T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/7771
Karar No : 2023/6217
DAVACILAR : 1- … Sitesi Yönetimi 2- … Sitesi
3- … Sitesi Yönetimi
4- … Sitesi Yönetimi
5- … Sitesi Yönetimi
VEKİLİ : Av. …
DAVALILAR : 1- … Bakanlığı/ANKARA
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
2- … Belediye Başkanlığı/…
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU :03.07.2017 tarih ve 30113 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 56. maddesinin 5. fıkrasında yer alan "Kamuya ait alanlarda kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılan veya yaptırılacak olan, her tür ve nitelikteki haberleşme ve iletişim istasyonları ve iletişim hizmetleri ile ilgili tesisler ve bunların müştemilatı niteliğinde olan yapıların yapı ruhsatına tabi olmadığı" yönündeki kısmı ile Yönetmeliğin 62. maddesinin, elektronik haberleşme istasyonlarının ruhsat alınmadan kurulabileceğine ilişkin 1. fıkrası ile imar planı kararı aranmaksızın kurulabileceğine ilişkin 3.fıkrasının ve bu hükümler uyarınca tesis edilen Manavgat Belediye Başkanlığının … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Uyuşmazlığa konu elektronik haberleşme istasyonlarının imar mevzuatına göre yapı niteliğinde olduğu, dava konusu park alanında bulunan baz istasyonunun 40 metre yükseklikte kule olduğu, bu nedenle baz istasyonlarının kurulumu için imar planı kararı ve yapı ruhsatı gerektiği, bu tür yapıların imar mevzuatı denetimi dışına çıkarılarak imar hukuku yönünden denetimsiz bir alan oluşturulmaya çalışıldığı, Anayasa Mahkemesi kararına aykırı olarak yönetmelikte yapılan düzenlemenin hukuka aykırı olduğu, Danıştay Altıncı Dairesinin yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararına rağmen aynı düzenlemenin yapıldığı ileri sürülmektedir.
DAVALILARIN SAVUNMASI :
1-… BAKANLIĞI: Dava konusu düzenlemenin elektronik haberleşmeyle ilgili alt yapı yatırımları hususunda Devletin gözetim ve denetim görevi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, düzenlemede elektronik haberleşme istasyonları için yer seçim belgesi düzenlenmesi zorunluluğunun ilgili belediyelerce yer seçim belgesi verilmesi sürecinde yapılan başvuruların kent ve yapı estetiği ile elektronik haberleşme hizmetinin gerekleri birlikte dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiği, dolayısıyla elektronik haberleşme istasyonlarının, ilgili idarenin denetimi ve gözetimi dışında olduğundan söz etmenin mümkün olmadığı, hiçbir kısıt/kural getirmeden elektronik haberleşmeyle ilgili alt yapı oluşumunda kullanılan direk, kule, kulübe, konteyn anten, dalga kılavuzu, enerji nakil hattı, alt yapı niteliğindeki tesisler gibi her türlü taşınır taşınmaz mal ve teçhizatın yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesine tabi olmadığı şekline yapılan önceki düzenlemenin bu gerekçeyle Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edildiği, Yönetmelik ile getirilen düzenlemede kamuya ait umumi hizmet alanları ile ilgili idarelerin tasarrufu altındaki yol, otopark, yaya bölgesi gibi yerlerde kamu hizmeti yürütülebilmesi ve iletişimin sürdürülebilmesi için gerekli tedbirler ve Bilgi Teknoloji ve İletişim Kurumunun uygun görüşü alınmak suretiyle elektronik haberleşme (baz) istasyonunun ruhsat alınmadan kurulabileceğinin kabul edildiği, bunun haricinde çelik profil ya da betonarme malzeme ile yapılan direk, kule, kulübe, konteynır, enerji nakil hattı gibi ayrı imalatların yapı ruhsatına tabi olarak yapılabileceği, bu yönüyle de iptal edilen düzenlemenin davaya konu mevcut düzenleme ile farklı olduğu, elektronik haberleşme istasyonları, ilgili kuruluşların (şirketlerin) talebi üzerine şirketlerce kurulmakta olup söz konusu işlemlerin dava konusu edilen Yönetmeliğin 56.maddesinin 5.fıkrası uyarınca kamu eliyle yapılan veya yaptırılacak olan tesisler olarak değerlendirilmesinin söz konusu olmadığı, nitekim elektronik haberleşme istasyonları için 62.maddenin düzenlendiği, her ne kadar ilgili belediye tarafından dava konusu işlemin Yönetmeliğin 56.maddesinin 5.fıkrasına uygun olduğu yönünde görüş verilmiş olsa da elektronik haberleşme istasyonlarına ilişkin iş ve işlemlerin 62. madde kapsamında yapıldığından 56.maddesinin 5.fıkrasının iptal talebinin reddinin gerektiği savunulmaktadır.
2-… BELEDİYE BAŞKANLIĞI: Dava konusu işlemin imar mevzuatına uygun olduğu savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ … 'IN DÜŞÜNCESİ : İmar Kanunun ve Anayasa Mahkemesinin uyuşmazlığa ilişkin kararının birlikte değerlendirilmesinden, baz istasyonlarının kural olarak İmar Kanununun 3. maddesindeki yapı tanımı içinde yer aldığı, yapı mahiyetinde ve teknik altyapı tesisi niteliğinde olan, imar planlarında kurulabileceği yerlerin gösterilmesi gerektiği açıktır.
