T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/5985
Karar No : 2023/4563
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- (DAVACI): …
2- (DAVALI): … Belediye Başkanlığı - …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF : 1- … Belediye Başkanlığı
2- …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Muğla İli, Menteşe (Merkez) İlçesi, … Mahallesi, … pafta, … parsel sayılı taşınmaz üzerinde, ruhsatsız yapı yapıldığından bahisle, 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca yıkımına ve aynı Kanunun 42. maddesi uyarınca para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Muğla Belediye Encümeni kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu encümen kararının, ruhsatsız yapının yıkımı ile 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca hesaplanan temel para cezasına ve bu cezaya aynı fıkranın (c) bendinin 5., 8. ve 12. alt bentleri uyarınca artırım uygulanmasına ilişkin kısmı yönünden davanın reddi, aynı fıkranın (c) bendinin 13. alt bendi uyarınca artırım uygulanmasına ilişkin kısmının ise iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının, Danıştay Ondördüncü Dairesinin 19/06/2018 tarih ve E:2015/6103, K:2018/4751 sayılı kararıyla; ruhsatsız yapıların yıkımı ile 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca hesaplanan temel para cezasına aynı fıkranın (c) bendinin 6. alt bendi uyarınca artırım uygulanmasına ilişkin kısmının eksik hüküm nedeniyle bozulması üzerine, bozma kararına uyularak, yıkım hakkında karar verilmesine yer olmadığı, para cezasının anılan kısmı yönünden ise davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının temyiz edilen redde ilişkin kısmının Danıştay Altıncı Dairesinin 14/04/2021 tarih ve E:2019/19286, K:2021/5560 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak verilen temyize konu kararda; 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin 6. alt bendinin, ilgili taşınmazın bulunduğu alanda yapılaşmanın, tümüyle yasaklanması durumunda (1. derece askeri yasak bölge, 1. derece arkeolojik veya doğal sit alanları vb.) uygulanabileceği, diğer taraftan, çayır alanlarının kullanılmasında, mera, yaylak, kışlaklara ilişkin hükümlerin uygulanacağı ve yaylak, kışlaklarda ise yapılaşmanın, 4342 sayılı Kanunla tamamen yasaklanmadığı, bu yerlerde yapılacak yapılar için Kanunda özel yapılaşma koşullarının getirildiği görülmektedir.
Uyuşmazlıkta; yapı tatil tatil tutanağında ve dava konusu işlemde dava konusu alanın, … Mevki olarak yer aldığı ve davalı idarenin 06/05/2015 tarihinde kayda giren temyiz dilekçesinde de alanın "çayır" olduğunun belirtildiği dikkate alındığında, bu yönüyle bir uyuşmazlık bulunmamakta olup, yukarıda yer verilen mevzuat gereği, yaylak ve kışlaklara ilişkin hükümlere tabi olan çayırın, tamamen yapılaşmaya yasak olmadığı, 4342 sayılı Mera Kanunu uyarınca yapılaşmanın, özel izin ve usullere tabi olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla; işleme konu yapının bulunduğu alanda yapılaşmanın tümüyle yasak olmadığı anlaşıldığından, 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca hesaplanan temel para cezasına, aynı fıkranın (c) bendinin 6. alt bendi uyarınca artırım uygulanmasına ilişkin kısımda hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin anılan kısmının iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: 1- Davacı tarafından, dava konusu yapı ile ilgili imar affı başvurusu neticesinde … tarih ve … belge numaralı yapı kayıt belgesinin düzenlendiği, bu hususun dikkate alınmadan Mahkemece verilen kararın "redde ilişkin" kısmının hukuka aykırı olduğu belirtilerek, Mahkeme kararının bu kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
2- Davalı idare tarafından, yapının ruhsatsız yapıldığının tespit edildiği, dolayısıyla 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca hesaplanan temel para cezasına, aynı fıkranın (c) bendinin 6. alt bendi uyarınca artırım uygulanmasının hukuka uygun olduğu, bu kısmın iptaline ilişkin Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması, davacının temyiz isteminin ise incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Muğla İli, Menteşe (Merkez) İlçesi, … Mahallesi, …pafta, … parsel sayılı taşınmaz üzerinde, ruhsatsız yapılar yapıldığı … tarih ve … sayılı yapı tatil zaptı ile tespit edilmiştir.
