T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/6545
Karar No : 2023/18
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …İnşaat Sanayi Turizm Madencilik ve
Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …Valiliği / …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN KONUSU : Davacı şirket tarafından, ihalesini aldıkları Silvan Barajı İletim Kanalı 1. Kısım (Babakaya Tüneli + İletim Kanalı) Yapımı ve Silvan Barajı İletim Kanalı 1. Kısım (Babakaya Tüneli + İletim Kanalı) Güvenlik Tesisleri Yapımına ilişkin işin, meydana gelen terör olayları sonucunda durması nedeniyle makine ve demirbaşların amortisman kayıpları, kira ödemeleri, işçilik ödemeleri, şantiye genel giderleri, şirket merkezi yönetim giderleri, kar kaybı, ödenen ve biriken kıdem tazminatlarına ilişkin zararlarının 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanması istemiyle yapılan 26/02/2015 tarihli başvurunun reddine ilişkin Zarar Tespit Komisyonu işleminin iptali istemine ilişkin davanın reddi yolundaki …İdare Mahkemesi kararının, …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile kaldırılarak işlemin iptaline karar verilmesi üzerine davacı şirketin başvurusunun tekrar değerlendirilmesi sonucu reddine yönelik Diyarbakır Valiliği 4 Nolu Zarar Tespit Komisyonunun …tarih ve …sayılı kararının iptali ile 175.000,00 TL maddi tazminatın 26/02/2015 tarihinden işletilecek avans faiziyle birlikte, 25.000,00 TL manevi tazminatın ise 10/02/2017 tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; uyuşmazlığa konu başvuru üzerine tesis edilen ilk işlemin iptaline ilişkin mahkeme kararı dikkate alındığında dava konusu işlem yönünden, davacı şirket nezdinde doğan ve kesinleşen zarar kalemlerinin mahkeme kararında belirtilen usul ve izlenilmesi gereken prosedür çerçevesinde tespit edilerek tazmini yoluna gidilmesi gerekirken mahkeme kararı şeklen uygulanmak suretiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; maddi tazminat istemi yönünden, davalı idarece mahkeme kararı üzerine davacı şirkete ait defter ve belgeler, muhasebe kayıtları, harcamalara ilişkin fatura, dekont v.b belgeler incelenmek suretiyle bir değerlendirme yapılarak terör eylemleri sonucu işin sürdürülememesi, vaktinde tamamlanamaması nedeniyle doğan ve kesinleşen zarar kalemleri tespit edileceğinden maddi tazminat talebi hakkında bu aşamada karar verilmesine olanak bulunmadığı; manevi tazminat istemi yönünden ise, tüzel kişiliğin, saygınlığını yitirmesine, itibar kaybına uğramasına veya amaçlarını gerçekleştirmek bakımından zor duruma düşmesine yol açan hukuka aykırı tasarrufların manevi zarara yol açtığı kabul edildiğinden bu tür zararların tazmin edilmesinin idare hukukunun temel prensiplerinden olduğu, uyuşmazlık konusu olayda ise manevi tazminat verilmesini gerektiren bu koşullar gerçekleşmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, maddi tazminat istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat istemi yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesince; davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile kararın ''makine ve demirbaş amortisman kayıpları, kira ödemeleri, işçilik ödemeleri, şantiye genel giderleri, şirket merkezi yönetim giderleri, kar kaybı, biriken kıdem tazminatları" bakımından dava konusu işlemin iptali ile maddi tazminat istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmının kaldırılmasına, bu kısma yönelik davanın reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen reddi ile kararın "kaçırılan araçlar ve TBM makinesine ait parçalara" yönelik kısmı hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı istinaf başvurusunun kısmen kabulü, kısmen reddi ile kararın manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının kaldırılmasına, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın kararın uygulanması gereken son tarih olan 04/05/2017 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin olarak verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararın, Danıştay Onuncu Dairesinin 31/05/2021 tarih ve E:2019/9380, K:2021/2853 sayılı kararıyla, dava konusu işlem yönünden davanın reddi ile maddi tazminat isteminin reddi ve manevi tazminat isteminin kısmen reddi yolundaki kısımlarının onanması, dava konusu işlemin kaçırılan araç ve TBM parçalarına ilişkin istem yönünden iptali ile maddi tazminat yönünden karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kısımlarının bozulması üzerine bozmaya uyularak, dava konusu işlemin kaçırılan araç ve TBM parçalarına yönelik istem yönünden, davacı şirketin zarar kalemlerinin içerisinde araç kaçırılması ve TBM parçalarına ilişkin bir başlığın olmadığı, kaçırılan araç ve TBM parçalarına ilişkin istemin davacı şirketin ilk başvuru dilekçesi ve ilk dava dosyasındaki istemlerinden olduğu, ancak davacı şirketin aynı olayın farklı dönemlerine ilişkin toplam 7 başvuru ve 7 davası olduğu dikkate alındığında istemlerin kararlarda karışıklığa yol açtığı, davacı şirketin söz konusu istemi ilk başvurusu ve akabinde açılan dava dosyasında değerlendirileceğinden ve incelemekte olan dosyadaki maddi zarar kalemleri içerisinde yer almadığından bu hususta hüküm kurulmadığı, manevi tazminat istemi yönünden ise, davacı şirket tarafından belirli dönemler halinde toplam 7 dava açıldığı, Zarar Tespit Komisyonu tarafından, ilk yargı kararından hemen sonra çeşitli kurum ve kuruluşlara yazılar yazılarak konuya ilişkin inceleme ve araştırmalara başlanıldığı, davacı şirketin 10/10/2017 tarihindeki son başvurusundan kısa bir süre sonra 18/10/2017 tarihinde komisyonun kararını verdiği, davalının yargı kararını uygulamamak gibi bir tavrı olmadığı, komisyonca incelenmesi gereken hususların netleştirilmemesine yargı kararlarındaki farklı ifadelerin katkısının olduğu, ayrıca olayın bir terör eylemi veya terörle mücadele kapsamında olup olmadığına ilişkin incelemenin dava konusu işleme kadar ayrıntılı bir şekilde yapılmadığının anlaşıldığı, bu sebeple komisyonun incelemesinin yerinde, süresinin de devam eden yargılama süreci sebebiyle makul olduğu belirtilerek istinafa konu kararın manevi tazminata ilişkin kısmına karşı yapılan istinaf başvurusunun belirtilen gerekçe ile reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, iptal kararının uygulanmadığı, Mahkemece uyuşmazlığın çözümü için gerekli inceleme ve araştırmanın yapılmadığı, zararlarının karşılanmadığı, İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesinin açıkça ihlal edildiği, manevi tazminat isteminin reddedilmesinin de hatalı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin REDDİNE,
2. Temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın …İdare Mahkemesine gönderilmesine, 10/01/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.