T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/6544
Karar No : 2023/5649
DAVACI : ... Odası
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... Bakanlığı
VEKİLİ : ...
DAVALI İDARE YANINDA MÜDAHİLLER : 1- ... Turizm ve Yatırım A.Ş
VEKİLİ : Av. ... Av. ...
2- ... Otelcilik İnşaat ve Turizm İşlt. A.Ş
VEKİLİ : Av. ...
3- ... Girişim Gayrimenkul Yatırım Ve Tic. A.Ş
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 07/02/2013 tarihinde onaylanan Muğla-Bodrum-Yalıçiftliği 1/25.000 ölçekli İlave-Revizyon Çevre Düzeni Planı (ÇDP) ile 26/12/2012 tarihinde onaylanan 1/100.000 ölçekli Aydın-Muğla-Denizli Çevre Düzeni Planı değişikliğinin iptali istenilmiştir.
DAVACININ İDDİALARI :Dava konu planın aşağıda her bir başlıkta ayrıntılı olarak yer verilen iddialar doğrultusunda şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırı olduğu ileri sürülmektedir.( İdari Dava Daireleri Kurulunun 26.05.2022 tarihli, E:2020/1896 K: 2022/1883 sayılı kararı uyarınca bozulan kısımlara ilişkin)
DAVALININ SAVUNMASI :Davaya konu planın kararın içeriğinde ayrıntılı olarak yer verilen savunmalar kapsamında mevzuata uygun olduğu savunulmuştur. .( İdari Dava Daireleri Kurulunun 26.05.2022 tarihli, E:2020/1896 K: 2022/1883 sayılı kararı uyarınca bozulan kısımlara ilişkin)
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ :Dava, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 07/02/2013 tarihinde onaylanan Muğla-Bodrum-Yalıçiftliği 1/25.000 ölçekli İlave-Revizyon Çevre Düzeni Planı (ÇDP) ile 26/12/2012 tarihinde onaylanan 1/100.000 ölçekli Aydın-Muğla-Denizli Çevre Düzeni Planı değişikliğinin iptali istenilmiştir.
Danıştay Altıncı Dairesinin 24/02/2020 tarih ve E:2013/9073, K:2020/2272 sayılı kararıyla; ... ...,...,...,... ve ... sayılı itirazlar açısından dava konusu işlemin iptaline, diğer açılardan davanın reddine karar verilmiştir.
Yukarıda anılan kararın temyizi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 26.05.2022 tarihli, E:2020/1896 K: 2022/1883 sayılı kararır ile, Danıştay Altıncı Dairesinin 24/02/2020 tarih ve E:2013/9073, K:2020/2272 sayılı kararının, ... sayılı itiraz yönünden davanın reddine yönelik hüküm fıkrasının bozulmasına, ... sayılı itiraz haricindeki davanın reddine yönelik hüküm fıkrasının onanmasına, ... ve ... sayılı itirazlar yönünden 1/25.000 ölçekli İlave-Revizyon Çevre Düzeni Planının iptaline ilişkin hüküm fıkrasının bozulmasına, ... ve ... sayılı itirazlar haricindeki 1/25.000 ölçekli İlave-Revizyon Çevre Düzeni Planının iptaline ilişkin hüküm fıkrasının onanmasına karar verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde, Danıştay'ın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesi sonucunda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nca verilen bozma kararlarına karşı, dava dairelerine ısrar etme olanağı tanınmadığından bozulan kısım yönünden yukarıda anılan İdari Dava Daireleri Kurulu kararına uyularak Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun bozma kararında yer alan gerekçelerle, uyuşmazlığa konu 1/25.000 ölçekli İlave-Revizyon Çevre Düzeni Planının 5.3 sayılı Turizm Tesis Alanları (T2) başlığı altındaki hükümlerinin iptali, planın 4.8 sayılı hükmü ve "Geleneksel Yat Yapım, Bakım ve Çekek Alanı" gösterimine yönelik davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI ... 'NUN DÜŞÜNCESİ : Dava, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 07/02/2013 tarihinde onaylanan Muğla-Bodrum-Yalıçiftliği 1/25.000 ölçekli İlave-Revizyon Çevre Düzeni Planı (ÇDP) ile 26/12/2012 tarihinde onaylanan 1/100.000 ölçekli Aydın-Muğla-Denizli Çevre Düzeni Planı değişikliğinin iptali istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin 1. fıkrasında; Danıştay dava daireleri kararlarına karşı Danıştay'da temyiz yoluna başvurulabileceği, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 38. maddesinde; Danıştay idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca temyizen inceleneceği, 2577 sayılı Yasanın 49. maddesinin 4. fıkrasında, Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde, bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümlerinin kıyasen uygulanacağı, hükme bağlanmış olup, ilk derece mahkemesi sıfatıyla bakılan davalarda verilen kararların, temyiz incelemesi sonucunda ilgili dava daireleri kurulunca; usul veya esas bakımından yeniden bir araştırma, inceleme yapılmasını veya maddi ve hukuki olayın yeniden yorumlanmasını gerektirmeyecek sebeplerden biri nedeniyle bozulması durumunda, ilk kararı veren Danıştay dava dairesine “ısrar hakkı” tanınmamıştır. Dolayısıyla, kararı bozulan Danıştay dava dairesinin bu tür bozma kararlarına uyması yasa gereğidir. Danıştay Altıncı Dairesinin 24/02/2020 tarih ve E:2013/9073, K:2020/2272 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 07/02/2013 tarihinde onaylanan Muğla-Bodrum-Yalıçiftliği 1/25.000 ölçekli İlave-Revizyon Çevre Düzeni Planı (ÇDP) ile 26/12/2012 tarihinde onaylanan 1/100.000 ölçekli Aydın-Muğla-Denizli Çevre Düzeni Planı değişikliğinin kısmen iptali, kısmen davanın reddi yolundaki kararının taraflarca temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 26/05/2022 günlü,E:2020/1896, K:2022/1883 sayılı kararı ile temyize konu kararın kısmen onanması, kısmen de bozulmasına ilişkin kararın incelenmesinden;
1/25.000 ölçekli İlave-Revizyon Çevre Düzeni Planının 5.3 sayılı Turizm Tesis Alanları (T2) başlığı altında;
"5.3.1 Alternatif turizme dönük, doğal yaşama aktif katılımın sağlanabileceği çevreye duyarlı planda T2 olarak işaretlenen turizm tesis alanlarında; doğayla ve çevreyle uyumlu, sürdürülebilir, çevreye zarar vermeden yerel yapılaşma karakteristiğine uygun ekolojik yapı ile bütünleşik soft turizm kullanımları, günübirlik tesisler, sağlıklı yaşam tesisleri, spor tesisleri ile satış üniteleri ve gerekli sosyal donatı alanları yer alabilir.
5.3.2 Yapılacak yapılarda doğal yapı ve geleneksel mimari dokunun korunması sağlanacak olup yapıların cephelerinin yöreye özgü ve doğaya uyumlu renk ve malzemeyle yapılması gereklidir.
5.3.3 Planda T2 olarak işaretlenen turizm tesis alanlarında yapılaşma koşulu;
- Maksimum emsal (kaks)=0,25
- Maksimum bina yüksekliği (hmaks)=4,50m. (1 kat) esastır. Arazinin eğimi ve topografyaya göre maksimum bina cephe yüksekliği (hmaks)=6,50m.yi geçemez.
5.3.4 İfraz sonucu elde edilecek parsel büyüklüğü 20.000 m2'den az olamaz. Bu planın onayından önce 20.000 m2'nin altında teşekkül etmiş parsellerde, imar uygulamasından sonra yapılaşacak minimum parsel büyüklüğü 10.000 m2'den az olamaz." hükümlerinin yer aldığı, 1/25.000 ölçekli İlave-Revizyon Çevre Düzeni Planı Plan Açıklama Raporunda; plan sınırları içerisinde, Kargacık Mevkii olarak adlandırılan ve yerleşme alanlarının güney-güneydoğusunda kalan bölgede ve Torba kavşağından güneye doğru yönlenen arıtma tesis alanının doğu kesiminde olmak üzere toplam 51,26 hektar büyüklüğündeki alanın T2 Turizm Tesis Alanı biçiminde düzenlendiği, plan hükümlerinin doğrudan plan ve lejantındaki kullanımlar ve maddeler ile ilişkili olması gerektiği, ilgili plan ve/veya plan lejantında yer almayan bir kullanıma ilişkin hüküm öngörülmesinin planlamada belirsizlik ve tutarsızlık oluşturarak, plan bütünlüğünün bozulmasına yol açacağından plan bütünlüğüne yönelik sakıncaların engellenebilmesi açısından, plan sınırları içerisinde tek bir yerde bulunan T2 gösteriminin iptaline karar verilmiş olması nedeniyle, anılan plan hükümlerin planlama ilke ve esaslarına uyarlık bulunmadığı, 1/25.000 ölçekli İlave-Revizyon Çevre Düzeni Planının, 4.8 sayılı plan hükmünde, "Bir kadastral parselin yüzde ellisinden fazlası bu planla bir kentsel kullanım lekesi (konut, turizm tesis alanı gibi) içerisinde kalıyorsa, alt ölçekli planlarda doğal eşikler de dikkate alınarak parselin tamamı için kentsel kullanıma yönelik karar getirilebilir. Ancak bu planın onayından sonra tevhit edilerek büyütülen parsellerde bu hüküm uygulanmaz." kuralının yer aldığı, dava konusu 4.8 sayılı plan hükmünün, alt ölçekli plan kararlarında ortaya çıkabilecek sorunların önüne geçilmesi ve uygulamanın sağlıklı bir şekilde gerçekleştirilebilmesi amacıyla getirildiği, alt ölçekli planları yönlendirmeye yönelik olduğu , niteliği gereği şematik olan çevre düzeni planlarından ölçü alınarak uygulama yapılamayacağından, alt ölçekli imar planlarında sınır belirlenirken parsel bütünlüğünün korunmasının sağlanması amacıyla getirildiği ve alt ölçek planlamalarında keyfi plan kararlarının önüne geçmek adına doğal eşiklerin dikkate alınacağı belirtilerek gerekli ve yeterli düzeyde tedbir geliştirdiği anlaşılan dava konusu 4.8 sayılı plan hükmünde hukuka aykırılık bulunmadığı, 1/25.000 ölçekli İlave-Revizyon Çevre Düzeni Planında öngörülen "Geleneksel Yat Yapım, Bakım ve Çekek Alanı" gösterimi yönünden; 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17. maddesi ve 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu'nun 8. maddesi uyarınca, orman sayılan yerlerin belli şartlar dahilinde çeşitli kullanımlara tahsisi mümkün olup, "Geleneksel Yat Yapım, Bakım ve Çekek Alanı" kullanımının da bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği, üst ölçekli çevre düzeni planının dava konusu alana ilişkin gösteriminin orman ve doğal sit alanı ile sınırlı olmadığı, üst ölçekli çevre düzeni planında, bu alana ilişkin, ayrıca, "Tersane", "Liman", "Yat Limanı" ve "Liman Gerisi Alan" gösterimlerinin de bulunduğu ve bu haliyle 1/25.000 ölçekli dava konusu çevre düzeni planıyla getirilen “Geleneksel Yat Yapım, Bakım ve Çekek Alanı” kullanımının üst ölçekli çevre düzeni planı kararları ile çelişmediği, orman olarak belirlenen yerlerin, alt ölçekli planlarda orman tahsisi mümkün olan kullanımlar olarak gösterilmesinin, planların kademeli birlikteliği ilkesine aykırılık oluşturmadığı, kullanımın üst ölçekli çevre düzeni planındaki doğal sit kararıyla da çelişmediği , üst ölçekli plan kararına aykırılık oluşturmadığı sonucuna ulaşıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde, Danıştay'ın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesi sonucunda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nca verilen bozma kararlarına karşı, dava dairelerine ısrar etme olanağı tanınmadığı da dikkate alındığında; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun yukarıda yer verilen bozma kararında yer alan gerekçelerle, uyuşmazlığa konu 1/25.000 ölçekli İlave-Revizyon Çevre Düzeni Planının 5.3 sayılı Turizm Tesis Alanları (T2) başlığı altındaki hükümlerinin iptali, planın 4.8 sayılı hükmü ve "Geleneksel Yat Yapım, Bakım ve Çekek Alanı" gösterimine yönelik davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten, ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 29.10.2021 tarihli ve 31643 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 85 sayılı Bazı Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 1. maddesi ile 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Altıncı Kısmının Dördüncü Bölümünün başlığının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 2. maddesi ile de aynı Kararnamenin 97. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "Çevre ve Şehircilik" ibaresinin "Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği" şeklinde değiştirildiği görüldüğünden, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının davalı olarak belirlenmesi ile, Dairemizin 24/02/2020 tarih ve E:2013/9073, K:2020/2272 sayılı kararının" ... sayılı itiraz yönünden davanın reddine yönelik hüküm fıkrasının bozulmasına, ... sayılı itiraz haricindeki davanın reddine yönelik hüküm fıkrasının onanmasına, ... ve ... sayılı itirazlar yönünden 1/25.000 ölçekli İlave-Revizyon Çevre Düzeni Planının iptaline ilişkin hüküm fıkrasının bozulmasına, ... ve ... sayılı itirazlar haricindeki 1/25.000 ölçekli İlave-Revizyon Çevre Düzeni Planının iptaline ilişkin hüküm fıkrasının onanmasına" dair Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 26.05.2022 tarihli, E:2020/1896 K: 2022/1883 sayılı kararının bozmaya ilişkin kısmına yönelik olarak dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Muğla-Bodrum-Yalıçiftliği 1/25.000 ölçekli İlave-Revizyon Çevre Düzeni Planının Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 07/02/2013 tarihinde onaylanması üzerine, bu planla birlikte, 26/12/2012 tarihinde onaylanan 1/100.000 ölçekli Aydın-Muğla-Denizli Çevre Düzeni Planı değişikliğinin iptali istenilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT :
2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 9. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, "Ülke fizikî mekânında, sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda, koruma-kullanma dengesi gözetilerek kentsel ve kırsal nüfusun barınma, çalışma, dinlenme, ulaşım gibi ihtiyaçların karşılanması sonucu oluşabilecek çevre kirliliğini önlemek amacıyla nazım ve uygulama imar plânlarına esas teşkil etmek üzere bölge ve havza bazında 1/50.000-1/100.000 ölçekli çevre düzeni plânları Bakanlıkça yapılır, yaptırılır ve onaylanır. Bölge ve havza bazında çevre düzeni plânlarının yapılmasına ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanun hükmüne dayanılarak çıkarılan ve dava konusu çevre düzeni planlarının onaylandığı tarihte yürürlükte olan, Çevre Düzeni Planlarına Dair Yönetmelik'te; "Havza", bir akarsu kaynağını besleyen yüzey ve yer altı su kaynaklarının tabii su toplama alanını kapsayacak biçimde, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce belirlenmiş alanlar; "Bölge", coğrafi, sosyal, ekonomik, fiziksel nitelikleri açısından benzerlik gösteren alan ve/veya Devlet Planlama Teşkilatınca belirlenmiş olan istatistiki bölge (düzey 2) birimleri olarak tanımlanmıştır.
