve 8,11 ABD Doları/kg olarak gerçekleştiği görülmüştür. Diğer yandan soruşturma konusu ülkeden gerçekleşen ithalatın pazar payı hem yerli üretim dalında hem de üçüncü ülkelere göre oldukça yüksek olup yüksek olan bu pay daha da artmıştır.
Benzer ürünün yurt içi satış birim fiyatları zarar inceleme döneminde sırasıyla 100, 75 ve 83 seviyesinde oluşmuştur.
2013 yılında 100 olan stok miktarı 2014 ve 2015 dönemlerinde sırasıyla 233 ve 341 seviyesindedir.
Zarar inceleme dönemindeki satışların miktarı ile birlikte değerlendirildiğinde 2013 yılında 100 olan stok çevrim hızı 2014 ve 2015 yıllarında sırasıyla 657 ve 325 seviyesindedir.
2013 yılında 100 olan yurt içi birim kâr endeksi izleyen iki yılda sırasıyla -146 ve -300 seviyesinde gerçekleşmiş olup yurt dışı birim kârlılık endeksi ise 2013 ila 2015 döneminde sırasıyla -100, -72 ve -105 seviyesinde izlenmiştir.
2013 yılında % 70,29 olan Çin Halk Cumhuriyeti menşeli ürünün pazar payı 2014 yılında %75,45, 2015 yılında %80,57 olmuştur. Buna karşın üçüncü ülkeler pazar payı sırasıyla %23,85, %20,40 ve %16,36 olarak gerçekleşmiştir.
Yerli üretim dalı pazar payı 2013 yılında % 5,85 iken, 2014 yılında %4,15, 2015 yılında ise % 3,07 dir. Dolayısıyla zaten çok düşük olan yerli üretim dalına ait pazar payı daha da azalmıştır.
2013 yılında 100 olan kapasite kullanım oranı endeksi izleyen dönemde 223 ve 165 olarak gerçekleşmiş, zarar inceleme döneminde ürün nakit akışının 2013 yılında 100 olduğu kabul edildiğinde 2014 ve 2015 yıllarında sırasıyla -63 ve -210'a gerilemiştir.
Yerli üretim dalına ilişkin verimlik 2013 yılında 100 olan endeksi takip eden iki yılda 87 ve 84 olmuştur.
Soruşturma konusu ülke menşeli güneş panelleri yerli üretim dalı yurtiçi satış fiyatını %17,43 oranında kırmış olup anılan üründe yerli üretim dalının fiyatını makul bir kâr düzeyinin ne kadar altında bıraktığını gösteren fiyat baskısı oranı ise %20,64 olarak gerçekleşmiştir.
Ekonomik göstergeler açısından bakıldığında yerli üretim dalının yurtiçi satış fiyatları, kârlılık, stoklar ve stok çevrim hızı, pazar payı, kapasite kullanım oranı, ürün nakit akışı, dönem kârı/zararı, verimlilik gibi göstergelerde olumsuzluklar tespit edilmiştir.
vii. Özellikle 2013 yılı sonrasında hızla artan güneş enerjisi yatırımlarının pazarda büyük genişlemeye sebebiyet vermesi üzerine başta Çin Halk Cumhuriyeti’nden olmak üzere ülkemizin ithalatı artmış olup ayrıca gerek soruşturma konusu ürün teknolojisindeki gelişmeler gerekse firmaların fiyat belirleme politikalarından ötürü ülkemize gerçekleştirilen ihracatın birim fiyatlarında önemli oranda düşüş yaşanmıştır.
viii. Dampinge konu ithalatın miktarı ve fiyat etkisi tespit edilen damping marjlarının seviyesi ile dampinge konu ithalat ve yerli üretim dalının ekonomik göstergelerinin zarar inceleme dönemindeki bozulması arasında illiyet bağının mevcut olduğu sonucuna varılmıştır.
Olayda idarece yürütülen soruşturma sonucunda davaya konu Tebliğ’de yer alan tabloda unvanı yazılan firmalar için metrekare başına 20 Amerikan Doları, diğer firmalar için ise 25 Amerikan Doları olmak üzere dampinge karşı verginin yürürlüğe konulduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda ilgili yerli üretici firmalar tarafından makul olarak elde edilebilecek ve soruşturma başlatılmasına yetebilecek asgari bilgileri içeren şikayet başvurusu üzerine açılan ve 3577 sayılı Kanun'a ve ilgili Yönetmelik'e uygun olarak yürütüldüğü anlaşılan soruşturma sonucunda elde edilen veriler ışığında yapılan hesaplamalar ve değerlendirmeler uyarınca zarar döneminde soruşturmaya konu olan ülke menşeli dampingli ithalatın fiyatlarının yerli üretim dalı fiyatlarını önemli oranlarda kırdığı ve baskı altında tuttuğu, soruşturmaya konu olan ülkenin gittikçe daha fazla Türkiye piyasasına nüfuz ederek pazar payını arttırdığı ayrıca dampingli ithalat nedeniyle yerli üretim dalının zarar döneminde yaşadığı fiyat baskısı sonucunda fiyatlarını olması gereken seviyeye yükseltemediği ve dolayısıyla zarar ettiği anlaşılmıştır.
Her ne kadar davacı tarafından soruşturmanın başlangıcında ... olan pozisyonun soruşturma sonunda ... pozisyonunda fotovoltaik (solar) hücreler ve ... pozisyonunda fotovoltaik (solar) modül ve paneller olarak ikiye bölündüğü iddia edilmişse de, soruşturma konusu ürün 2016/29 sayılı Tebliğ ile yalnız güneş panelleri olarak belirlenmiş olup 4458 sayılı Gümrük Kanunu ve ilgili mevzuata göre idarenin Gümrük Tarife Cetveline alt açılımlar eklemesi ve eşyanın gümrük tarife pozisyonunda ve/veya tanımında değişiklik yapma hususunda yetkili olduğu göz önüne alındığında ileri sürülen iddianın hukuki dayanağı bulunmamaktadır.
Davacı tarafından davalı Ekonomi Bakanlığının delil listesinde yer alan Soruşturma Raporu'nun gizli nüshasının kendilerine tebliğ edilmemesi nedeniyle savunma haklarının kısıtlandığı ileri sürülmektedir. Bu hususta öncelikle ''Ticarî sır'' kavramı üzerinde durulması gerekmektedir. Ticari sır konusu doğrudan pozitif mevzuatta düzenlenmiş ve tanımlanmış olmayıp bu konuda 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu'nun ''Ticarî sır'' başlıklı 23. maddesinde "Kanunlarda ticarî sır olarak nitelenen bilgi veya belgeler ile kurum ve kuruluşlar tarafından gerçek veya tüzel kişilerden gizli kalması kaydıyla sağlanan ticarî ve malî bilgiler bu kanun kapsamı dışında yer almaktadır." hükmü bulunmaktadır.
Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan Ticari Sır, Banka Sırrı ve Müşteri Sırrı hakkındaki Kanun Tasarısı'nın 2. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) işaretli bendinde ticari sır bir ticari işletme veya şirketin faaliyet alanıyla ilgili yalnızca belirli sayıdaki mensupları ve diğer görevlileri tarafından bilinen, elde edilebilen, özellikle rakipler tarafından öğrenilmesi halinde zarar görme ihtimali bulunan ve üçüncü kişilere ve kamuya açıklanmaması gereken iç kuruluş yapısı ve organizasyonu, mali, iktisadi, kredi ve nakit durumu araştırma ve geliştirme çalışmaları, faaliyet stratejisi, hammadde kaynakları, imalatının teknik özellikleri, fiyatlandırma politikaları, pazarlama taktikleri ve masrafları, pazar payları, toptancı ve parakendeci müşteri potansiyeli ve ağları, izne tabi veya tabi olmayan sözleşme bağlantılarına ilişkin veya bu gibi bilgi ve belgeleri kapsayacak şekilde tanımlanmıştır.
Bu geniş tanım yanında dar anlamda ticari sır ise, gerçek ya da tüzel kişi tacire rakiplerine karşı ekonomik anlamda menfaat sağlayan sır olarak saklanan ve gizli kalması için gerekli önlemlerin sahibi tarafından alındığı bilgi olarak tanımlanmaktadır. Yine haksız rekabet ilkeleri de göz önünde bulundurularak ticari sır tacirin ticari faaliyetleri esnasında kullandığı, aynı olanağa sahip olmayan veya kullanamayan rakiplerine karşı kendisi için avantaj teşkil eden herhangi bir formül, düzen, model ve benzeri toplam bilgiler şeklinde tanımlanabilir.
Uyuşmazlık konusu olayda soruşturma kapsamındaki bilgi, bulgu ve tespitleri içeren ve bu bilgilerin özünün makul ölçüde anlaşılmasına olanak sağlayacak ayrıntıları da ihtiva eden bilgilendirme raporu erişime açıktır. Ayrıca raporun gizli nüshasında şikayet başvurusunda bulunan firmalar yönünden ticari sır mahiyetinde olan bilgilerin olması nedeniyle bu kısmın erişime açılmamasında gerek tarafı olduğumuz Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşması Eki'ni oluşturan “GATT’ın VII. Maddesinin Yürütülmesine Dair Anlaşma (Anti-Damping Anlaşması)”nın 6. maddesine ve gerekse ise de İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmelik'in 22. maddesine aykırılık bulunmamaktadır. Kaldı ki rakiplerce bilinmemesi önem arz eden ticari sır mahiyetindeki bilgilerin davadan kaynaklanan bağlantılar sebebiyle öğrenilip yayılması muhtemel olacağından söz konusu iddiaya itibar edilmemiştir.
Öte yandan davaya konu olan Çin Halk Cumhuriyeti menşeli fotovoltaik (solar) modül ve paneller için damping soruşturması 01/07/2016 tarih ve 29759 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2016/29 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ ile başlamıştır. Söz konusu Tebliğ'in 12. maddesinin (2) numaralı fıkrasında önlemlerin uygulanmasında başlamış işlem ilkesi ve istisnasının bulunmadığı açıkça ifade edilmiştir.
Davaya konu kesin önlem soruşturmanın tamamlanmasından sonra 01/04/2017 tarih ve 30025 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 2017/6 sayılı Tebliğ ile yürürlüğe konulmuş olup dampinge karşı verginin tahsil edildiği eşya ise 27/09/2017 tarihli serbest dolaşıma giriş beyannamesiyle ithal edilmiştir. Eşyaya ait dampinge karşı vergi ile katma değer vergisinin 29/09/2017 tarihinde tahsil edildiği göz önüne alındığında mevcut durumda hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri ile bağdaşmayan herhangi bir husus saptanmamıştır.
Anılan nedenlerle zarar inceleme döneminde dampingli ithalat nedeniyle yerli üretim dalının ekonomik göstergelerinde ciddi bozulmaların görüldüğü, dampingli ithalatın seyri ile yerli üretim dalındaki olumsuz gelişmelerin eş zamanlı olarak seyrettiği tespit edildiğinden dampinge konu ithalatın neden olduğu haksız rekabetin önlenmesi ve bu çerçevede yerli üretim dalının korunması amacıyla tanımı ve menşei ülkesi belirtilen ürünün ithalinde dampinge karşı önlemin yürürlüğe konulmasına ilişkin 2017/6 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ'de hukuka aykırılık görülmemiştir.
Daire bu hukuksal nedenler ve gerekçeyle davayı reddetmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu Tebliğ'in dayanağı gizli bilgilere ulaşım hakkından yoksun kılındığı, soruşturma konusunun idarece değiştirildiği, ithalatta haksız rekabetin önlenmesine konu eşyanın yerli üretiminin Türkiye'de mevcut olmadığı, kademeli geçişi öngören düzenlemelere davaya konu işlemde yer verilmediği belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan Daire kararı, aynı hukuksal nedenler ve gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1- Davacının temyiz isteminin REDDİNE,
2- Danıştay Yedinci Dairesinin 21/10/2021 tarih ve E:2018/1855, K:2021/4251 sayılı kararının ONANMASINA,
3- Davacıdan daha önce yatırılan ... TL tutarındaki temyiz karar harcı mahsup edilmek suretiyle 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun ilgili hükümleri ve Kanun'a ek (3) sayılı Tarife uyarınca maktu harç alınmasına,
4- Yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmediğinden, yatırılan yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davacıya iadesine,
24/05/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.