T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/6824
Karar No : 2023/5042
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- … 2- …
VEKİLİ : Av…
KARŞI TARAF VE DİĞER TEMYİZ
EDEN (DAVALI) : … Belediyesi Başkanlığı/…
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU:Danıştay Altıncı Dairesinin 09/11/2016 tarihli ve E:2012/3934, K:2016/7047 sayılı bozma kararına uyularak verilen, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, taraflarca karşılıklı olarak aleyhlerine ilişkin kısım yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Mülkiyeti davacıya ait İstanbul İli, Bağcılar İlçesi, … Köyü, … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmazı da kapsayan alanda 3194 sayılı İmar Kanunun 18. maddesi uyarınca yapılan parselasyona ilişkin Bağcılar Belediye Encümenin …, tarihli … sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı uygulama imar planının ve anılan taşınmazın imar durumunun bildirilmesine ilişkin 24.06.2010 tarihli işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonrasında hazırlanan bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden,
Uyuşmazlığın 1/1000 ölçekli uygulama imar planına ilişkin kısmı yönünden; dayanağı 1/5000 ölçekli nazım imar planına uygun olarak yapıldığı, dava konusu parsel ve yakın çevresinde, mevcut durumla uyumlu bir şekilde tali iş merkezi fonksiyonunun önerilmesinin şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, yerleşmenin gelecekteki gereksinimlerine ve kamu yararına uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Uyuşmazlığın parselasyona ilişkin kısmı yönünden ise; düzenleme sınırının hatalı olduğu, düzenleme sınırının ada ortasından geçirilemeyeceği, her ne kadar yapılan KOP ve DOP kesintileri mevzuat hükümlerine uygun ve davacı hisselerinin kök parselde yeni parsel … adada aynı bölgede kalmış olsa da yanlış olan düzenleme sınırı ile yapılan kesintiler ve düzenlemenin bir hüküm ifade etmeyeceği, yapılan uygulama işlemini en başından sakatlayacağı açık olup, bu yönüyle dava konusu parselasyon işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu uygulama imar planına yönelik kısmı yönünden davanın reddine, parselasyona ilişkin kısmı yönünden ise dava konusu işlemin iptaline, karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, temyize konu kararın redde ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
Davalı İdare tarafından, temyize konu kararın iptale ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
SAVUNMALARIN ÖZETİ: Temyize konu kararın lehlerine ilişkin kısımlarının hukuka uygun olduğu belirtilerek onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ…'IN DÜŞÜNCESİ: Uygulama imar planına ilişkin kısma yönelik olarak davacıların temyiz isteminin reddi ile anılan kısma yönelik olarak temyize konu kararın onanması, imar durum belgesine ilişkin kısma yönelik davacıların temyiz isteminin ve parselasyona ilişkin kısma yönelik olarak davalı idarenin temyiz isteminin ise kabulü ile anılan kısımlara yönelik olarak temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : Mülkiyeti davacıya ait İstanbul İli, Bağcılar İlçesi, …Köyü, … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmazı da kapsayan alanda 3194 sayılı İmar Kanunun 18. maddesi uyarınca yapılan parselasyona ilişkin Bağcılar Belediye Encümenin …, tarihli … sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı uygulama imar planının ve anılan taşınmazın imar durumunun bildirilmesine ilişkin 24.06.2010 tarihli işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
1/1000 ölçekli uygulama imar planına ilişkin kısım yönünden;
İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, 1/1000 ölçekli uygulama imar planına ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Parselasyona ilişkin kısım yönünden;
İLGİLİ MEVZUAT:
