T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/5579
Karar No : 2023/5356
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Davacı şirket tarafından işletilen ... isimli geminin Mersin Limanı 5 nolu rıhtımda deniz kirliliğine neden olduğundan bahisle 2872 sayılı Çevre Kanununun 20. maddesinin (ı) bendinin 4 nolu alt bendi uyarınca 3.952.836,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … numaralı idari yaptırım kararının iptali ve yapılan ödemenin yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; 2872 sayılı Çevre Kanunu'nda her türlü atık ve artığın çevreye zarar verecek şekilde, ilgili yönetmeliklerde belirlenen standartlara ve yöntemlere aykırı olarak doğrudan ve dolaylı biçimde alıcı ortama verilemeyeceği hükmüne yer verildiği, dava dosyasında yer alan tutanak, çevre analiz laboratuvarı sonuçları ve olay yeri görüntü kayıtları ile davaya konu gemiden boşalan suların deniz suyunu kirlettiği, mevzuata aykırı fiil nedeniyle davalı idarece yapılan tekrar değerlendirme neticesinde tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Geminin acenteliğini yapan firma çalışanları ile liman yetkililerinin geminin dış sacından denize doğru sızıntı geldiğini bildirmeleri üzerine gemi kaptanı tarafından geminin yanaşmasından önce ana güvertedeki frengi deliği diye tabir edilen deliklerin tamamının tıpaları ile kapatılarak durumun makine dairesi defterine kaydedildiğini, geminin çevreyi kirletmediği, idare tarafından geminden ve denizden alınan numuneler henüz laboratuvarda analiz ettirilmeden yaptırım kararı uygulandığı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığına bağlı deniz denetim ekibinin Mersin Limanında yaptığı denetimde, Singapur Bayraklı ... isimli konteyner gemisinin sancak kıç omuzluk frengisinden denize kirli su aktığının görülmesi üzerine gemiden numune alındığı, kirli suyun kaynağını belirlemek üzere gemiye çıkıldığı, geminin yetkilisi ile kıç tarafta yapılan incelemelerde frengi tapasının açık olduğunun ve kirli suyun oradan denize direkt aktığının tespit edildiği, gemiden ve deniz suyundan numune ve durumun kamera kaydı alınarak … tarih ve … sıra nolu tespit tutanağı ve aynı tarihli, … numaralı tutanağın düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Düzenlenen tutanağa dayanılarak davacıya 2872 sayılı Çevre Kanununun 20. maddesinin (ı) bendinin 3 numaralı alt bendi uyarınca, 4.620.906,00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayfa numaralı işlem tesis edilmesi üzerine anılan işlemin iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; "2872 sayılı Kanunun 20.maddesinin (ı) bendinin 3. nolu alt bendinde; Petrol türevleri (sintine, slaç, slop, akaryakıt, yağlı atık vb.) veya kirli balast tahliyesi yapan gemi ve diğer deniz vasıtaları için idari para cezasının uygulanacağının düzenlendiği, davalı idare elemanlarınca yapılan denetimde çekilen video görüntüleri, geminin güvertesinde yapılan inceleme ve analiz sonucunun birlikte incelenmesinden, alınan numunelerin gemi güvertesi ve frengi tapası yakınlarında biriken muhtelif kirlerin açık bırakılan deşarj frengisinden akan sular olduğu, bu suların kirli su olduğu görülmekle birlikte, açık ve net bir şekilde petrol türevi olduğuna dair bir tespitin bulunmadığından, denize akan kirli suyun kirli balast veya petrol türevleri (sintine, slaç, slop, akaryakıt, yağlı atık vb.) olduğu net bir şekilde belirlenmeden Çevre Kanunu'nun 20. maddesinin (ı) bendinin 3 nolu alt bendi uyarınca idari para cezası uygulanamayacağı gerekçesiyle" dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin istinaf talebinin reddine ilişkin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 27/12/2022 tarih ve E.2021/8028, K: 2022/12068 sayılı kararı ile "davalı idare elemanlarınca yapılan denetimde çekilen video görüntüleri, geminin güvertesinde yapılan inceleme ve analiz sonucunun birlikte incelenmesinden; mevzuatta yer aldığı şekliyle; su üstünde yada su altında renk değişikliği oluşturan veya askıda katı madde/emilsiyon halinde maddelerin birikmesine yol açan kirli balast suyunun denize geminin frengi noktasından deşarj edildiğinin sabit olduğu sonucuna ulaşıldığından, davacıya 2872 sayılı Kanunun 20. maddesinin (ı) bendinin 3. fıkrası uyarınca verilen idari para cezasında hukuka aykırılık aykırılık görülmediği" gerekçesi ile anılan kararın bozulmasına karar verildiği, yargılamanın devam ettiği görülmektedir.
