T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/6469
Karar No : 2023/3802
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının istinaf isteminin reddi yolundaki kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacıya ait … plaka sayılı araç ile ilgili belediyece izin verilen saha dışında kalan İstanbul İli, Silivri İlçesi, … Mahallesi, … Caddesi, … parsel sayılı taşınmaz üzerine, 2872 sayılı Çevre Kanununun 8. maddesi ile Hafriyat Toprağı, İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliğinin 13. maddesine aykırı olarak hafriyat döküldüğünün 16/08/2020 tarihli çevre denetim tutanağı ile tespit edildiğinden bahisle, davacının aynı eylemi 04/08/2020 ve 22/09/2020 tarihlerinde de yaptığı göz önüne alınarak, 2872 sayılı Çevre Kanununun 20. maddesinin 1. fıkrasının (r) bendi ile aynı Kanunun 23. maddesi uyarınca 265.497,00-TL para cezası verilmesine ilişkin ,,,tarih ve ,,, sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığı Çevre Koruma Müdürlüğü idari yaptırım kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; olayda davacıya ait … plakalı kamyon ile izinsiz olarak yasaklanmış alana hafriyat toprağı döküldüğünün denetim ve tespit tutanağı ile tespit edildiği, tespitin mahallinde çekilen fotoğraflarla desteklendiği, tutanağın somut gerçekliği ortaya koyduğu, tutanağın içeriği ile ilgili olarak herhangi bir tereddütün bulunmadığı, nitekim daha sonra davalı idare Çevre Koruma Müdürlüğünün elemanlarınca da 22/10/2020 tarihinde mahallinde yapılan denetimde durumun teyit edildiği ve fotoğraflarla ortaya konulduğu, söz konusu tespitlerin ilgili Kanun ve Yönetmelik hükümlerinin ihlali anlamını taşıdığı anlaşıldığından, ihlal eylemi sabit olan davacıya 2872 sayılı Çevre Kanununun 20. maddesinin (r) bendi uyarınca, 265.497,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, ayrıca aynı araçla ilgili önceki eylemler nedeniyle açılan davalarda da … İdare Mahkemesinin E:…, K:… sayılı ve ... İdare Mahkemesinin E:…, K:… sayılı davanın reddi yolunda kararlar verildiği; mükerrirlik hükümlerinin uygulanmasının yerinde olduğunun anlaşıldığından bahisle dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; somut olayda belediye memurlarınca yapılan denetimden sonra, 5393 sayılı Belediye Kanununun 34/e maddesi uyarınca Kanunlarda belirtilen cezaları vermekle yetkili karar organı olan belediye encümenine sevk edilerek işlem tesis edilmesi gerekirken, doğrudan belediyenin karar organı olmayan, icra-yürütme organı olan Büyükşehir Belediye Başkanı adına Genel Sekreter Yardımcısı imzasıyla ile tesis edilen işlemde "yetki" yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı belirtilerek, istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş, kararın temyiz edilmesi sonucu ise, Danıştay Altıncı Dairesinin 01/03/2022 tarih ve E:2021/10711, K:2022/2383 sayılı kararıyla; Çevre Kanununun 12. maddesine dayanılarak Çevre ve Orman Bakanlığının 2008/6 sayılı Genelgesi ile yapılan yetki devrinde yer alan "büyükşehir belediye başkanlıkları" ibaresinin, bütün bir belediye teşkilatını içine alan tüzel kişiliği ifade ettiği sonucuna varılmış olup, idari yaptırım kararını, kanunda açıkça gösterilen idari kurul, makam veya kamu görevlilerinin vereceği, kanunda açıkça gösterilmeyen hallerde ise idari yaptırım kararını ilgili kamu kurum ve kuruluşunun en üst amirinin vereceğinin tabii olduğu, bu itibarla; çevre para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde yetki yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı, İdari Dava Dairesince, işlemin diğer unsurları yönünden istinaf incelemesi yapılarak karar verilmesi gerektiği, dava konusu işlemin yetki yönünden iptaline ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle bozulması üzerine, temyize konu karar ile; olayda davacıya ait … plakalı kamyon ile izinsiz olarak yasaklanmış alana hafriyat toprağı döküldüğünün denetim ve tespit tutanağı ile tespit edildiği, tespitin mahallinde çekilen fotoğraflarla