T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/6590
Karar No : 2023/2172
TEMYİZ EDEN
(DAVALI YANINDA MÜDAHİL): … Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
DAVALILAR : 1- …Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- …Büyükşehir Belediye Başkanlığı -...
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF DAVACI : 1- … Madencilik Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 21/06/2018 tarih ve E:2017/964, K:2018/6248 sayılı bozma kararına uyularak dava konusu işlemin iptali yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Muğla ili, Yatağan ilçesi, … Köyü, … Mevkii … parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda gerçekleştirilen Çimento Fabrikası ve Sosyal Tesisler Alanı 1/1000 ölçekli Mevzii İmar Planı değişikliğinin onaylanmasına ilişkin … tarihli, … sayılı Muğla İl Genel Meclisi kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi üzerine düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, uyuşmazlık konusu 1/1000 ölçekli mevzi imar planı ile dava konusu alanda çimento fabrikası alanı, sosyal tesis alanı, yeşil alan kullanım kararları ile 10 metrelik taşıt yolu ve 7 metrelik yaya yolu ve enerji nakil hattı kararının getirildiğinin görüldüğü, planların kademeli birlikteliği ilkesine uygun olduğu, Yatağan Termik Santralinin baca gazı arıtma sisteminin, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından 28/03/2008 tarihinde geçici kabulünün, 16/08/2011 tarihinde ise kesin kabulünün yapıldığı, Muğla Valiliğinin Yatağan Termik Santrali için 19.12.2000 tarihli, 24265 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Tebliğinin 8. maddesine göre "Baca gazı arıtma tesislerinin devreye girmesiyle sona erer” hükmü gereği "özel koruma bölgesi" için alınan kararın, termik santralde baca gazı arıtma filtrelerinin kurulmasıyla ortadan kalktığı, dolayısıyla planlama alanının özel koruma bölgesi statüsünün devam etmemesi nedeniyle tesisin kurulmasında bu yönden bir sakınca bulunmadığı; ancak, dava konusu 2006 yılında onaylanan planda yola ilişkin yapılan genişletmenin gerekliliğinin yeterli teknik analizlere dayandırılmadığı, gerekli kurum ve kuruluş görüşlerinin olmadığı ve bu nedenlerle teknik ve bilimsel ölçüm ve analizlerle desteklenmediği, dava konusu planlama alanına 3 kilometrelik mesafede zeytinlik alanlar bulunduğunun anlaşıldığı, oluşan tozların 3573 sayılı Kanunun 20. maddesinde belirtildiği şekilde zeytinliklerin vegatatif-generatif gelişimine olumsuz etki edebileceğinin bilirkişi raporuyla ortaya konulduğu, ayrıca tesisin diğer tarım alanlarına ve orman alanına da zarar verebilecek mahiyette olduğu dikkate alındığında, şehircilik ilkelerine planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu 1/1000 ölçekli mevzi imar planı için ilgili tüm kurum ve kuruluşlardan alınan olumlu görüşler doğrultusunda mevzi imar planı ve değişikliğinin hazırlandığı, yapılan işlemlerin plan yapımına ait esaslara dair yönetmelik hükümlerine uygun gerçekleştirildiği, onaylanan mevzi imar planı ve plan değişikliğinin ilgili yatırımcının yatırımına ilişkin Çevre ve Orman Bakanlığı'ndan … tarihli … sayılı kararı ile alınmış bulunan Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) olumlu belgesinden sonra yapıldığı, diğer bir ifade ile yetkili ve uzman kuruluşun çevre konusunda yaptığı değerlendirmelerden sonra (ÇED olumlu belgesi alındıktan sonra) imar planı aşamasına