İmar Kanununun 18. maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlemesi ile ilgili Esaslar Hakkında Yönetmeliğin "Tanımlar" başlıklı 4.maddesinin (a) bendinde, düzenleme sahasının, sınırı tespit edilerek düzenlenmesine karar verilen saha olduğu; aynı maddenin (b) bendinde, düzenleme sınırının, düzenlenecek imar adalarının imar planına göre yol, meydan, park, genel otopark, yeşil saha gibi umumi hizmetlere ayrılan ve tescile tabi olmayan alanlar ile cami ve karakol yerlerini çevreleyen sınır olduğu belirtilmiş, aynı Yönetmeliğin "Düzenleme sahalarının tespiti esasları" başlıklı 5. maddesinde; "Belediye ve mücavir alan sınırı içinde belediyeler, belediye encümeni kararı ile; dışında valilikler, il idare kurulu kararı ile; 5 yıllık imar programlarında öncelik tanımak ve beldenin inkişaf ve ihtiyaç durumuna göre, yeterli miktarda arsayı, konut yapımına hazır bulunduracak şekilde düzenleme sahalarını tespit etmek ve uygulamasını yapmak mecburiyetindedir. Konut yapımına hazır arsa sayısının, bir önceki yıl verilen inşaat ruhsatından az olmamasına dikkat edilir. Belirlenen düzenleme sahası bir müstakil imar adasından daha küçük olamaz. Ancak, imar adasının büyük bir kısmının imar mevzuatına uygun bir şekilde teşekkül etmiş olması nedeniyle, yeniden düzenlenmesine ihtiyaç bulunmaması ve diğer kısmında birkaç taşınmaz malın tevhid ve ifraz yoluyla imar planı ve imar mevzuatına uygun imar parsellerinin elde edilmesinin mümkün olduğu hallerde, adanın geri kalan kadastro parselleri müstakil bir imar düzenlemesine konu teşkil edebilir." kuralına, "Düzenleme sınırının geçirilmesi" başlığını taşıyan 6. maddesinde ise; "Düzenleme Sınırı: a) İskan sahasının bittiği yerlerde iskan sınırından, b) İskan sahası içindeki yollarda yol ekseninden, c) İbadet yeri ve karakol yerlerinin dış sınırından, yeşil alan ve genel otopark alanlarının düzenleme ortaklık payı oranı ve uygulamaya alınan parsel sınırına göre uygun görülecek yerinden geçirilir. Ancak, imar planlarında gösterilmiş düzenleme sınırları varsa bu durum dikkate alınır. Düzenleme sınırının herhangi bir parseli iki veya daha fazla parçaya bölmesi halinde; sınır, bu parçalardan düzenleme sahası dışında kalan başka bir imar adasına girmeyenleri varsa bunları da içine alacak şekilde geçirilir. Parsel büyük ise, ifraz yapılarak ifraz sınırından geçirilir." kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Dosyanın ve Dairemizin E:2021/10846 sayılı dosyasının birlikte değerlendirilmesinden, aynı davacılar tarafından, aynı parselasyon işleminin iptali istemiyle farklı başka parsellere yönelik olarak açılan davalarda, düzenleme sınırının doğru geçirilip geçirilmediğine dair tespitleri birbiriyle çelişen bilirkişi raporları hükme esas alınarak farklı yönde kararlar verildiği görülmüştür.
Bu durumda, İdare Mahkemesince, aynı işleme yönelik olarak yaratılan uyuşmazlıklarda farklı mahkemelerce yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporlarda ve yargı kararlarında bulunan çelişkilerin giderilmesi ve davalı idarenin ileri sürdüğü hususların değerlendirilmesi suretiyle yeniden bir inceleme yapılarak karar verilmesi gerekmektedir.
24.06.2010 tarihli imar durum belgesine ilişkin kısım yönünden ise;
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Usul hukukunun yerleşik içtihatlarından olan "taleple bağlılık" ilkesi uyarınca, idari yargı mercilerinde açılan davalarda; İdare Mahkemelerinin, davacının istemi ile bağlı olduğu, istemi genişletecek veya daraltacak biçimde karar verilemeyeceği açıktır.
Bu durumda; İdare Mahkemesince, dava konusu edildiği halde 24.06.2010 tarihli imar durum belgesine ilişkin kısım hakkında hüküm kurulmadığı anlaşıldığından, kararın bu kısmında da eksik hüküm nedeniyle hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
Uygulama imar planına ilişkin kısma yönelik olarak davacıların temyiz isteminin reddine, imar durum belgesine ilişkin kısma yönelik davacıların temyiz isteminin ve parselasyona ilişkin kısma yönelik olarak davalı idarenin temyiz isteminin ise kabulüne,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle uygulama imar planına ilişkin kısmının reddine, parselasyona ilişkin kısmı yönünden ise dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, uygulama imar planına ilişkin kısmının ONANMASINA, parselasyona ve imar durum belgesine ilişkin kısmının ise BOZULMASINA,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 24/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.