T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/7772
Karar No : 2023/6215
DAVACI : … Mühendisleri Odası
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Bakanlığı/ANKARA
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
DAVANIN KONUSU : 03.07.2017 tarih ve 30113 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 4. maddesindeki "fenni mesul" tanımında geçen "meslek mensupları" ibaresinin ve aynı maddedeki "sicil durum taahhütnamesi" tanımının, 19. maddesinin 1. fıkrasının "park alanları" başlıklı (c) bendinin 2 ve 3. alt bentlerinin, 19.maddesinin 1.fıkrasının "konut alanları" başlıklı (f) bendinin 1 ve 2.alt bentlerinin, 27. maddesinin 1.fıkrasının (b) bendinin, 28. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde geçen "5.50 metre" ibarelerinin ve aynı maddenin 3. fıkrasının son cümlesinin, 32. maddesinin 3. fıkrasının, 33. maddesinin 6. fıkrasının ve 10. fıkrasının son cümlesinin, 34. maddesenin 2. fıkrasının, 36. maddesinin 1 ve 2. fıkralarının, 40. maddesinin 7. fıkrasının ilk cümlesi hariç kalan kısmının, 44. maddesinin 4. fıkrasının (b) bendinin, 56. maddesinin 8. fıkrasının, 57. maddesinin 2. fıkrasının 8. alt bendindeki "gerektiğinde" ibaresinin, aynı maddenin 7. fıkrasında geçen "elektrik mühendisi veya elektrik elektronik mühendisi ve makine mühendisince birlikte" ibaresinin ve 15. fıkrasının 1 ve 2. cümlelerinin, 20, 21 ve 23. fıkralarının, 64. maddesinin 7. fıkrasının ilk cümlesinin, 66.maddesinin 2 ve 3. fıkraları ile 10.fıkrasının son cümlesinin, 68. maddesinin 4. fıkrasının son cümlesinde geçen "meslek adamlarının" ibaresinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu düzenleme nedeniyle, yol boyu ticaret olarak teşekkül ettiği belirlenen konut alanlarında çok farklı fonksiyonlarda çeşitli kullanım alanlarının yapılabileceği, düzenlemede, lokanta, pastane vb. gibi farklı fonksiyonlara sahip bu kullanım alanlarının, alanın asıl işlevi olan konutlara olumsuz etkilerinin göz önüne alınmadığı, hangi binalarda ne tür tesis ve işletme yapılabileceğine dair kriterin belirlenmediği, oysa söz konusu tesis ve işletmelerin konutlara olumsuz etki etmemesi bakımından, tesis ve işletmelerin binaların projelerinde yer alması gibi bir kriterin belirlenmesi gerektiği, 01/0/2013 tarih ve 28664 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin benzer düzenlemeleri içeren hükümlerinin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Altıncı Dairesinin 26/06/2016 tarih ve E:2013/6220 sayılı kararıyla, "Yol boyu ticaret bölgesi olarak teşekkül etmiş konut kullanımına ayrılan parsellerde müstakil olarak yüksek nitelikli konut (rezidans), yurt; kurs, anaokulu, özel eğitim tesisi, kreş, ticari katlı otopark, sosyal ve kültürel tesis gibi binalar yapılabilir." düzenlemesinin iptaline karar verildiği ileri sürülmüştür.