Aynı Yönetmeliğin 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, "Çevre düzeni planı", ülke ve bölge plan kararlarına uygun olarak konut, sanayi, tarım, turizm, ulaşım gibi yerleşme ve arazi kullanılması kararlarını belirleyen plan; (ç) bendinde, "Çevre düzeni planı açıklama raporu", çevre düzeni planının vizyonunun, amacının, hedeflerinin, stratejilerinin, ilkelerinin ve politikalarının açıklandığı ve bunlar doğrultusunda belirlenen projeksiyon nüfusuna, sektörel yapıya, alan büyüklüklerine, plan kararlarına, plan uygulama araçlarına, kurumsal yapıya ve denetime ilişkin gerekçeli açıklamaların yapıldığı ve çevre düzeni planı ile bütün olan rapor; (d) bendinde, "Çevre düzeni planı araştırma raporu", planlama alanına ilişkin geleceğe yönelik projeksiyonların yapılabilmesi, plan kararlarının, koruma ve gelişme politika ve stratejilerinin ve plan hükümlerinin belirlenebilmesi için 7 nci madde kapsamında toplanan verilerin planlama çalışmasında kullanılacak biçimde analiz ve sentezinin yapıldığı, alana yönelik fırsatların, tehditlerin, güçlü yönler ve zayıflıkların belirlenerek ilgilisine göre farklı disiplinlerden uzmanlarca hazırlanan rapor, olarak tanımlanmış; çevre düzeni planının niteliklerinin belirlendiği 5. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde, planlamaya temel oluşturan verilerin farklılığından dolayı farklı mesleklerden uzmanların fiili katılımı ile hazırlanan üst ölçekli bir plan olması, çevre düzeni planının nitelikleri arasında sayılmıştır.
Yine aynı Yönetmeliğin "Planlama alanının tespiti" başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, planlama alanının; Çevre ve Orman Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ve Çevre Kanunu kapsamında; Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından belirlenen büyük akarsu havzaları veya Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı tarafından belirlenmiş istatistiki bölge birimleri (düzey 2) ile birlikte idari sınırları da dikkate alınarak, en az iki il sınırını içerecek şekilde belirleneceği hükme bağlanmıştır.
Dava konusu çevre düzeni planlarının onaylandığı tarihte yürürlükte olan Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmeliğin 3. maddesinin onuncu fıkrasında, "Çevre düzeni planı", konut, sanayi, tarım, turizm, ulaşım gibi sektörler ile kentsel-kırsal yapı ve gelişme ile doğal ve kültürel değerler arasında koruma-kullanma dengesini sağlayan ve arazi kullanım kararlarını belirleyen yönetsel, mekansal ve işlevsel bütünlük gösteren sınırlar içinde, varsa bölge planı kararlarına uygun olarak yapılan, idareler arası koordinasyon esaslarını belirleyen, 1/25.000, 1/50.000, 1/100.000 veya 1/200.000 ölçekte hazırlanan, plan notları ve raporuyla bir bütün olan plan şeklinde tanımlanmıştır.
Öte yandan, 14/06/2014 tarih ve 29030 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 38. maddesinin birinci fıkrası ile Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmelik, ikinci fıkrası ile de Çevre Düzeni Planlarına Dair Yönetmelik yürürlükten kaldırılmış; geçici 1. maddesinde, anılan Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden önce onay makamına sunulan veya idare meclisinde gündeme alınan plan tekliflerinin anılan Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önceki mevzuat hükümlerine göre sonuçlandırılacağı hüküm altına alınmıştır.
