T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/6801
Karar No : 2023/3196
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : …, Hukuk Müşaviri
DİĞER DAVALI : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : .. Kimya ve Makina San. ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Yalova İli, Çiftlikköy İlçesi, … Mahallesi, … Mevkii, …, …, … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmazda kurulacak "Sodyum Persülfat, Amonyum Persülfat, Demir Oksit Pigmentleri ve Sodyum Sülfat Üretim Tesisi İlave Edilmesi Projesi" ile ilgili olarak Yalova Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından verilen … tarihli, E-… sayılı "ÇED Gerekli Değildir" kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 01/06/2021 tarih ve E:2021/2093, K:2021/7556 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak, dosyanın ve mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; Yalova İli, Çiftlikköy İlçesi, … Mahallesi, … Mevkii, …, …, … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmazda kurulacak dava konusu "Sodyum Persülfat, Amonyum Persülfat, Demir Oksit Pigmentleri ve Sodyum Sülfat Üretim Tesisi İlave Edilmesi Projesi"nin, Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin Ek-2 Listesinin 2/a maddesi kapsamında bulunduğu, proje ile ilgili olarak Yalova İl Özel İdaresi Ruhsat Denetim Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı yazısında belirtilen 10 metrelik sağlık koruma bandı ile yetinildiği, yeni üretim alanları ve kapasitesine
bağlı sağlık koruma bandı mesafesi için ilgili kurumdan görüş alınmadığı, gerek davaya konu tesis özelinde gerekse mevcutta kurulu bulunan tesisler dikkate alınarak kümülatif etki değerlendirmesini içerecek şekilde emisyon hesaplaması yapılmadığı, Acil Durum Eylem Planı hazırlanmadığı ve risk analizi yapılmadığı, kimyasalların yanıcı, parlayıcı, patlayıcı, zehirlenme, bozucu ve tepkimeye girerek olası yangın ve diğer kaza durumlarının değerlendirilmediği, proje tanıtım dosyasında çevre, arazi yapısı ve tesisin özelliği dikkate alınarak Ziraat
Mühendisi, Kimya Mühendisi, İnşaat Mühendisi ile Makine Mühendisinin yer almadığı, bu nedenlerle, dava konusu kararda hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçeyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, sağlık koruma bandının İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik kapsamında değerlendirilmesi gereken bir husus olduğu, ayrıca Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 17. maddesi uyarınca da, kurum görüşlerine başvurulmasının zorunlu bir husus olmadığı; Acil Durum Eylem Planı, Risk Analizi gibi hususların Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının görev alanıyla ilgili hususlar olduğu ve faaliyete başlamadan önce bu alana ilişkin mevzuat kapsamında gerekli izinlerin alınması gerektiği, ÇED Yönetmeliği kapsamında ise dava konusu faaliyetin sadece çevresel etkilerinin değerlendirilebileceği; mevcut tesisin Çevre İzin Belgesinin olduğu, emisyon ölçüm raporlarının PTD'de sunulduğu, ilave tesis, kapasite artırımı olacağı zaman yeniden Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği ve Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği kapsamında gerekli izinlerin alınması amacıyla gerekli ölçümler yapılarak idareye başvuru yapılacağı, ayrıca ilgili Yönetmeliklerin sınır değerlerinin sağlanacağının PTD'de taahhüt edildiği; proje alanının imar planında sanayi alanı olarak belirlendiği, alanda endemik tür bulunmadığı, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda hiçbir makul gerekçeye dayanılmadan flora/fauna incelemelerinin yetersiz bulunmasının kabul edilemeyeceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Mahkeme kararının Dairemiz kararında belirtilen gerekçenin de eklenmesi ve Mahkeme kararında geçen "Acil Durum Eylem Planı hazırlanmadığı" ifadesinin, "Acil Durum Eylem Planının yeterli düzeyde hazırlanmadığı" şeklinde düzeltilmesi suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Yalova İli, Çiftlikköy İlçesi, .. Mahallesi, … Mevkii, …, …, … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmazda kurulacak "Sodyum Persülfat, Amonyum Persülfat, Demir Oksit Pigmentleri ve Sodyum Sülfat Üretim Tesisi İlave Edilmesi Projesi" ile ilgili olarak Yalova Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından … tarihli, E-… sayılı "ÇED Gerekli Değildir" kararı verilmiştir.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
2872 sayılı Çevre Kanununun 2. maddesinde, "Çevresel Etki Değerlendirmesi: Gerçekleştirilmesi plânlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaları; Proje Tanıtım Dosyası: Gerçekleşmesi plânlanan projenin yerini, özelliklerini, olası olumsuz etkilerini ve öngörülen önlemleri içeren, projeyi genel boyutları ile tanıtan bilgi ve belgeleri içeren dosyayı ifade eder.'' hükmüne, 10. maddesinde; "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez." hükmüne yer verilmiştir.
