Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/574 E. , 2023/4462 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/574
Karar No : 2023/4462
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) : ... Tekstil Tarım Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
2- (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Madeni yağ alım satımı faaliyetinde bulunan davacının hesap ve işlemlerinin incelenmesi sonucunda düzenlenen vergi tekniği ve inceleme raporlarıyla, belgesiz satın alınan madeni yağların akaryakıt ikamesi olarak satıldığının tespit edildiğinden bahisle, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, 2014 yılının Ocak ilâ Aralık aylarının (1.) ve (2.) dönemleri için re'sen tarh edilen özel tüketim vergileri ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle bir kat tutarında kesilen vergi ziyaı cezalarının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, davacının eski çalışanının ifadesi ile para transferi yapılan şahıs ve firmaların faaliyet alanları değerlendirilmek suretiyle kayıt dışı olarak alınan madeni yağların başka maddelerle karıştırılarak akaryakıt ikamesi olarak kayıt dışı satıldığından hareketle dava konusu cezalı tarhiyat yapılmışsa da, davacıya ait hesap hareketlerinin içeriğinin belgesiz madeni yağ alımı ve yine belgesiz akaryakıt ikamesi olarak satışından kaynaklandığına dair herhangi bir belge bulunmadığı, davacı ile para transferlerinin diğer tarafları nezdinde yapılmış bir tespitin olmadığı, davacının hesaplarından gönderilen tutarların belgesiz madeni yağ alım bedellerine ilişkin olabileceği ve akaryakıt ikamesi olarak belgesiz satıldığına dair varsayımdan hareket edildiği, kayıtlara intikal ettirilmediği ileri sürülen alış ve satışlarla ilgili olarak nakliye, kargo ve teslim belgesi konusunda somut ve yeterli bir inceleme ve araştırma yapılmadığı gibi kayıt dışı satıldığı ileri sürülen malların, nerede, nasıl imal ve muhafaza edildiği, kime, ne zaman satıldığı, madeni yağların hangi maddelerle ne oranda karıştırıldığı, karıştırılan maddelerin kimlerden alındığı ve maliyetinin ne olduğu hususlarında da hukuken geçerli bir tespit bulunmadığı, davacının eski çalışanının ifadesi ile para transfer edilen şahıs ve firmaların çoğunluğunun akaryakıt ticareti veya taşımacılık faaliyetinde bulunmasının da ticari teamüllere göre belgesiz alınan madeni yağın akaryakıt ikamesi olarak satıldığına kanıt olamayacağı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Olayda, daha önce "kara yolu ile şehirler arası yük taşımacılığı" faaliyetinde bulunurken, 05/10/2017 tarihi itibariyle "madeni yağ alım-satımı" işi ile iştigal etmek üzere mükellefiyet tesis ettiren davacı şirketin faaliyetinin madeni yağ alım satımı olduğu ve madeni yağları akaryakıt ikamesi olarak üçüncü kişi ve kurumlara sattığına ilişkin ifadeler dikkate alındığında, vergiyi doğuran olayla doğrudan bağlantılı olmasının yanı sıra gerçek mahiyetin tespitinde ispat edici nitelikte somut delil teşkil ettiği; bu itibarla, şirketin madeni yağ ticareti yaptığı hususunun açık olduğu; ayrıca, şirketin defterlerine kaydettiği "akışkanlık düzenleyici madde'' alımlarının tamamının yapıldığı ... Sanayi Turizm Seyahat ve Taşımacılık İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin sahte belge düzenleyicisi olduğuna dair vergi tekniği raporu bulunduğu ve vergiyi doğuran olayla ilgisi doğal ve açık olan davacı şirketin kanuni temsilcisi olan tasfiye memurunun "iki şirketin birbirlerine düzenlediği faturaların herhangi bir mal veya hizmetin alım-satımına dayanmadığı" yolundaki beyanı dikkate alındığında "akışkanlık düzenleyici madde'' alımlarının gerçek olmadığının sabit olduğu; öte yandan, madeni yağ alım-satım faaliyetinde bulunan davacının bunun dışında kayıtlarına aldığı herhangi bir mal alımının bulunmadığı, bankalar nezdinde yapılan araştırmalar neticesinde, kayıt ve beyan edilen iş hacmi ve cirosu ile uyumsuz şekilde, banka vasıtasıyla onlarca kişi tarafından kendisine çok sayıda para transferi yapılarak çek keşide edildiği gibi davacının da çok sayıda para transferi yaparak çek keşide ettiği, para transferlerinin büyük bir kısmının akaryakıt ticareti veya taşımacılık faaliyeti ile iştigal eden ya da bu işleri yapan firmalarla ilişkili olduğu; banka hesap hareketlerindeki milyonları bulan söz konusu tutarların akrabalık ve dostluk ilişkisi ile açıklanmasının ticari icaplara uygun olmadığı; iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfeti bunu iddia eden tarafa ait olacağından, gerek vergi incelemesi, gerek yargılama aşamasında akaryakıt ticareti yapan kişilere gönderilen ve alınan paralara/çeklere ve nedenlerine ilişkin herhangi bir bilgi veya belge eklemediği gibi hukuken itibar edilebilir bir iddiada da bulunmadığından, ispat külfetinin davacıya ait olduğunun açık olduğu ve aksinin ispatlanamadığı, bu durumda, dava konusu tek kat vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergilerinde hukuka aykırılık bulunmadığı; vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uygulanarak artırılan kısmına gelince, 2013 yılının Ekim ayına ilişkin gelir stopaj beyannamesinin kanuni süresi geçtikten sonra verildiğinden bahisle, 06/01/2014 tarihinde kesilen vergi ziyaı cezasının dava konusu vergi ziyaı cezaları bakımından tekerrüre esas alınamayacağı gerekçesiyle istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasından sonra davanın kısmen reddine, kısmen de dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, piyasadan alınan madeni yağların işleme tabi tutulmaksızın satıldığı, tüm alışlarının faturalı olduğu, imalathane veya depolarının mevcut olduğuna ilişkin tespit bulunmadığı; davalı idarece, dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz istemlerinin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Hüküm altına alınan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve ... TL'den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, Dairece karara bağlanan harcın mahsubundan sonra, kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 20/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.