T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/5983
Karar No : 2023/5250
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Karşı Taraf (Davalı) : …Bakanlığı /ANKARA
Vekili : Av. …
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin …tarihli ve …sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin …Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, FETÖ/PDY'nin ilk olarak 26 Mayıs 2016 tarihli MGK kararında terör örgütü olarak kabul edildiği, bu tarihten önceki faaliyetlerden sorumlu tutulamayacağı, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerden doğan haklarının ihlal edildiği, Bank Asya'da talimatla hesap açmadığı, para yatırmadığı, Bank Asya'nın faaliyetlerinin yasal olduğu, sendika üyeliğinin talimatla olmadığı, sendikanın faaliyetlerini yasal olarak sürdürdüğü, isnat edilen eylemlerin kanunlarda suç olarak tanımlanmadığı, irtibat ya da iltisak için delil teşkil etmeyeceği, ilgili KHK'nın Meclis tarafından süresinde onaylanmadığından dava konusu işlemin dayanağı kalmadığı, kararın gerekçesiz olduğu iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Diğer yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında; "..davacının; ceza mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit bulunarak hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği.." hususu hükme esas alınmış ise de, masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla, davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasında, …Ağır Ceza Mahkemesi'nin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararında; davacının FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği suçundan mahkumiyetine karar verildiği ve TCK'nın "etkin pişmanlık" hükümleri kapsamında ceza indirimi yapılarak hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, etkin pişmanlıktan faydalanan davacının; FETÖ/PDY ile irtibatı ve iltisakı tespit edilmiş olan ve bu sebeple KHK ile kapatılan Burç Sağlığı mensupları derneği üyesi olduğu, FETÖ/PDY ile irtibatı ve iltisakı tespit edilmiş olan Ufuk Sen sendikası üyesi olduğu, sanığın çocuklarının Niğde ilinde ve Kırşehir ilinde örgüt ile bağlantısı tespit edilen okullara 2016 yılına kadar gönderdiği, sanığın üniversite öğrenimi döneminde bir dönem FETÖ ile irtibatı bulunan Özel Kılıçarslan yurdunda kaldığı, kendisini örgüt ile tanıştıran ve sohbetlere davet eden kişilerin isimlerini verdiği ve örgütün çözülmesine katkı sağladığı, ayrıca üyesi olduğu derneğin örgütle bağlantısı olduğunu belirttiği, bu dernekte örgüt sohbetlerinin yapıldığını ve örgüt toplantılarına katılan kişilerin isimlerini verdiği, örgüt toplantılarında örgüt liderinin kitaplarının okutulduğunu ve görüntülerinin izletildiğini beyan ettiği, sanığın örgüt toplantılarına 2016 yılı mart ayına kadar devam ettiği, sanığın Kırşehir ve Niğde ilinde örgüt ile bağlantısı bulunan kişilerin isimlerini vererek örgütün Kırşehir ve Niğde yapılanmasının çözülmesine katkı sağlayarak FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibat düzeyindeki ilişkisinin kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 27/04/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.