T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/5603
Karar No : 2023/6033
TEMYİZ EDENLER : I- (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
II- (DAVALI) :... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF : I-(DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı
II- (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davacı tarafından esasa ilişkin kısmının, davalı idare tarafından esasa, faize ve vekalet ücretine ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, ... Mermer A.Ş. adına ... ada ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak hazırlanarak davalı idareye onaylanması için sunulan zemin etüt raporunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada dava konusu işlemin iptali yolunda ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar üzerine söz konusu işlem nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen 1.537.900,00 TL maddi, 450.000,00 TL manevi zararın haksız fiil tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, maddi zararın tazmini istemi yönünden, davacının gerçekleşmiş bir zararının bulunmadığı, tazminat isteminin varsayıma dayalı olduğu sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın bu kısmının reddine, manevi zararın tazmini istemi yönünden ise davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü üzere evine haciz geldiği, psikolojik ve maddi olarak zor bir dönem yaşadığı, idarenin zemin etüdü raporlarının zımnen reddi yolundaki işleminin mahkemece hukuka aykırı olduğunun tespit edildiği, yargılamanın uzun sürdüğü, davacının bu belirsiz süreç içinde ağır elem ve üzüntü duymasının kaçınılmaz olduğu, bu nedenle manevi tazminatın koşullarının oluştuğu sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle manevi tazminat isteminin 10.000,00 TL'lik kısmının kabulüne, anılan tutarın bakılan davanın açıldığı 25.04.2016 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, manevi tazminat isteminin kalan kısmı yönünden davanın reddine dair ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın, Danıştay Altıncı Dairesi'nin 24.06.2021 tarih ve E:2021/3213, K:2021/8810 sayılı kararı ile maddi zararın tazmini istemine ilişkin kısmının onanmasına, manevi zararın tazmini istemine ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmesi üzerine bozmaya ilişkin kısmına uyularak, uyuşmazlıkta; davacı tarafından hazırlanarak onaylanması için 20.04.2008 ve 24.04.2008 tarihlerinde davalı idareye sunulan zemin etüdü raporlarının davalı idare tarafından onaylanmadığı, bunun üzerine davacı tarafından anılan raporların onaylanması talebinin zımnen reddine ilişkin işlemlerin iptali istemiyle dava açıldığı, 2008 yılında açılan bu davanın 2016 yılında sona ermesi nedeniyle davacının uzun bir süre belirsizlik yaşadığı, dava devam ederken davacı tarafından zemin etüdü raporlama işinin gerçekleştirilemediği, nihayetinde davalı idarenin zemin etüdü raporlarını onaylamamasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğunun yargı kararı ile tespit edildiği, bu süreçte davacının ekonomik, sosyal ve psikolojik olarak sıkıntı yaşamasının ve ağır bir elem ve üzüntü duymuş olmasının kaçınılmaz olduğu, dolayısıyla manevi tazminata ilişkin olarak aranan koşulların görülmekte olan uyuşmazlıkta gerçekleştiği, bu nedenle davacının manevi zararının tazmini için, davalı idarenin hukuka aykırı işlemi nedeniyle duyduğu elem ve üzüntüyü hafifletecek, manen tatminini sağlayacak bir miktar belirlenmesi gerektiğinden, istinaf konu kararda davacıya 10.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine hükmedildiği hususu da gözetilerek davacıya takdiren 240.000,00 TL daha manevi tazminat ödenmesi gerektiği, öte yandan; hukuka aykırı işlem nedeniyle yoksun kalınan maddi ve manevi hakların karşılanmasının zaman içinde gecikmesi halinde bu gecikmeden doğan zararın telafisi için 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun uyarınca alacağa faiz uygulanacağı, yerleşik yargı içtihatlarına göre, hükmedilecek tazminata yürütülecek faizin başlangıç tarihinin, iptal davası üzerine açılan tam yargı davalarında, iptal davasının açıldığı tarih olarak kabulü gerektiği sonucuna ulaşıldığından, İdare Mahkemesi kararının "10.000,00 TL manevi tazminatın davacıya ödenmesine" ve "200.000,00 TL manevi tazminat istemi yönünden davanın reddine" ilişkin kısımlarına yönelik davacı ve davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurularının reddi, kararın, "ödenecek manevi tazminata davanın açıldığı 25.04.2016 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiz uygulanması ile 240.000,00 TL manevi tazminat istemi yönünden ise davanın reddine" ilişkin kısımlarına yönelik davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İdare Mahkemesince davacı lehine hükmedilen 10.000,00 TL manevi tazminat tutarının 240.000,00 TL daha artırılması suretiyle toplam 250.000,00 TL manevi tazminatın 05.08.2008 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesi, sonucu itibarıyla dava kısmen kabul, kısmen ret ile sonuçlandığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 25.950,00 TL vekalet ücretinin davalı idare tarafından davacıya ödenmesi, istinafa konu kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 900,00 TL vekalet ücretinin ise davacı tarafından davalı idareye ödenmesi yolunda ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın davacı tarafından esasa ilişkin kısmının, davalı idare tarafından esasa, faize ve vekalet ücretine ilişkin kısmının usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından; davalı belediyenin haksız ve hukuka aykırı işlemlerinin kendisini 2008 yılında başlayan ve 2022 yılına kadar süren bir hukuk mücadelesinin içine soktuğu, bu süreçte maddi ve manevi olarak çok yıprandığı, temyize konu kararın kendisine hukuksuz işlemin yapıldığı tarihten ve Türk parası yaklaşık yirmi beş kat değer kaybettikten sonra verildiği, mahkemece hakkaniyet ve nefaset ölçüleri içerisinde Türk parasının değer kaybıda hesap edilerek talep ettiği 450.000,00 TL ve üzerinde bir manevi tazminata 2008 yılından itibaren faiz işletilerek karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından; ilk açılan iptal davasında yargılama sürecinin davacının kendi usul hatası nedeniyle uzadığı, bu sürecin uzamasının manevi tazminata gerekçe olarak belirtilmesinin hukuk sistemi ve adalet anlayışı ile bağdaşmadığı, manevi tazminat şartlarının oluşmadığı, bu tazminatın zenginleşmeye yol açmayacak şekilde belirlenmesi gerektiği, Dairenin bozma kararından sonra tazminat miktarının yirmi beş kat artırılarak 250.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin bu tazminatın özü ve ölçütleri ile bağdaşmadığı, idari eylem sonucu gerçekleşen ölüm nedeniyle destekten yoksun kalanlarca açılan manevi tazminat davalarında hükmedilen tazminat miktarların dahi temyize konu kararda hükmedilenin çok altında olduğu, faiz başlangıç tarihinde ilk iptal davasının açıldığı tarihin esas alınmasının yasaya aykırı olduğu, hatta manevi tazminata faiz işletilmemesi gerektiği, reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarları yönünden ayrı ayrı nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmüştür.
SAVUNMALARIN ÖZETİ : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının vekalet ücretine ilişkin kısmının düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacının, kararın esasına ve davalı idarenin esasa ve faize ilişkin kısmına yönelik temyiz istemleri incelendiğinde;
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın esasa ve faize ilişkin kısımları usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarenin, kararın vekalet ücretine ilişkin kısmına yönelik temyiz istemine gelince;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükmüne yer verilmiştir.
20.11.2021 tarih ve 31665 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan 2022 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Manevi tazminat davalarında ücret" başlıklı 10. maddesinin 1. fıkrasında; ''Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.'' hükmüne, 2. fıkrasında; ''Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez.'' hükmüne, 4. fıkrasında ''Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir.'' hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davanın 1.537.900,00 TL maddi, 450.000,00 TL manevi zararın ödenmesine karar verilmesi istemiyle açıldığı, İdare Mahkemesince maddi tazminat istemi yönünden davanın reddine, manevi tazminat isteminin 10.000,00 TL'lik kısmının kabulüne, manevi tazminat isteminin kalan kısmı yönünden davanın reddine karar verildiği, bu karara karşı taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddine ilişkin İdari Dava Dairesi kararının Dairemizin 24.06.2021 tarih ve E:2021/3213, K:2021/8810 sayılı kararıyla maddi tazminata ilişkin kısmının onanmasına, manevi tazminata ilişkin kısmın bozulmasına karar verilmesi üzerine, temyize konu kararda; bozma kararına uyularak, manevi tazminata ilişkin davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile neticede 250.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine, manevi tazminat isteminin kalan kısmına yönelik yapılan istinaf başvurularının reddine karar verilerek davalı idare lehine; reddedilen maddi tazminat yönünden maktu, davacı lehine; kabul edilen manevi tazminat istemi yönünden nispi vekalet ücretine hükmedildiği görülmüştür.