DAVALININ SAVUNMASI : Sağlık Bakanlığının 12/10/2015 tarih ve 21492 sayılı yazısıyla bu yönde düzenleme yapılmasının istendiği, mevzuatın paydaşı olan ilgili sektör ve meslek mensuplarından müteşekkil komisyon tarafından ele alınarak sonucunda Bakanlıkça da uygun bulunduğu, bu kullanımların halkın günlük ihtiyacının karşılanması, otopark ihtiyacının çözümlenmesi, trafik yükünün azaltılması, peyzaj, bahçe düzenlemesi, günübirlik sağlık hizmetinin sunulması, yurt, anaokulu hizmetlerinin karşılanması gibi hizmetlerin yerine getirilmesi için ilgili idare meclisi kararı, ilgili kamu kurumunun belirlediği standartların sağlanması gerektiği, geçit hakkı alınması gerektiği gibi bir takım şartlara bağlandığı, söz konusu konut alanlarında belirtilen kullanımlara ilişkin koşulların yerine getirilmesi aşamasında ilgili idare tarafından göz önünde bulundurulması gereken tedbirlerin alınması ve bu koşulların sağlanması gerektiğinden iptal talebinin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 38. maddesinde, İdari Dava Daireleri Kurulunun, idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararları temyizen inceleyeceği, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay Dava Dairelerinin nihai kararlarının Danıştay’da temyiz edilebileceği, 49. maddesinin 4. fıkrasında ise Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50’nci madde hükümlerinin kıyasen uygulanacağı öngörülmüştür. 2577 sayılı Yasanın 49. maddesinin 4. fıkrasında yer alan düzenleme ile Danıştay Dava Dairelerine, ilk derecede bakılan davalarla ilgili bozma kararlarına karşı eski kararlarında ısrar edebilme yetkisi tanınmamıştır. Bu nedenle, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 13/06/2022 tarih ve E:2021/2816, K:2022/2140 sayılı bozma kararına uyulmak suretiyle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI …'İN DÜŞÜNCESİ : 03/07/2017 tarihli, 30113 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 19. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinin 2. alt bendinin iptal edilen kısmı ile bu davaya konu edilen diğer kısımları kesinleşmiş olduğundan İdari dava Daireleri Kurulunca Danıştay Altıncı Dairesi kararının bozulmasına karar verilen kısmına ilişkin olarak işin esası incelendi.
Dava konusu Yönetmeliğin 19. maddesinin 1. fıkrasında, "Bu Yönetmelikte tanımlanan kullanım alanlarına ilişkin yapılaşma koşulları aşağıdaki gibidir" düzenlemesi yer almış, (f) bendinde, "Konut alanı: Bu alanda;
1) İlgili idare meclisince yol boyu ticaret olarak teşekkül ettiği karar altına alınan konut alanlarında bulunan parsellerin; zemin kat ve yol seviyesinde veya açığa çıkan bodrum katlarının yoldan cephe alan mekânlarında ya da binanın birinci katında veya bodrum katlarında zemin katta yer alan mekanla içten bağlantılı olan ve binanın ortak merdivenleri ile ilişkilendirilmeyen, getirilecek kullanıma ilişkin otopark ihtiyacını karşılamak kaydıyla, gürültü ve kirlilik oluşturmayan ve imalâthane niteliğinde olmayan, gayrisıhhi özellik taşımayan, halkın günlük ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik dükkân, kuaför, terzi, eczane, anaokulu ve kreş ile gelişme alanları hariç; Sağlık Bakanlığınca aranan şartlar sağlanmak kaydıyla günübirlik sağlık hizmeti sunulan sağlık kabini, muayenehane, aile sağlığı merkezi, ağız ve diş sağlığı merkezi, diyaliz merkezi, acil servis içermeyen tıp merkezi, psikoteknik değerlendirme merkezi, üremeye yardımcı tedavi merkezi, fizik tedavi müessesesi, genetik hastalıklar tanı merkezi, evde bakım merkezi, işitme cihazı merkezi, ısmarlama protez ve ortez merkezi ve lokanta, pastane gibi konut dışı hizmetler verilebilir.
2) İlgili idare meclisince yol boyu ticaret olarak teşekkül ettiği karar altına alınan konut kullanımına ayrılan parsellerde ilgili kamu kurumunun belirlediği standartları sağlamak ve uygun görüşü alınmak ve ayrıca getirilecek kullanıma ilişkin otopark ihtiyacı karşılanmak kaydıyla müstakil olarak; yurt, anaokulu, aile sağlığı merkezi, kreş, ticari katlı otopark binaları ile gelişme alanları haricinde özel sağlık tesisi, özel eğitim tesisi ve yapılabilir. Konut alanlarında (1) numaralı alt bentte belirtilenler haricinde özel sağlık tesisi yapılabilmesi için uygulama imar planında bu amaçla değişiklik yapılarak konut kullanımından çıkarılması gerekir." düzenlemelerine yer verilmiştir.