Yukarıda değinilen ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı, dava konusu işlemin iptali yolundaki karar üzerine, davalı idare tarafından İdare Mahkemesi kararında belirtilen gerekçe doğrultusunda ve aynı tespit tutanaklarına dayanılarak, 2872 sayılı Çevre Kanununun 20. maddesinin (ı) bendinin 4 nolu alt bendi uyarınca 3.952.836,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin 01/03/2021 tarih ve 29 numaralı dava konusu idari yaptırım kararının alınması üzerine görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2872 sayılı Çevre Kanununun 8. maddesinde; "Her türlü atık ve artığı, çevreye zarar verecek şekilde, ilgili yönetmeliklerde belirlenen standartlara ve yöntemlere aykırı olarak doğrudan ve dolaylı biçimde alıcı ortama vermek, depolamak, taşımak, uzaklaştırmak ve benzeri faaliyetlerde bulunmak yasaktır. Kirlenme ihtimalinin bulunduğu durumlarda ilgililer kirlenmeyi önlemekle; kirlenmenin meydana geldiği hallerde kirleten, kirlenmeyi durdurmak, kirlenmenin etkilerini gidermek veya azaltmak için gerekli tedbirleri almakla yükümlüdürler." hükmüne, 20. maddesinde; "... ı) Bu Kanunda öngörülen yasaklara ve sınırlamalara aykırı olarak ülkenin egemenlik alanlarındaki denizlerde ve yargılama yetkisine tâbi olan deniz yetki alanlarında ve bunlarla bağlantılı sularda, tabiî veya sunî göller ve baraj gölleri ile akarsularda;... 3) Petrol türevleri (sintine, slaç, slop, akaryakıt, yağlı atık vb.) veya kirli balast tahliyesi yapan gemi ve diğer deniz vasıtalarından bin gros tona kadar olanlar için gros ton başına 20 Türk Lirası, bin ilâ beşbin (dahil) gros ton arasında olanlara bu miktar ve ilave her gros ton başına 4 Türk Lirası, beşbin gros tondan fazla olanlara ise, yukarıdaki miktarlar ve ilave her gros ton başına 100 Kuruş... idarî para cezası verilir..." 4) Katı atık bırakan veya evsel atıksu deşarjı yapan tanker, gemi ve diğer deniz araçlarından bin (dahil) gros tona kadar olanlar için gros ton başına 10 Türk Lirası, bin ilâ beşbin (dahil) gros ton arasında olanlara bu miktar ve ilave her gros ton başına 2 Türk Lirası, beşbin gros tondan fazla olanlara ise, yukarıdaki miktarlar ve ilave her gros ton başına 40 Kuruş, idarî para cezası verilir.'' hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Hukukun genel ilkelerinden biri olan "aynı fiilden dolayı iki kez yargılama olmaz" ilkesi uyarınca, bir kişiye tek bir eylemden dolayı iki ayrı ceza verilmesi olanaklı değildir. Bu ilkeye göre, kişinin suç teşkil eden kaç eylemi varsa o kadar suç ve o kadar ceza olmalıdır. Bu ilke, tek bir eylemden dolayı iki farklı cezalandırma yapılmasını ve kişinin hukuka aykırı eyleminden dolayı birden fazla cezai sorumluluğuna gidilmesini engelleyen bir ilkedir.
Uyuşmazlıkta; dosyanın, Dairemizin 27/12/2022 tarih ve E.2021/8028, K: 2022/12068 sayılı kararı ile birlikte incelenmesinden; davalı idarece düzenlenen … tarih ve … sıra nolu tespit tutanağı ve aynı tarihli, … numaralı tespit tutanağına dayanılarak … tarih ve … sayfa numaralı işlem ile verilen ilk idari yaptırım kararının iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin İdari Dava Dairesi kararının Dairemizce bozulduğu ve yargılamanın halen devam ettiği; dava konusu idari yaptırım kararının ise ilk tespit tutanaklarına dayanılarak ve aynı fiile ilişkin olarak tesis edilen 2. işlem niteliğinde olduğu, tek bir eylemden dolayı iki defa para ceza verilemeyeceğinden, İdari Dava Dairesince, davalı idare tarafından tesis edilen ilk idari yaptırım kararına karşı açılan davanın sonucuna göre bu dosyada da yeniden karar verilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 30/05/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.