Öte yandan, kısıtlı bir çevreye hizmet etmek üzere ve teknolojik gelişmelere bağlı olarak yapı niteliğine bürünmeyen "baz istasyonu" tesislerinin imar planı kararlarına tabi tutulmaksızın yönetmelik hükmü ile oluşturulması elbette mümkündür. Ancak dava konusu edilen yönetmelik hükmü incelendiğinde ihtilaf konusu olan "baz istasyonu" tesislerinin kurulum gücü, yaydığı dalga boyu, frekans değeri, yapısal niteliği, nitelik ve niceliği vb. yönünden herhangi bir kıstas belirlenmeksizin ve yukarıda yer verilen yapı kavramına değinilmeksizin her tür ve ölçekte "baz istasyonu" tesisinin, İmar Kanunu hükümlerine muhalif olarak imar planı kapsamından muaf tutulacak şekilde düzenleme getirildiği, bu yönüyle dava konusu edilen yönetmelik hükmünde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Her ne kadar, haberleşme sektörünün ihtiyaçları öncelenerek, planlama işlemi için öngörülen süre ile haberleşme ihtiyacının ivediliği arasında kıyaslama yapılmakta ise de, haberleşme alt yapısı da dahil mekansal alanlarda yer alması gereken her türlü teknik ve sosyal alt yapı tesisi, eşit önemde zorunlu ve ivedi olduğu gibi imar hukukunda öncelikle önemsenmesi gereken olgu, ivedilik değil 3194 sayılı Kanunun 1. maddesinde amaç başlığı altında belirtilen "plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun" bir yaşam alanının teşekkülünü sağlamaktır. Uyuşmazlığa bu perspektiften bakıldığında haberleşme alt yapısı içerisinde değerlendirilmesi gereken "baz istasyonu" tesislerinin de diğer alt yapı tesisleri gibi kural olarak düzenleyici işlem niteliğindeki imar planları eliyle mekansal alanlardaki konumunun belirlenmesi asıldır. Böylelikle niteliği ne olursa olsun yapı kavramı içerisinde değerlendirilmesi gereken her türlü alt yapı tesisinin mekansal alanda yer alan diğer kullanımlarla olan etkileşimi, uyumu ve gerekliği bir bütün halinde yapılan analizler ve sentez sonucu değerlendirilebilmekte, ileride ortaya çıkması muhtemel mahzurlar henüz planlama aşamasında, uygulamaya geçilmeden önce giderilebilmekte, planlı kentleşmenin sağlanması amacına uygun olarak uzun vadede en uygun biçimde rasyonel olarak belirlenebilmektedir.
Bu durumda, Yönetmeliğin dava konusu 62.maddesinin 1.fıkrasındaki "ruhsat alınmadan (yapı ruhsatı)" ibaresi ile 3. fıkrasındaki "imar planı kararı aranmaksızın" ibarelerinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 62. maddesinin 1 ve 3. fıkraları ile Manavgat Belediye Başkanlığının … tarih ve … sayılı işleminin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI … 'IN DÜŞÜNCESİ : Dava, 03/07/2017 tarih ve 30113 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 56. maddesinin 5. fıkrasının, kamuya ait alanlarda kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılan veya yaptırılacak olan, her tür ve nitelikteki haberleşme ve iletişim istasyonları ve iletişim hizmetleri ile ilgili tesisler ve bunların müştemilatı niteliğinde olan yapıların yapı ruhsatına tabi olmadığına ilişkin kısımları ile 62. maddesinin, elektronik haberleşme istasyonlarının ruhsat alınmadan kurulabileceğine ilişkin 1. fıkrası ile imar planı kararı aranmaksızın kurulabileceğine ilişkin 3. fıkrasının ve bu hükümler uyarınca tesis edilen Manavgat Belediye Başkanlığının … tarih ve E… sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Danıştay Altıncı Dairesi'nin; Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin dava konusu 62. maddesinin 1. fıkrasındaki "ruhsat alınmadan" ibaresi ile 3. fıkrasındaki "imar planı kararı aranmaksızın" ibaresi, 25/07/2019 tarih ve 30842 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 12. maddesiyle yürürlükten kaldırıldığından, davanın bu kısmının konusuz kaldığı gerekçesiyle dava konusu Yönetmeliğin 62. maddesinin 1 ve 3. fıkraları ile Manavgat Belediye Başkanlığının … tarih ve E… sayılı işlemi yönünden dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, dava konusu Yönetmeliğin 56. maddesinin 5. fıkrası yönünden ise; Getirilen istisnai düzenlemenin, dayanağı 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 26. maddesi hükmüne aykırılık içermediği, aksine paralel bir düzenleme içerdiği, bu hükümden elektronik haberleşme istasyonlarının (baz) ruhsat alınmadan inşa edilebileceği anlamının çıkarılamayacağı, bu düzenlemeden münhasıran kamu kurum ve kuruluşlarına ait elektronik haberleşme ve iletişim tesislerinin anlaşılması gerektiği açık olduğundan, dava konusu düzenlemede imar mevzuatına aykırılık bulunmadığı, gerekçesiyle, dava konusu Yönetmeliğin 56. maddesinin 5. fıkrası yönünden davanın reddi yolunda verdiği … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, davacılar tarafından dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik kısmının temyizi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 29/06/2022 tarih ve E:2021/2946, K:2022/2380 sayılı kararıyla Daire kararının anılan kısmı bozulmuştur.
