T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/563
Karar No : 2023/1934
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ...
...
12- ...
VEKİLİ : Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : ...
İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU : Davacılar tarafından, yakınları ... 'ın Bitlis ili, Tatvan ilçesi Devlet Hastanesinde yapılan ameliyat sonucunda sağlık durumunun kötüleşerek vefat etmesi olayında davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu iddiasıyla eş ... için 10.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi, diğer davacılardan her biri için ayrı ayrı olmak üzere 20.000,00 TL manevi tazminatın ölüm tarihi olan 07/05/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacılar yakınına Tatvan Devlet Hastanesinde yapılan laparaskopik kistektomi ameliyat endikasyonunun uygun olduğu, kolon perforasyonu tanısının laparoskopik kistektomi ameliyatının bir komplikasyonu olduğu, barsak perforasyonu tanısı koyulduktan sonra yapılan sol hemikolektomi+transvers uç kolostomi+cilt cilt altı doku debritmanı ameliyatının uygun olduğu, ameliyattan sonra 3. basamak yoğun bakım ünitesinde yapılan işlemlerin de tıp kurallarına uygun olduğu ve idarenin uygulama hatası bulunmadığının Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen bilirkişi raporuyla sabit olduğu dikkate alındığında, tazminat talebine esas alınan dava konusu olayda idarenin hizmet kusurunun bulunmadığı ve maddi tazminat ödenmesini gerektiren şartların oluşmadığı gerekçesiyle davacıların maddi tazminat taleplerinin reddine, dava dosyasında her ne kadar 29/03/2016 tarihli bir onam mevcut ise de, anılan onamda hasta yakını (eşi) ... 'ın imzasının bulunduğu, oysa, anılan tarihte hastanın bilincinin kapalı olduğu ya da başka bir zaruret olduğu ortaya konulamadığından bizzat hastadan onam alınmamasının yasal bir eksiklik oluşturduğu, dava konusu olayda maddi tazminat koşulları oluşmamakla birlikte, ameliyat öncesi ameliyatın riskleri anlatılıp hastadan usule uygun onam alınmamış olması karşısında müteveffanın aydınlatılarak onay verme hakkının elinden alınmış olacağı hususu ile Adi Tıp Kurumu tarafından talep edilen evrakların mevcut olmaması, sözü edilen tıbbi kayıtlardaki eksikliklerden ve sonrasında muhafaza edilmemesinden, vefat eden ...'ın tıbbi müdahale sürecinde gelişen olaylarla ilgili olarak davacıların maddi gerçeğe hiçbir zaman ulaşamayacakları ve ömür boyu şüphe duyacakları, böylece tıbbi kayıtlardaki eksiklik ve sonrasında muhafaza edilmemesi sonucunda, davacıların tanı ve tedavinin doğru olup olmadığını hiçbir zaman öğrenemeyecek olmaları hususunun yürütülen sağlık hizmetlerinin gereği gibi işletilmediği konusunda vefat edenin yakınlarında endişe ve üzüntüye yol açacağı gerekçesiyle eş ... için 20.000,00 TL, çocukların her birisi için 10.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru yapıldığı (08/05/2017) tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, fazlaya ilişkin tazminat tutarı ve faiz istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, dava konusu olayda hizmet kusuru bulunduğu, bu sebeple maddi tazminata da hükmedilmesi ve hakkaniyetli bir manevi tazminatın ödenmesi gerektiği, davalı idare tarafından, yapılan ameliyatın tarzı ve yönteminin bilinen tıp ilmine uygun olduğu, dava konusu hadise bakımından tazmin şartlarının gerçekleşmediği, hukuka aykırılık, ağır hizmet kusuru, uygun illiyet bağının mevcut olmadığı, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğu ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davacılar tarafından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davalı idare ve davalı idare yanında müdahil tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, İdare Mahkemesince her ne kadar dava dosyasında yer alan 29/03/2016 tarihli onamda hasta yakını (eşi) ...'ın imzasının bulunduğu, anılan tarihte hastanın bilincinin kapalı olduğu ya da başka bir zaruret olduğunun ortaya konulamadığından bizzat hastadan onam alınmamasının yasal bir eksiklik oluşturduğu belirtilmişse de, onamın hastanın eşi olan yakını tarafından imzalanmasının yeterli olduğu görülerek hastanın aydınlatılması ve rızasının uygun bir şekilde alınması hususunda herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların ve davalı idarenin temyiz istemlerinin REDDİNE,
2. Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin yatıran tarafa iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 10/04/2023 tarihinde kesin olarak oy çokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dosyanın incelenmesinden, dava konusu olay kapsamında bilirkişiliğine başvurulan Adi Tıp Kurumu 8. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 04/09/2019 havale tarihli raporunda; "...31/03/2016 tarihinde yapılan Laparaskopik kistektomi ameliyatı sonrasında postoperatif 0. 1. ve 2. günleri yapılan muayene bulgularını gösteren postop takip evrakının 19/12/2018 tarihli müzekkeremizle istenildiği, mevcut dosya içeriğinde postop takip muayene bulgularının içeren evrakı bulunmadığından komplikasyonun yönetimi ile ilgili değerlendirme yapılamadığı, gönderilmesi halinde tekrar değerlendirme yapılabileceği..." tespitine yer verildiği, bu haliyle uyuşmazlıkta komplikasyon yönetimi hususunda tıbbi bir kusur olup olmadığı dolayısıyla olay kapsamında davalı idarenin hizmet kusurunun bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinin yapılamadığı görülmektedir.
Bu durumda, tıbbi kayıtların usulüne uygun şekilde tutulmamasından kaynaklı olarak olayda hizmet kusuru olup olmadığının değerlendirilmesinin yapılmasının önüne geçilmesi başlı başına bir hizmet kusuru oluşturacağından davacıların temyiz isteminin kabulü ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının belirtilen gerekçe ile bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyoruz.