Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/642 E. , 2024/626 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/642
Karar No : 2024/626
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Kuruyemiş Gıda Ticaret Sanayi Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı adına
... Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Davacı adına 2017 yılında tescilli 12 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın bedelinin beyannamelerin tescil tarihinden önce ihracatçının yurt içindeki banka hesabına transfer edilmesi nedeniyle peşin ödeme olarak kabul edilemeyeceğinden bahisle tahakkuk ettirilen kaynak kullanımını destekleme fonu payı ve fon payının matraha eklenmesi suretiyle tahakkuk ettirilen katma değer vergisi ile anılan vergi ve fon payı üzerinden 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca hesaplanarak karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararını özeti: ... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Merkez Bankası Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü Dış Ticaret Müdürlüğünce yayımlanan 23/06/2004 tarih ve 2004/YB-50 sayılı Genelge'de yer alan tanımlar dikkate alındığında, gümrük beyannamesi ve eklerinin gümrük idaresine onay için ibraz edildiği tarihe kadar yapılan ödemenin peşin ödeme sayılacağı, olayda, dava konusu beyannamelerin 44 no'lu hanesinde "Banka yazısı V eklidir" ibaresinin yer alması ve eşya bedelinin ödendiğini gösterir dekonta ilişkin ayrıntılı bir bilgiye yer verilmemesi nedeniyle Mahkemelerince verilen ara kararıyla taraflardan ödemeye ilişkin belgelerin istenildiği, ancak her iki tarafça eşya bedellerinin ödendiğini gösteren belgelerin ibraz edilmediği, öte yandan, davacı tarafından ödemeleri tevsik etmek amacıyla sunulan müşteri hesap ekstrelerinde yer alan para transferlerinin ise, ihtilaf konusu beyannameler muhteviyatı eşyalara ait olduğu yönünde herhangi bir bilgiye rastlanılmadığı, bu durumda, ithal edilen eşya bedellerinin beyannamelerin tescil tarihinden önce ödendiği hususunu ispat yükü kendisinde olan davacı tarafından, söz konusu ödemelerin peşin olarak gerçekleştirildiği yönünde dava dosyasına sunulmuş herhangi bir belge bulunmadığı görüldüğünden, ithal edilen eşyaya ilişkin ödemelerin peşin ödeme olmadığından bahisle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İthal edilen eşya bedellerinin ithalatın gerçekleştiği tarihten önce satıcının yurt içindeki banka hesabına peşin olarak ödendiği, ancak yurt dışı transfer formları tek kullanımlık olduğundan tekrar temin edilemediği, ithalat işlemlerinde gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihten önce ödeme yapılması halinde fon kesintisi yapılmamasının gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : 4458 sayılı Kanun'un 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca para cezası uygulanabilmesi için, 15. maddede belirtilen Gümrük Tarifesini oluşturan unsurlarda veya vergilendirmeye esas olan sayı, baş, ağırlık gibi ölçülerinde aykırılık olduğunun tespit edilmiş olmasının gerektiği, ithalatların sözü edilen fon payına tabi olup olmaması 15. maddede düzenlenen eşyanın gümrük tarifesini oluşturan unsur veya vergilendirmeye esas sayı, baş ve ağırlık gibi ölçülerini etkileyen bir husus olmayıp, para cezası kararı alınabilmesi için öngörülen koşulların olayda gerçekleşmediği anlaşıldığından dava konusu işlemin para cezasına ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, temyiz isteminin kısmen kabulü ile kararın, para cezasına ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, serbest dolaşıma giriş rejimine veya kısmi muafiyet suretiyle geçici ithalat rejimine tabi tutulan eşyaya ilişkin olarak, yapılan beyan ile muayene ve denetleme veya teslimden sonra kontrol sonucunda; 15. maddede belirtilen Gümrük Tarifesini oluşturan unsurlarında veya vergilendirmeye esas olan sayı, baş, ağırlık gibi ölçülerinde aykırılık görüldüğü ve beyana göre hesaplanan ithalat vergileri ile muayene sonuçlarına göre alınması gereken ithalat vergileri arasındaki fark %5'i aştığı takdirde, ithalat vergilerinden ayrı olarak bu farkın üç katı para cezası alınacağı hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış temyize konu kararın dava konusu işemin kaynak kullanımını destekleme fonu payı ve buna ait katma değer vergisi tahakkukuna isabet eden kısmı yönünden davanın reddine dair hüküm fıkrasına yönelik istinaf isteminin reddi yolundaki hüküm fıkrası, aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, sözü geçen hüküm fıkrasının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmamıştır.
