T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/7763
Karar No : 2023/4001
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : I- (DAVACILAR) 1- … Kendi adına asaleten çocukları …, …, … ve …'e velâyeten
2- …
VEKİLLERİ : Av. …
II-(DAVALILAR)1-… Kaymakamlığı -…
VEKİLİ : Av. …
2- …Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
3- … Belediye Başkanlığı - …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF : 1- … Kaymakamlığı
2- …Büyükşehir Belediye Başkanlığı
3- …Belediye Başkanlığı
4- … (Kendi adına asaleten çocukları …, …, … ve …'e velâyeten)
5- …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: İstanbul ili, Zeytinburnu ilçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmazda bulunan apartmanın 21.02.2007 tarihinde çökmesi nedeniyle eşi vefat eden … kendi adına asaleten ve çocukları adına velayeten 1.000,00-TL maddi tazminatın davalı idarelerden, 189.000,00-TL maddi ve manevi tazminatın (dava dilekçesinde sehven … ile sigorta şirketinden istenilmişken) 26/06/2007 tarihli ıslah dilekçesiyle davalı Zeytinburnu Belediye Başkanlığından olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazmini istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacılar tarafından, kusuru bulunan idare ve üçüncü şahıslara karşı açılan davada verilen davanın kısmen kabulü, kısmen görev yönünden reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 08/10/2013 tarih ve E:2012/6930, K:2013/5733 sayılı kararıyla maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile davanın görev yönünden reddine ilişkin kısmının onanması, davacının maddi tazminat miktarının 189.000,00-TL arttırılması (ıslah) istemi yönünden ise "adli yargıda açılan davanın da gözetilerek yeniden incelemek suretiyle bir karar verilmesi" gerekçesiyle bozulması üzerine, bozma kararına uyularak 190.000,00-TL'lik tazminat isteminin yapı bedeli olan 41.000,00 TL'lik kısmının (kesinleşen 1.000,00-TL'nin mahsubu ile) kabulü, 149.000,00-TL'lik kısmının ise reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının Danıştay Ondördüncü Dairesinin 26/12/2018 tarih ve E:2018/5408, K:2018/8080 sayılı kararıyla "26.06.2007 tarihinde davacı tarafça verilen dilekçede belirtilen 189.000,00-TL'lik tazminat isteminin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 16/4. ve Geçici 7.maddesi kapsamında ıslah talebi olarak nitelendirilemeyeceği" gerekçesiyle bozulması sonrasında, İdare Mahkemesince bozma kararına uyulmayarak ısrar edilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 16/12/2020 tarih ve E:2020/577 K:2020/3185 sayılı kararıyla; ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ısrara (miktar artırımına) ilişkin kısmının onanmasına karar verilerek temyiz isteminin esası hakkında karar verilmek üzere dosyanın Dairemize gönderilmesi nedeniyle yapılan incelemede, 190.000,00-TL tazminat isteminin 41.000,00-TL'lik kısmının kabulü, 149.000,00-TL'lik kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
1-Davacılar tarafından, yeterli bir inceleme araştırma yapılmadan karar verildiği, maddi tazminatın eksik hesaplandığı, manevi tazminata ilişkin ise hüküm kurulmadığı ileri sürülmektedir.
2-… Kaymakamlığı tarafından, usule ilişkin olarak davanın husumet yönünden reddi gerektiği, esasa yönelik olarak ise zararın oluşmasında kusurlarının bulunmadığı ileri sürülmektedir.
3-… Belediye Başkanlığı tarafından, ıslah talebinin usule uygun bir ıslah olmadığından reddi gerektiği ileri sürülmektedir.
