T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/6502
Karar No : 2023/1083
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Müdürlüğü / …
VEKİLİ : Av. …
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Sigorta Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU : Davacı şirket tarafından, dava dışı sigortalısının Ankara ili, Polatlı ilçesi, … mahallesinde bulunan fabrikasında 02/08/2018 tarihinde meydana gelen sel baskını nedeniyle oluşan zarara karşılık sigortalısına ödenen 3.897.578,00 TL hasar bedelinin, olayda davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazminen ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; Mahkemelerince yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 11/08/2020 ve 22/10/2020 tarihli bilirkişi raporları karara esas alınarak hasarın Karayolları Genel Müdürlüğü, DSİ Genel Müdürlüğü ve Polatlı Belediye Başkanlığı'nın hizmet kusuru sebebiyle oluştuğu, olay nedeniyle oluşan 3.897.578,00 TL zararın davalı idarelerce (Karayolları Genel Müdürlüğü'nce %25 kusur oranına tekabül eden 974.394,50 TL'sinin; DSİ Genel Müdürlüğü'nce %35 kusur oranına tekabül eden 1.364.152,30 TL'sinin ve Polatlı Belediye Başkanlığı'nca %40 kusur oranına tekabül eden 1.559.031,20 TL'sinin) dava tarihinden (22/01/2019) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacı şirkete ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge idare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; un fabrikasının bulunduğu ve zararın meydana geldiği yer incelendiğinde, DSİ'nin sorumluluk sahası olarak kabul edebilecek herhangi bir akarsu havzası veya dere yatağının bulunmadığı, taşkın selin yüzey sularından oluştuğu, dolayısıyla 6200 sayılı Kanun hükümleri uyarınca DSİ Genel Müdürlüğü'nün sorumluluğunu doğuran bir durumun mevcut olmadığı, bu sebeple adı geçen idareye atfı kabil bir hizmet kusurunun bulunmadığı, un fabrikasının inşaatına 1985 yılında başlandığı, inşaata başlanılan tarihlerde ilgili taşınmazın Polatlı Belediyesi mücavir alan sınırları içerisinde yer almadığı, inşaat ruhsatı ve yapı kullanma izin belgelerinin ilgili bakanlıkça düzenlendiği, daha sonra 2015 yılında fabrikanın el değiştirmesi aşamasında, Polatlı Belediyesi tarafından ruhsat intibak işlemlerinin yapıldığı, dolayısıyla Polatlı Belediyesine atfı kabil bir hizmet kusurunun bulunmadığı; öte yandan, 1985 yılında inşa edilen un fabrikasının önünden geçen Polatlı - Ankara Devlet Karayolunun 1998 yılında inşa edildiği, bu bölgedeki yüzey sularının tahliyesine yönelik olarak menfez, dren, köprü vb. imalatların ve ayrıca karayolu ile demir yolu arasındaki arazide su geçişini kolaylaştıracak hidrolik yapıların davalı Karayolları Genel Müdürlüğü'nün sorumluluğunda olduğu, dolayısıyla olayda adı geçen davalı Karayolları Genel Müdürlüğü'nün tam kusurlu olduğu gerekçesiyle davalı Karayolları Genel Müdürlüğü'nün istinaf isteminin reddine, DSİ Genel Müdürlüğü ve Polatlı Belediye Başkanlığı'nın istinaf istemlerinin kabulüne, kararın, DSİ Genel Müdürlüğü ve Polatlı Belediye Başkanlığı yönünden kaldırılmasına, bu idarelerin hasım mevkiinden çıkarılmasına ve İdare Mahkemesi kararının gerekçeli olarak onanmasına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davalı idare tarafından, Bölge İdare Mahkemesince sadece soyut taraf beyanlarına itibar edilerek bilirkişi raporunun aksi yönde karar verildiği, hiçbir bilgi belge temin edilmediği, DSİ'nin sel ve su baskınlarıyla ilgili sorumluluğu kanundan doğup yapılan değerlendirmenin hatalı olduğu, olayın olduğu yerde daha önce fabrika olup olmamasının ruhsatlandırma işlemi yapan ve fabrika projesini değerlendirmesi gereken Polatlı Belediyesinin denetim yapma yükümlülüğünü kaldırmadığı, devlet karayolunun 1998 yılında tamamlanarak 20 yıldır mevcut hali ile hizmet verdiği, un fabrikasının 2015 yılında kurularak yaklaşık 3 yıldır faaliyet gösterdiği, ilgili fabrikanın gerekli fizibilite çalışmaları yapılmadan kurulduğu, ayrıca DDY'nin 29/11/2018 tarihli yazısında fabrikaya yönelik olarak ilgili kurumlardan izin alınıp alınmadığı ve fabrikanın fiziki durumu ile ilgili incelemenin yapılmadığı hususlarının belirtildiği, fabrikanın yanlış yer seçimi yaparak geçmişte bataklık olarak bilinen bir yere kurulduğu, yolun altında bulunan sanat yapısının da standartlara uygun olduğu belirtilerek olayda idarenin hizmet kusurunun bulunmadığı ileri sürülmektedir.
Davacı tarafından, temyiz talebinde bulunan idarenin % 25 kusurunun bulunduğu, öte yandan Bölge İdare Mahkemesi kararında diğer idareler yönünden % 75 oranına isabet eden kararın kaldırıldığı, ancak talepleri reddolunan Karayolları aleyhine hükmolunan % 25 kusur oranına dair bir hüküm tesis edilmediği, mevcut durumda davacı şirketçe yapılan ödemenin % 75'ine isabet eden kısmına dair hüküm bulunmadığı, ilk derece kararının Bölge İdare Mahkemesince temyiz eden idarenin tam kusurlu olduğu yönünde düzeltilerek onanması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Öte yandan ... İdare Mahkemesince DSİ Genel Müdürlüğü ile Polatlı Belediye Başkanlığı tarafından ödenmesine karar verilen tutarların olayda tam kusurlu olduğu tespit edilen ve Mahkemece davanın tümden kabulüne karar verilmiş olması dikkate alınarak davalı Karayolları Genel Müdürlüğünce ödeneceği açıktır.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin REDDİNE,
2. Davanın kabulüne ilişkin kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen açıklamayla ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 09/03/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.