Bozma kararına uyularak; Dosyanın incelenmesinden, davacılar tarafından, 10/10/2018 tarihinde, Antalya İli, Manavgat İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel; … ada, … parsel; … ada, … parsel ve … ada üzerinde kayıtlı taşınmazların tam ortasına isabet eden ve imar planında park alanı kullanımında kalan alanda baz istasyonu inşaatına başlanıldığının görülmesi üzerine, kurulan baz istasyonuna ilişkin imar planı kararı ve yapı ruhsatı bulunup bulunmadığı, hangi telekomünikasyon şirketi tarafından kullanılacağı hususlarının bildirilmesi ve varsa imar planı kararı ve yapı ruhsatının iptal edilerek, yoksa da İmar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca gerekli işlemler yapılarak baz istasyonunun kaldırılması ve ilgililer hakkında gerekli idari yaptırımların gecikmeksizin uygulanması istemiyle Manavgat Belediye Başkanlığı'na başvuru yapıldığı, Manavgat Belediye Başkanlığı Emlak ve İstimlak Müdürlüğü'nün … tarih ve E… sayılı işlemiyle, dava konusu Yönetmelik hükümleri uyarınca baz istasyonu için herhangi bir ruhsat düzenlenmediği, gerekli izinlerin alınmış olması nedeniyle mevzuata aykırılık bulunmadığının belirtilmesi üzerine, dava konusu yönetmelik hükümleri ve bu hükümler uyarınca tesis edilen işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 3. maddesinde "Herhangi bir saha, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılamaz." hükmüne yer verilmiş, 5. maddesinde ise;"yapı: karada ve suda, daimi veya muvakkat, resmi ve hususi yeraltı ve yerüstü inşaatı ile bunların ilave, değişiklik ve tamirlerini içine alan sabit ve müteharrik tesisler" olarak tanımlanmış, 20. maddesinde, yapının imar planı, yönetmelik, ruhsat ve eklerine uygun olarak yapılabileceği kuralı yer almış, 32. maddesinde de ruhsata tabi olduğu halde ruhsat alınmaksızın yapılan yapılara ilişkin uygulanacak yaptırımlar düzenlenmiştir.
İmar Kanununun 26. maddesinde, "Kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılacak veya yaptırılacak yapılara, imar planlarında o maksada tahsis edilmiş olmak, plan ve mevzuata aykırı olmamak üzere mimari, statik, tesisat ve her türlü fenni mesuliyeti bu kamu kurum ve kuruluşlarınca üstlenilmesi ve mülkiyetin belgelenmesi kaydıyla avan projeye göre ruhsat verilir. Kamu kurum ve kuruluşlarınca inşaatın yapımına ve denetimine ilişkin hizmet alımı yapılmış ise inşaatın yapımına ve denetimine ilişkin her türlü fenni mesuliyet kamu kurum ve kuruluşu adına danışman firmanın mimar ve mühendislerince üstlenilebilir. Danışman firmanın fenni mesul mimar ve mühendisleri uzmanlık alanlarına göre yapının, tesisatı ve malzemeleri ile birlikte bu Kanuna ve ilgili diğer mevzuata, uygulama imar planına, ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere, standartlara ve teknik şartnamelere uygun olarak inşa edilmesini kamu kurum ve kuruluşu adına denetlemekle görevlidir.
Devletin güvenlik ve emniyeti ile Türk Silahlı Kuvvetlerinin harekat ve savunması bakımından gizlilik arz eden yapılara; belediyeden alınan imar durumuna, kat nizamı, cephe hattı, inşaat derinliği ve toplam inşaat metrekaresine uyularak projelerinin kurumlarınca tasdik edildiği, statik ve tesisat sorumluluğunun kurumlarına ait olduğunun ilgili belediyesine veya valiliklere yazı ile bildirdiği takdirde, 22 nci maddede sayılan belgeler aranmadan yapı ruhsatı verilir." hükmü yer almıştır.
14.06.2014 günlü, 29030 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin "Mekânsal kullanım tanımları ve esasları" başlıklı 5. maddesinde, "teknik altyapı" kamu veya özel sektör tarafından yapılacak elektrik, petrol ve doğalgaz iletim hatları, içme ve kullanma suyu ile yer altı ve yer üstü her türlü arıtma, kanalizasyon, atık işleme tesisleri, trafo, her türlü enerji, ulaştırma, haberleşme gibi servislerin temini için yapılan tesisler ile açık veya kapalı otopark kullanışlarına verilen genel isim olarak tanımlanmış, 8. maddesinde, "Planlama alanı ve yakın çevresi ile alanın bölge veya kent bütünü içindeki konumunu belirlemek üzere; eşik analizi, yerinde yapılan incelemeler gibi fiziksel çalışmalarla birlikte, bilimsel tekniklere dayalı, ekonomik, sosyal, kültürel, politik, tarihi, sektörel ve teknolojik araştırmalar ile sorunlar ve potansiyel analizi yapılır. Ayrıca yürürlükteki planla ilgili gerekli çalışma ve değerlendirmeler de yapılır. Gerektiğinde güçlü, zayıf yönler ile fırsatları ve tehditleri içeren analiz yöntemi kullanılır. Bu çalışmalar araştırma raporunda yer alır." düzenlemesine yer verilmiştir.