14/06/2014 tarih ve 29030 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin;
4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, çevre düzeni planı; varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak şehircilik, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan plan olarak tanımlanmış,
18. maddesinin birinci fıkrasında, "Çevre düzeni planı; coğrafi, sosyal, ekonomik, idari, mekânsal ve fonksiyonel nitelikleri açısından benzerlik gösteren bölge, havza veya en az bir il düzeyinde yapılır.",
19. maddesinin birinci fıkrasında, "Çevre düzeni planları hazırlanırken; a) Varsa mekânsal strateji planlarına uygunluğun sağlanması, b) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerin dikkate alınması, c) İlgili kamu kurum ve kuruluşlarının mekânsal kararları etkileyecek nitelikteki bölge planı, strateji planı ve belgesi, sektörel yatırım kararlarının dikkate alınarak değerlendirilmesi, ç) Sürdürülebilir kalkınma amacına uygun olarak ekolojik ve ekonomik kararların bir arada değerlendirilmesi, d) Tarihi, kültürel yapı ile orman alanları, tarım arazileri, su kaynakları ve kıyı gibi doğal yapı ve peyzajın korunması ve geliştirilmesi, e) Doğal yapının, ekolojik dengenin ve ekosistemin sürekliliğinin korunması amacıyla arazi kullanım bütünlüğünün sağlanması, f) Ulaşım ağının arazi kullanım kararlarıyla birlikte ele alınması suretiyle imar planlarında güzergahı netleştirilecek yolların güzergah ve yönünün genel olarak belirlenmesi, g) Çevre sorunlarına neden olan kaynaklara yönelik önleyici strateji ve politikaların belirlenerek arazi kullanım kararlarının oluşturulması, ğ) İmar planlarına esas olacak şematik ve grafik dil kullanılarak arazi kullanım kararları ile koruma ve gelişmenin sağlanması, h) Afet tehlikelerine ilişkin mevcut raporlar ve jeolojik etütler dikkate alınarak afet risklerini azaltıcı önerilerin dikkate alınması esastır.",
Aynı maddenin ikinci fıkrasında, "Çevre düzeni planlarının hazırlanması sürecinde, planlama alanı sınırları kapsamında aşağıda genel başlıklar halinde belirtilen konular ile diğer konularda ilgili kurum ve kuruluşlardan veriler elde edilir; bu veriler kapsamında analiz, etüt ve araştırmalar yapılır: a) Sınırlar. b) İdari ve bölgesel yapı. c) Fiziksel ve doğal yapı. ç) Sit ve diğer koruma alanları, hassas alanlar, doğal karakteri korunacak alanlar. d) Ekonomik yapı. e) Sektörel gelişmeler ve istihdam. f) Demografik ve toplumsal yapı. g) Kentsel ve kırsal yerleşme alanları ve arazi kullanımı. ğ) Altyapı sistemleri. h) Yeşil ve açık alan kullanımları. ı) Ulaşım sistemleri. i) Afete maruz ve riskli alanlar. j) Askeri alanlar, askeri yasak bölgeler ve güvenlik bölgeleri. k) Planlama alanına yönelik bölgesel ölçekli kamu projeleri ve yatırım kararları. l) Her tür ve ölçekteki plan, program ve stratejiler. m) Göller, barajlar, akarsular, taşkın alanları, yeraltı ve yüzeysel su kaynakları ve benzeri hidrolojik, hidrojeolojik alanlar. n) Çevre sorunları ve etkilenen alanlar.",
Maddenin devam eden fıkralarında ise, "Çevre Düzeni Planlarının hazırlanması sürecinde planlama alanı sınırları kapsamındaki tüm veriler 1/25.000 ölçekli harita hassasiyetinde hazırlanır. Plan hazırlık sürecinde ihtiyaç duyulan veri, bilgi ve belgeler; ilgili veriyi hazırlamakla sorumlu kurum ve kuruluşlardan, bilimsel çalışmalardan ve uzmanlarca arazide yapılacak çalışmalardan elde edilir. Planlama sürecinde coğrafi bilgi sistemleri ve uzaktan algılama yöntemleri kullanılarak güncellenebilir ve sorgulanabilir sayısal veri tabanı oluşturulur." kurallarına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İtiraz - 10 (dava konularından 1/25.000 ölçekli İlave-Revizyon Çevre Düzeni Planının, 4.8 sayılı plan hükmü) yönünden inceleme yapıldığında:
Dava konularından 1/25.000 ölçekli İlave-Revizyon Çevre Düzeni Planının 4.8 sayılı plan hükmünde, "Bir kadastral parselin yüzde ellisinden fazlası bu planla bir kentsel kullanım lekesi (konut, turizm tesis alanı gibi) içerisinde kalıyorsa, alt ölçekli planlarda doğal eşikler de dikkate alınarak parselin tamamı için kentsel kullanıma yönelik karar getirilebilir. Ancak bu planın onayından sonra tevhit edilerek büyütülen parsellerde bu hüküm uygulanmaz." kuralı yer almaktadır.
.Dava dilekçesinde;
"Muğla-Bodrum-Yalıçiftliği 1/25000 ölçekli İlave-Revizyon Çevre Düzeni Plan Hükümlerine bakıldığında bir kadastral parselin yüzde ellisinden fazlası bu planla bir kentsel kullanım lekesi (konut, turizm tesis alanı gibi) içerisinde kalıyorsa, alt ölçekli planlarda doğal eşikler de dikkate alınarak parselin tamamı için kentsel kullanıma yönelik karar getirilebilir. Ancak bu planın onayından sonra tevhit edilerek büyütülen parsellerde bu hüküm uygulanmaz, ifadesindeki arazi kullanım kararının belirlenmesinde sadece %50 kriterinin esas alınarak kentsel kullanıma yönelik karar alınmasının planlama ilkelerine aykırılık taşıdığı gibi, üst ölçekli planda getirilen kentsel kullanıma ve yapılaşmaya yönelik fonksiyon kararının mevzuatta belirtilen imar planları insan, toplum, çevre ilişkilerinde kişi ve aile mutluluğu yeni toplum hayatını yakından etkileyen fiziksel çevreyi sağlıklı bir yapıya kavuşturmak, yatırımların yer seçimlerini ve gelişme eğilimlerini yönlendirmek ve toprağın koruma kullanma dengesini en rasyonel biçimde belirlemek amacıyla hazırlanır"' tanımı ile çeliştiği ve söz konusu hükmün Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmelik ve ilgili mevzuata aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Savunmada;
Çevre Düzeni Planları, plan notları ve açıklama raporları ile bir bütün olup tek bir plan notu üzerinden parçacıl olarak bir değerlendirme yapmanın planın bütünlüğüne ve planlama disiplininin ruhuna aykırı olduğu, plan bir bütün olarak değerlendirilirse arazi kullanım kararının belirlenme kriterinin yalnızca %50 kriterinin olduğunu söylemenin doğru bir değerlendirme olmayacağı bu tür bir uygulamanın mevzuat açısında hiçbir sakıncası olmadığı gibi üst ölçekli planların ölçeklerini doğrudan büyülterek imar planları yapan bir zihniyetin önüne geçtiği savunulmuştur.
Bilirkişi raporunda;
Davacının 4.8.sayılı Plan Hükmü olan
"Bir kadastral parselin yüzde ellisinden fazlası bu planla bir kentsel kullanım lekesi (konut, turizm tesis alanı gibi) içerisinde kalıyorsa, alt ölçekli planlarda doğal eşikler de dikkate alınarak parselin tamamı İçin kentsel kullanıma yönelik karar getirilebilir. Ancak bu planın onayından sonra tevhit edilerek büyütülen parsellerde bu hüküm uygulanmaz" hükmüne itirazının belirli bir alana özgü olmayıp bu tür kararların, mevcut durumun planlama ve şehircilik ilkelerine uygunluğu alt ölçekli plan hazırlama sürecinde değerlendirilmeden bir üst ölçekli plan kararı haline getirilmesine yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Planlanan alanda bulunan köy yerleşmelerinde 6360 sayılı Kanun yürürlüğe girmeden belediyeden ruhsat alınmadan inşa edilmiş yapılar bulunabilir. Mevcut bu tür dokuların yasallığı ve imar kurallarına uygunluğu değerlendirilmeden, üst ölçekli plan kararı uyarınca böyle dokuların tüm kadastral parseli kapsayacak şekilde yaygınlaştırılmasının planlama ve şehircilik ilkeleriyle bağdaşmayacağı görüşündeyiz." tespit ve değerlendirmelerine yer verilmiştir.
Dairemizce yapılan değerlendirmede;
Dava konusu çevre düzeni planlarının onaylandığı tarihte yürürlükte bulunan Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmeliğin 3. maddesinin onuncu fıkrasında, "Çevre düzeni planı", konut, sanayi, tarım, turizm, ulaşım gibi sektörler ile kentsel-kırsal yapı ve gelişme ile doğal ve kültürel değerler arasında koruma-kullanma dengesini sağlayan ve arazi kullanım kararlarını belirleyen yönetsel, mekansal ve işlevsel bütünlük gösteren sınırlar içinde, varsa bölge planı kararlarına uygun olarak yapılan, idareler arası koordinasyon esaslarını belirleyen, 1/25.000, 1/50.000, 1/100.000 veya 1/200.000 ölçekte hazırlanan, plan notları ve raporuyla bir bütün olan plan olarak tanımlanmıştır.
