T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/6633
Karar No : 2023/7158
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Genel Müdürlüğü / ...
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: OHAL döneminde uygulanan kamu görevinden çıkarma cezasının ceza hukuku anlamında bir ceza olduğu, bu nedenle ceza hukukuna ilişkin tüm ilkelerin, insan hakları ve adil yargılanma hakkının tüm gereklerinin somut olaya uygulanması gerektiği, terör örgütünün varlığının ancak yargı kararıyla tespit edilebileceği, söz konusu yapının terör örgütü olarak ilan edildiği tarihten önceki yasal olan faaliyetlerinden dolayı terör örgütü üyeliği ile suçlanamayacağı, işlendiği zaman kanunda suç olarak tanımlanmayan yasal faaliyetlerinin terör örgütü ile iltisak ve irtibatına delil olarak kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğu, "iltisak" ve "irtibat" kavramlarının belirsiz ve soyut kavramlar olduğu, bir kişinin aynı eylem nedeniyle iki kez yargılanamayacağı, yasal bir sendikaya üye olunmasının kamu görevinden çıkarılmaya gerekçe yapılamayacağı, sendika üyeliğinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 11. maddesinde yer alan örgütlenme özgürlüğünün kapsamı ve koruması altında olduğu, olağanüstü hal döneminde yalnızca olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda ve olağanüstü hal süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceği, örgütle iltisak ve irtibatını gösteren somut hiçbir delil bulunmadığı, Devlete sadakat yükümlülüğüne riayet etmediğine ilişkin somut bir gerekçe ortaya konulamadığı, savunma hakkı tanınmadan ve soruşturma yürütülmeden tesis edilen dava konusu işlemin açıkça hukuka aykırı olduğu, uluslararası hukuktan kaynaklanan pek çok yükümlülüğün ihlaline sebebiyet verildiği, hukuk devleti, hukuki güvenlik, suç ve cezaların kanuniliği, kanunların geçmişe yürümezliği, kanun önünde eşitlik, ölçülülük, orantılılık ilkeleri ile masumiyet karinesi, adil yargılanma, savunma, özel hayata saygı ve gerekçeli karar hakkının, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümleri ile disiplin hukuku ve ceza hukuku ilkelerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti : Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Öte yandan, dava dosyasında yer alan belgeler ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı ile davacının hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan mahkeme kararının temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı ile "Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçunun şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, yaptığı yardım konusunun değer ve önemi uygulanan kanun maddesinin amaç ve gerekçesiyle orantılılık ilkesi çerçevesinde belirlenen ceza üzerinden dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun şekilde makul oranda bir indirim yapılması gerekirken 1/3 oranında indirim yapılması suretiyle yazılı şekilde fazla ceza tayini," gerekçesi ile bozulduğu, bozma sonrası yargılamanın ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyası üzerinden devam ettiği görülmüş olup, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün olmamakla birlikte bozma kararında delillerin geçersiz olduğuna dair bir belirlemede bulunulmaması karşısında, anılan bozma kararının davacının hukuki durumunda değişiklik yaratmadığı sonucuna varılmıştır.
Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararında yer alan; ''...Bu açıklamalar ışığında sanığın hukuki durumu değerlendirildiğinde; sanığın Bank Asya hesap ve hesap hareketleri hususunda düzenlenen bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere sanığın söz konusu bankada ilk hesap açılışını 23/05/2003 tarihinde yaptığı, örgütün çağrı dönemlerine gelen zaman dilimlerinde sanığın hesaba para yatırmak suretiyle talimat gereğince hareket ettiği, özellikle 17-25 Aralık 2013 tarihli süreç ile örgütün para yatırılması yönünde çağrılarının olduğu, 2014 yılı başlarında bu yönde çağrılarının açığa çıktığı ve medyaya yansıdığı, sanığın da 31/12/2013 tarihi itibariyle mevduat hesap bakiyesi 37.193,56 iken 2014 Ocak ayında 41,679 TL ye ulaştığı, örgüt içerisinde zaman zaman bu talimatların yinelendiği, yine 2014 yılı Eylül ayında da bu talimatlardan birinin açığa çıktığı sanığın 2014 yılı Ağustos ayında 57.280 iken 2014 Eylül ayında 101.229 TL ulaştığı, ve yine 2015 yılı içerisinde yüksek miktarda döviz ve TL giriş çıkışlarının tespit edildiği, sanığın bu hususa ilişkin savunmasında mezkur bankayı eskiden beri kullandığını ve özellikle bariz artışların bulunmadığı, zira artışların kademe kademe olduğunu belirtmesi karşısında edinilen bilirkişi raporunda bu hususun talimat tarihlerine gelecek şekilde bariz artışların bulunduğu, sanığın FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı olduğu ... sendikasının üyesi ve ... Derneği'nin 04/10/2011 tarihinde derneğin kurucu üyesi olduğu ve bu derneğin 04/10/2011-24/03/2012 tarihleri arasında geçici yönetim kurulu başkanı olduğu, yine 24/03/2012-11/02/2016 tarihleri arasında Yönetim Kurulu Başkanı olduğunun anlaşıldığı,...'' tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 30/05/2023 tarihinde, oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.