Dava konusu Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 56. maddesinin 5.fıkrasında, "Kamuya ait alanlarda kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılan veya yaptırılacak olan; karayolu, demiryolu, liman, yat limanı ve benzeri ulaşım tesisleri, bunların tamamlayıcı niteliğindeki trafik ve seyir kuleleri, çekek yeri, iskele, açık ve kapalı barınak, tersane, tamir ve bakım istasyonları, tünel, köprü, menfez, baraj, hidroelektrik santrali, rüzgâr ve güneş enerji santrali, sulama ve su taşıma hatları, su dolum tesisleri, arıtma tesisleri, katı atık depolama ve transfer tesisleri ile atık ayrıştırma tesisleri, her tür ve nitelikteki enerji, haberleşme ve iletişim istasyonları ve nakil hatları, doğal gaz ve benzeri boru hatları, silo, dolum istasyonları, rafineri gibi enerji, sulama, tabii kaynaklar, ulaştırma, iletişim ve diğer altyapı hizmetleri ile ilgili tesisler ve bunların müştemilatı niteliğinde olan kontrol ve güvenlik üniteleri, trafo, eşanjör, elavatör, konveyör gibi yapılar, bu işleri yapmak üzere geçici olarak kurulan beton ve asfalt santralleri, yapı ruhsatına tabi değildir." hükmü yer almaktadır.
Yönetmeliğin 62.maddesinin 1 ve 3. fıkralarında, "(1) Kamuya ait umumi hizmet alanları ile ilgili idarelerin tasarrufu altındaki yol, otopark, yaya bölgesi gibi yerlerde kamu hizmetinin yürütülebilmesi ve iletişimin sürdürülebilmesi için gerekli tedbirler ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun uygun görüşü alınmak suretiyle ruhsat alınmadan elektronik haberleşme istasyonu kurulabilir. (3) Elektronik haberleşme istasyonları 5/11/2008 tarihli ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu, 26/9/2011 tarihli ve 655 sayılı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ve ilgili diğer mevzuata göre kuruluş izni verilen alanda ve imar planı kararı aranmaksızın kurulur." hükümlerine yer verilmiştir.
406 Sayılı Telgraf ve Telefon Kanununun ek 35. maddesinde yer alan ve GSM baz istasyonu kurulması ve işletilmesinin 3194 sayılı İmar Kanunu ve İmar Kanununa dayanılarak çıkarılan yönetmeliklerde belirtilen yapı ruhsatiyesine ve yapı kullanma iznine tabi olmadığına ilişkin bulunan hüküm Anayasa Mahkemesinin 08.01.2010 günlü, 27456 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 01.10.2009 günlü, E:2006/129, K:2009/121 sayılı kararıyla, yapı ruhsatiyesi ve yapı kullanma izninin, imar hukuku yönünden planlamanın ve bu planlara uygunluk denetiminin yapılmasının ve bu suretle kamu yararının sağlanmasının başlıca araçlarından olup, elektronik haberleşmeyle ilgili alt yapı oluşumunda kullanılan yapılara ayrıcalık tanınarak bunların yapı ruhsatından ve yapı kullanma izninden istisna tutulmasının, bu yapıların imar mevzuatı kapsamı dışında tutulması anlamını taşıdığı, elektronik haberleşmeyle ilgili alt yapı oluşumunda kullanılan taşınır, taşınmaz mal ve teçhizatlar yönünden imar hukukunda denetimsiz bir alan oluşturduğu ve Devletin bu konudaki gözetim ve denetim görevini yerine getirememesine sebep olduğu belirtilerek iptal edilmiştir.
Sabit elektronik haberleşme sistemi (baz istasyonu), teknik altyapı niteliğinde bir tesis olup, planlama yapılan alanda yer verilen tüm fonksiyonların sistematik birlikteliği çerçevesinde nerelerde bulunacağının imar mevzuatı uyarınca gerekli inceleme ve araştırmalar yapılarak plan üzerinde gösterilmesi gerekmektedir.
İmar Kanununun yukarıda yer alan hükümleri ve Anayasa Mahkemesi kararının birlikte değerlendirilmesinden, baz istasyonlarının kural olarak İmar Kanununun 3. maddesindeki yapı tanımı içinde yer aldığı, teknik altyapı tesisi niteliğinde olan bu yapıların kurulabileceği yerlerin de imar planlarında gösterilmesi gerektiği sonucuna varıldığından, dava konusu yönetmelik hükümlerinde yer alan "ruhsat alınmadan" ve "ve imar planı kararı aranmaksızın" ibarelerinde hukuka uyarlık görülmemiştir.