Çevre Düzeni Planları nitelikleri ve ölçekleri itibarıyla çevreye, yerleşme sistemlerine, iktisadi faaliyetlere, ulaşım ağına, bölgesel altyapıya ilişkin stratejileri ve yapıları belirleyen planlardır.
Bu ölçekteki bir planda parsel bazında arazi kullanım kararlarının belirlenmesi söz konusu olmayıp, plan gösterimleri şematik ve grafik niteliktedir. Bu doğrultuda, çevre düzeni planlarında parsel sınırları belirlenemeyeceğinden, bu planlardan ölçü alınarak uygulama yapılamayacağı kuşkusuzdur.
Öte yandan, çevre düzeni planları, alt ölçekli planlardaki uygulamaların şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına uygun nitelikte gerçekleşmesinin sağlanabilmesi amacıyla, bu planlara yol gösteren, ilke belirleyen ve hedefler koyan bir plan türüdür.
Uyuşmazlık bu çerçevede ele alındığında ve çevre düzeni planlarının yukarıda belirtilen niteliği göz önünde bulundurulduğunda, dava konusu 4.8 sayılı plan hükmünün, alt ölçekli plan kararlarında ortaya çıkabilecek sorunların önüne geçilmesi ve uygulamanın sağlıklı bir şekilde gerçekleştirilebilmesi amacıyla getirildiği, alt ölçekli planları yönlendirmeye yönelik olduğu açıktır.
Bu itibarla, niteliği gereği şematik olan çevre düzeni planlarından ölçü alınarak uygulama yapılamayacağından, alt ölçekli imar planlarında sınır belirlenirken parsel bütünlüğünün korunmasının sağlanması amacıyla getirildiği ve alt ölçek planlamalarında keyfi plan kararlarının önüne geçmek adına doğal eşiklerin dikkate alınacağı belirtilerek gerekli ve yeterli düzeyde tedbir geliştirdiği anlaşılan dava konusu 4.8 sayılı plan hükmünde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
İtiraz - 12 (dava konularından 1/25.000 ölçekli İlave-Revizyon Çevre Düzeni Planının 5.3 sayılı Turizm Tesis Alanları (T2) başlığı altındaki plan hükümleri) yönünden incelenmesi;
Dava konularından 1/25.000 ölçekli İlave-Revizyon Çevre Düzeni Planının 5.3 sayılı Turizm Tesis Alanları (T2) başlığı altında;
"5.3.1 Alternatif turizme dönük, doğal yaşama aktif katılımın sağlanabileceği çevreye duyarlı planda T2 olarak işaretlenen turizm tesis alanlarında; doğayla ve çevreyle uyumlu, sürdürülebilir, çevreye zarar vermeden yerel yapılaşma karakteristiğine uygun ekolojik yapı ile bütünleşik soft turizm kullanımları, günübirlik tesisler, sağlıklı yaşam tesisleri, spor tesisleri ile satış üniteleri ve gerekli sosyal donatı alanları yer alabilir.
5.3.2 Yapılacak yapılarda doğal yapı ve geleneksel mimari dokunun korunması sağlanacak olup yapıların cephelerinin yöreye özgü ve doğaya uyumlu renk ve malzemeyle yapılması gereklidir.
5.3.3 Planda T2 olarak işaretlenen turizm tesis alanlarında yapılaşma koşulu;
- Maksimum emsal (kaks)=0,25
- Maksimum bina yüksekliği (hmaks)=4,50m. (1 kat) esastır. Arazinin eğimi ve topografyaya göre maksimum bina cephe yüksekliği (hmaks)=6,50m.yi geçemez.
5.3.4 İfraz sonucu elde edilecek parsel büyüklüğü 20.000 m2'den az olamaz. Bu planın onayından önce 20.000 m2'nin altında teşekkül etmiş parsellerde, imar uygulamasından sonra yapılaşacak minimum parsel büyüklüğü 10.000 m2'den az olamaz."
hükümleri yer almaktadır.
Dava dilekçesinde;
"5.3. sayılı Turizm Tesis Alanları (T2) - (başlıklı plan hükmünde);
5 3 1. Alternatif turizme dönük, doğal yaşama aktif katılımın sağlanabildiği çevreye duyarlı planda T2 olarak işaretlenen turizm tesis alanlarında; doğayla ve çevreyle uyumlu, sürdürülebilir, çevreye zarar vermeden yerel yapılaşma karakteristiğine uygun ekolojik yapı ile bütünleşik soft turizm kullanımları, günübirlik tesisler, sağlıklı yaşam tesisleri, spor tesisleri ile satış üniteleri ve gerekli sosyal donatı alanları yer alabilir.
5 3.4. İfraz sonucu elde edilecek parsel büyüklüğü 20.000 m2 den az olamaz. Bu planın onayından önce 20.000 m²,nin altında teşekkül etmiş parsellerde, imar uygulamasından sonra yapılaşacak minimum parsel büyüklüğü 10.000 m2 den az olamaz" denildiği, bu hükümler ile plan üzerinde ayrıcalıklı imar hakları tesis eden bir işlem öngörüldüğü, bir yeri tarifleyen, özel olarak üretilmiş olup, kamu yararına, şehircilik ilkelerine, bilim, fennin yanı sıra, mevzuata da aykırı bir işlem gerçekleştirildiği " iddiaları ileri sürülmüştür.
Savunmada;
"Muğla Bodrum Yalıçifitliği 1/25.000 ölçekli Ilave-Revizyon Çevre Düzeni Planının amacının Yalı Beldesinin mekânsal, yönetsel ve işlevsel bir bütünlük içerisinde; doğal ve kültürel değerler ile kentsel ve kırsal gelişmeler arasındaki koruma-kullanma dengesinin oluşturulması ve sektörel gelişiminin planlı bir şekilde sürdürülmesinin sağlanması olarak tanımlanmakta olup, söz konusu plan hükümleri planın amacına ulaşmayı hedefleyen, nitelikli, planlı ve çevre dostu bir turizm deseninin oluşumunu teşvik eden hükümlerdir.
Planın ana senaryosuyla uyumlu ve plan yapımının gerekçesi olan doğal değerlerin korunmasına yönelik düzenlenen bu plan hükümlerinin ayrıcalıklı imar hakkı tesis etmekle uzaktan yakından ilişkisi yoktur. Zaten bu bakış açısıyla Planlama disiplini bir bütün olarak getirdiği kararlarla kişilere ayrıcalıklı imar hakkı tesis ettiği sonucu çıkmaktadır. Anayasa İle teminat altına alınmış bir disiplin olan planlama disiplinine ilişkin bu yaklaşım, ülkemizin mekânsal gelişimi ve doğal ve kültürel değerlerinin korunması açısından bir sağlıksız bir bakış açısıdır. Söz konusu genel kurgu ile tamamen bütünleşik ve planın amacına ulaşmayı destekleyen bu çevreci hükümler, değil şehircilik ilkelerine aykırılık taşımak planlama ilkelerinin bir gereğidir." yönünde savunma yapılmıştır.