4-… Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, zararın oluşumuna sebep olan olaydan dolayı sorumluluklarının ve kusurlarının olmadığı, sorumluluğun ilçe belediyesinde olduğu, kendileri yönünden davanın reddi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ…'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: 17.08.1999 depreminden sonra Zeytinburnu Belediyesi yetkililerince 21.08.1999 tarihinde yapılan incelemede dava konusu binanın hasarlı olduğundan bahisle bina sakinleri tahliye edilerek bina mühürlenmiş, Zeytinburnu Kaymakamlığı İlçe Kriz Merkezi Başkanlığı adına Zeytinburnu Kaymakamınca imzalanan … günlü, … sayılı yazıyla; "dava konusu taşınmazın da içinde bulunduğu Bayındırlık ve İskan İl Müdürlüğü yetkililerince tutulmuş listeye istinaden" az hasarlı ve hasarsız binaların mühürlerinin sökülebileceği belirtilerek Zeytinburnu Belediyesine yazı yazılmış, İstanbul Valiliği İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlüğünün 12.11.1999 tarih ve 371-10356 sayılı Genelgesi gereği Zeytinburnu Belediye Başkanlığı'nca hasarlı olduğu görülen binalar listesinde bulunan dava konusu bina sakinlerine ve muhtarlıklara gönderilen yazıyla Bakanlıkça yetkilendirilen Proje Kontrol Müşavirliklerine binalarının depreme dayanıklılığını kontrol ettirmeleri gerektiği tebliğ edilmiş, ancak bina maliklerince bu konuda herhangi bir işlem yapılmadığı gibi bu konunun takibini Zeytinburnu Belediyesi de yapmamış, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığınca yaptırılan deprem master planı kapsamında yapılan çalışmalarda bu binaya 37 deprem puanı verilmek suretiyle aslında binanın riskli binalardan olduğunun belirtildiği halde 5216 sayılı Kanunun 7. maddesinin (z) fıkrası uyarınca binayı tahliye edip yıkmak görevi yerine getirilmemiş, daha sonra 21.02.2007 günü çöken binada davacı …'in eşi, …'in ise kardeşi eşi vefat etmiştir.
Bunun üzerine, davacılardan … kendi adına asaleten çocukları 2001 doğumlu …, 2002 doğumlu …, 2003 doğumlu … ve 2005 doğumlu … adına bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize konu kararın davacılar ..., ... ve ... yönünden incelenmesinden;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 14/3.maddesinde; Dilekçeler, Danıştayda daire başkanının görevlendireceği bir tetkik hakimi, idare ve vergi mahkemelerinde ise mahkeme başkanı veya görevlendireceği bir üye tarafından: a) Görev ve yetki, b) İdari merci tecavüzü, c) Ehliyet, d) İdari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, e) Süre aşımı, f) Husumet, g) 3 ve 5 inci maddelere uygun olup olmadıkları, yönlerinden sırasıyla inceleneceği kuralına, aynı Kanunun 15/1.maddesinin (d) bendinde; 3/g bendinde yazılı halde otuzgün içinde 3 ve 5 inci maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak yahut (c) bendinde yazılı hallerde, ehliyetli olan şahsın avukat olmayan vekili tarafından dava açılmış ise otuzgün içinde bizzat veya bir avukat vasıtasıyla dava açılmak üzere dilekçelerin reddine, karar verileceği kuralına yer verilmiştir.
2577 sayılı Kanunun 31. maddesinde; tarafların vekillerine ilişkin olarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanuna yapılan atıf gereği anılan Kanunun 77/1.maddesinde ise; Vekâletnamesiz dava açılması ve işlem yapılması başlığı altında; " Vekâletnamesinin aslını veya onaylı örneğini vermeyen avukat, dava açamaz ve yargılamayla ilgili hiçbir işlem yapamaz. Şu kadar ki, gecikmesinde zarar doğabilecek hâllerde mahkeme, vereceği kesin süre içinde vekâletnamesini getirmek koşuluyla avukatın dava açmasına veya usul işlemlerini yapmasına izin verebilir. Bu süre içinde vekâletname verilmez veya asıl taraf yapılan işlemleri kabul ettiğini dilekçeyle mahkemeye bildirmez ise dava açılmamış veya gerçekleştirilen işlemler yapılmamış sayılır." kuralı yer almaktadır.