Diğer taraftan, 25/07/2019 günlü, 30842 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin,12. maddesi ile yönetmeliğin 62 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “ruhsat alınmadan” ibaresi ile üçüncü fıkrasında yer alan “ve imar planı kararı aranmaksızın” ibaresi yürürlükten kaldırılmışsa da, anılan değişikliklerin Danıştay Altıncı Dairesi'nin 24/04/2019 günlü, E:2018/96299 sayılı yürütmenin durdurulması yolundaki karardan sonra yapıldığı anlaşılmakla, yargı kararının uygulanması niteliğinde kabulü gereken değişiklikler nedeniyle davanın bu bölümünün konusuz kaldığından sözedilemeyeceği açıktır.
Manavgat Belediye Başkanlığı'nın … günlü, … sayılı işlemine gelince; dosyanın incelenmesinden, Antalya İli, Manavgat İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel,… ada ve … ada, … parsel sayılı taşınmazların ortasına isabet eden ve imar planında park alanı olarak ayrılmış bulunan taşınmazın bir kısmının Manavgat Belediye Başkanlığı'nca GSM şirketine kiralanması sonrasında taşınmazda herhangi bir ruhsat düzenlenmeksizin baz istasyonunun kurulduğu anlaşılmaktadır. Uyuşmazlığa konu baz istasyonunun Danıştay Altıncı Dairesinin 26/04/2021 tarih ve E:2018/9629, K:2021/6070 sayılı kararıyla davanın reddine karar verdiği ve temyiz edilmeyerek kesinleşen Yönetmeliğin 56. maddesinin 5. fıkrası kapsamında kamu kurum ve kuruluşuna ait tesis niteliğinde kabulüne olanak bulunmamaktadır. Bu durumda, yönetmeliğin 62. maddesinin 1. fıkrasında yer alan, ruhsat alınmadan elektronik haberleşme istasyonu kurulabileceği yolundaki hükmün hukuka aykırı olması nedeniyle, anılan hükme dayanılarak tesis edilen dava konusu işlemde de hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 62. maddesinin 1. ve 3. fıkraları ile Manavgat Belediye Başkanlığı'nın … günlü, … sayılı işleminin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, Dairemizin 26/04/2021 tarih ve E:2018/9629 K:2021/6070 sayılı kararı uyarınca, davanın kısmen reddine, kısmen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair kararının dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmının bozulması yolundaki Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 29/06/2022 tarih ve E:2021/2946, K:2022/2380 sayılı kararına uyulmak suretiyle gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: Davacılar vekili tarafından, 10/10/2018 tarihinde, Antalya İli, Manavgat İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel; … ada, … parsel; … ada, … parsel ve … ada üzerinde kayıtlı taşınmazların tam ortasına isabet eden ve imar planında park alanı kullanımında kalan alanda baz istasyonu inşaatına başlanıldığının görülmesi üzerine, kurulan baz istasyonuna ilişkin imar planı kararı ve yapı ruhsatı bulunup bulunmadığı, hangi telekomünikasyon şirketi tarafından kullanılacağı hususlarının bildirilmesi ve varsa imar planı kararı ve yapı ruhsatının iptal edilerek, yoksa da İmar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca gerekli işlemler yapılarak baz istasyonunun kaldırılması ve ilgililer hakkında gerekli idari yaptırımların gecikmeksizin uygulanması istemiyle Manavgat Belediye Başkanlığına başvuru yapılmıştır.
Manavgat Belediye Başkanlığı Emlak ve İstimlak Müdürlüğünün … tarih ve E… sayılı işlemiyle, davacılar vekiline, parkın 100 m2'lik kısmının, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu uyarınca bir GSM şirketine kiralandığı, GSM şirketi tarafından Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığından gerekli izinlerin alındığı, Antalya Büyükşehir Belediyesince yer seçim belgesinin düzenlendiği, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 56. maddesinin 5. fıkrası ile 62. maddesinin 1. fıkrası uyarınca baz istasyonlarının yapı ruhsatına tabi olmaması nedeniyle, bahse konu baz istasyonu için herhangi bir yapı ruhsatının düzenlenmediği, gerekli izinleri alınan baz istasyonunun mevzuata aykırılığının söz konusu olmadığı bildirilmiş, bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.
Danıştay Altıncı Dairesinin 24/04/2019 tarih ve E:2018/9629 sayılı kararıyla dava konusu Yönetmeliğin 62. maddesinin 1 ve 3. fıkraları ile Manavgat Belediye Başkanlığının … tarih ve E… sayılı işleminin yürütülmesinin durdurulmasına, dava konusu Yönetmeliğin 56. maddesinin 5. fıkrasına yönelik yürütmenin durdurulması isteminin ise reddine karar verilmiş, bu karara yapılan itiraz, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 16/10/2019 tarih ve YD İtiraz No:2019/902 sayılı kararıyla reddilmiştir.
