T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/741
Karar No : 2023/2328
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Bakanlığı
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesinin ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava; Isparta Terörizmle Mücadele Eğitim ve Tatbikat Merkez Komutanlığında uzman erbaş olarak görev yapan davacının, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin 07/08/2019 tarihli işlemin iptali ile yoksun kaldığı özlük haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
… İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının kız kardeşinin FETÖ/PDY'ye müzahir olduğu gerekçesiyle KHK ile kapatılan şirketlerde öğretmen olarak SGK kaydının bulunduğuna ilişkin bilgi notu üzerine sözleşmesi feshedilmiş ise de; bu istihbari bilgi dışında güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandırılmasını gerektirecek nitelikte somut bilgi ve belgeler ortaya konulamadığı, davacının kendisi, anne, baba, kardeş gibi yakın aile bireyleri hakkında FETÖ/PDY veya başka bir terör örgütü kapsamında herhangi bir adli soruşturma ve ceza yargılamasının bulunmadığı, kız kardeşi hakkındaki istihbari bilginin (kız kardeşinin öğretmen olarak KHK ile kapatılan bir kurumda çalışmış olmasının) davacının güvenlik soruşturmasını olumsuz sonuçlandıracak nitelikte olmadığı sonucuna varıldığından, davacının güvenlik soruştrumasının olumsuz sonuçlandığı gerekçesiyle uzman erbaş sözleşmesinin feshine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, hukuka aykırılığı saptanan bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının tahakkuk (hakediş) tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
… Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının kardeşi hakkındaki bilgi notunun ve davacının yürüteceği kamu hizmetinin doğrudan ülke güvenliğinde ve asayişin sağlanmasında önemli bir yere sahip olması ile görevin hassasiyeti dikkate alındığında, Devletin gerektiğinde kolluk görevi de üstlenen askeri personelden yoğun sadakat beklemeye ve bu personelin kendisi ve yakın aile bireyleri hakkında özellikle terör örgütleriyle bağlantılı suçlardan (ve dahi bu örgütlerle irtibatlı ve iltisaklı olma durumundan) ari olması beklentisinin hukuka aykırılık teşkil etmeyeceği, bu kapsamda davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz olması sebebiyle sözleşmesinin feshedilmesi işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı, AİHM tarafından da ulusal güvenlik bakımından önem arz eden görevlere getirilecek kişilerin bu görevler için uygun olup olmadığının değerlendirilmesinde, ilgililer hakkında toplanan verilerin kullanılabileceğinin kabul edildiği (Leander/İsveç davası), Anayasa Mahkemesinin 4045 sayılı Kanun'un 1. maddesine teselsül ettirilerek eklenen (sonrasında Anayasa Mahkemesince iptal edilen) 2. fıkrası yasalaşmadan önce vermiş olduğu kararı (Anayasa Mahkemesinin 13/03/2018 tarih ve 30359 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 24/01/2018 tarih, 2014/16941 başvuru numaralı kararı) dikkate alındığında, somut olayda özel hayata saygı hakkına yapılan müdahalenin kanuni dayanağının mevcut olduğu, ulusal güvenliğin sağlanmasına yönelik meşru amacının olduğu tespit edildiğinden, dava konusu işlemin bu yönüyle de hukuka uygun bulunduğu, dolayısıyla davacının parasal hak talebinin de reddi gerektiği gerekçesiyle, istinaf isteminin kabulüne, İdare Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Danıştay Onikinci Dairesinin 27/04/2021 tarih ve E:2021/2114, K:2021/2544 sayılı kararıyla; dava konusu işlemin dayanağını oluşturan güvenlik soruşturması sonucunda elde edilen ve davalı idarece kullanılan davacıya ait kişisel veri niteliğindeki bilgilere, güvenlik soruşturması yapmakla görevli birimler tarafından ulaşılabileceğine ve bu kapsamdaki bilgileri alabileceğine ilişkin 4045 sayılı Kanun'un 1. maddesinin ikinci fıkrasının, 28/04/2020 tarih ve 31112 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 19/02/2020 tarih ve E:2018/163, K:2020/13 sayılı kararı ile iptal edildiği, Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm ile Danıştayın yerleşmiş içtihatlarıyla istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin, Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırı olacağı hususu göz önünde bulundurulduğunda, Anayasa'ya aykırılığı nedeniyle iptal edilmiş olan Kanun hükmüne göre elde edilen kişisel verilere dayanılarak güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlandığından bahisle davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı; öte yandan, Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararının, ilgililer hakkında güvenlik soruşturması yapılamayacağı yönünde olmadığı, aksine, kamu görevinde çalıştırılacak kişiler hakkında, Anayasanın 129. maddesi uyarınca kamu hizmetinin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini teminen güvenlik soruşturması yapılması yönünde düzenlemeler getirilmesinin kanun koyucunun takdir yetkisinde olduğu hususunun açıkça belirtildiği, bu doğrultuda, 17/04/2021 tarih ve 31457 sayılı Resmi Gazete'de, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nun yayımlanarak yürürlüğe konulduğu, 7315 sayılı Kanun'da öngörülen temel ilkelere, usul ve esaslara uygun olarak, davacı hakkında yeniden bir değerlendirme yapılabileceğinin de kuşkusuz olduğu gerekçesiyle, … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
… Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; Danıştay Onikinci Dairesinin 27/04/2021 tarih ve E:2021/2114, K:2021/2544 sayılı bozma kararına uyulduğu belirtilip yargısal süreç özetlenmekle birlikte, dava konusu işlemin dayanağı olan 4045 sayılı Kanun'un, 17/04/2021 tarih ve 31457 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nun 13. maddesinin 8. fıkrası ile yürürlükten kaldırıldığı, bu nedenle yasal dayanağı kalmayan işlemin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle, İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusu gerekçeli olarak reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev alacak personel personel için takdir hakkının en uygun adaydan yana kullanılmasının hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen gerekçeli onanması, kısmen düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; Danıştay'ın, temyiz incelemesine konu kararın sonucunu hukuka uygun bulmakla birlikte, gösterilen gerekçeyi doğru bulmaması veya eksik bulması halinde, kararı, gerekçesini değiştirerek onayacağı hükme bağlanmıştır.
… Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında yer verilen; "dava konusu işlemin dayanağı olan 4045 sayılı Kanun'un, 17/04/2021 tarih ve 31457 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nun 13. maddesinin 8. fıkrası ile yürürlükten kaldırıldığı, bu nedenle yasal dayanağı kalmayan işlemin hukuka aykırı olduğu" yolundaki iptal gerekçesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.
Dairemizin 27/04/2021 tarih ve E:2021/2114, K:2021/2544 sayılı bozma kararında da vurgulandığı üzere; dava konusu işlemin dayanağını oluşturan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen ve davalı idarece kullanılan davacıya ait kişisel veri niteliğindeki bilgilere, güvenlik soruşturması yapmakla görevli birimler tarafından ulaşılabileceğine ve bu kapsamdaki bilgilerin alınabileceğine dair 4045 sayılı Kanun'un 1. maddesindeki düzenlemenin, Anayasa Mahkemesinin 19/02/2020 tarih ve E:2018/163, K:2020/13 sayılı kararıyla iptal edildiği ve bu kararın 28/04/2020 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği anlaşıldığından; Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm ile Danıştayın yerleşmiş içtihatlarıyla istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin, Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırı olacağı hususu göz önünde bulundurulduğunda, Anayasa'ya aykırılığı nedeniyle iptal edilmiş olan Kanun hükmüne göre elde edilen kişisel verilere dayanılarak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumsuz sonuçlandığından bahisle davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.
Öte yandan; Anayasa Mahkemesinin iptal kararı üzerine, 17/04/2021 tarih ve 31457 sayılı Resmi Gazete'de 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu yayımlanarak yürürlüğe konulduğundan, davalı idarece, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nda öngörülen temel ilkelere, usul ve esaslara uygun olarak, davacı hakkında yeniden bir değerlendirme yaparak işlem tesis edebileceği de kuşkusuzdur.
Temyize konu kararın, "davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının tahahhuk(hakediş) tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" ilişkin kısmına gelince;
Davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklara uygulanacak "yasal faizin başlangıç tarihi"nin, davanın açıldığı 19/08/2019 tarihi esas alınarak, bu tarihten itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte idarece davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken; söz konusu parasal hakların; "tahakkuk (hakediş) tarihlerinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde hüküm kurulmasında hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de; bu yanlışlık, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan, Bölge İdare Mahkemesi kararının, "Dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal hakların, dava açma tarihi olan 19/08/2019 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının tahakkuk (hakediş) tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine ilişkin temyize konu … Bölge İdare Mahkemesinin ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. Temyize konu kararın, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklara işletilecek yasal faize ilişkin kısmının, "Dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal hakların, dava açma tarihi olan 19/08/2019 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
4. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 02/05/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.