Uyuşmazlıkta, Yönetmeliğin 19. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinin 2. alt bendinin " yurt, anaokulu, aile sağlığı merkezi, kreş, ticari katlı otopark binaları ile gelişme alanları haricinde özel sağlık tesisi, özel eğitim tesisi ve yapılabilir." düzenlemesinin Danıştay Altıncı Dairesinin kararıyla iptal edildiği ve bu kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca onanarak kesinleştiği, anılan alt bendin kalan kısımlarının ise ayrıca hukuki bir değerinin kalmadığı anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, Yönetmeliğin dava konusu 19. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinin 2. alt bendinin kalan kısımlarının da iptali gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, Danıştay Altıncı Dairesinin 03/02/2021 tarih ve E:2017/4842 K:2021/1091 sayılı kararı uyarınca, dava konusu işlemin kısmen iptaline, davanın kısmen reddine dair kararının, 03/07/2017 tarih ve 30113 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 19. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinin 2. alt bendinin iptaline karar verilen ibareleri haricindeki kısmı yönünden bozulması yolundaki Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun (İDDK) 13/06/2022 tarih ve E:2021/2816, K:2022/2140 sayılı kararına uyulmak suretiyle gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: 03.07.2017 tarih ve 30113 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 4. maddesindeki "fenni mesul" tanımında geçen "meslek mensupları" ibaresinin ve aynı maddedeki "sicil durum taahhütnamesi" tanımının, 19. maddesinin 1. fıkrasının "park alanları" başlıklı (c) bendinin 2 ve 3. alt bentlerinin, 19.maddesinin 1.fıkrasının "konut alanları" başlıklı (f) bendinin 1 ve 2.alt bentlerinin, 27. maddesinin 1.fıkrasının (b) bendinin, 28. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde geçen "5.50 metre" ibarelerinin ve aynı maddenin 3. fıkrasının son cümlesinin, 32. maddesinin 3. fıkrasının, 33. maddesinin 6. fıkrasının ve 10. fıkrasının son cümlesinin, 34. maddesenin 2. fıkrasının, 36. maddesinin 1 ve 2. fıkralarının, 40. maddesinin 7. fıkrasının ilk cümlesi hariç kalan kısmının, 44. maddesinin 4. fıkrasının (b) bendinin, 56. maddesinin 8. fıkrasının, 57. maddesinin 2. fıkrasının 8. alt bendindeki "gerektiğinde" ibaresinin, aynı maddenin 7. fıkrasında geçen "elektrik mühendisi veya elektrik elektronik mühendisi ve makine mühendisince birlikte" ibaresinin ve 15. fıkrasının 1 ve 2. cümlelerinin, 20, 21 ve 23. fıkralarının, 64. maddesinin 7. fıkrasının ilk cümlesinin, 66.maddesinin 2 ve 3. fıkraları ile 10.fıkrasının son cümlesinin, 68. maddesinin 4. fıkrasının son cümlesinde geçen "meslek adamlarının" ibaresinin iptali istenilmektedir.
03/07/2017 tarih ve 30113 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 19. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinin 2. alt bendinin iptaline karar verilen ibareleri haricindeki kısmı Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun yukarıda anılan bozma kararı uyarınca yeniden incelendi.
İLGİLİ MEVZUAT: Dava konusu Yönetmeliğin 19. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinin 1 ve 2. alt bentlerinde, "(1) Bu Yönetmelikte tanımlanan kullanım alanlarına ilişkin yapılaşma koşulları aşağıdaki gibidir:
...
f) Konut alanı: Bu alanda;
1) İlgili idare meclisince yol boyu ticaret olarak teşekkül ettiği karar altına alınan konut alanlarında bulunan parsellerin; zemin kat ve yol seviyesinde veya açığa çıkan bodrum katlarının yoldan cephe alan mekânlarında ya da binanın birinci katında veya bodrum katlarında zemin katta yer alan mekanla içten bağlantılı olan ve binanın ortak merdivenleri ile ilişkilendirilmeyen, getirilecek kullanıma ilişkin otopark ihtiyacını karşılamak kaydıyla, gürültü ve kirlilik oluşturmayan ve imalâthane niteliğinde olmayan, gayrisıhhi özellik taşımayan, halkın günlük ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik dükkân, kuaför, terzi, eczane, anaokulu ve kreş ile gelişme alanları hariç; Sağlık Bakanlığınca aranan şartlar sağlanmak kaydıyla günübirlik sağlık hizmeti sunulan sağlık kabini, muayenehane, aile sağlığı merkezi, ağız ve diş sağlığı merkezi, diyaliz merkezi, acil servis içermeyen tıp merkezi, psikoteknik değerlendirme merkezi, üremeye yardımcı tedavi merkezi, fizik tedavi müessesesi, genetik hastalıklar tanı merkezi, evde bakım merkezi, işitme cihazı merkezi, ısmarlama protez ve ortez merkezi ve lokanta, pastane gibi konut dışı hizmetler verilebilir.