desteklendiği, tutanağın somut gerçekliği ortaya koyduğu, tutanağın içeriği ile ilgili olarak herhangi bir tereddütün bulunmadığı, nitekim daha sonra davalı idare Çevre Koruma Müdürlüğü elemanlarınca da 22/10/2020 tarihinde mahallinde yapılan denetimde durumun teyit edildiği ve fotoğraflarla ortaya konulduğu, söz konusu tespitlerin ilgili Kanun ve Yönetmelik hükümlerinin ihlali anlamını taşıdığından fiili sabit olan davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemin 88.499,00-TL'lik kısmında hukuka aykırılık, 176.998,00-TL'lik kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf talebinin kısmen kabulüne, kısmen reddine, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının kısmen kaldırılmasına, dava konusu işlemin 176.998,00-TL'lik kısmının iptaline, dava konusu işlemin 88.499,00-TL'lik kısmı yönünden davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dilekçe ekinde sunulan fatura, irsaliye ve söz konusu taşınmazın ruhsatından da anlaşılacağı üzere; ilgili belediyeden izinli/ruhsatlı bir toprak eleme tesisi olan sahada yapılan işin davaya konu edildiği şekliyle hafriyat dökümüne ilişkin olmayıp, tesviye işlemi ve elenmiş siyah gübreli toprağın, satışı için yükleme yapılmasına ilişkin olduğu, idarece tek delil olarak sunulan fotoğraflardan da ortamda moloz, inşaat atığı vesairenin olmadığının anlaşıldığı, zabıta görevlilerince malzemenin niteliğine ilişkin bir inceleme veya numune alma işlemi yapılmayıp sadece fotoğraf çekmekle yetinildiği, Büyükşehir Belediye Başkanı adına Genel Sekreter yardımcısı tarafından tesis edilen işlemde yetki ve şekil yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İdari yaptırım kararının yetki ve tekerrür hükümlerinin uygulanması yönünden hukuka uygun olduğu, taşıma kabul ve izin belgesinin ibraz edilmemesinin ceza için yeterli olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının redde ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Avrupa Yakası Trakya Zabıta Amirliğince 16/08/2020 tarihinde yapılan denetimde hafriyat toprağı ve inşaat atıklarının, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığınca izin verilen yerlerin dışına döküldüğü tespit edilmiştir.
Söz konusu tespit tutanağı esas alınarak, … tarih ve … sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı idari yaptırım kararı ile 2872 sayılı Çevre Kanununun 8. maddesi ile Hafriyat Toprağı, İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliğinin 13. maddesinin ihlal edildiğinden bahisle, 2872 sayılı Çevre Kanununun 20. maddesinin 1. fıkrasının (r) bendi ile (04/08/2020 ve 22/09/2020 tarihlerinde uygulanmış idari yaptırım kararları bulunduğu gerekçesiyle) aynı Kanunun 23. maddesi uyarınca 265.497,00-TL para cezası verilmiştir.
Bunun üzerine, anılan idari yaptırım kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2872 sayılı Çevre Kanununun ''Tanımlar'' başlıklı 2. maddesinde; ''Atık: Herhangi bir faaliyet sonucunda oluşan, çevreye atılan veya bırakılan her türlü maddeyi'' ifade edeceği, ''Kirletme yasağı'' başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasında; ''Her türlü atık ve artığı, çevreye zarar verecek şekilde, ilgili yönetmeliklerde belirlenen standartlara ve yöntemlere aykırı olarak doğrudan ve dolaylı biçimde alıcı ortama vermek, depolamak, taşımak, uzaklaştırmak ve benzeri faaliyetlerde bulunmak yasaktır.''; ''İdari nitelikli para cezaları'' başlıklı 20. maddesinin ''r'' bendinde de; ''Bu Kanunda ve yönetmeliklerde öngörülen usûl ve esaslara, yasaklara veya sınırlamalara aykırı olarak atık toplayan, taşıyan, geçici ve ara depolama yapan, geri kazanan, geri dönüşüm sağlayan, tekrar kullanan veya bertaraf edenlere 24.000 Türk Lirası, ithal edenlere 60.000 Türk Lirası idari para cezası verilir.''; aynı maddenin 2. fıkrasında ise; "Bu maddenin (k), (l), (r), (s), (t), (u), (v) ve (y) bentlerinde öngörülen idarî para cezaları kurum, kuruluş ve işletmelere üç katı olarak verilir.", hükümlerine yer verilmiş bulunmaktadır.