6100 sayılı Kanun'un "Taraf ehliyeti" başlıklı 50. maddesinde de; "Medenî haklardan yararlanma ehliyetine sahip olan, davada taraf ehliyetine de sahiptir." kuralı yer almıştır.
Yukarıda aktarılan hükümler uyarınca, kural olarak avukatların vekaletnamesiz dava açabilmeleri mümkün değildir. Kuralın istisnası ise, gecikmesinde zarar doğabilecek hallerde, mahkemenin izni ile verilecek kesin süre içerisinde vekaletnamenin ibrazı halinde dava açılabilmesi halidir.
Dosyanın incelenmesinden; davacılar vekili olarak gösterilen Av. … tarafından davanın açıldığı tarihte, davacılardan …'e vekaletname ile kendine asaleten, yaşları küçük çocukları …, …, … ve ..'e velayeten …'e ait vekaletnamenin dosyaya ibraz edildiği, yargılama sırasında davacılardan …, … ve …'in 18 yaşını ikame ederek davada taraf olma ehliyetini kazandığı, 25.10.2022 tarihinde Dairemizce verilen ara kararı gereğince bu davacıların davayı bizatihi kendileri veya vekilleri aracılığıyla takip etmek isteyip istemediklerinin bildirilmesinin istenildiği, ancak gelinen aşamada bu konuda henüz bir talepte bulunulmadığı gibi anılan davacıların vekili olarak bakılan dosyaya herhangi bir vekaletnamenin de sunulmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacılar vekilinin yargılama sırasında davada taraf olma ehliyetini kazanmış …, …, … adına bakılan davada herhangi bir işlem yapabilmesine olanak veren bir vekaletnamesi bulunmadığı dikkate alındığında, Mahkemece bu hususlar çözüme kavuşturulmadan işin esası hakkında karar verilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.
Temyize konu kararın manevi tazminata ilişkin kısmına gelince;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kararlarda Bulunacak Hususlar" başlıklı 24. maddesinde; "Kararlarda: a) Tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları yahut unvanları ve adresleri, b) Davacının ileri sürdüğü olayların ve dayandığı hukuki sebeplerin özeti istem sonucu ile davalının savunmasının özeti, c) Danıştayda görülen davalarda tetkik hakimi ve savcının ad ve soyadları ile düşünceleri, d) Duruşmalı davalarda duruşma yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise hazır bulunan taraflar ve vekil veya temsilcilerinin ad ve soyadları, e) Kararın dayandığı hukuki sebepler ile gerekçesi ve hüküm, tazminat davalarında hükmedilen tazminatın miktarı, f) Yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiği, g) Kararın tarihi ve oybirliği ile mi, oyçokluğu ile mi verildiği, h) Kararı veren mahkeme başkan ve üyelerinin veya hakiminin ad ve soyadları ve imzaları ve varsa karşı oyları, ı) Kararı veren dairenin veya mahkemenin adı ve dosyanın esas ve karar numarası belirtilir." hükmüne yer verilmiştir.
Uyuşmazlıkta, davacılar tarafından 25.06.2007 tarihli ıslah dilekçesi ile toplamda 125.000,00-TL manevi tazminatın da olay tarihinden itibaren yürütülecek faiziyle birlikte davalı idarelerden Zeytinburnu Belediye Başkanlığından istenildiği, ancak temyize konu kararda manevi tazminata ilişkin hüküm kurulmadığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, yukarıda belirtilen Yasa maddesi ve taleple bağlılık ilkesi uyarınca, İdare Mahkemesi tarafından davacıların manevi tazminat istemleri hakkında da hüküm kurulması gerekirken, bu konuda ayrı bir hukuki değerlendirme yapılmayıp, hüküm kurulmamış olması, diğer bir ifadeyle eksik hüküm kurulmuş olması sebebiyle temyize konu kararda bu yönden de hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan tarafların temyiz istemlerinin kabulüne,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 25/04/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.