ilişkin çalışmaların yapıldığı ve mevzi imar planının çevre ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda hazırlanmış bir imar planı olduğu, dava konusu planın, planların kademeli birlikteliği ilkesine uygun olduğu, 3 km'lik alanda tespit edilen zeytinliklerin davaya konu planların onay tarihinden çok daha sonradan dikildiğinin gözle dahi görünür nitelikte olduğunun dosya kapsamında sabit olduğu, ayrıca iddia olunan zeytinlik alanının davacı şirketin maden ocağına komşu parsel olduğu ve böylece davacının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olan işbu haksız davasının hukuk düzeni tarafından korunmasının mümkün olamayacağı gözetildiğinde; usul ve hukuka aykırı yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Usul ve hukuka uygun olan kararın onanması gerektiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ…'IN DÜŞÜNCESİ:Temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :Dava konusu alanda ilk olarak … tarihli, … sayılı karar ile onaylanan … Köyü … Mevkii (… parseller) Çimento Fabrikası ve Sosyal Tesisler Alanı 1/1000 ölçekli mevzii imar planının bulunduğu, sonrasında … tarihli, …sayılı Muğla İl Genel Meclisi kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli mevzi imar planı değişikliğiyle planlama alanının genişletildiği ve … parsel sayılı taşınmazların planlama alanına dahil edildiği, bunun üzerine planlama alanına yakın bir konumda bulunan maden ocağını işletmekte olan davacı şirket tarafından, "Çimento Fabrikası" amaçlı 1/1000 ölçekli mevzi imar planı değişikliğinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun işlem tarihinde yürürlükte olan şekliyle "Tanımlar" başlıklı 5. maddesinde; "Nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plandır." hükmüne yer verilmiştir.
İşlem tarihinde yürürlükte olan (14.06.2014 tarihli 29030 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 38'nci maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.) Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmeliğin "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde, mevzii imar planı; mevcut planların yerleşmiş nüfusa yetersiz kalması veya yeni yerleşim alanlarının kullanıma açılması gereğinin ve sınırlarının ilgili idarece belirlenmesi halinde, bu Yönetmeliğin plan yapım kurallarına uyulmak üzere yapımı mümkün olan, yürürlükteki her tür ve ölçekteki plan sınırları dışında, planla bütünleşmeyen konumdaki, sosyal ve teknik altyapı ihtiyaçlarını kendi bünyesinde sağlayan, raporuyla bir bütün olan plan, olarak tanımlanmıştır.
3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun'un 20. maddesinde "Zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikası hariç zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez. Bu alanlarda yapılacak zeytinyağı fabrikaları ile küçük ölçekli tarımsal sanayi işletmeleri yapımı ve işletilmesi Tarım ve Köyişleri Bakanlığının iznine bağlıdır. Zeytincilik sahaları daraltılamaz. Ancak, belediye sınırları içinde bulunan zeytinlik sahalarının imar hudutları kapsamı içine alınması hâlinde altyapı ve sosyal tesisler dahil toplam yapılaşma, zeytinlik alanının % 10’unu geçemez.(...)" hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden, yerinde yaptırılan keşif ve birilkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ile, dava konusu alanın, en üst kademeli plan olan 1/100.000 ölçekli Aydın-Muğla-Denizli Çevre Düzeni Planı’nda, 'sanayi alanı' kararında olduğu, alanın güneyinde 'ikinci derece yol' kararı ile 'enerji nakil hattı' bulunduğu, bir diğer üst kademeli plan olan -Muğla Büyükşehir Belediye Meclisi’nce … tarihli …sayılı kararı ile onaylanan- 1/25.000 ölçekli Muğla Nazım İmar Planı Revizyonu’nda dava konusu planlama alanının 'sanayi alanı' kararında olduğu, alanın güneyinden 'ikinci derece yol' ile 'enerji iletim hattı' geçtiği, uyuşmazlık konusu … tarihli, …sayılı karar ile onaylı olan … Köyü …Mevkii (… parseller) Çimento Fabrikası ve Sosyal Tesisler Alanı 1/1000 ölçekli Mevzii İmar Planı’nda çimento fabrikası alanı, sosyal tesis alanı, yeşil alan kullanım kararları ile 10 metrelik taşıt yolu ve 7 metrelik yaya yolu ve enerji nakil hattı kararının getirildiğinin görüldüğü, planın getirdiği sanayi tesisi ve gerek duyulan diğer yapılara ilişkin kararların, üst kademeli planların birlikteliği açısından uygun olduğu tespitlerine yer verilmekle birlikte, dava konusu planların ilk onaylandığı 08/12/2004 tarihinde 3 km yarıçap içerisinde 448.607,33 m2 yüzölçümüne sahip 43 adet parselde zeytinlik alanların var olduğu, 08/12/2004 tarihinden sonra 3 km yarıçap içerisinde 342.840,94 m2 yüzölçümüne sahip 58 adet parselde zeytinlik tesis edildiği, çimento fabrikası kurulacak alana 3 km’den daha az uzaklıkta bulunan alanlarda zeytinliklerin etkilenmesi yönüyle (3573 Sayılı Kanun hükümleri kapsamında) konuya yaklaşıldığında, çimento fabrikasından etrafa yayılacak tozların ve partiküllerin zeytinde vegetatif ve generatif faaliyetin engellenmesi sonucunda üründe önemli oranda miktar ve kalite kaybına neden olacağı, tozların zeytin yapraklarındaki gözenekleri örterek ışık alınmasını, yani fotosentezi azalttığı ve solunumu engellediği, sonuçta yaprak ve sürgünlerin gelişmesinin etkilendiği, ağacı zayıf düşürdüğü, tozların ağaç yapraklarının erken dökülmesine, tomurcukların dengeli bir şekilde meyve-yaprak gözüne dönüşmesini etkileyerek daha çok yaprak gözünün oluşmasına ve dolayısıyla verimin azalmasına, diğer yandan bitki hastalıklarının artmasına (kabuklu bit koşnil ve kırmızı örümcek zararı) ve ağaçların soğuğa karşı duyarlı duruma gelmesine neden olduğu, dava konusu çimento fabrikasının planlama alanına yakın 3 km’lik mesafe içinde yerleşme (…, …, …, … ve …mahalleleri) ve bu yerleşmelere ait tarım alanlarının (Çırpı Ovası) mevcut olduğu, yörede kurulması planlanan tesisten kaynaklanacak toz partikül ve gaz emisyonlarının, hava kalitesinin bozulmasına yol açacacağı, hava kalitesinin bozulmasının da bitki gelişimi, tarımsal üretim ve insan yaşamı üzerinde olumsuz etkiler yaratma ihtimalinin oldukça fazla olduğu, sonuç olarak, zeytinliklerin korunmasının ve amaç dışı kullanımı ile tahribinin önlenmesinin kamu görevi olduğu, bu alanların amacı dışında kullanılamayacağı ve küçültülemeyeceği, bu alanların 3 km yakınında zeytinyağı fabrikası hariç zeytinlerin gelişimini engelleyici tesis kurulamayacağı göz önünde bulundurularak, 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun’un 20. maddesi hükümleri doğrultusunda; uyuşmazlık konusu alanda çimento fabrikası kurulmasını öngören dava konusu ilave mevzi imar planı ve değişikliğinin çevre yerleşmeler, zeytinlik ve tarım alanları üzerinde yaratacağı olumsuz etkiler ve orman alanı üzerinde ortaya çıkaracağı baskı nedeniyle şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına aykırı olduğu tespitlerine yer verilmiştir.
