T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/5608
Karar No : 2023/3071
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Enstitüsü / …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Türk Standartları Enstitüsü Adana Belgelendirme Müdürlüğünde görev yapan davacının, işten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Üst Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının onaylanmasına dair Yönetim Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali ve işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 25/05/2021 tarih ve E:2019/6967, K:2021/3055 sayılı bozma kararına uyularak; Anayasa Mahkemesince bir kanun hükmünün iptal edilmesinden sonra yasama organınca yeni bir yasal düzenleme yapılması halinde, uyuşmazlığın bu düzenlemeye göre çözümlenmesi gerektiği, Anayasa Mahkemesinin, 132 sayılı Kanun'un 10/A maddesinin yedinci fıkrasındaki "disiplin" ibaresinin iptali yolundaki kararından sonra, 7266 sayılı Kanun ile anılan maddeye eklenen hüküm ile TSE personeline uygulanacak disiplin hükümleri yönünden 657 sayılı Kanun'a atıf yapıldığından, uyuşmazlığın yeni yasal düzenlemeye göre çözümlenmesi gerektiği; buna göre, TSE'den belgeli ve belgeleri halen faal durumda olan firmaların yetkililerinden bazı para aktarımları aldığı hususu sabit olan davacının, "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiilini işlemiş olması nedeniyle eylemine uyan işten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına yönelik tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, davacı hakkında Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmişse de, ceza yargılanmasında suçun niteliği ve delillerin takdirinde uygulanan ilke ve kurallar ile disiplin hukuku açısından uygulanan ilke ve kurallar birbirinden farklı olduğundan, ceza yargılaması sonucunda suçun unsurlarının oluşmadığı ya da suçun işlenmediğinin tespiti nedeniyle verilecek kararların bağlayıcı nitelik taşıdığı; ancak, delil yetersizliği nedeniyle verilen kararın bağlayıcı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İşten çıkarma cezasına neden olan iddiaların tamamının adli suç teşkil ettiği, soruşturma raporunda para aktarımları için şüphe oluşturduğu yönünde bahsedildiği, iddiaların şüphe düzeyinde kaldığı, sübuta erdiğinin ortaya konulmadığı belirtilerek, İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun tesis edildiği, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Anayasa Mahkemesinin 12/02/2019 tarih ve 30684 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 20/12/2018 tarih ve E:2018/107, K:2018/114 sayılı kararıyla; 132 sayılı Kanun'un "Personel" başlıklı 10/A maddesinin mülga yedinci fıkrasında geçen "disiplin" ibaresinin, Anayasa'nın 38. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmesinden sonra; 26/03/2020 tarih ve 31080 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 3. maddesi ile 132 sayılı Kanun'un 10/A maddesine son fıkra olarak, "2/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında istihdam edilenler haricindeki Enstitü personeline uygulanacak disiplin cezaları ile ceza gerektiren fiil ve haller hususunda 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125 inci maddesi uygulanır. Ancak aynı maddede yer alan aylıktan kesme cezası brüt ücretten 1/30-1/8 arasında kesinti yapılması; Devlet memurluğundan çıkarma cezası Enstitüye bir daha atanmamak üzere işten çıkarma şeklinde uygulanır. Enstitü personelinin disiplin ile ilgili işlemlerini yürütmek üzere merkezde disiplin kurulu ve yüksek disiplin kurulu kurulur. Bu personelin disiplin işlemlerine ilişkin diğer hususlarda bu Kanunda yer alan hükümler dışında, Enstitünün teşkilat yapısı ve personelinin statüsü göz önüne alınarak, 657 sayılı Kanunun Dördüncü Kısmının “Disiplin” başlıklı Yedinci Bölümünde yer alan hükümler uygulanır." düzenlemesi eklenmek suretiyle, Türk Standardları Enstitüsü personeline uygulanacak disiplin hükümleri yönünden 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na atıf yapıldığı görülmektedir.
Söz konusu atıf nedeniyle İdare Mahkemesince yeni yasal düzenlemeye göre çözümlenen uyuşmazlıkta; davacının eyleminin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun hangi maddesi kapsamında olduğu belirtilmeden karar verildiği görülmekte ise de; davacının eyleminin, anılan Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde yer alan "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili kapsamında olduğu açıktır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın reddi yolundaki … İdare Mahkemesinin temyize konu … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen açıklama ile ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.