25/11/2014 günlü, 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 4. maddesinde, "Çevresel etki değerlendirmesi gerekli değildir kararı", "Seçme Eleme Kriterlerine Tabi Projeler hakkında yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun belirlenmesi üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı" olarak; "Çevresel etki değerlendirmesi olumlu kararı", "Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hakkında Komisyon tarafından yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun belirlenmesi üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı" olarak tanımlanmış; "Çevresel etki değerlendirmesi başvuru dosyası, çevresel etki değerlendirmesi raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlama yükümlülüğü" başlıklı 6. maddesinde, "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için; ÇED Başvuru Dosyasını, ÇED Raporunu, Seçme Eleme Kriterleri uygulanacak projeler için ise Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler. (2) Kamu kurum/kuruluşları, bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi sürecinde proje sahiplerinin veya Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşların isteyeceği konuya ilişkin her türlü bilgi, doküman ve görüşü vermekle yükümlüdürler. (3) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. (4) Bu Yönetmelik hükümlerine göre karar tesis edilmeden önce, projenin gerçekleştirilmesinin mevzuat bakımından uygun olmadığının tespiti halinde, aşamasına bakılmaksızın süreç sonlandırılır." hükmüne yer verilmiştir.
03/07/2009 tarihli, 27277 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliği Yönetmeliğinin "Hava emisyonu kapsamında değerlendirilen işletmelerin kurulması ve işletilmesinde uyulması gereken esaslar" başlıklı 6. maddesinde, "(1) Hava emisyonu kapsamında değerlendirilen işletmelerin kurulması ve işletilmesinde; a) İşletmenin çevreye zararlı etkilerinin mevcut en iyi üretim ve/veya arıtım teknikleri uygulanarak azaltılmak suretiyle kirlilik oluşturmaması, b) Bu Yönetmelikte belirtilen şartlara uyulması, c) Bu Yönetmelikte belirtilen emisyon sınırlarının aşılmaması, ç) Tesis etki alanında Ek-2’de verilen hava kalitesi sınır değerlerinin aşılmaması, d) İşletmede bulunan mevcut tesislerin baca gazı emisyonlarının bu Yönetmelikte belirtilen usullere uygun olarak işletmeci tarafından ölçtürülmesi, baca dışından emisyon yayan tesisler için hesaplama yöntemi kullanılarak saatlik kütlesel debilerin tespit edilmesi, (kg/saat) e) İşletmede bulunan tesislerin bütünü için; Ek-2 Tablo-2.1’deki kütlesel debilerin aşılması halinde işletmeci tarafından, tesislerin etki alanında, Ek-2’de belirtilen esaslar çerçevesinde hava kirliliği seviyesinin ölçülmesi ve işletmenin kirleticiliğinin değerlendirilmesi amacıyla uluslar arası kabul görmüş bir dağılım modeli kullanılarak, hava kirlenmesine katkı değerinin hesaplanması, f) Yeni kurulacak işletmelerde bulunan tesislerin baca gazı emisyonlarının kütlesel debi ve konsantrasyon olarak ve baca dışından emisyon yayan tesislerin atmosfere verdiği emisyonların saatlik kütlesel debilerinin tespit edilmesi, g) Yeni kurulacak işletmede bulunan tesislerin bütünü için; Ek-2 Tablo-2.1’deki kütlesel debilerin aşılması halinde işletmeci tarafından; tesislerin etki alanında, işletmenin kirleticiliğinin değerlendirilmesi amacıyla bir dağılım modeli kullanılarak hava kirlenmesine katkı değerinin hesaplanması, işletmenin kurulacağı alanda hava kirliliğinin önemli boyutlara ulaştığı kuşkusu varsa, hava kalitesinin bu Yönetmelikte belirtilen usullere uygun olarak