T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/7018
Karar No : 2023/2200
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- …
VEKİLİ : Av…
2- ... Vergi Dairesi Başkanlığı (E-Tebligat)
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : ... … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek aleyhlerine olan hüküm fıkralarının taraflarca bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediğinden bahisle katma değer vergisi indirimleri kabul edilmeyerek vergi ziyaı cezalı olarak re'sen tarh edilen 2009/4 ila 12 dönemleri katma değer vergileri ile 213 sayılı Kanunun 353/1 ve mükerer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacı tarafından verilen 27/06/2022 tarihli dilekçeyle her ne kadar defter ve belgeleri saklama süresinin sona erdiği, 10 yıl saklama yükümlülüğüne uyularak 2020/Ocak ayında imha edildiği ileri sürülmüşse de, 213 sayılı Kanunun 3. maddesinde belirtilen kural gereği defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikalarının vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine imkan verecek derecede ihticaca salih bulunduğunu ispat yükünün davacıda olduğu, bu ispat yükü kapsamında davacının defter ve belgelerini Mahkemeye sunabileceği, defter ve belgelerin ibraz süresinin geçmiş olmasının davacının ispat yükünü ortadan kaldırmayacağı, vergi dairelerince yapılan incelemeye dair tutanakla teslim alınan defter ve belgelerin inceleme sonucunda tutanakla mükellefe iade edileceği sonuç ve kanaatine varıldığından, davacının söz konusu iddialarının yerinde görülmediği, davacının ilk derece mahkemesince yapılan yargılama aşamasında ibraz edebileceğini belirttiği defter ve belgelerin usulüne uygun olarak verilen süre içerisinde haklı mazeret olmaksızın ibrazından kaçınıldığı, beyan edilerek defterlere kaydedilen ve indirilen katma değer vergilerinin doğru olup olmadığının ancak defter ve belgelerin tevsiki ile tespit edileceğinden defter ve belgelerin ibrazının mecburi olduğu, davacı tarafından defter ve belgelerin süresinde verilmemesine karşın yasada sayılan nitelikte herhangi bir mücbir sebep halinin ileri sürülmediği, defter ve belgeleri ibraz etmeme hususunun taraflar açısından ihtilafsız olduğu anlaşıldığından, 213 sayılı Kanunun 359. maddesinde sayılan defter ve belgelerin gizlenmesi fiili ile vergi ziyaına sebebiyet verilmesi nedeniyle söz konusu şirketin KDV indirimlerinin reddi suretiyle tarh edilen dava konusu vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinde ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı, cezayı gerektiren fiilin tüm unsurları tamamlanmadan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasında ise hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, defter/belge saklama yükümlülüğünün süresinin 5 yıl olduğu, 13 yıl sonra Mahkeme tarafından defter ve belgelerin istenilmesinin hukuka aykırı olduğu, çeşitli kanunlardaki zamanaşımı süreleri incelendiğinde bu sürelerin dolduğunun anlaşıldığı, defter ve belgelerin ibraz edilmemesi halinden söz edilemeyeceği belirtilerek kararın aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Davalı idare tarafından, özel usulsüzlük cezasının yerinde olduğu ve kararın aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu ... … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, davacı aleyhine onanan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
5. Dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine,
6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/04/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.