Bilirkişi raporunda;
"Dava dilekçesinde Turizm Tesis Alanları (T2) ile İlgili olarak ilk iddialar, İtiraz 6 kapsamında derlenen itirazların son bölümünde değerlendirilmiştir. Ancak bilirkişi kurulumuzun sözü edilen değerlendirmesi, orman ve 3. Derece Doğal Sit Alanının bu kullanıma ayrılmasını öngören plan değişikliği kararı üzerinde yoğunlaşmıştır. Değerlendirmenin Plan Hükümlerinde yer alan hükümlerle ilgili ilk bölümünde aşağıdaki görüş belirtilmiştir:
"Plan Hükmü 5.3.'te Turizm tesis alanları (T2) için tanımlanan koşullar maliki oldukları arazi üzerinde tanımlanan turizm tesislerini 0.25 emsalle insa etmek isteyenler için uygun olabilir. Ancak küçük oranlı yapılaşma öngörülmüş olsa da tarım alanlarının tarım dışı amaçla kullanımı söz konusu olabilecek olmasına karsın Plan Hükümlerinde bu hususa değinilmemiş olmasının Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nun 13. Maddesi ve turizm mevzuatı kapsamında değerlendirilmesi bir hukuk konusu olduğu için Mahkemenizin yetkisindedir." tespit ve değerlendirmelerine yer verilmiştir.
Dairemizce yapılan değerlendirmede;
1/25.000 ölçekli İlave-Revizyon Çevre Düzeni Planı Plan Açıklama Raporunda; plan sınırları içerisinde, ... Mevkii olarak adlandırılan ve yerleşme alanlarının güney-güneydoğusunda kalan bölgede ve Torba kavşağından güneye doğru yönlenen arıtma tesis alanının doğu kesiminde olmak üzere toplam 51,26 hektar büyüklüğündeki alanın T2 Turizm Tesis Alanı biçiminde düzenlendiği belirtilmiştir.
Kesinleşen Danıştay Altıncı Dairesinin 24/02/2020 tarih ve E:2013/9073, K:2020/2272 sayılı kararında İtiraz - 6 başlığı altında, 1/25.000 ölçekli İlave-Revizyon Çevre Düzeni Planında T2 turizm tesis alanı kullanım kararı getirilen yer ile birlikte, anılan planın 5.3 sayılı turizm tesis alanları (T2) başlığı altındaki plan hükümleri de birlikte değerlendirilmek suretiyle, 1/25.000 ölçekli İlave-Revizyon Çevre Düzeni Planı ile getirilen T2 turizm tesis alanı kullanım kararının, 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında getirilen kullanım kararlarına aykırı olduğu ve 3. derece doğal sit alanında bulunan bu alanlarda, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun 740 sayılı İlke Kararı ile değişik 728 sayılı İlke Kararı gereğince Koruma Kurullarınca bir karar alınmaksızın, yapılaşmaya ilişkin kuralların belirlendiği gerekçesiyle anılan T2 kullanım kararının iptaline karar verilmiş olması karşısında plan bütünlüğüne yönelik sakıncaların engellenebilmesi açısından, plan sınırları içerisinde tek bir yerde bulunan T2 gösteriminin iptaline karar verilmiş olması nedeniyle, anılan plan hükümlerinin de iptaline karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
İtiraz - 15 (Dava konularından 1/25.000 ölçekli İlave-Revizyon Çevre Düzeni Planında öngörülen "Geleneksel Yat Yapım, Bakım ve Çekek Alanı" gösterimi) yönünden incelenmesi;
Dava dilekçesinde;
Plan açıklama raporunda "Geleneksel Yat Yapım, Bakım ve Çekek Alanı" Turizm sektörü ile yat imalatının entegre edilerek bölgenin sürdürülebilir gelişmesine yönelik mevcut tersanelerin olduğu yaklaşık 55 hektar büyüklüğündeki alan olarak tanımlandığı, ancak orman alanından çıkarılan bu büyüklükteki alanın öncelikle Bodrum Yarımadası bütününde ve kıyı yapılarının öncelikle plan bütünlüğü içerisinde değerlendirilmesi gerektiği ileri sürülmüştür.
Savunmada;
"Öncelikle Çevre Düzeni Planı ile herhangi bir alanın orman vasfından çıkarılarak başka bir kullanıma ayrılması söz konusu değildir Bu çerçevede söz konusu 55 hektarlık alanın Çevre Düzeni Planı İle orman alanından çıkarıldığı iddiası asılsızdır. Diğer yandan kıyıya ilişkin uygulamalar halihazırda daha önce de ifade edildiği gibi bu planın kararlarını yönlendiren üst ölçekli plan olan Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni planı ile bütüncül olarak değerlendirilmiştir. 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı ile yalnızca Bodrum Yarımadası değil Bodrum Yarımadası ile ilişkili olarak bütün kıyı plan bütünlüğü içerisinde değerlendirilmiş olup; alt ölçekli planları yönlendirecek temel ilke, strateji ve plan kararları oluşturulmuştur." yönünde savunma yapılmıştır.
Bilirkişi raporunda;
Dava dilekçesinde Plan açıklama raporunun 57. Sayfasındaki "Geleneksel Yat Yapım, Bakım ve Çekek Alanı"na itirazıyla ilgili olarak, dava konusu 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında “Geleneksel Yat Yapım, Bakım ve Çekek Alanı" olarak genişletilmesi önerilen alanın 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında ağaç dokusuyla kaplı ormanlık alan olarak görülmekte olduğundan davalı Bakanlığın “Çevre Düzeni Planı İle herhangi bir alanın orman vasfından çıkarılarak başka bir kullanıma ayrılması söz konusu değildir" savunmasının kanıtının bulunmadığı görüşündeyiz. Diğer taraftan dava dilekçesinde, davacının “bu büyüklükteki alanın öncelikle Bodrum Yarımadası bütününde değerlendirilmesi ve kıyı yapılarının öncelikle plan bütünlüğü içerisinde değerlendirilmesi gerekmektedir" itirazını destekler bir öneriye rastlamamıştır."şeklinde değerlendirme yapılmıştır.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 05.04.2018 tarihli YD İtiraz No:2018/21 sayılı kararıyla, uyuşmazlıkta, Bodrum Yarımadası bütünü ve kıyı yapılarının öncelikle plan bütünlüğü içerisinde değerlendirilmesi suretiyle itiraza konu bölgede, dava konusu 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı ile "Geleneksel Yat Yapım, Bakım ve Çekek Alanı" kullanımı getirilmesinde hukuka aykırılık bulunmamakta ise de, davacı tarafından, söz konusu alanın üst ölçekli plan kararlarına aykırı olarak orman alanından çıkarıldığının iddia edilmesi, davalı idarece söz konusu plan kararının üst ölçekli plana uygun olduğunun savunulması karşısında, söz konusu alanın üst kademedeki 1/100.000 ölçekli Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planında hangi kullanımda kaldığı ve bu planda alt ölçekli planları yönlendirecek nitelikte hangi temel ilke, strateji ve plan kararlarının oluşturulduğunun açıklığa kavuşturularak, dava konusu 1/25.000 ölçekli planın üst ölçekli plana uygun olup olmadığının incelenmesi gerekmektedir.
Bilirkişi raporunda, dava konusu 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında “Geleneksel Yat Yapım, Bakım ve Çekek Alanı" olarak genişletilmesi önerilen alanın 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında ağaç dokusuyla kaplı ormanlık alan olarak görüldüğü belirtilmekte ise de; raporda, bu hususa ilişkin ayrıntılı bir tespit yer almadığı gibi, söz konusu kullanımın şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına uygunluğu yönünden de yeterli incelemenin bulunmadığı görülmektedir" gerekçesiyle Dairemizce verilen yürütmenin durdurulması isteminin reddine ilşkin kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bu itibarla; 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında “Geleneksel Yat Yapım, Bakım ve Çekek Alanı" olarak belirtilen alanın üst ölçekli planda hangi kullanımda kaldığı ve bu kullanımın şehircilik ilkeleri ve planlama esasları açısından uygunluğunun açıklığa kavuşturulması amacıyla bilirkişilerden ek rapor alınmıştır.
Ek Bilirkişi Raporunda;
-Çevre Şehircilik Bakanlığı’nın 28.02.2019 tarihli yazısında: “Geleneksel Yat Yapım, Bakım ve Çekek Alanı” kullanımına ilişkin Muğla-Bodrum-Yalıçiftliği 1/25.000 ölçekli İlave-Revizyon Çevre Düzeni Planı ile yeni bir “Geleneksel Yat Yapım, Bakım ve Çekek Alanı” düzenlenmemiş olup; söz konusu gösterim mevcut tersanelerin olduğu yaklaşık 55 hektarlık alanın plana işlenmesinden ibaret olduğu Çevre Düzeni Planı’nın ve davaya konu plan ile orman alanının Geleneksel Yat Yapım, Bakım ve Çekek Alanına dönüştürüldüğüne dair davacı taraf iddialarına itibar edilmesinin mümkün olmadığının ileri sürüldüğü,
-Bodrum merkezden doğu-güneydoğu yönünde 3 adet Geleneksel Yat Yapım ve Çekek Yeri bulunduğu, dava konusu planların kapsadığı ve alanın Bodrum Kalesi’nin orta noktasından yaklaşık 2,8 Km, Bodrum ... Limanı’nın yer aldığı ... ’dan yaklaşık 1 km uzaklıkta yer alan ilk tesis olduğu
- Davalı tarafın yazısında, sunulan bu uydu görüntüsü kanıt gösterilerek plan paftasında yer alan Geleneksel Yat Yapım, Bakım ve Çekek Alanı’na ilişkin gösterimin hali hazırda yer alan tersaneleri kapladığının belirtildiği, ancak, dava dosyasına Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından itiraza yönelik eklenen uydu görüntüsünün (Ek 5) 1/25.000 ölçekli planda gösterilen “Geleneksel Yat Yapım, Bakım ve Çekek Alanı” ile bir ilgisinin bulunmadığı burasının Bodrum Kalesinin orta noktasına kuş uçuşu yaklaşık 10 kilometre uzaklıktaki üçüncü tesis olduğu, bu sonuca elde zaten dava konusu 1/100.000 ve 1/25.000 ölçekli planlarda söz konusu bu alan için her hangi bir liman veya Geleneksel Yat Yapım, Bakım ve Çekek Alanı kararı ve gösteriminin bulunmadığı, bir önceki Bilirkişi Kurulu raporunda itiraza konu alan için de sehven ikinci Geleneksel Yat Yapım, Bakım ve Çekek Alanının Google Earth uydu görüntüsünün sunulduğu, Bodrum Kalesinin orta noktasından yaklaşık 4,6 Km uzakta yer alan bu tesisin görünümünün, Çevre Şehircilik Bakanlığı’nın yazısında Ek 5 olarak sunduğu tesisin görünümüne benzerlik gösterdiği
- Daha önceki Bilirkişi Raporu’nda da belirtildiği üzere, itiraza konu olan “Geleneksel Yat Yapım, Bakım ve Çekek Alanı”, kuzeyinde yer alan yola kadar uzandığı halbuki 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı’nda “Geleneksel Yat Yapım, Bakım ve Çekek Alanı” olarak gösterilen alanın 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı’nda tamamen orman alanı ve Doğal Sit alanı olarak gösterildiği 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı’nda itiraza konu olan alan ile 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı’nda itiraza konu olan alan karşılaştırmasının, 2 plan arasındaki farkı açıkça gösterildiği tespit ve değerlendirmelerinde yer verilmiştir.
Dairemizce yapılan değerlendirmede;
6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17. maddesinde, "Savunma, ulaşım, enerji, haberleşme, su, atık su, petrol, doğalgaz, altyapı, katı atık bertaraf ve düzenli depolama tesislerinin; baraj, gölet, sokak hayvanları bakımevi ve mezarlıkların; Devlete ait sağlık, eğitim, adli hizmet ve spor tesisleri ile ceza infaz kurumlarının ve bunlarla ilgili her türlü yer ve binanın Devlet ormanları üzerinde bulunması veya yapılmasında kamu yararı ve zaruret olması halinde, gerçek ve tüzel kişilere bedeli mukabilinde Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilebilir." hükmüne yer verilmiştir.
2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu'nun 8. maddesinde,
"A. Kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ve turizm merkezlerinde bulunan, Bakanlık tarafından turizm amaçlı değerlendirilmesinde yarar görülen ve ilgili Bakanlığa bildirilen taşınmazlardan;...
g) Kruvaziyer ve yat gibi deniz turizmine yönelik olarak kıyıdan başka bir yerde gerçekleştirilmesi mümkün olmayan yerler de Tarım ve Orman Bakanlığınca, bu fıkrada belirtilen usulle Bakanlığa tahsis edilir." hükmü yer almıştır.
Yukarıda yer verilen Kanun hükümleri uyarınca, orman sayılan yerlerin belli şartlar dahilinde çeşitli kullanımlara tahsisi mümkün olup, "Geleneksel Yat Yapım, Bakım ve Çekek Alanı" kullanımının da bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği açıktır.