ölçülmesi, ğ) İşletmenin kurulu bulunduğu bölgede hava kirleticilerin Ek-2’de belirlenen hava kalitesi sınır değerlerini aşması durumunda işletmeci tarafından, Valilikçe hazırlanan eylem planlarına uyulması gerekmektedir." düzenlemesine yer verilmiş; anılan Yönetmeliğin Ek-2 bölümünde yer alan Tablo 2.1'de ise, baca dışındaki yerlerden yayılan toz emisyonu için kütlesel debi sınırı 1 kg/saat olarak gösterilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Mahkemece hükme esas alınan 28.03.2022 tarihli bilirkişi raporunun 26. sayfasında, Proje Tanıtım Dosyasında, inşaat aşamasında oluşacak toza ilişkin olarak yapılan ve 1,26 kg/saat sonucunu veren kütlesel debi hesaplaması alıntılandıktan sonra, "Proje Tanıtım Dosyasında, ‘’araçlar faaliyet alanında hepsi aynı anda çalışmayacaklardır. Kullanılacak makinelerin gerek sayıları, gerekse çalışma süreleri göz önüne alındığında, bu emisyonlardan doğacak kirliliğin hava kalitesine katkısı ihmal edilebilecek düzeydedir.’’ denilmektedir. Ancak, yönetmelik gereğince; Ek-2 Tablo-2.1’deki kütlesel debilerin aşılması halinde işletmeci tarafından, tesislerin etki alanında, Ek-2’de belirtilen esaslar çerçevesinde hava kirliliği seviyesinin ölçülmesi ve işletmenin kirleticiliğinin değerlendirilmesi amacıyla uluslar arası kabul görmüş bir dağılım modeli kullanılarak, hava kirlenmesine katkı değerinin hesaplanması gerekmektedir." şeklindeki tespite yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen hükümlerden; bilirkişi raporunda da ifade edildiği üzere, Proje Tanıtım Dosyasında, projenin inşaat aşamasında oluşacak toza ilişkin kütlesel debi miktarının 1,26 kg/saat olarak hesaplanmış olması nedeniyle, uluslar arası kabul görmüş bir dağılım modeli kullanılarak, hava kirlenmesine katkı değerinin hesaplanması gerektiği ancak dosyada böyle bir modelleme çalışmasına ve hesaplamaya yer verilmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, Proje Tanıtım Dosyasının, inşaat aşamasında oluşacak toz emisyonları açısından, uluslar arası kabul görmüş bir dağılım modeli kullanılarak yapılacak hava kirlenmesine katkı değeri hesaplaması içermemesi sebebiyle de yeterli olmadığı, yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan oluşturulan Proje Tanıtım Dosyasına istinaden verilen dava konusu ÇED Gerekli Değildir kararında, bu sebeple de hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, Mahkemece verilen iptal kararının hüküm fıkrasında, "Acil Durum Eylem Planı hazırlanmadığı" denilmek suretiyle, bu hususa da iptal gerekçeleri arasında yer verilmiştir. PTD'nin incelenmesinden, Acil Durum Eylem Planının hazırlandığı ancak bilirkişiler tarafından, bu Planın, risk analizi yapılmaması, kimyasalların yanıcı, parlayıcı, patlayıcı, zehirlenme, bozucu ve tepkimeye girerek olası yangın ve diğer kaza durumlarının değerlendirilmemesi açısından yetersiz bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkeme kararında bu hususlara da açıkça değinildiği görülmekle, maddi hatadan ibaret olduğu anlaşılan bu durum nedeniyle, kararda geçen "Acil Durum Eylem Planı hazırlanmadığı" ifadesinin, "Acil Durum Eylem Planının yeterli düzeyde hazırlanmadığı" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca yukarıda belirtilen gerekçenin de eklenmesi ve kararda geçen "Acil Durum Eylem Planı hazırlanmadığı" ifadesinin, "Acil Durum Eylem Planının yeterli düzeyde hazırlanmadığı" şeklinde düzeltilmesi suretiyle ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, karar düzeltme yolunun kapalı olduğunun duyurulmasına, 30/03/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.