T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/6623
Karar No : 2023/2239
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Makineleri Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, ihracat hasılatının binde beşi oranında hesaplanan götürü giderin kurum kazancından indirilebileceği ihtirazi kaydıyla verilen beyannameye istinaden 2020 yılı için tahakkuk ettirilen kurumlar vergisinin götürü gider indirimi yapılmamasından kaynaklanan kısmının iptali ile indirilemeyen götürü gidere isabet eden ve fazladan ödenen 2.626.820,04-TL kurumlar vergisinin hesaplanacak tecil faizi ile iadesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .. Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; 194 Seri Numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliği'nde, götürü giderin hesaplanabilmesi için harcamanın yapılmış ve işletmenin malvarlığında bir azalmanın meydana gelmiş olmasının aranıldığı ve dava konusu işlemlerin de bu düzenleme esas alınarak yapıldığı; ancak Gelir Vergisi Kanunu'nun 40/1. maddesinin parantez içi hükmünde idarece iddia edildiği şekilde götürü giderin indirimden yararlandırılabilmesi için, yurt dışında gerçek bir harcamanın yapılmış olması şeklinde bir kısıtlamanın mevcut olmadığı, esasen 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 40/1. maddesinde yer alan düzenlemenin, maddede sayılan faaliyetlerin yurt dışında yapılmasını teşvik amacıyla ve bu faaliyetler sonucu, sadece bu faaliyetlerde bulunan mükelleflere mevcut haklarının yanında, elde edilen kazancın belli tutarının tevsik şartı aranmaksızın kazançtan indirilmesi hakkını sağladığı sonucuna ulaşıldığından, kanunda yer almayan bir kısıtlamanın, daha alt düzenleyici bir işlemle getirilmesine hukuken imkan bulunmaması nedeniyle davacı şirket hakkında fazladan yapılan tahakkukta hukuka uyarlık bulunmadığı, faiz talebine gelince; davacının faiz ile ilgili talebinin 213 sayılı Yasa'nın 112. maddesinin 4. fıkrası uyarınca ödenmesi gereken tecil faizi oranı olduğu, fazla ve yersiz tahsilatın mükelleften kaynaklanmadığı anlaşıldığından, haksız olarak tahsil edilen kurumlar vergisinin ödendiği tarihten itibaren 6183 sayılı Kanun'a göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiziyle birlikte davacıya iadesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, kanunun yalnızca somut olayın özelliklerine uygun düşen özel ve açık bir hükmün bulunmadığı hallerde değil, hükmün kanunun ister belli bir maddesinden ister kanunun tümünden çıkabileceği hallerde de uygulanabileceği, Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin 4. fıkrasına göre ödenecek faiz ile İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesinin 6. fıkrasına göre idareleri tarafından yargı kararına göre 30 gün içinde işlem tesis edilmemesi nedeniyle ödenecek faizin ayrı tutulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 24/04/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.