Söz konusu yargı kararının uygulanması amacıyla 25/07/2019 tarih ve 30842 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 12. maddesi ile Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin dava konusu 62. maddesinin 1 fıkrasındaki "ruhsat alınmadan" ibaresi ile 3. fıkrasındaki "imar planı kararı aranmaksızın" ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
11/11/2020 tarih ve 7256 sayılı Yasanın 26. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanununa eklenen Ek-9. maddesinde, "Dördüncü fıkradaki kule ve direkler hariç, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler ile umumi hizmet alanları gibi kamu hizmetine tahsis edilmiş tüm alanlar ile kamu veya özel mülkiyete tabi arsa ve arazilerde yapılacak olan 5/11/2008 tarihli ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu kapsamında elektronik haberleşme istasyonlarının kurulumuna mahsus on beş metreden yüksek kule ve direkler ile bunlara ait zorunlu altyapı unsurları 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarında, alan fonksiyonu tahdidi olmaksızın ve herhangi bir bedel, ücret ve harç alınmaksızın gösterilir.
Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler ile umumi hizmet alanları gibi kamu hizmetine tahsis edilmiş tüm alanlar ile kamu veya özel mülkiyete tabi arsa ve arazilerde; 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarında gösterilen kule ve direkler ile bunlara ait zorunlu altyapı unsurları için ruhsat alınır. Ruhsat başvurularında yatay ve dikey görünüşü ihtiva eden kroki ile statik ve elektrik projeleri dışında herhangi bir proje veya belge istenemez. Ruhsat başvurusuna malik ya da tasarruf sahibi ile işletmeci arasında yapılan kiralamaya veya kullanıma ilişkin belge eklenir. Bu kule veya direkler ile kurulumu bunlarla birlikte yapılacak elektronik haberleşme cihazlarına ait bulunduğu konteyner, kabin, kabinet ve benzeri altyapı unsurları için tek ruhsat düzenlenir.
1/1000 ölçekli uygulama imar planlarında gösterilmeyen ve yüksekliği on beş metreden fazla olmayan elektronik haberleşme istasyonlarının Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler ile umumi hizmet alanları gibi kamu hizmetine tahsis edilmiş tüm alanlar ile kamu veya özel mülkiyete tabi arsa ve arazilerde kurulumuna mahsus kule ve direkler ile bunlara ait zorunlu altyapı unsurlarına, statik bakımından sakınca olmadığına dair inşaat mühendislerince hazırlanacak raporun sunulması, fennî mesuliyetin üstlenilmesi, malik ya da tasarruf sahibi ile işletmeci arasında yapılan kiralamaya veya kullanıma ilişkin belgenin sunulması ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun ilgili mevzuatında belirlenen gerekli ve yeterli koruma mesafesinin bırakılması ile yer seçim belgesinin alınmış olması kaydıyla başkaca bir şart aranmaksızın ilgili idarelerce izin verilir.
Yapı ve binalarda kule ve direkler ile bunlara ait zorunlu altyapı unsurlarına; yüksekliği on metreden az olmak, statik ve elektrik bakımından sakınca olmadığına dair inşaat ve elektrik/elektronik mühendislerince hazırlanacak rapor ile bu meslek mensuplarınca fennî mesuliyetin üstlenildiğine dair taahhütname verilmek ve malik ya da tasarruf sahibi ile işletmeci arasında yapılan kiralamaya veya kullanıma ilişkin belgenin sunulması kaydıyla başkaca bir şart aranmaksızın ilgili idarece izin verilir.
İkinci fıkra uyarınca yapılan ruhsat ve yapı kullanma izin belgesi başvurularında 26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca ruhsat harcı ve yapı kullanma izin harcı alınır. Üçüncü ve dördüncü fıkralar uyarınca yapılan izin başvurularında ruhsat harcı ve yapı kullanma izin harcı tutarı toplamı kadar izin belgesi bedeli alınır. Bu madde kapsamında, ruhsat harcı, yapı kullanma izni harcı ve izin bedeline esas olan haberleşme istasyonlarına mahsus kule ve direklerin alanı [taban alanı*(yükseklik/5)] şeklinde hesaplanır. Bunlar dışında herhangi bir harç, ücret ve bedel alınamaz.
Her tür elektronik haberleşme cihazları ile bu cihazların teknik donanım ve bileşenleri izin veya ruhsata tabi değildir. Ancak ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkra uyarınca kule ve direkler ile konteyner, kabin, kabinet için yapılan ilk izin veya ruhsat başvurusunda elektronik haberleşme cihazları ile teknik donanımları statik projelerde veya raporlarda gösterilir. Elektronik haberleşme cihazları ile teknik donanımlarında; teknoloji değişikliği, ilavesi veya revizyon yapılması durumunda bu hususlar için ayrıca proje veya rapor düzenlenmez. Elektronik haberleşme istasyonları için kamu kurum veya kuruluşları tarafından yer kullandırılması hâlinde; sözleşme uyarınca tahsil edilecek yıllık yer kullanım bedeli, büyükşehir belediyelerinde Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının yer seçim belgesi için belirlediği ücretin beş katını, diğer yerlerde üç katını geçemez. Bu hükme aykırı yapılan sözleşmeler geçersizdir.