1/25.000 ölçekli İlave-Revizyon Çevre Düzeni Planının dayanağı olan, 26/12/2012 tarihinde onaylanan 1/100.000 ölçekli Aydın-Muğla-Denizli Çevre Düzeni Planı değişikliği ile, Yalı Beldesi "Turizm Merkezi" olarak plana işlenmiş ve anılan planın "Limanlar, Yat Limanları, İskeleler, Balıkçı Barınakları ve Tersaneler" başlıklı 8.27 (güncel halinde 8.29) sayılı plan hükmünün 8.27.1 (güncel halinde 8.29.1) maddesinde, "Bu alanlarda 3621 sayılı Kıyı Kanunu ve ilgili Yönetmelikleri ile yürürlükteki ilgili diğer mevzuat hükümleri doğrultusunda uygulama yapılacaktır." düzenlemesine yer verilmiş; "Bodrum İlçesi Özel Plan Hükümleri" başlıklı 8.34 (güncel halinde 8.36) sayılı plan hükmünün 8.34.10 (güncel halinde 8.36.10) maddesinde ise, "Bodrum ilçesi açısından sürdürülebilirliği çok önemli olan İçmeler Tersanesinin kapasitesi dolmuş olup, genişletilmesi gereklidir. Bu doğrultuda, Bodrum ve Yalı Beldeleri arasında koordineli bir planlama çalışmasının yapılması sağlanacaktır." düzenlemesi yer almıştır.
Aynı şekilde 1/100.000 ölçekli Aydın-Muğla-Denizli Çevre Düzeni Planının Plan Açıklama Raporunda, "İçmeler Bölgesi Bodrum için son derece önem taşıyan bir bölgedir. Burada yat yapımı için tersaneler bulunmaktadır. Bodrum’da denizcilik sektöründe yat yapımı ve yat turizminde istihdam edilenlerin sayısı çok yüksektir. Bu amaca hizmet eden İçmeler Bölgesinin kapasitesi tamamen dolmuştur ve imar problemlerinin çözülmesi şarttır. Bu bölgenin Yalı yönünde geliştirilmesi gerekli görülmüştür ve bu alan Muğla-Bodrum-Yalıçiftliği 1/25.000 ölçekli İlave-Revizyon Çevre Düzeni Planı ile bütünleştirilmiştir." açıklaması yer almaktadır.
Her ne kadar Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 05/04/2018 tarih ve YD İtiraz No:2018/21 sayılı kararı uyarınca alınan ek bilirkişi raporunda, 1/25.000 ölçekli dava konusu çevre düzeni planında “Geleneksel Yat Yapım, Bakım ve Çekek Alanı” olarak gösterilen alanın 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında tamamen orman alanı ve doğal sit alanı olarak gösterildiği ve bu haliyle üst ölçekli plan kararına aykırılık oluşturduğu belirtilmiş ise de, üst ölçekli çevre düzeni planının dava konusu alana ilişkin gösteriminin orman ve doğal sit alanı ile sınırlı olmadığı, üst ölçekli çevre düzeni planında, bu alana ilişkin, ayrıca, "Tersane", "Liman", "Yat Limanı" ve "Liman Gerisi Alan" gösterimlerinin de bulunduğu ve bu haliyle 1/25.000 ölçekli dava konusu çevre düzeni planıyla getirilen “Geleneksel Yat Yapım, Bakım ve Çekek Alanı” kullanımının üst ölçekli çevre düzeni planı kararları ile çelişmediği anlaşılmaktadır.
Ayrıca, orman olarak belirlenen yerlerin, yukarıda yer verilen Kanun hükümleri gereği, alt ölçekli planlarda orman tahsisi mümkün olan kullanımlar olarak gösterilmesinin, planların kademeli birlikteliği ilkesine aykırılık oluşturduğundan söz edilebilmesine de hukuken olanak bulunmamaktadır.
Öte yandan, 1/25.000 ölçekli dava konusu çevre düzeni planıyla getirilen “Geleneksel Yat Yapım, Bakım ve Çekek Alanı” kullanımına yönelik, plan hükümleriyle (Daire kararında İtiraz - 5 ve İtiraz - 6 başlıkları altında açıklanan hususlar gibi) yapılaşmaya yönelik herhangi bir kural belirlenmediğinden ve anılan planın 5.15 sayılı genel hükmünde, tüm sit alanlarında alınmış Kurul kararlarının geçerli olduğu belirtilerek, bu alanlarda ilgili mevzuat doğrultusunda uygulama yapılacağına yönelik kural getirildiğinden, “Geleneksel Yat Yapım, Bakım ve Çekek Alanı” kullanımının üst ölçekli çevre düzeni planındaki doğal sit kararıyla da çelişmediği açıktır.
Bu durumda, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının ölçeği itibarıyla alt ölçekli planları yönlendiren ilke ve stratejileri ortaya koyan, genel arazi kullanım kararları belirleyen, leke plan niteliğinde olduğu ve mekansal kullanım kararlarının alt ölçekli planlar ile belirleneceği göz önünde bulundurulduğunda, üst ölçekli çevre düzeni planında orman alanı ve doğal sit olarak gösterilen ve aynı zamanda "Tersane", "Liman", "Yat Limanı" ve "Liman Gerisi Alan" gösterimlerinin de bulunduğu alanın, alt ölçekli 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planında, orman tahsisi Kanun gereği mümkün olan “Geleneksel Yat Yapım, Bakım ve Çekek Alanı” olarak gösterilmesinin, üst ölçekli plan kararına imar mevzuatına, şehircilik ilkeleri ile planlama esaslarına aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. ... sayılı itiraz açısından DAVA KONUSU İŞLEMİN İPTALİNE,
2. ... ve ... sayılı itiraz açısında DAVANIN REDDİNE,
3.Dava sonuç olarak kısmen ret, kısmen iptal ile sonuçlandığından, İdari Dava Daireleri Kurulu kararıyla bozulan Dairemizin 24/02/2020 tarihli, E:2013/9073, K:2020/2272 sayılı, davanın kısmen reddi, kısmen dava konusu işlemin iptali yolunda verilen kararında yargılama giderleri hakkında hüküm kurulması ve yeni verilen kararın sonucu değiştirmemesi nedeniyle bu konuda (davacı ve davalı lehine hükmedilen vekalet ücreti de dahil olmak üzere) yeniden hüküm kurulmamasına,
4.Davacının temyiz istemi kısmen kabul edildiğinden, temyiz aşamasında yatırdığı harç ile posta gideri miktarı olan ... -TL'nin haklılık oranına göre hesaplanan ... -TL'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, davalı ve davalı yanında müdahil ... Turizm ve Yatırım A.Ş.'nin temyiz istemi kısmen kabul edildiğinden, davalının temyiz aşamasında yatırdığı ... -TL posta giderinin haklılık oranına göre hesaplanan ... -TL'sinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, davalı yanında müdahil ... Turizm ve Yatırım A.Ş'nin temyiz aşamasında yatırdığı harç ve posta gideri olan ...-TL'nin haklılık oranına göre hesaplanan ... -TL'sinin davacıdan alınarak anılan davalı yanında müdahile verilmesine, kalan kısmının müdahil üzerinde bırakılmasına,
5.Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
6.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 07/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.