T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/7043
Karar No : 2023/2981
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullandığından bahisle düzenlenen vergi inceleme raporlarına istinaden re'sen tarh edilen tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen vergi ziyaı cezalı 2011 yılı kurumlar vergisi ve 2012/4 dönemi gelir (stopaj) vergisi ile vergi ziyaı cezalı 2011/10-12 dönemi geçici verginin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesinin temyize konu kararıyla; Mahkemelerinin önceki kararının, vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle arttırılan kısımlarının ve geçici vergi aslının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrası onanarak kesinleştiğinden bu aşamada uyuşmazlığın bozulan kısma münhasır kaldığı; olayda, davacının ihtilaflı dönemde herhangi bir başka emtia alıp almadığı yönünde iş yerinde fiili veya kaydi envanter yoluyla maliyet hesabı araştırması yapılması ve bu yolla gerçek durumun tespitine çalışılması gerekirken, bu yola gidilmediği, davacının faaliyet konusu dikkate alınarak ticaret odaları veya diğer ilgili mesleki kuruluşları nezdinde sektördeki karlılık oranının tespiti amacıyla bir araştırma yapılmadan, kayıtlara intikal ettirilen faturaların sahteliğinden bahisle varsayıma dayalı olarak yapılan üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi, gelir (stopaj) vergisi tarhiyatlarında ve geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı adına yapılan cezalı tarhiyatlarda hukuka aykırılık bulunmadığı, temyiz isteminin kabulü ve Vergi Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30/05/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Davacı adına, sahte fatura kullandığından bahisle düzenlenen vergi inceleme raporlarına istinaden re'sen tarh edilen tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen vergi ziyaı cezalı 2011 yılı kurumlar vergisi ve 2012/4 dönemi gelir (stopaj) vergisi ile vergi ziyaı cezalı 2011/10-12 dönemi geçici verginin kaldırılması istemiyle açılan davanın kabulüne ilişkin Mahkeme kararı davalı idarece temyiz edilmiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3/B maddesinde, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olacağı belirtilmiş; 30. maddesinde resen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması şeklinde tanımlanmış, maddesinin (4) numaralı bendinde, defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikaların, vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısıyla ihticaca salih bulunmaması; (6) numaralı bendinde, tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunması durumunda, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitinin mümkün olmaması re'sen takdir nedeni olarak sayılmış; 134. maddesinde ise, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu hükme bağlanmıştır.
Dosyanın ve davacı hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı ve … tarih ve …, … sayılı Vergi İnceleme Raporları'nın incelenmesinden; davacı tarafından, 2011 hesap döneminde hakkında sahte belge düzenlediğine ilişkin vergi tekniği raporu bulunan … Kimya Metal Elektrik Ltd. Şti.'den KDV hariç toplam 840.250,00 TL tutarında fatura alınarak yasal defterlere hizmet üretim maliyeti olarak kaydedildiği, bu tutarın kurumlar vergisi matrahında maliyet olarak dikkate alındığı ve satışlardan elde edilen kârın daha düşük gösterildiği, söz konusu faturaların herhangi bir mal teslimine dayanmayan sahte faturalar olduğu ve sadece maliyetlerin yüksek gösterilmesi amacıyla kullanıldığı kanaatine varılması üzerine fatura tutarlarının davacının maliyetlerinden çıkartılması suretiyle hesaplanan matrah üzerinden kurumlar vergisi ve geçici vergi tarhiyatı yapıldığı, kurumlar vergisi raporunda belirlenen maliyetlerin şişirilmesi nedeniyle kayıt dışı bırakılmış kârın takip eden 2012 yılında ortaklara dağıtılmış kâr payı olarak kabulü suretiyle belirlenen matrah üzerinden de gelir (stopaj) vergisi tarhiyatı yapıldığı, faturaların bilerek kullanıldığı kanaatine varıldığından re'sen tarhı gereken vergi tutarları üzerinden üç kat vergi ziyaı cezası kesildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanmanın temel amacının vergiye tabi kazançları azaltmak ve daha az vergi ödemek olduğu, davacı şirket adına, vergi tekniği raporu ile sahte belge düzenlediği tespit edilen mükelleften alıp kayıtlarına intikal ettirdiği faturalarda gösterilen tutarların maliyetlerinden çıkartılması ve dönem karının yeniden belirlenmesi üzerine re'sen vergi ziyaı cezalı tarhiyatlar yapıldığı anlaşılmış olup, sahte faturalarda gösterilen ve şirketin maliyetlerinden çıkarılan mal ve hizmetlerin eğer alındı ise hangi mükelleflerden ne şekilde alındığını ispat külfeti 213 sayılı Kanunun 3. maddesi gereğince davacıya ait olduğundan ve davacı tarafından da bunu ispatlamaya yönelik hiçbir bilgi ve belge dosyaya sunulmadığından, davacı adına yapılan üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi, gelir (stopaj) vergisi tarhiyatlarında ve geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulü ve Mahkeme kararının bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.