T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/6954
Karar No : 2023/4162
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Belediye Başkanlığı/…
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Zonguldak İli, Karadeniz Ereğli İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaza yönelik Kandilli Belediyesi'nin … tarih ve … sayılı yazısı ile bildirildiği ifade edilen imar durumunun ve dayanağı imar planlarının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; uyuşmazlığa konu taşınmazın imar durumunu gösteren imar durum belgesinin dayanağı imar planlarının yürürlükte bulunduğu, halihazırda anılan planların iptali istemiyle açılmış bir dava bulunmadığı, imar planı iptalinin davanın da konusu olmadığı, anılan imar durum belgesinin yürürlükteki planlara uygun olarak düzenlendiğinden imar durum belgesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince verilen kararda; dava dilekçesinde, davacı tarafça alana yönelik imar planı tespit edilemediğinden imar durumunun iptalinin talep edildiği belirtilmiş ise de, davacının mağduriyetinin dava konusu taşınmazın imar durumunun "belediye hizmet alanı ve trafo alanı" kullanımında olmasından kaynaklandığı, dolayısıyla iddialarının taşınmazın imar durumundaki fonksiyonuna yönelik olarak temellendiği, imar planı ile öngörülen kullanım kararının hukuka uygun olup olmadığı çerçevesinde yargısal incelemenin gerçekleşmesinin lazım geldiği, davada ise, uyuşmazlığın özünü oluşturan imar planına yönelik olguların hatalı ele alınarak karar verilmiş olması nedeniyle, belirtilen eksikliğin istinaf mahkemesince giderilmesi durumunda doğal hakim ilkesine aykırı hareket edilmiş olacağı, belirlenen eksikliğin giderilebilmesi amacıyla dava dosyasının İdare Mahkemesine iadesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden bir karar verilmek üzere dava dosyasının mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, mahkeme kararının kaldırılmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının aşağıdaki gerekçe ile bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : Zonguldak İli, Karadeniz Ereğli İlçesi, … Beldesi, … Mahallesi … ada … parsel sayılı taşınmazda zilyetliğinin tespit edilmesi üzerine davacı tarafından satış başvurusunda bulunulmasına rağmen, … tarih ve … sayılı Karadeniz Ereğli Kaymakamlığı İlçe Milli Emlak Müdürlüğü'nün işlemi ile "Kandilli Belediyesi'nin … gün ve … sayılı yazısı ile satışı konu taşınmazın imar durumunda belediye hizmet alanı ve trafo alanında kaldığının bildirildiği" gerekçesiyle başvurusu reddedilmiştir.
Bunun üzerine görülmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının "Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü" başlıklı 11. maddesinde; Anayasa hükümlerinin, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kuralları olduğu ifade edilmiş, "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde de: "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir." üst hukuk normlarına yer verilmiştir.
Öte yandan; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/1. maddesinde: "Herkes davasının, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından, kamuya açık olarak ve makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkına sahiptir." kuralı yer almıştır.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 36533/04 başvuru numaralı ve 14.10.2008 tarihli Mesutoğlu-Türkiye kararında özetle; mahkemeye erişim hakkının mutlak olmadığını, bazı sınırlamalara tabi olabildiğini, bununla birlikte getirilen kısıtlamaların, hakkın özünü ortadan kaldıracak ölçüde, kişinin mahkemeye erişimini engellememesi gerektiğini, mahkemeye erişim hakkına getirilen bu tür sınırlamaların ancak meşru bir amaç güdüldüğü takdirde ve hedeflenen amaç ile başvurulan araçlar arasında makul bir orantı olması halinde Sözleşmenin 6/1. maddesi ile bağdaşabileceğini, bu ilkelerden, dava açma hakkının doğal olarak yasayla belirlenen şartları mevcut olmakla birlikte, mahkemelerin yargılama usullerini uygularken bir yandan davanın hakkaniyetine halel getirecek kadar abartılı şekilcilikten, öte yandan, kanunla öngörülmüş olan usul şartlarının ortadan kalkmasına neden olacak kadar aşırı bir gevşeklikten kaçınmaları gerektiği belirtilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 5. maddesinin 1. fıkrasında, her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı, ancak aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile dava açılabileceği hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yer verilen Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararı ve diğer yasal mevzuat hükümleri gereği, bir davada aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı tek dilekçe ile dava açılabilmesi hak arama özgürlüğünün sağlanması hususunda önemli bir araç olarak görülmelidir.
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından ilk defa 31/12/2019 havale tarihli dava dilekçesiyle açılan davada "Kdz Ereğli Kaymakamlığı'nın … gün ve … sayılı işlemi ile, bu karar içeriğinde talebin reddine gerekçe yapılan Kandilli Belediyesi'nin … gün ve … sayılı yazısı ile bildirildiği ifade edilen "imar durumunun" dayanağı imar planının iptaline karar verilmesinin istenildiği; Mahkemenin … tarih ve E. …, K:… sayılı kararı ile davacının iptalini istediği dayanak imar planı ve ölçeğinin ne olduğunun açıkça belirtilmediği gerekçesiyle satış ve tescil talebini ret eden Karadeniz Ereğli Kaymakamlığı'nın … tarih ve … sayılı kararı ile, bu karar içeriğinde talebin reddine gerekçe yapılan Kandilli Belediyesi'nin … tarih ve … sayılı yazısı ile bildirildiği ifade edilen "imar durumunun" dayanağı imar planının ayrı ayrı dava açılmak üzere yeniden düzenlenmesi gerektiğinden 2577 sayılı Kanunun 3. ve 5. maddelerine uygun bulunmayan dilekçenin reddine dair kararın verildiği; 24/03/2020 tarihli yenileme dilekçesinin konu ve sonuç kısımlarında, ilk dava dilekçesinden farklı olarak dava konusu imar durumunun dayanağı imar planı tespit edilemediğinden Kandilli Belediyesi'nin … gün ve … sayılı yazısı ile bildirildiği ifade edilen "imar durumunun" iptalinin istenildiği şeklinde ifadeye yer verilmiştir.
Uyuşmazlıkta, davacının imar durumu ile dayanağı imar planlarına karşı aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunduğundan tek dilekçe ile dava açabileceği açıktır.
Temyize konu kararda, uyuşmazlığın özünü oluşturan imar planına yönelik olguların hatalı ele alınarak karar verilmiş olması nedeniyle, belirtilen eksikliğin istinaf mahkemesince giderilmesi durumunda doğal hakim ilkesine aykırı hareket edilmiş olacağı, belirlenen eksikliğin giderilebilmesi amacıyla dava dosyasının İdare Mahkemesine iadesi gerektiğine hükmedilmişse de, bakılan davanın konusunu yalnızca imar durumunun mu ya da hem imar durumu hem de dayanağı imar planlarının mı oluşturduğu hususunun netleştirilemediği görülmüştür.
Bu itibarla, İdari Dava Dairesince, davanın konusunu imar durumunun mu ya da hem imar durumu hem de dayanağı imar planının mı oluşturduğu hususunun Mahkemece netleştirilmek üzere, dava dilekçesinin reddine karar verilerek gerek duyulursa keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak işin esasının incelenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek dosyanın Mahkemesine gönderilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda yer verilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 27/04/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.