Söz konusu yapı tatil tutanağı esas alınarak, … tarih ve … sayılı Muğla Belediye Encümeni kararı ile bazı yapıların 1. sınıf A grubu, bazı yapıların ise 1. sınıf B grubu olarak kabul edilmek suretiyle tespit edilen aykırılıktan etkilenen alan üzerinden, 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca temel para cezası hesaplanmak ve temel para cezasına aynı fıkranın (c) bendinin 5., 6., 8., 12. ve 13. alt bentleri uyarınca arttırım uygulanmak suretiyle para cezası verilmiştir.
Bunun üzerine, anılan kararın iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 46. maddesinde; Danıştay Dava Daireleri ile idare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştay'da temyiz edilebileceği, 49. maddesinde, temyiz incelemesi sonucunda Danıştay'ın, görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi ve usul hükümlerine uyulmamış olması sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozacağı, (anılan Kanunun 27. maddesiyle 2577 sayılı Kanuna eklenen Geçici 8. maddenin 1. fıkrası uyarınca) 54. maddesinde; Danıştay Dava Daireleri ve İdari veya Vergi Dava Daireleri kurullarının temyiz üzerine verdikleri kararlar ile bölge idare mahkemelerinin itiraz üzerine verdikleri kararlar hakkında, bir defaya mahsus olmak üzere kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş gün içinde taraflarca kararın düzeltilmesinin istenebileceği hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
1-Davalı idarenin temyiz istemi yönünden;
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2- Davacının temyiz istemine gelince;
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; idare mahkemesince verilen kararın Danıştayca onanması halinde ancak 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme isteminde bulunabileceği, karar düzeltme isteminde bulunulmaması ya da istemin reddi durumunda mahkeme kararının kesinleşeceği, kesinleşen nihai karara karşı ise ancak 2577 sayılı Kanunun 53. maddesinde sayılan nedenlerin varlığı halinde yargılamanın yenilenmesinin istenebileceği açıktır.
Dosyanın incelenmesinden; … İdare Mahkemesi kararının … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ruhsatsız yapının yıkımı ile 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca hesaplanan temel para cezasına ve bu cezaya aynı fıkranın (c) bendinin 5., 8. ve 12. alt bentleri uyarınca uygulanan artırım nedenlerine ilişkin (davanın reddine yönelik) kısmının, Danıştay Ondördüncü Dairesinin 19/06/2018 tarih ve E:2015/6103, K:2018/4751 sayılı kararıyla 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca hesaplanan temel para cezasına ve bu cezaya aynı fıkranın (c) bendinin 5., 8. ve 12. alt bentleri uyarınca uygulanan artırım nedenleri yönünden onanması; ruhsatsız yapıların yıkımı ile 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca hesaplanan temel para cezasına aynı fıkranın (c) bendinin 6. alt bendi uyarınca artırım uygulanmasına ilişkin kısmının ise eksik hüküm nedeniyle bozulması üzerine, yıkım hakkında karar verilmesine yer olmadığı, para cezasının anılan kısmı yönünden ise davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının davacı tarafından redde ilişkin kısmının temyiz edilmesi üzerine bu kısmın Danıştay Altıncı Dairesinin 14/04/2021 tarih ve E:2019/19286, K:2021/5560 sayılı kararıyla bozulmasına; İdare Mahkemesince bozmaya uyularak dava konusu işlemin anılan kısmının iptaline karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu itibarla; onamaya ilişkin (Mahkeme kararının davanın reddine yönelik) kısmın kesinleştiği dikkate alındığında, davacının işbu davada görülen ve bozma kararına uyularak işlemin 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin 6. alt bendi uyarınca artırım uygulanmasına ilişkin kısmının iptali üzerine, daha önce kesinleşmiş olan karar kısmına yönelik olarak yeniden kararın temyizen incelenerek bozulmasını istemesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle anılan kısmının iptaline ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 09/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.