2) İlgili idare meclisince yol boyu ticaret olarak teşekkül ettiği karar altına alınan konut kullanımına ayrılan parsellerde ilgili kamu kurumunun belirlediği standartları sağlamak ve uygun görüşü alınmak ve ayrıca getirilecek kullanıma ilişkin otopark ihtiyacı karşılanmak kaydıyla müstakil olarak; yurt, anaokulu, aile sağlığı merkezi, kreş, ticari katlı otopark binaları ile gelişme alanları haricinde özel sağlık tesisi, özel eğitim tesisi ve yapılabilir. Konut alanlarında (1) numaralı alt bentte belirtilenler haricinde özel sağlık tesisi yapılabilmesi için uygulama imar planında bu amaçla değişiklik yapılarak konut kullanımından çıkarılması gerekir." düzenlemelerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Görülmekte olan uyuşmazlıkta Danıştay Altıncı Dairesinin 03/02/2021 tarih ve E:2017/4842 K:2021/1091 sayılı kararıyla, " 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 3. maddesinde, "Herhangi bir saha, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılamaz." hükmüne yer verildiği,
Aynı Kanun'un 5. maddesinde de, "Nazım imar planı"nın, halihazır haritalar üzerine çizilen ve ticaret, sanayi, konut gibi bölgelerle iskan bakımından yoğun veya seyrek bölgeleri ve iskana elverişli, iskana elverişli olmayan veya iskana izin verilmeyen bölgeleri, topoğrafik özelliklerden faydalanma konularını, ulaşım sistemlerini ve bu gibi ana hatları göstermek suretiyle arazi parçalarının kullanma şekillerini belirleyen planlar; "Uygulama imar planları"nın ise, varsa kadastral durumu da işlenmiş halihazır haritaların üzerine nazım plan esaslarına göre çizilen ve yol, yapı adası ve muhtelif bölgelerin detayları ile inşaat nizamlarını ve uygulama için gerekli bilgileri içeren planlar, olarak tanımlandığı,
Uyuşmazlık konusu düzenlemeler ile imar planında "konut kullanımına" ayrılan mekansal alanlarda; ilgili idare meclisince yol boyu ticaret olarak teşekkül ettiği karar altına alınan alanlarda ayrıntılı bir şekilde belirlenen koşullara bağlı olarak, bu alanlarda yaşayan insanların günlük ihtiyaçlarını karşılamaya dönük "sağlık kabini, muayenehane, lokanta, pastane dükkân, kuaför, terzi, eczane" yapımına imkan tanındığı,
Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği eki plan gösterimlerinde ayrı lejantlarla gösterilen, farklı fonksiyonlara karşılık gelen, ulaşım başta olmak üzere sosyal ve teknik altyapıya getireceği yük birbirinden farklı olan kullanımların, yer seçimi kararlarının imar planı kapsamında ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği,
Bu doğrultuda, bu nitelikteki kullanımlara, imar planı kararı bulunmaksızın, konut fonksiyonu içerisinde yer verilmesinin imar mevzuatı uyarınca mümkün görülmediği,
Uyuşmazlık bu çerçevede ele alındığında, Yönetmeliğin 19. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinin 1. alt bendinde yer alan "muayenehane", "lokanta", "pastane" ve "sağlık kabini" kullanımlarının, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği eki plan gösterimlerinde herhangi bir lejant ile gösterilmediği, bu fonksiyonlara karşılık gelen başka herhangi bir lejant da bulunmadığı anlaşıldığından, bu kullanımların konut kullanımı kapsamında yer alabileceğinin kabulü gerektiği,
Bu doğrultuda, imar planında konut kullanımında olan bir alanda otopark ihtiyacının karşılanması kaydıyla, gürültü ve kirlilik oluşturmayan ve imalâthane niteliğinde olmayan, gayrisıhhi özellik taşımayan, halkın günlük ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik "muayenehane", "lokanta", "pastane" ve "sağlık kabini" kullanımlarına yer verilmesinde imar mevzuatına aykırılık bulunmadığı,
