T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/706
Karar No : 2023/1825
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Polis Amirleri Eğitim Merkezinde eğitimini tamamlayan davacının, 01/12/2019 tarihinde yapılan eğitim sonu sözlü sınavında başarısız sayılması nedeniyle eğitim merkezinden ilişiğinin kesilmesine ilişkin 12/12/2019 tarihli işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının atamasının yapılması gereken tarihten itibaren ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; davacının mesleki bilgi düzeyinin ölçülmesine yönelik olarak 165 numaralı ''Mary Wollstonecraft'ın feminizm için önemi nedir?" şeklindeki sorunun sorulduğu, idarece düzenlenen cevap anahtarında bu sorunun cevabının; "Tarihsel olarak feminist düşüncenin temelleri ilk defa 18.yüzyılda atılmaya başlanmıştır. Modern anlamda bir dünya algılayışı olarak feminizmin düşünsel kökenleri aydınlanma dönemine aittir. İngiliz kadın yazar Mary Wollstonecraft'ın (1759-1797) 1792 yılında hazırladığı Kadın Haklarının Müdafaası (A Vindication of the Rights of Woman) eseri feminist düşünceyi oluşturan temel eserlerden biri olarak kabul görür. Mary Wollstonecraft ile başlayan yazılı düşünsel yapıtlar sonraki yıllarda artmış ve feminist düşünce tarih içinde yavaş yavaş olgunlaşmıştır. Dönem içinde bu düşünsel ve teorik akıma ise ilk olarak feminisme ismi verilmiştir." şeklinde olduğu, davacının bu soruya verdiği cevap dolayısıyla mesleki bilgi düzeyi kriterine tüm sınav komisyon üyelerince (40) üzerinden (20)'şer puan verildiği, diğer tüm değerlendirme kriterleri yönünden ise (20) üzerinden (10)'ar puan verildiği, davacıya sorulan sorunun, içinde net cevapları da içermekle birlikte yoruma açık bir soru olduğu, ancak davacının dava dilekçesinde ve yapılan duruşma sırasında soruya doğru cevabı verdiğini belirtmiş olması karşısında, idarece davacının soruya ne kadar doğru ne kadar eksik/yanlış cevap verildiği hususunda ortaya bilgi-belge konulamadığı, giriş sınavlarını ve okul hayatını (95) puan ortalama ile başarılı şekilde tamamlayan davacının, değerlendirme kriterlerinin yarısını taşımasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu hali ile takdir yetkisinin objektif olarak kullanılmadığı sonucuna varıldığından, davacının sözlü sınavda başarısız sayılması nedeniyle ilişiğinin kesilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan verilen kararın, davacının doğrudan atanması sonucunu doğurmadığı, davalı idare tarafından yeniden yapılacak sözlü sınav sonucuna göre davacının durumunun tekrar değerlendirilmesi gerektiğinden, bu aşamada davacının parasal ve özlük haklarının iadesi istemi hakkında karar verilmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesi ve özlük haklarının iadesi istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; davacı hakkında her bir kriter yönünden yapılan değerlendirmede, bütün komisyon üyeleri tarafından ayrı ayrı değerlendirme yapılmasına rağmen bütün kriterler için komisyon üyelerinin aynı puanı takdir etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, takdir yetkisinin objektif kullanılmadığı sonucuna varıldığından, davacının yapılan sözlü sınav neticesinde başarısız olduğundan bahisle eğitim merkezinden ilişiğinin kesilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Sözlü sınavın ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda oluşturulan sınav komisyonu tarafından yapıldığı, sınavda önceden hazırlanan sorular arasından çektirilen sorunun davacıya sorulduğu, soruya verilen cevabın komisyon üyeleri tarafından değerlendirildiği ve her bir komisyon üyesi tarafından puan verildiği, hangi komisyon üyesinin hangi notu takdir ettiği hususunun tutanak altına alındığı, böylelikle sınavın usulüne uygun şekilde yapıldığı belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Usul ve yasaya uygun olan temyize konu kararın onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince; Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin iptaline, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesi ve özlük haklarının iadesi istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolundaki temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın …İdare Mahkemesine gönderilmesine, 06/04/2023 tarihinde, kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dava; Polis Amirleri Eğitim Merkezinde eğitimini tamamlayan davacının, 01/12/2019 tarihinde yapılan eğitim sonu sözlü sınavında başarısız sayılması nedeniyle eğitim merkezinden ilişiğinin kesilmesine ilişkin 12/12/2019 tarihli işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının atamasının yapılması gereken tarihten itibaren ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Sözlü sınavda başarısız sayılma işleminin, diğer tüm idari işlemlerin yargısal denetiminde olduğu gibi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden yargısal denetiminin yapılması esastır. Bu itibarla, davacının girdiği sözlü sınav öncesinde, sınav komisyonunca sınavda sorulacak soruların önceden hazırlanması ve tutanağa bağlanması, her adaya sorulan soruların kayda geçirilmesi ve sorulan sorulara adayların verdiği yanıtlara hangi komisyon üyesince, hangi notun takdir edildiğinin tutanakta ayrı ayrı gösterilmesi, sözlü sınavın nesnel olarak yapılması ve yargısal denetimin tüm unsurlarıyla gerçekleştirilmesi açısından önemlidir.
Dava konusu işlemin dayanağı olan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinden; sınavda sorulacak soruların önceden hazırlandığı, tutanağa bağlandığı, her adaya sorulan sorunun kayıt altına alındığı ve sınav komisyonu üyelerince ayrı ayrı not takdir edilmek suretiyle yargısal denetim için aranan bütün koşulların sağlandığı anlaşılmakta olup, davacının sınav sorularına verdiği yanıtların, tüm komisyon üyelerince aynı not takdir edilmek sureti ile değerlendirilmesinin, tek başına sözlü sınavın subjektif yapıldığını ortaya koyduğundan söz etmek mümkün değildir.
Bu durumda; Yönetmeliğe uygun olarak yapılan sözlü sınavda davacının başarısız sayılarak eğitim merkezinden ilişiğinin kesilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle, Daire kararına katılmıyoruz.