T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/6894
Karar No : 2023/4182
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- …
VEKİLİ : Av. …
2- … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullanıldığından bahisle re'sen tarh edilen 2010,2011,2012 yılı muhtelif dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davacı şirkete uyuşmazlık konusu faturaları düzenleyen Galata Vergi Dairesi mükellefi … San. Tic. Ltd. Şti. hakkındaki vergi tekniği raporundaki tespitler, düzenlenen faturaların sahte belge niteliğinde olduğunu ortaya koymaya yeterli olduğundan bahsi geçen firmadan alınan faturalar nedeniyle yapılan cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Davacı vekili tarafından davacı adına düzenlenen faturaların ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı olduğu hususunun açık ve somut bir şekilde ortaya konulmadığı, yapılan işlemin hukuka aykırı olduğu, bu nedenle kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Davalı idare vekili tarafından, Mahkeme tarafından 28/01/2016 yılında kısmen kabul kısmen ret kararı verilerek davacı lehine vekalet ücretine hükmedildiği, söz konusu kabul kararının bir kısmı Danıştay tarafından onanarak kesinleşip bir kısmının ise bozulduğu, bozulan hüküm yönünden yapılan sınırlı incelemede Mahkeme tarafından dava ret kararı verildiği , Mahkeme tarafından yeni verilmiş olan ret kararına binaen sehven davacı lehine vekalet ücretine hükmedildiği, hukuka ve yasaya aykırı olarak verilen vekalet ücreti yönünden söz konusu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI :Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Davacının temyiz istemi yönünden;
Mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, Mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Temyiz istemine konu kararın Danıştay Dördüncü Dairesinin 25/03/2021 tarih ve E:2016/12778, K:2021/1825 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarenin, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin temyiz istemine gelince;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz İncelemesi Üzerine Verilecek Kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararın düzeltilerek onanmasına karar verileceği hükmü yer almaktadır.
Aynı Kanunun 31. maddesinde, yargılama giderleri ile ilgili olarak bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiş; 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununu yürürlükten kaldıran 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "diğer kanunlardaki yargılama usulü ile ilgili hükümler" başlıklı 447. maddesinde yer alan "mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır" hükmü gereğince uyuşmazlıkta uygulanması gereken 6100 sayılı Kanunun 323. maddesinde "vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti" yargılama giderleri arasında sayılmış; 326. maddesinde ise, kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği düzenlenmiştir.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinde avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği, 168. maddesinin son fıkrasında ise, avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı kurala bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, bakılan davanın davacı tarafından vekille takip edildiği, ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiği ve "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.300,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine" hükmedildiği, davalı idarenin temyiz başvurusunda bulunması üzerine Danıştay Dördüncü Dairesinin 25/03/2021 tarih ve E:2016/12778, K:2021/1825 sayılı kararı ile Mahkeme kararının kısmen onandığı, kısmen bozulduğu; … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile de söz konusu bozma kararına uyularak davanın reddine karar verildiği ve "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 2.840,00 TL vekalet ücretinin davalı idare tarafından davacıya ödenmesine" hükmedildiği görülmüştür.
Bu durumda, Vergi Mahkemesince, 09/06/2016 tarihli karar ile davanın kabulüne karar verilmesi üzerine, davayı vekille takip eden davacı tarafça vekalet ücretine hak kazanıldığı ve "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.300,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine" hükmedildiği, sonrasında ise 21/04/2022 tarihli karar ile davanın bozulan kısma münhasır olarak reddine karar verildiğinde, davacı lehine "2.840,00 TL vekalet ücretine" hükmedilmesini gerektiren davacı açısından yeni bir durumun oluşmadığı anlaşılmış olup, bu husus 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilebilecek hallerden olduğundan, kararda sehven yapılan bu hatanın "daha önce tahsil edilmemiş ise davacı vekili için Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.300,00 TL vekalet ücretinin davalı idarece davacıya verilmesine" şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının oybirliğiyle ONANMASINA, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin kısmının 2577 sayılı Kanunun 49/1-(b) maddesi uyarınca Üye …'in karşı oyuyla düzeltilerek ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, davacı aleyhine onanan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5. Dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine,
6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19/06/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanunu'nun 24. maddesinin (f) bendinde, kararlarda yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiğinin belirtileceği; 31. maddesinde, yargılama giderleri hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmış; anılan madde ile atıfta bulunulan Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama giderlerinin kapsamı" başlıklı 323. maddesinde, karar ve ilam harçları, posta giderleri, keşif ve bilirkişi ücretleri, vekille takip edilen davalarda yasa gereği takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmış; 326. maddesinin birinci fıkrasında, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği; 330. maddesinde, vekil ile takip edilen davalarda mahkemece kanuna göre takdir olunacak vekâlet ücretinin taraf lehine hükmedileceği; 332. maddesinde ise, yargılama giderlerine mahkemece re'sen hükmedileceği düzenlenmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, bakılan davanın davacı tarafından vekille takip edildiği, ... Vergi Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiği ve "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.300,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine" hükmedildiği, davalı idarenin temyiz başvurusunda bulunması üzerine Danıştay Dördüncü Dairesinin 25/03/2021 tarih ve E:2016/12778, K:2021/1825 sayılı kararı ile Mahkeme kararının kısmen onandığı, kısmen bozulduğu; … Vergi Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile de söz konusu bozma kararına uyularak davanın reddine karar verildiği ve "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 2.840,00 TL vekalet ücretinin davalı idare tarafından davacıya ödenmesine" hükmedildiği görülmektedir.
Buna göre, hüküm fıkrasında değişikliğe yol açan bu durum, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasını gerektiren, "yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hata ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlık" kapsamında maddi hata olarak değerlendirilebilecek bir husus olmadığından kararın vekâlet ücreti yönünden bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararının bu kısmına katılmıyorum.