Yukarıda yer alan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen maddi tazminat için ayrı, manevi tazminatın kabul ve reddedilen kısımları için ayrı bir kalem olmak üzere iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden, uyuşmazlıkta reddedilen manevi tazminat istemi açısından da davalı idare lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Öte yandan, 21.12.2015 tarih ve 29569 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve İdare Mahkemesinin dava konusu maddi tazminata ilişkin kararı verdiği tarihte yürürlükte olan 2016 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin ikinci bölümünde İdare Mahkemelerinde görülen davalarda duruşmasız işler için belirlenen maktu vekalet ücretinin 1.000,00 TL olduğu görülmüştür.
Bu durumda, reddedilen manevi tazminat istemi açısından davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine yönelik söz konusu eksikliğin ve tamamı reddedilen maddi tazminat istemi yönünden hükmedilen vekalet ücretinin yanlış belirlenmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği sonucuna ulaşıldığından, temyize konu kararın hüküm fıkrasındaki, ''yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 25.950,00 TL vekalet ücretinin davalı idare tarafından davacıya ödenmesi, istinafa konu kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 900,00 TL vekalet ücretinin ise davacı tarafından davalı idareye ödenmesi'' ifadesinin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca; ''Yargılamanın önceki aşamaları da dikkate alınarak tahsilde tekkerrüre sebebiyet verilmemesi kaydıyla, İdare Mahkemesinin maddi tazminatın tamamının reddine karar verdiği tarihte yürürlükte bulunan 2016 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin ikinci bölümü uyarınca duruşmasız işler için belirlenen 1.000,00 TL maktu vekalet ücreti ile manevi tazminata ilişkin istinafın karar verdiği tarihinde yürürlükte bulunan 2022 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10. maddesinin 1, 2 ve 4. fıkraları ile üçüncü kısmı uyarınca reddedilen manevi tazminat istemi yönünden 22.450,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye ödenmesine, kabul edilen manevi tazminat istemi yönünden 25.950,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine'' şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının ve davalı idarenin temyiz istemlerinin reddine,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle, maddi tazminat istemi yönünden davanın reddine, manevi tazminat isteminin 10.000,00 TL'lik kısmının kabulü, manevi tazminat isteminin kalan kısmı yönünden davanın reddi yolunda İdare Mahkemesince verilen karara karşı taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddine ilişkin İdari Dava Dairesi kararının Dairemiz kararıyla maddi tazminata ilişkin kısmının onanması, manevi tazminata ilişkin kısmın bozulması üzerine, bozma kararına uyularak, manevi tazminata ilişkin davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile neticede 250.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareden alınarak davacıya ödenmesi, manevi tazminat isteminin kalan kısmına yönelik yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın hüküm fıkrasının ''Yargılamanın önceki aşamaları da dikkate alınarak tahsilde tekkerrüre sebebiyet verilmemesi kaydıyla, İdare Mahkemesinin maddi tazminatın tamamının reddine karar verdiği tarihte yürürlükte bulunan 2016 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin ikinci bölümü uyarınca duruşmasız işler için belirlenen 1.000,00 TL maktu vekalet ücreti ile manevi tazminata ilişkin istinafın karar verdiği tarihinde yürürlükte bulunan 2022 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10. maddesinin 1, 2 ve 4. fıkraları ile üçüncü kısmı uyarınca reddedilen manevi tazminat istemi yönünden 22.450,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye ödenmesine, kabul edilen manevi tazminat istemi yönünden 25.950,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine'' şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 14/06/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.