Elektronik haberleşme istasyonlarının kurulumuna mahsus kule, direk, konteyner, kabin, kabinet gibi altyapı unsurlarının imar planlarında gösterilmesi, bunların kurulumu için yapılacak ruhsat veya izin başvurularında sunulacak projeler, raporlar, bilgi ve belgeler, bunlara mahsus izin belgesi, yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesine ilişkin usul ve esaslar Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının uygun görüşü alınarak Bakanlıkça yönetmelikle düzenlenir." hükümlerine yer verilmiştir.
Yönetmeliğin 62.maddesinin 1, 2 ve 3.fıkralarınında, "(1) Kamuya ait umumi hizmet alanları ile ilgili idarelerin tasarrufu altındaki yol, otopark, yaya bölgesi gibi yerlerde kamu hizmetinin yürütülebilmesi ve iletişimin sürdürülebilmesi için gerekli tedbirler ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun uygun görüşü alınmak suretiyle ruhsat alınmadan elektronik haberleşme istasyonu kurulabilir.
(2) Özel mülkiyete tabi arsa ve binalarda, fenni mesuliyet üstlenilmek ve Kanunun cezai hükümleri saklı kalmak, 634 sayılı Kanuna göre kat maliklerinin muvafakati alınmak, statik proje müellifince hazırlanacak rapor ilgili idaresine sunulmak, bina estetiğini, görünümünü ve silueti olumsuz etkilememek ve bina cephelerine 3.00 metreden fazla yaklaşmamak, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun uygun görüşü alınmak kaydıyla ruhsat alınmadan elektronik haberleşme istasyonu kurulabilir.
(3) Elektronik haberleşme istasyonları 5/11/2008 tarihli ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu, 26/9/2011 tarihli ve 655 sayılı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ve ilgili diğer mevzuata göre kuruluş izni verilen alanda ve imar planı kararı aranmaksızın kurulur." hükümlerine yer verilmiştir.
30/9/2017 tarih ve 30196 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmelik ile 62. maddenin 2. fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“(2) Özel mülkiyete tabi arsa ve binalarda, fenni mesuliyet üstlenilmek ve Kanunun cezai hükümleri saklı kalmak, kat maliklerinin üçte ikisi ve gerekmesi halinde uygulamadan etkilendiği ilgili idaresince belirlenen bağımsız bölüm maliklerinin muvafakati alınmak, statik açıdan sakınca bulunmadığına dair inşaat mühendislerince hazırlanacak rapor ilgili idaresine sunulmak, bina estetiğini, görünümünü ve silueti olumsuz etkilememek kaydıyla Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun uygun görüşü alınarak; ruhsat alınmadan elektronik haberleşme istasyonu kurulabilir. Bina cephelerinde bu fıkrada aranan şartlara ilave olarak, sadece anten ve anten aparatları monte edilmek, cepheye bitişik olmak, dış cephe kaplamasıyla benzer görünümde olmak ve anten boyları 1,55 metreyi geçmemek şartları da aranır. Fenni mesuliyet üstlenilmek ve Kanunun cezai hükümleri saklı kalmak kaydıyla, sabit elektronik haberleşme altyapısında kullanılan; saha dolabı, varlık noktası (PoP noktası), menhol, ankesörlü telefon ve bina içi anahtarlama ekipmanları, yapı ruhsatı ve yapı kullanma izni alınmadan kurulabilir.”
25.07.2019 tarih ve 30842 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 12. maddesiyle Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 62. maddesinin birinci ve ikinci fıkrasında yer alan “ruhsat alınmadan” ibareleri ile üçüncü fıkrasında yer alan “ve imar planı kararı aranmaksızın” ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Her ne kadar 11/11/2020 tarih ve 7256 sayılı yasanın 26. maddesiyle 3194 sayılı Kanunun Ek 9. maddesinde elektronik haberleşme altyapılarında yapı ruhsatı alınmasına yönelik yeni hükümler getirilmiş ise de, uyuşmazlık dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte (26.10.2018) yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre incelenmiştir.
03/07/2017 tarih ve 30113 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 62. maddesinin 1, 2 ve 3. fıkralarınında, "(1) Kamuya ait umumi hizmet alanları ile ilgili idarelerin tasarrufu altındaki yol, otopark, yaya bölgesi gibi yerlerde kamu hizmetinin yürütülebilmesi ve iletişimin sürdürülebilmesi için gerekli tedbirler ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun uygun görüşü alınmak suretiyle ruhsat alınmadan elektronik haberleşme istasyonu kurulabilir.
(2) Özel mülkiyete tabi arsa ve binalarda, fenni mesuliyet üstlenilmek ve Kanunun cezai hükümleri saklı kalmak, 634 sayılı Kanuna göre kat maliklerinin muvafakati alınmak, statik proje müellifince hazırlanacak rapor ilgili idaresine sunulmak, bina estetiğini, görünümünü ve silueti olumsuz etkilememek ve bina cephelerine 3.00 metreden fazla yaklaşmamak, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun uygun görüşü alınmak kaydıyla ruhsat alınmadan elektronik haberleşme istasyonu kurulabilir.
