T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/5596
Karar No : 2023/474
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av…
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Genel Komutanlığı
VEKİLİ : Av…
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarihli ve E:…, K:…, Temyiz No:… sayılı, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca verilen temyiz isteminin reddine ilişkin kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … ili, … ilçesi 7. Jandarma Komando Eğitim Alay Komutanlığında sözleşmeli jandarma uzman onbaşı olarak görev yapmakta iken 31/03/2017 tarihinde sözleşmesi feshedilen ve yargı kararıyla fesih işleminin iptal edilmesi sonucu görevine iade edilen davacı tarafından, açıkta kaldığı süre boyunca yoksun kaldığı parasal haklarının ve işlem nedeniyle yaşadığı elem ve üzüntüye karşılık 100.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesi istemiyle yaptığı 16/12/2019 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile açıkta kaldığı sürelere ilişkin geriye dönük maaşlarının iadesine ve 100.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; davacının hukuka aykırılığı yargı kararıyla ortaya konulan davalı idare işlemi nedeniyle yoksun kaldığı geriye dönük maaş alacaklarının kendisine ödenmesi gerektiği açık ise de, dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacının 31/03/2017 tarihinde sözleşmesinin feshedilerek Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiğinin kesildiği tarihten yargı kararı doğrultusunda 06/11/2019 tarihinde görevine iade edildiği tarihe kadar açıkta kaldığı sürelere ilişkin geriye dönük maaşlarının tamamının davacıya ödendiği anlaşıldığından açıkta kaldığı sürelere ilişkin geriye dönük maaşlarının ödenmesi talebinin de reddi gerektiği; görevinden ilişiği kesilerek parasal ve özlük haklarından mahrum bırakılan, bu nedenle de hayatını idame ettirmede zorluklar yaşayan ve kendisine isnat edilen fiil nedeniyle toplumda rencide olan davacının, olay nedeniyle duyduğu elem ve üzüntünün kısmen de olsa giderilebilmesi için takdiren 30.000,00 TL manevi tazminatın davalı idarece davacıya ödenmesi gerekirken, bu yönde yapılan başvurunun cevap verilmemek suretiyle reddine ilişkin dava konusu işlemin belirtilen kısmında hukuka uygunluk, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin zımnen reddine ilişkin kısmında ise hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin, davacının açıkta kaldığı süre boyunca mahrum bırakıldığı parasal haklarının (geriye dönük maaşlarının) ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun zımnen reddine ilişkin kısmı ve bu kısma yönelik tazminat ödenmesi istemi yönünden davanın reddine, davacının ilişiğinin kesilmesi nedeniyle yaşadığı elem ve üzüntüye karşılık 100.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun zımnen reddine ilişkin dava konusu işlemin 30.000,00 TL'lik kısmının iptaline, söz konusu tazminat talebinin kabulü ile 30.000,00 TL manevi tazminatın davacıya ödenmesine, dava konusu işlemin, bu miktarı aşan kısmı ve bu kısma yönelik tazminat ödenmesi istemi yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarihli, E:…, K:… sayılı kararıyla; İdare Mahkemesi kararının reddedilen manevi tazminata ilişkin kısmının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı, davacının manevî zarara uğradığını iddia ettiği işlemin salt idari yargı mercilerince iptal edilmiş olmasının, uğradığını ileri sürdüğü manevî zararın idare tarafından tazminine karar verilmesi için yeterli bulunmadığı, bu durumda, yargı kararı ile iptal edilen işlemin, davalı idare tarafından davacının maddi ve manevi zarara uğratılması, davacıya elem ve ızrırap yaşatılması kastı ve maksadıyla yapılan bir işlem olmayıp, aksine idarenin takdir hatasına düşerek tesis ettiği bir işlem olması ve hukuka aykırılık durumunun ağır nitelikte olmaması nedenleriyle, bakılan davada manevî tazminata hükmedilmesi koşullarının oluşmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile istinafa konu kararın "...dava konusu işlemin 30.000,00 TL'lik kısmının iptaline, söz konusu tazminat talebinin kabulü ile 30.000,00 TL manevi tazminatın davacıya ödenmesine,.." ilişkin kısmının kaldırılmasına, davacının manevi tazminat talebinin tamamının reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Davacı tarafından anılan kararın temyiz edilmesi üzerine, … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48. maddesinin altıncı fıkrasında yer alan, temyizin kesin bir karar hakkında olması halinde, kararı veren mercinin temyiz isteminin reddine karar vereceğine ilişkin düzenleme uyarınca davacının temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davanın esası incelenerek idarenin kusursuz sorumluluğu ve hizmet kusuru ilkeleri gereğince zararının tazmin edilmesi gerektiği belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan temyize konu kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca ilk derece Mahkemesi tarafından adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesine rağmen, davacı tarafından temyiz aşamasında yeniden adli yardım talebinde bulunulmuş ise de, aynı Kanunun 335. maddesinin üçüncü fıkrasında, adli yardımın, hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceği belirtildiğinden, davacının temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek işin gereği görüşüldü.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle temyiz isteminin reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarihli ve E:…, K:…, Temyiz No:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin davacıdan tahsili için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mahkemesince müzekkere yazılmasına,
4. 2577 sayılı Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 09/02/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.