Davalı yanında müdahil tarafından temyiz dilekçesinde; tesisin Avrupa Birliği Çevre Mevzuatına ve Dünya Bankasınca getirilen evrensel nitelik taşıyan kriterlere uyumu için birçok önlem ve yöntem belirlendiği, örneğin fabrikanın toz emisyonunun, yasal sınırı 75 mg'Nm3 ve Avrupa Birliği Mevzuatı ve Dünya Bankasınca yayınlanan kriterde 35 mg-Nm3 olmasına rağmen 25 mg-Nm3 olarak öngörüldüğü, söz konusu alanın tarım alanı ve kesinlikle orman alanı olmadığı ve yapılan idari işlemin bu haliyle yasalara ve kamu yararına aykırılık teşkil etmediği, dava konusu 1/1000 ölçekli mevzi imar planı için ilgili tüm kurum ve kuruluşlara görüş sorulması üzerine, alınan olumlu görüşler doğrultusunda mevzi imar planı ve değişikliğinin hazırlandığı, yapılan işlemlerin Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmelik hükümlerine uygun gerçekleştirildiği, onaylanan mevzi imar planı ve plan değişikliğinin ilgili yatırımcının yatırımına ilişkin Çevre ve Orman Bakanlığı'ndan … tarihli, … sayılı kararı ile alınmış bulunan ÇED olumlu belgesinden sonra yapıldığı, diğer bir ifade ile yetkili ve uzman kuruluşun çevre konusunda yaptığı değerlendirmelerden sonra (ÇED olumlu belgesi alındıktan sonra) imar planı aşamasına ilişkin çalışmaların yapıldığını ve mevzi imar planının çevre ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda hazırlanmış bir imar planı olduğu, dava konusu planın, planların kademeli birlikteliği ilkesine uygun olduğu ileri sürülmüştür.
Uyuşmazlıkta dava konusu çimento fabrikasına yönelik 1/1000 ölçekli mevzi imar planının yapıldığı tarih itibariyle taşınmazların 3 km yarıçapı içerisinde 43 adet zeytinlik alan tespit edildiğinden 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerin Aşılattırılması Hakkında Kanunun 20. maddesine göre dava konusu projenin, zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakıp bırakmadığının, toz ve duman çıkarıp çıkarmadığının öncelikle ele alınması gerekmektedir.
Bu kapsamda her ne kadar bilirkişi raporunda çimento fabrikasından etrafa yayılacak tozların ve partiküllerin zeytinde vegetatif ve generatif faaliyetin engellenmesine yol açacağı tespitine yer verilmiş ise de uyuşmazlık konusu fabrikanın Avrupa Birliği Çevre Mevzuatına ve Dünya Bankasınca getirilen evrensel nitelik taşıyan kriterlere göre fabrikanın toz emisyonunun, yasal sınırı 75 mg'Nm3 ve Avrupa Birliği Mevzuatı ve Dünya Bankasınca yayınlanan kriterde 35 mg-Nm3 olmasına rağmen inşa edilecek fabrikada 25 mg-Nm3 toz emisyonunun öngörülmesi durumunun değerlendirilmediği anılan fabrikada davalı yanında müdahilin ileri sürdüğü toz emisyonu ile ilgili tedirlerin alınıp alınmadığı alınmış ise bu durumda dava konusu fabrikanın zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakıp bırakmadığı, toz ve duman çıkarıp çıkarmadığı incelenmemiştir.
Öte yandan dava konusu çimento fabrikası için Çevre ve Orman Bakanlığı'ndan … tarihli, …sayılı kararı ile ÇED olumlu belgesi alındığı anlaşılmış olup, anılan belgede, dava konusu fabrikanın zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakıp bırakmadığı, toz ve duman çıkarıp çıkarmadığı ile ilgili tespitlerin olup olmadığı, yine ÇED olumlu belgesi için davacı ya da üçüncü şahıslar tarafından dava açılıp açılmadığı hususu araştırılmadan karar verilmiştir.
Bu durumda; çimento fabrikasının zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakıp bırakmaması, toz ve duman çıkarıp çıkarmaması hususunun; öncelikle Çevre ve Orman Bakanlığı'ndan … tarihli, … sayılı kararı ile alınmış bulunan çevresel etki değerlendirmesi olumlu kararında değerlendirilip değerlendirilmediği, anılan belgeye dava açılıp açılmadığı araştırılarak ayrıca çimento fabrikasında alınacak önlemler sonucu zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakıp bırakmama, toz ve duman çıkarıp çıkarmama durumunun 3573 sayılı yasa ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olup olmadığının belirlenmesi için aynı bilirkişi heyeti ile yahut yeni bir heyet ile mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak düzenlenecek rapor değerlendirilmek suretiyle işin esası hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararında isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalı yanında müdahilin temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 02/03/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.