Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/7104 E. , 2024/30 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/7104
Karar No : 2024/30
DAVACI : ...(...)
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1- ...
VEKİLİ : ... Genel Müdürü ...
2- ... Bakanlığı / ...
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
DAVANIN_ÖZETİ :(Mülga) 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 25. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendi uyarınca Türk vatandaşlığının kaybettirilmesine ilişkin Bakanlar Kurulu'nun 24/08/2000 tarih ve 2000/1209 sayılı kararının, davacıya ilişkin kısmının iptali istenilmektedir.
DAVACININ_İDDİALARI : Davacı vekili tarafından, müvekkilinin Türk vatandaşlığının kaybettirilmesine ilişkin dava konusu Bakanlar Kurulu kararının iptali gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI :Davalı idareler tarafından, davaya konu edilen Bakanlar Kurulu kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Davanın süre aşımı yönünden reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra gereği görüşüldü:
Dava; (Mülga) 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 25. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendi uyarınca Türk vatandaşlığının kaybettirilmesine ilişkin Bakanlar Kurulu'nun 24/08/2000 tarih ve 2000/1209 sayılı kararının, davacıya ilişkin kısmının iptali istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin 1. fıkrasında, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu; anılan maddenin 4. fıkrasında, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabileceği, düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olmasının bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmayacağı; 8. maddesinin 1. fıkrasında, sürelerin tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı; 14. maddesinin 3. fıkrasının (e) bendinde, dava dilekçelerinin ilk inceleme esnasında süre aşımı yönünden inceleneceği; 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, yasal süresi içerisinde açılmayan davaların reddine karar verileceği hükme bağlanmıştır.
Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan (Mülga) 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 25. maddesi, 1. fıkrası, (ç) bendinde, yurt dışında bulunup da muvazzaf askerlik görevini yapmak veya Türkiye'de savaş ilanı üzerine, yurt dışında bulunup da, yurt savunmasına katılmak için yetkili kılınmış makamlar tarafından usulen yapılacak çağrıya mazeretsiz olarak üç ay içinde icabet etmiyenlerin, Türk vatandaşlığını kaybettiklerine Bakanlar Kurulu tarafından karar verilebileceği hükmüne; aynı Kanun'un 45. maddesinde de, Bakanlar Kurulu kararı ile Türk vatandaşlığına alınanlardan gerekli görülenler ile Türk vatandaşlığını kaybedenlerin tam hüviyetlerinin Resmi Gazete'de yayımlanacağı, bunlardan adresi bilinmeyenler hakkında ilanen tebliğin, bu yayım tarihinden itibaren bir yıl sonra yapılmış sayılacağı hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacının Türk vatandaşlığının kaybettirilmesini de içeren Bakanlar Kurulunun 24/08/2000 tarih ve 2000/1209 sayılı kararının davacıya yönelik kısmının iptalinin istenildiği, bu kararın 29/09/2000 tarih ve 24185 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandığı, bakılan davanın ise 07/09/2022 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı bilinen adresinde bulunamadığından ve yeni bir adresi de belirlenemediğinden, dava konusu Bakanlar Kurulu kararının, Resmi Gazete'de ilanından itibaren bir yılın sonunda davacıya tebliğ edilmiş sayılacağı yukarıda aktarılan mevzuatın açık hükmüdür.
Bu durumda, davacı tarafından, 29/09/2000 tarih ve 24185 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Bakanlar Kurulu kararını en geç tebliğ edilmiş sayıldığı tarih olan 29/09/2001 tarihinden itibaren 60 gün içinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten çok sonra 07/09/2022 tarihinde açılan iş bu davanın süre aşımı nedeniyle esasını inceleme olanağı bulunmamaktadır.
Öte yandan, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun, "Türk vatandaşlığını kaybedenler veya vatandaşlıktan ıskat edilenler" başlıklı 43. maddesinde, (Mülga) 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 25. maddesinin (a), (ç), (d) ve (e) bentleri uyarınca Türk vatandaşlığını kaybetmiş olan kişilerin başvurmaları halinde, millî güvenlik bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak kaydıyla, Türkiye'de ikamet etme şartı aranmaksızın İçişleri Bakanlığı kararı ile yeniden Türk vatandaşlığına alınabileceklerinin düzenlendiği dikkate alındığında; bu kapsamda davacının Türk vatandaşlığına yeniden alınması istemiyle davalı İçişleri Bakanlığı'na başvuruda bulunmasına hukuki bir engel de bulunmamaktadır.
Nitekim davacının 31/10/2017 tarihli dilekçesiyle, Mersin Valiliğine başvurarak yeniden Türk vatandaşlığına alınmasını istediği anlaşılmaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin 3. fıkrasının (e) bendi ve 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca süre aşımı nedeniyle DAVANIN REDDİNE,
2. Aşağıda ayrıntısı gösterilen toplam ... TL yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin ise kararın kesinleşmesinden sonra istemi hâlinde davacıya iadesine,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
4. Bu karara karşı tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 18/01/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.