T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/7460
Karar No : 2023/3419
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, kanuni temsilcisi olduğu şirket hakkında sahte fatura kullandığından bahisle vergi inceleme raporuna istinaden re'sen tarh edilen 2011/1 ila 12 dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının kanuni temsilcisi olduğu şirketin ilgili dönemlerde fatura aldığı Uluçınar Vergi Dairesi mükellefi … İnşa ve Ahşap Ürünleri Ticaret Limited Şirketi, Kağıthane Vergi Dairesi mükellefi … Matbaa ve Matb. Malz. Reklam Org. Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen vergi tekniği raporlarının tetkikinden; düzenlenen faturaların sahte belge niteliğinde olduğunu ortaya koyacak yeterli tespit bulunmadığından yapılan cezalı tarhiyatlarda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 08/06/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu; 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da gerekmektedir.
Sözü edilen ilgili yasa kurallarına göre, uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmanın düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellef hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Davacı adına fatura düzenleyen Kağıthane Vergi Dairesi mükellefi … Matbaa ve Matb. Malz. Reklam Org. Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporu'nda; şirketin ansiklopedi, sözlük, kitap, kitapçık, müzik eserleri ve müzik el yazmaları, atlas, harita vb. basım hizmetleri işi ile iştigal etmek üzere mükellefiyet tesis ettirdiği, 31/12/2013 tarihinde mükellefiyetinin re'sen terkin ettirildiği, 2011 yılı katma değer vergisi matrahının 4.462.965,91 TL olduğu, 2011 yılında Bs formu ile bildirdiği satış tutarının 4.178.890,00 TL olduğu, aynı yıl için Ba formu ile bildirdiği satış tutarının 4.096.384,00 TL olduğu, mükellefiyet tesis ettirdiği 2010 ve mükellefiyetinin re'sen terkin ettirildiği 2013 yılları arasında toplam 6 işçi çalıştırdığı, 07/11/2011 tarihli yoklamada işyerinde büro malzemeleri dışında herhangi bir makine, cihaz bulunmadığı, 25/06/2014 tarihli yoklamada şirketin adresini 2 yıl önce terk ettiği, şirketin vadesi geçmiş ve bugün ödenmesi gereken toplam borç tutarının 33.694,69 TL olduğu, 2010ile 2013 yılları arasında mükellef kurumun satın aldığını bildirdiği mal ve hizmetlerin %97'sinin sahte belge niteliğinde olduğu, mükellef kurumun işe başladığı 19/02/2010 tarihinden itibaren gerçek bir ticari faaliyetinin bulunmadığı ve bu tarihten itibaren mükellef kurum unvanı altında düzenlenen tüm belgelerin gerçek bir mal ve hizmet teslimi olmaksızın komisyon geliri elde etmek amacıyla düzenlenen sahte belgeler olduğu tespitlerine yer verilmiştir.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükmü ve tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden, adı geçen mükellefin, düzenlediği faturalarda belirtilen hacimde ticaret yapacak organizasyona sahip olmadığı, depo, ardiye, nakil vasıtası, çalıştırdığı personel gibi ticari faaliyeti sağlayan unsurlara sahip olmadığı, tahakkuk eden vergilerin hiçbirini ödemediği, mükellef tarafından alınan faturaların %97'sinin gerçek bir mal teslimi olmaksızın düzenlenen sahte belgeler olduğu hususları göz önünde bulundurulduğunda, davacı adına düzenlenen faturaların, gerçek bir mal teslimi ve hizmet ifasına dayanmadığı sonucuna ulaşıldığından, bu faturalar nedeniyle yapılan cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık, Vergi Dava Dairesinin kararının, adı geçen mükelleften alınan faturalardan kaynaklı cezalı tarhiyata ilişkin kısmında ise hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının adı geçen firmadan alınan faturalardan kaynaklı cezalı tarhiyatın kaldırılmasına ilişkin kısmının bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyorum.