T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/6383
Karar No : 2023/5387
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : I- (DAVACILAR)
1- … 2- …
3- … 4- …
5- … 6- …
VEKİLLERİ : Av. …
II- (DAVALI) … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
DİĞER DAVALI : … Belediye Başkanlığı - …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF : 1- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
2- … Belediye Başkanlığı
3- … 4- …
5- … 6- …
7- … 8- …
İSTEMİN ÖZETİ : Konya İli, Karatay İlçesi, … Mahallesinde bulunan, tapuda … ada, … parselde kayıtlı taşınmazın kamulaştırılmasına ilişkin Karatay Belediye Encümeninin … tarih ve … sayılı kararı ile kamulaştırma kararının dayanağı olan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ve bu planın dayanağı olan 1/5000 ölçekli nazım imar planının iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada, davanın 1/1000 ve 1/5000 ölçekli imar planlarına ilişkin kısmının süre aşımı nedeniyle reddi, kamulaştırma kararına ilişkin kısmının iptali yolundaki ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
DAVACILARIN SAVUNMALARININ ÖZETİ : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
DAVALILARIN SAVUNMALARININ ÖZETİ : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
… Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … tarihli, E:…, K:… sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine 31/05/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
KARŞI OY (X):
Davanın, Konya İli, Karatay İlçesi, ... Mahallesinde bulunan, tapuda … ada, … parselde kayıtlı taşınmazın kamulaştırılmasına ilişkin Karatay Belediye Encümeninin …tarih ve … sayılı kararı ile kamulaştırma kararının dayanağı olan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ve bu planın dayanağı olan 1/5000 ölçekli nazım imar planının iptaline karar verilmesi istemiyle açıldığı, İdare Mahkemesince verilen kararda; davanın 1/1000 ve 1/5000 ölçekli imar planlarına ilişkin kısmının süre aşımı nedeniyle reddine, kamulaştırma kararına ilişkin kısmının iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 7. maddesinde; dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabileceği, düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olmasının bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmayacağı, hükümlerine yer verilmiştir.
Olayda, Karatay Belediye Encümeninin … tarih ve … sayılı kamulaştırma kararının iptali istenildiği, İdare Mahkemesince söz konusu işlemin düzenlenmesinden evvel yetkili idarelerce kamu yararı kararı alınması gerektiği ve bu karar alınmaması nedeniyle işlemin usul ve hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmişse de, kamu idareleri tarafından yapılacak kamulaştırmalarda 2942 sayılı Kanunun uygulanacağı, kamulaştırma yapılabilmesi için kamu yararı bulunması gerektiği, kural olarak kamu yararı kararının alınması ve belli mercilerce onaylanması gerektiği, istisnai olarak onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak hizmetler için ayrıca kamu yararı kararı alınmasına gerek olmadığı anlaşılmış olup, kamu yararı kararı bulunmadığından bahisle dava konusu işlemin iptaline ilişkin kararda hukuka uyarlık görülmemiştir.
Diğer taraftan, dava konusu taşınmaza ilişkin olarak düzenlenen 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile birlikte 1/5000 ölçekli nazım imar planının iptali istenildiği, İdare Mahkemesince söz konusu imar planlarının düzenleyici işlem vasfında olduğu, 2577 sayılı Yasanın 7. maddesine göre kural olarak bu planlara karşı dava açma süresinin planların ilanından itibaren başladığı, öte yandan sonradan bu planlara dayalı olarak bir uygulama işlemi yapıldığı takdirde de yine aynı Yasa maddesinin 4. fıkrasına göre uygulama işleminin tebliği ile birlikte imar planına karşı da dava açılabilmesinin mümkün olduğu, davaya konu edilen imar planlarının 06/02/2017 tarihinde bir ay süre ile askıya çıkarılarak ilan edildiği ve bir ay sonra askıdan indirilerek ilan işlemlerinin tamamlandığı anlaşıldığı, planlara karşı dava açma tarihi işbu ilan süresinden başlatıldığı takdirde görülen davada süre aşımı bulunduğu gerekçesiyle bu işlemler yönünden süre aşımı nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmakta olup, dava konusu kamulaştırma işleminin uygulama imar planının ve nazım imar planının uygulaması niteliğinde bir işlem olduğu, uygulama işleminin tesis edilmesi üzerine dayanağı düzenleyici işlemlere karşı da dava açılabileceği, bu bağlamda 1/1000 ölçekli uygulama ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile kamulaştırma işleminin esastan incelenebileceği görüldüğünden, davanın imar planlarına ilişkin süre aşımı bulunduğu gerekçesiyle reddi yolunda ve kamulaştırma işleminin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının istinaf isteminin reddi yolunda verilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet görülmemiş olup, söz konusu kararın bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşüncesi ile İdare Mahkemesi kararının onanması yönündeki çoğunluk kararına katılmıyorum.