Kararın, dava konusu işlemin 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca karara bağlanan para cezasına isabet eden kısmına ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz istemine gelince; anılan madde uyarınca ceza kararı alınabilmesi için vergi kaybına neden olan bir durumun bulunması ve bu durumun da maddede yazılı türden olması gerekmekte olup, aksi takdirde anılan madde uyarınca ceza uygulanamayacaktır. Olayda ise, ithal edilen eşyanın tarife uygulamasını etkileyen unsurlarında veya vergilendirmeye esas olan ölçülerde veya kıymetinde herhangi bir aykırılığın tespit edilmediği, bu nedenle anılan hükme göre para cezası hesaplanarak karara bağlanmasını gerektirecek herhangi bir sebebin bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemin para cezasına isabet eden kısmının iptaline karar verilmesi gerekirken, bu yönden davanın reddine dair hüküm fıkrasına yönelik istinaf isteminin reddi yolundaki hüküm fıkrasında hukuka uyarlık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen de kabulüne,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, dava konusu işlemin ek tahakkuka isabet eden kısmı yönünden davanın reddine dair hüküm fıkrasına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. Kararın, dava konusu işlemin para cezasına isabet eden kısmı yönünden davanın reddine dair hüküm fıkrasına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki hüküm fıkrasının ise BOZULMASINA,
4. Hüküm altına alınan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve ...TL'den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, Dairece karara bağlanan harcın mahsubundan sonra, kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere, dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
6. Yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 06/02/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY:
Temyiz başvurusu, davacı adına tahakkuk ettirilen kaynak kullanımını destekleme fonu payı ile fon payının matraha ilavesi suretiyle ek olarak tahakkuk ettirilen katma değer vergisi ile fon payı ve vergileri üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki karara yönelik istinaf başvurusunu reddeden vergi dava dairesinin kararının bozulması istemine ilişkindir.
Vergi Dava Dairesi kararının temyizen incelenmesi neticesinde ek tahakkuka ilişkin hüküm fıkrasının onanması ile fon payı üzerinden karara bağlanan para cezasına dair hüküm fıkrasının Dairemiz kararında açıklanan gerekçeyle bozulmasına ilişkin hüküm fıkrasına aynen iştirak edilmektedir.
Öte yandan, kaynak kullanımını destekleme fonu payının matraha ilavesi suretiyle ek olarak tahakkuk ettirilen katma değer vergisi tutarı üzerinden para cezası uygulanıp uygulanamayacağının belirlenebilmesi uygulanan para cezasının hukukiliğinin saptanmasına bağlı bulunmaktadır. 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun, Gümrük İdarelerince Alınacak Katma Değer Vergisine İlişkin Hükümler bölümünün, Matrah Farklarına Uygulanacak Hükümler başlıklı 51. maddesinde, mükelleflerin ithalde beyan ettikleri matrahlar, tahakkuk veya inceleme yapanların veyahut teftişe yetkili kılınanların buldukları matrahlar üzerinden hesaplanan vergi farkları hakkında, Gümrük Kanunu uyarınca gümrük vergisindeki esaslar dairesinde ceza uygulanacağı düzenlenmiştir. Aynı Kanunun İthalatta Matrah başlıklı 21. maddesinde ise, ithalat sırasında ödenen her türlü verginin katma değer vergisi matrahına dahil olduğu belirlenmiştir. Bu iki maddenin birlikte değerlendirilmesinin sonucuna göre, katma değer vergisi matrahının noksan beyan edildiğinin tespit edilmesi halinde, ek olarak tahakkuk ettirilecek katma değer vergisi üzerinden, gümrük kanunundaki esaslara göre ceza uygulanması gerekmektedir.
Diğer taraftan; 4458 sayılı Gümrük Kanununun 234. maddesinin 1. fıkrası hükmü incelendiğinde, serbest dolaşıma giriş rejimine veya kısmı muafiyet suretiyle geçici ithalat rejimine tabi tutulan eşyaya ilişkin olarak yapılan beyan ile muayene ve denetleme veya teslimden sonra kontrol sonucunda; 15. maddede belirtilen Gümrük Tarifesini oluşturan unsurlarda veya vergilendirmeye esas olan sayı, baş, ağırlık gibi ölçülerinde aykırılık görüldüğü hususlarının (a) fıkrasında, (b) fıkrasında ise; kıymeti üzerinden gümrük vergisine tabi eşyanın beyan edilen kıymeti, Kanunun 23 ila 31. maddelerinde yer alan hükümler çerçevesinde belirlenen kıymete göre noksan bulunduğu takdirde ceza uygulanması gerektiğine ilişkin esasların belirlendiği görülmektedir. Açıklanan her iki durumda da, gümrük vergisinin yanısıra katma değer vergisi ya da yalnızca katma değer vergisi ek tahakkukları yapılabilecek ve bu tutarlar esas alınarak ceza uygulanması gerekecektir.
Yukarıda açıklanan her iki Kanun'da düzenlenen hususlar birlikte dikkate alındığında, ithalde alınan katma değer vergisinde ceza uygulamasına, gümrük vergisinin matrahını oluşturan kıymet unsurları, gümrük vergisi oranını belirleyen gümrük tarife ve istatistik pozisyonları yanısıra, bir sonraki aşama olan katma değer vergisi matrahının beyanına ilişkin noksan vergi ödenmesine yol açan fiillerden kaynaklanabileceği, anılan düzenlemeler gereğidir.
Olayda, ithal konusu eşya ile ilgili olarak, katma değer vergisi matrahının bir unsuru olan kaynak kullanımını destekleme fonu payı nedeniyle tahakkuk yapıldığı tartışmasızdır. Yukarıda açıklanan hukuki durum karşısında, ithalde alınan katma değer vergisi matrahının unsurlarından biri olan kaynak kullanımını destekleme fonu payının beyan edilmemesi nedeniyle ortaya çıkan katma değer vergisine ceza uygulanabileceğinde kuşku bulunmamaktadır.
Bu itibarla, Vergi Dava Dairesi kararının dava konusu işlemin fon payının matraha dahil edilmesi nedeniyle doğan katma değer vergisi üzerinden karara bağlanan para cezasına isabet eden kısmına ilişkin hüküm fıkrasının da onanması gerektiği oyuyla, karara bu yönden katılmıyorum.