Hafriyat Toprağı, İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliğinin 8. maddesinde; İl belediye mücavir alanı içerisinde il ve ilçe belediyelerinin, büyük şehirlerde büyükşehir belediyelerinin, büyükşehir belediyeleri dışında ise ilçe belediyelerinin, hafriyat toprağı, inşaat/yıkıntı atıkları ile doğal afet atıklarının toplanması, geçici biriktirilmesi, taşınması, geri kazanılması ve bertarafı ile ilgili yönetim planı hazırlamakla; hafriyat toprağı ve inşaat/yıkıntı atıklarının toplanması, geçici biriktirilmesi, taşınması ve bertarafı faaliyetlerini denetlemekle; belediye sınırları içindeki hafriyat toprağı ve inşaat/yıkıntı atıkları geri kazanım tesisleri ile depolama sahalarına izin vermek ve gerektiğinde bu izni iptal etmekle, hafriyat toprağı ve inşaat/yıkıntı atıkları geri kazanım tesisleri sahaları ile depolama sahalarını belirlemek, kurmak/kurdurtmak ve işletmek/işlettirmekle yükümlü oldukları, 13. maddesinde; hafriyat toprağı ile inşaat yıkıntı atıklarının üretici ve taşıyanları tarafından belediyelerin veya mahallin en büyük mülki amirinin gösterdiği ve izin verdiği geri kazanım ve depolama tesisleri dışında, denizlere, göllere, akarsulara veya herhangi bir yere dökülmesi ve dolgu yapılmasının yasak olduğu, faaliyetleri sonucu hafriyat toprağı ve inşaat/yıkıntı atıklarının üretimine neden olacak özel veya resmi kişi, kurum ve kuruluşların bu atıkların üretilmesinden önce ilgili belediyeye/ mahallin en büyük mülki amirlerine başvurarak gerekli izinleri almak, atıklarını bu yönetmeliklerde belirtilen usul ve esaslara göre bu mercilerin göstereceği geri kazanım/depolama sahasına taşınmasını sağlamakla yükümlü oldukları hüküm altına alınmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; özel veya resmi tüm kurum ve kuruluşların faaliyetleri sonucu ortaya çıkan hafriyat toprağı ile inşaat/yıkıntı atıklarını büyükşehir belediyelerinin gösterdiği ve izin verdiği yerler dışına dökmelerinin yasaklandığı ve bu yöndeki bir faaliyet için gerekli izin ve belgelerin Büyükşehir Belediyesinden alınması yükümlülüğünün olduğu anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; İstanbul İli, Silivri İlçesi, … Mahallesi, … Caddesi, … parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan alana, davacıya ait olduğu anlaşılan … plakalı araçla dışarıdan izinsiz hafriyat nitelikli malzeme getirilerek döküldüğü ve depolandığının fotoğraflandığından bahisle, 2872 sayılı Çevre Kanununun 8. maddesi ile Hafriyat Toprağı, İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği hükümlerinin ihlal edildiği gerekçesiyle, aynı Kanunun 20. maddesinin (r) bendi ve 23. maddesi uyarınca tekerrrür hükümleri uygulanmak suretiyle davacıya para cezası verildiği anlaşılmıştır.
Olayda, davacı … tarafından işlemin tesis edildiği sahanın eşi … adına Silivri Belediye Başkanlığınca verilmiş toprak eleme ve depolama tesisi faaliyetine ilişkin … tarih ve … sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatına konu yer olduğunu belirtilerek, tespitin yapıldığı 16/08/2020 tarihini taşıyan anılan çalışma ruhsatının faaliyet konusuna dahil olan 1 kamyon saha içi gübrenin … plakalı araç ile sevk edildiğine dair fatura ile aynı tarih ve … sayılı taşıma irsaliyesinin dava dilekçesi ekinde ibraz edildiği, işleme konu edilen faaliyetinin, hafriyat dökümü olmayıp, faturası da ibraz edilmiş olan alımı yapılan gübreli toprağın, Silivri Belediye Başkanlığınca ruhsatlandırıldığı açık olan, eşine ait toprak eleme ve depolama tesisine, faaliyet konusu kapsamında yapılan bir sevkiyattan ibaret olduğu iddia edilmektedir.
Uyuşmazlıkta, para cezasına dayanak alınan fotoğrafların ve dosyadaki diğer bilgi ve belgelerin incelenmesinden; uzaktan damperi kalkmış döküm yapar vaziyette bir aracın görüntülendiği, ön cepheden yakın mesafeden de davaya konu işleme ilişkin aracın plakasının fotoğraflandığı, fakat gerek 16/08/2020 tarihli çevre denetim tutanağında gerekse 22/10/2020 tarihli tespit tutanağında, ne aracı işletenin adı soyadı, ne belge ibrazının istendiğine emare teşkil edecek bir açıklama ya da beyana yer verilmeden, aracı sevk edenin imzadan imtina ettiğine dair tutanağı düzenleyen personelin parafı ile iktifa edildiği görüldüğünden, davacının dava dilekçesi ekinde ibraz ettiği yukarıda açıklamasına yer verilen evrak ve faaliyetin mahiyeti de dikkate alındığında, söz konusu dökümün anılan faaliyet kapsamında olup olmadığına, değilse taşıma kabul ve izin belgesinin ibrazının istendiğine dair şüpheye yer bırakmayacak şekilde açık ve somut bir tespitte bulunulmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda şüpheye yer bırakmayacak şekilde açık ve somut bir tespitte bulunulmadan tesis edilen işlemde hukuka uyarlık, kararın, davanın reddine ilişkin temyize konu kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile anılan kararının kaldırılarak yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu işlemin …-TL'lik kısmının iptali, dava konusu işlemin …-TL'lik kısmı yönünden davacının istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, redde ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 12/04/2023 tarihinde, kesin olarak, oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY:
Temyize konu İdari Dava Dairesi kararında 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinin hiçbirisi bulunmadığından, kararın onanması gerektiği oyuyla aksi yöndeki karara katılmıyorum.