T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/6644
Karar No : 2023/2097
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. …
2- … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN KONUSU : ... İzmir Hastanesinde acil tıp uzmanı olarak görev yapan davacı tarafından, anılan hastanenin acil ünitesinde pratisyen hekim olarak çalıştırılması talebiyle yapılan başvurunun … tarihli ve … sayılı Bakanlık Oluru ile yürürlüğe giren Kapasite Değerlendirme Komisyonu Prensip Kararları (KDK/7) ile pratisyen hekim kadrosunda çalışabilecek uzmanlık dallarının "Anatomi, Fizyoloji, Tıbbı Farmakoloji, Tıbbı Mikoloji, Tıbbı Viroloji, Tıbbı Parazitoloji, Temel İmmünoloji" olarak belirlendiği belirtilerek uzmanlık dalları arasında acil tıp uzmanlığının yer almadığından bahisle reddine ilişkin İzmir Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün … tarih ve E-… sayılı işlemi ile bildirilen Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün … tarih ve E… sayılı işleminin davacıya ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, Danıştay 15. Dairesinin 25/09/2017 tarih ve E:2013/2122, K:2017/4829 sayılı kararıyla, "27/05/2012 tarih ve 28305 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 14. maddesiyle Yönetmeliğin EK-1'in IX. fıkrasında yapılan değişiklikteki 'klinik olmayan uzmanlık dallarından' ibaresinin iptaline" karar verildiği, dolayısıyla acil tıp uzmanı hekimlerin acil ünitelerinde çalışmasına engel bulunmadığı, yapılan başvurunun kadro bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmediği, Kapasite Değerlendirme Komisyonu kararına dayanılarak tesis edilen işlemin çalışma hürriyetinin ihlaline sebebiyet verdiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı Sağlık Bakanlığı tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup; davalı İzmir Valiliği tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Üye …'in, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, maddede sayılan davalar hakkında verilen kararların Danıştayda temyiz edilebileceğinin kurala bağlandığı, acil tıp uzmanı olan davacının, özel bir hastanede pratisyen hekim kadrosunda çalışması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada verilen kararın, 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesi kapsamında olmadığı, bu nedenle, Bölge İdare Mahkemesinin temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlarından olduğu ve temyizen incelenmesine hukukî olanak bulunmadığı oyuna karşılık, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının temyize tabi olduğuna oy çokluğuyla karar verilerek işin esasına geçildi. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, "Özel Hastaneler Yönetmeliği'nin 'IX- TABİP' başlıklı kısmında yer alan 'Acil ünitesinde en az beş pratisyen tabip veya klinik olmayan uzmanlık dallarından uzman tabip çalıştırılır.' düzenlemesi ile amaçlananın klinik olmayan uzmanlık dallarındaki tabiplerin kamusal sağlık kuruluşlarındaki istihdamının kısıtlı olması sebebiyle pratisyen hekim yetkilerini kullanarak sağlık alanındaki işgücüne dahil edilmesi olduğu bu haliyle hükümde yer alan sınırlamanın meşru bir amaca yöneldiği ve davalı idarenin mevcut pratisyen ve uzman hekim kadrosuyla sağlık hizmetini ülke genelindeki ihtiyaca uygun planlama yetkisi ve görevini taşıması gibi esasen davacının özel hastanedeki çalıştığı alan ve yaptığı iş değiştirilmeksizin acil tıp uzmanlığı için ayrılan kadro boşaltılarak pratisyen hekim kadrosuna geçirilmesi amaçlandığı, Özel Hastaneler Yönetmeliği'nin 19. maddesinin 2. fıkrasında yer alan 'İşten ayrılan uzman hekim yerine aynı uzmanlık dalında hekim başlatılabilir' hükmü uyarınca pratisyen hekim olarak görev yapan bir tabibin boşalan kadrosunda ancak bir pratisyen hekimin çalışmasına izin verilebileceği, acil tıp uzmanı olan davacının, hastanenin acil ünitesindeki pratisyen hekimlik kadrosuna atanmasının mümkün olmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İdare Mahkemesi kararında yer verilen, Özel Hastaneler Yönetmeliğinin Ek-1'inde yer alan "Özel Hastanelerde Asgari Bulundurulacak Sağlık Personeli" başlıklı kısmının IX. bölümünde, bir özel hastanenin acil ünitesinde en az ne kadar sayıda ve hangi hekimlerin (pratisyen hekim veya uzmanlık dalları itibarıyla) çalıştırılması gerektiği düzenlenmiştir. Bu haliyle anılan düzenlemenin asgari hekim sayısına yönelik olduğu, uzman hekimlerin acil ünitesinde pratisyen hekim kadrosunda çalışmasına ilişkin olmadığı gibi bu kuralda yer almayan uzmanlık dallarındaki hekimlerin kendi uzmanlık dallarında çalışamayacağı sonucunu doğurmadığı, buna göre acil tıp uzmanı hekimlerin acil ünitelerinde uzmanı oldukları alanda çalışmasına engel teşkil etmediği açıktır. Nitekim Dairemizin 16/06/2021 tarih ve E:2020/1896, K:2021/3364 sayılı kararı da bu yöndedir.