(3) Elektronik haberleşme istasyonları 5/11/2008 tarihli ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu, 26/9/2011 tarihli ve 655 sayılı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ve ilgili diğer mevzuata göre kuruluş izni verilen alanda ve imar planı kararı aranmaksızın kurulur." hükümlerine yer verilmiş; 30/9/2017 tarihli, 30196 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmelik ile 62. maddenin 2. Fıkrası “(2) Özel mülkiyete tabi arsa ve binalarda, fenni mesuliyet üstlenilmek ve Kanunun cezai hükümleri saklı kalmak, kat maliklerinin üçte ikisi ve gerekmesi halinde uygulamadan etkilendiği ilgili idaresince belirlenen bağımsız bölüm maliklerinin muvafakati alınmak, statik açıdan sakınca bulunmadığına dair inşaat mühendislerince hazırlanacak rapor ilgili idaresine sunulmak, bina estetiğini, görünümünü ve silueti olumsuz etkilememek kaydıyla Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun uygun görüşü alınarak; ruhsat alınmadan elektronik haberleşme istasyonu kurulabilir. Bina cephelerinde bu fıkrada aranan şartlara ilave olarak, sadece anten ve anten aparatları monte edilmek, cepheye bitişik olmak, dış cephe kaplamasıyla benzer görünümde olmak ve anten boyları 1,55 metreyi geçmemek şartları da aranır. Fenni mesuliyet üstlenilmek ve Kanunun cezai hükümleri saklı kalmak kaydıyla, sabit elektronik haberleşme altyapısında kullanılan; saha dolabı, varlık noktası (PoP noktası), menhol, ankesörlü telefon ve bina içi anahtarlama ekipmanları, yapı ruhsatı ve yapı kullanma izni alınmadan kurulabilir.” şeklinde değiştirilmiştir.
3194 İmar Kanununun 3. maddesinde "Herhangi bir saha, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılamaz." hükmüne yer verilmiş, 5. maddesinde; "yapı: karada ve suda, daimi veya muvakkat, resmi ve hususi yeraltı ve yerüstü inşaatı ile bunların ilave, değişiklik ve tamirlerini içine alan sabit ve müteharrik tesisler" olarak tanımlanmış; "Yapı" başlıklı 20. maddesinde ise, yapının imar planı, yönetmelik, ruhsat ve eklerine uygun olarak yapılabileceği kuralı getirilmiştir.
406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanununun 5189 sayılı Yasanın 5. maddesi ile eklenen ek 35. maddesinde; “Elektronik haberleşmeyle ilgili alt yapı oluşumunda kullanılan direk, kule, kulübe, konteynır, anten, dalga kılavuzu, enerji nakil hattı, alt yapı niteliğindeki tesisler gibi her türlü taşınır, taşınmaz mal ve teçhizat, kanun hükümlerine ve Kurum tarafından çıkarılan yönetmeliklere uygun olarak kurulmak ve Kurumdan gerekli izin, ruhsat veya sertifikaları almak şartıyla, 3194 sayılı İmar Kanunu ve İmar Kanununa dayanılarak çıkarılan yönetmeliklerde belirtilen yapı ruhsatiyesine ve yapı kullanma iznine tabi değildir.” hükmüne yer verilmiş, bununla birlikte anılan Yasa maddesi, Anayasa Mahkemesinin 01.10.2009 tarihli, E:2006/129, K:2009/121 sayılı kararı ile iptaline karar verilmiştir.
Bu durumda, yukarıda yer alan Yasa hükümleri ve Anayasa Mahkemesi kararının birlikte değerlendirilmesinden, baz istasyonlarının kural olarak İmar Kanununun 3. maddesindeki yapı tanımı içinde yer aldığından, yapı mahiyetinde ve teknik altyapı tesisi niteliğinde olan baz istasyonlarının imar planlarında kurulabileceği yerlerin gösterilmesi gerektiği ve bu yapılar için yapı ruhsatı alınması gerektiği açık olup, dava konusu Yönetmelik hükmünde her tür ve ölçekte "baz istasyonu" tesisinin imar planında gösterilmesi ve yapı ruhsatından muaf tutulacak şekilde düzenleme getirilmesinde anılan İmar Kanunu hükümlerine uygunluk görülmemiştir.
Buna göre, dayanağı düzenleyici işlemler hukuka aykırı bulunduğundan Manavgat Belediye Başkanlığının … tarih ve … sayılı kararında da hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Dava konusu Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 62. maddesinin 1 ve 3. fıkraları ile Manavgat Belediye Başkanlığının … tarih ve … sayılı işleminin İPTALİNE,
2. Uyuşmazlığın sonuç olarak dava konusu işlemin kısmen iptali, kısmen davanın reddi ile sonuçlanması, İdari Dava Daireleri Kurulu kararıyla bozulan Dairemizin 26/04/2021 tarihli, E:2018/9629, K:2021/6070 sayılı dava konusu işlemin kısmen reddi, kısmen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolunda verilen kararda yargılama giderleri hakkında hüküm kurulması ve yeni verilen kararın sonucu değiştirmemesi nedeniyle bu konuda (davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti de dahil olmak üzere) yeniden hüküm kurulmamasına,
3. Temyiz aşamasında yapılan ve ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … -TL
yargılama giderinin davalı idarelerden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
4.Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 19/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.