Yönetmeliğin 19. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinin 1. alt bendinde yer alan "anaokulu ve kreş" ibareleri ile "gelişme alanları hariç; Sağlık Bakanlığınca aranan şartlar sağlanmak kaydıyla günübirlik sağlık hizmeti sunulan aile sağlığı merkezi, ağız ve diş sağlığı merkezi, diyaliz merkezi, acil servis içermeyen tıp merkezi, psikoteknik değerlendirme merkezi, üremeye yardımcı tedavi merkezi, fizik tedavi müessesesi, genetik hastalıklar tanı merkezi, evde bakım merkezi, işitme cihazı merkezi, ısmarlama protez ve ortez merkezi gibi konut dışı hizmetler verilebilir." ibaresine ilişkin kısma gelince;
Her biri Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği eki plan gösterimlerinde ayrı lejantlarla gösterilen, farklı fonksiyonlara tekabül eden, ulaşım başta olmak üzere sosyal ve teknik altyapıya getireceği yük birbirinden çok farklı olan ve konut kullanımı ile bağdaşması mümkün olmayan söz konusu kullanımlara imar planı kararı bulunmaksızın konut alanlarında yer verilmesinde 3194 sayılı İmar Kanunu'na uyarlık görülmediği gerekçesiyle, dava konusu Yönetmeliğin 19. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinin 1. alt bendinde yer alan "anaokulu ve kreş ile gelişme alanları hariç; Sağlık Bakanlığınca aranan şartlar sağlanmak kaydıyla günübirlik sağlık hizmeti sunulan aile sağlığı merkezi, ağız ve diş sağlığı merkezi, diyaliz merkezi, acil servis içermeyen tıp merkezi, psikoteknik değerlendirme merkezi, üremeye yardımcı tedavi merkezi, fizik tedavi müessesesi, genetik hastalıklar tanı merkezi, evde bakım merkezi, işitme cihazı merkezi, ısmarlama protez ve ortez merkezi gibi konut dışı hizmetler verilebilir." düzenlemeleri ile 2. alt bendinde yer alan "yurt, anaokulu, aile sağlığı merkezi, kreş, ticari katlı otopark binaları ile gelişme alanları haricinde özel sağlık tesisi, özel eğitim tesisi ve yapılabilir" düzenlemesinin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılarak iptaline" karar verilmiş, Dairemiz kararının bu kısımları İDDK'nin yukarıda anılan kararı ile onanmıştır.
Dava konusu düzenlemenin yukarıda iptaline karar verilen ibareleri dışındaki kısımlarında, "ilgili idare meclisince yol boyu ticaret olarak teşekkül ettiği karar altına alınan konut kullanımına ayrılan parsellerde ilgili kamu kurumunun belirlediği standartları sağlamak ve uygun görüşü alınmak ve ayrıca getirilecek kullanıma ilişkin otopark ihtiyacı karşılanmak kaydıyla müstakil olarak... konut alanlarında (1) numaralı alt bentte belirtilenler haricinde özel sağlık tesisi yapılabilmesi için uygulama imar planında bu amaçla değişiklik yapılarak konut kullanımından çıkarılması gerektiği"nin belirtildiği, (1) numaralı alt bentte belirtilenler haricindeki kısımlar yönünden Dairemizce iptaline karar verildiği ve İDDK'nin yukarıda anılan kararı ile onandığı, özel sağlık tesisi yapılabilmesi için uygulama imar planında bu amaçla imar planı değişikliği yapılması gerektiğine dair düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 03/07/2017 tarih ve 30113 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 19. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinin 2. alt bendinin iptaline karar verilen ibareleri haricindeki kısmı yönünden DAVANIN REDDİNE,
2. Uyuşmazlığın sonuç olarak dava konusu işlemin kısmen iptali, kısmen davanın reddi ile sonuçlanması, İdari Dava Daireleri Kurulu kararıyla bozulan Dairemizin 03/02/2021 tarih ve E:2017/4842 K:2021/1091 sayılı dava konusu işlemin kısmen iptali, davanın kısmen reddi yolunda verilen kararda yargılama giderleri hakkında hüküm kurulması ve yeni verilen kararın sonucu değiştirmemesi nedeniyle bu konuda (taraflar lehine hükmedilen vekalet ücreti de dahil olmak üzere) yeniden hüküm kurulmamasına,
3. Temyiz aşamasında yapılan ve ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL'nin (…-TL temyiz yargılama gideri ve …-TL posta gideri) yarısı olan …-TL'nin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, kalan …-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
4.Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 19/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.