T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/6662
Karar No : 2023/2038
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Valiliği ( … İl Müdürlüğü … Başkanlığı)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Mülkiyeti hazineye ait İstanbul İli, Ataşehir İlçesi, … Mahallesi, …ada, … parsel sayılı taşınmazın, ''park alanı'' olarak ayrılmasına ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilen 22.02.2020 onay tarihli 1/5000 ölçekli nazım imar planının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; geçmiş plan kararlarında trafo olarak tanımlanan uyuşmazlığa konu taşınmazın, dava konusu nazım imar planında büyük bir kısmının park ve bir kısmının da yol fonksiyonunda tanımlandığı, parselin yüzölçümü, çevresindeki kullanımlar ve dava konusu imar planının ölçeği dikkate alındığında park alanı tanımlamasının planlama teknikleriyle bağdaştığı, sahip olduğu ölçek gereği bu planda gösterilmeyen trafo gibi teknik altyapı alanlarının 1/1000 ölçekli uygulama imar planında gösterilebileceği, parsele isabet eden araç yolunun ise devamlılık arz eden bölgesel bir ulaşım aksı olarak yer aldığı, planlamanın şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına uygun olduğu, kamusal fayda taşıdığı anlaşıldığından, dava konusu nazım imar planında anılan parsel yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : Mülkiyeti hazineye ait İstanbul İli, Ataşehir İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın, ''park alanı'' olarak ayrılmasına ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilen 22.02.2020 onay tarihli 1/5000 ölçekli nazım imar planının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
İşlem tarihinde yürürlükte olan şekliyle 3194 sayılı İmar Kanununun "Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması" başlıklı 8. maddesinin (b) bendinde: "İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde bir ay süre ile ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye Başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar. Onaylanmış planlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usullere tabidir" hükmü yer almaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve İdare Mahkemelerinde altmış gün olduğu; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı; yine aynı Kanunun "Üst makamlara başvurma" başlıklı işlem tarihinde yürürlükte olan şekliyle 11. maddesinde, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı hususu kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava süresi, kamu düzeni ile ilgili olup, hak düşürücü nitelik taşır. Nitekim, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda, davanın süresinde açılıp açılmadığı hususu ilk inceleme konuları arasında sayılmış; davanın süresinde açılmadığının tespiti halinde esasa girilmeden süre aşımı yönünden davanın reddine karar verileceği öngörülmüştür (Madde 14/3-e ve 15/1-b). Ayrıca, davanın süresinde açılıp açılmadığı hususunun yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gerektiği de vurgulanmıştır (Madde 14/6).
İmar planlarına karşı 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında başvuru için, özel bir Kanun olan 3194 sayılı Kanunun 8/b maddesi ile özel bir itiraz süresi getirildiği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, imar planlarına karşı, bir aylık askı süresi içinde 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında başvuruda bulunulması ve bu başvuruya idari dava açma süresinin başlangıç tarihi olan son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde cevap verilmeyerek isteğin reddedilmiş sayılması halinde, bu tarihi takip eden 60 günlük dava açma süresi içinde, son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde cevap verilmek suretiyle isteğin reddedilmesi halinde bu cevap tarihini izleyen günden itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde doğrudan imar planına karşı idari dava açılabileceği gibi, ilan tarihleri içinde herhangi bir itirazda bulunulmamış ise, son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde veya imar planının uygulanması niteliğindeki işlemlerin (parselasyon, imar durum belgesi, yapı ruhsatı vb.) tebliğ veya öğrenme tarihini izleyen günden itibaren süresi içerisinde sadece imar planına veya hem imar planına, hem de uygulama işlemine karşı birlikte dava açılabilmesi mümkündür.
Dosyanın incelenmesinden; dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin 25/09/2020-26/10/2020 tarihleri arasında askıya çıkarıldığı, davacı tarafından askı süresi içerisinde anılan imar planı değişikliğine karşı itiraz edilmediği, davanın ise 28/12/2020 tarihinde açıldığı görülmektedir.
Bu bakımdan, ilan süresi içerisinde anılan plan değişikliklerine itiraz edilmemişse, son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde davanın açılması gerekir.
Buna göre, dava konusu 1/5000 ölçekli Uygulama İmar planı değişikliğinin son ilan tarihi olan 26/10/2020 tarihinden itibaren altmış gün içerisinde en son 25/12/2020 (Cuma) tarihine kadar dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 28/12/2020 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunduğundan, işin esasının incelenme olanağı bulunmamaktadır.
Bu itibarla davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken davanın reddi yolunda verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu İdari Dava Dairesi kararında sonucu itibariyle isabetsizlik bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 27/02/2023 tarihinde, kesin olarak, oyçokluğuyla karar verildi.
(X)KARŞI OY : 2577 sayılı Kanunun 49. maddesinin 2. fıkrasında, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın; görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi ve usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması, sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozacağı; 50. maddesinin 3. fıkrasında; bölge idare mahkemesinin, Danıştayca verilen bozma kararına uymayarak kararında ısrar edebileceği belirtilmiş; 2575 sayılı Danıştay Kanununun 38. maddesinde ise, İdari Dava Daireleri Kurulunun idare mahkemelerinden verilen ısrar kararları ile idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararları temyizen inceleyeceği kurala bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden davanın süresi konusunda temyize konu kararda herhangi bir gerekçe ve açıklama bulunmadığı, Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince süre hakkında bir hüküm tesis edilmediği görülmüştür.
Uyuşmazlık konusu olayda, dava açma süresi geçirilerek açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken Mahkemece davanın esası incelenmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince reddine karar verilmiştir.
Bu durumda karar bozularak Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince yeniden bir karar verilmek üzere iade edilmesi gerekmektedir. Aksi halde Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi yerine karar verilmiş ve ısrar hakkı önlenmiş olacaktır.
Bu itibarla, Mahkeme tarafından verilen davanın reddine ilişkin karara karşı yapılan istinaf başvurusunun Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince reddi yolundaki kararın bozulması gerektiği oyuyla, anılan kararın değişik gerekçe ile onanmasına ilişkin Dairemiz kararına katılmıyorum.