Bununla birlikte, 3359 sayılı Kanun'un 3. maddesi, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 355. maddesi ve bu düzenlemelere dayanılarak çıkarılan Özel Hastaneler Yönetmeliği ve Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik hükümleri gereği Sağlık Bakanlığının, mevcut sağlık insan gücünü, kamu ve özel kurum ve kuruluşlar düzeyinde planlamaya ve istihdamın bu plan çerçevesinde yürütülmesini sağlamaya ve bunu denetlemeye yetkili olduğu hususu yerleşik Danıştay içtihatları ile sabittir.
Ayrıca, Sağlık Bakanlığının genel olarak sağlık insan gücünü planlama yetkisine ilişkin anılan mevzuat hükümlerinin yanı sıra, hekimlerin birden fazla yerde çalışabilmelerine ilişkin olarak da, 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'un 12. maddesinin 3. fıkrasında, bu istihdam planlamalarının esas alınacağı belirtilmiştir.
Bu kapsamda, sağlık insan gücünün planlanması konusunda Sağlık Bakanlığına verilen yetki çerçevesinde Kapasite Değerlendirme Komisyonunun oluşturulduğu, Komisyonun aldığı Prensip Kararları doğrultusunda sağlık hizmet alanının planlandığı, kararların Bakanlık Oluru ile yürürlüğe girdiği görülmektedir.
Bu doğrultuda, 11/03/2019 tarih ve 1017 sayılı Makam Oluru ile yürürlüğe giren Kapasite Değerlendirme Komisyonu Prensip Kararlarının A/1. hükmü ile tıpta uzmanlıkta ana dal ve/veya yan dal uzmanlığı olan hekimlerin özel hastanelerde ve tıp merkezlerinde pratisyen hekim olarak çalışabilmelerinin ilkeleri belirlenmiş ve "anatomi, fizyoloji, tıbbi farmakoloji, tıbbi mikoloji, tıbbi viroloji, tıbbi parazitoloji, temel immünoloji" alanlarında uzman olan hekimlerin kadro aranmaksızın pratisyen hekim olarak çalışmaları uygun görülmüş, böylece bu belirlenen uzmanlık dalları dışında uzmanlığı olan hekimlerin uzmanı oldukları ana ya da yan dalda çalışmaları öngörülmüştür.
Anılan Prensip Kararının A/1. hükmünün iptali istemiyle açılan davada, Dairemizin 13/03/2023 tarih ve E:2021/408, K:2023/1178 sayılı kararıyla, "mevzuatla Sağlık Bakanlığına tanınan planlama yetkisi çerçevesinde, mevcut sağlık insan gücünün ülke genelinde dengeli ve adil dağılımının sağlanması, mevcut hekimlerin en verimli şekilde istihdamı, böylece kaliteli ve etkili sağlık hizmeti sunumu amacıyla özel hastanelerde ve tıp merkezlerinde kadro aranmaksızın pratisyen hekim olarak çalışabilecek uzmanlık alanlarının, uzman hekim ihtiyacı dikkate alınarak kamu istihdamında en az ihtiyaç duyulan uzmanlık dalları olduğu belirtilen 'anatomi, fizyoloji, tıbbi farmakoloji, tıbbi mikoloji, tıbbi viroloji, tıbbi parazitoloji, temel immünoloji' şeklinde belirlenmesi yönünde alınan dava konusu Prensip Kararında hukuka aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu bağlamda, bakılan davada, yargı kararıyla hukuka uygun bulunan düzenleyici işleme dayanılarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddine ilişkin olarak verilen İdare Mahkemesi kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir.
Öte yandan, ilk ve acil yardım uzmanı olan davacının, özel hastane ve tıp merkezlerinin acil ünitesinde münhasıran tıpta uzmanlık eğitimini aldığı acil tıp uzmanlığı alanında boş olan kadrosunda çalışmasının önünde bir engel bulunmadığı görülmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin REDDİNE,
2. Davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan … TL yürütmenin durdurulması harcının ve artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 13/04/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.