T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/7969
Karar No : 2023/2468
DAVACILAR : 1- ...Odası
2- ...Odası
VEKİLLERİ : Av. ...
3- ...Odası
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : … Bakanlığı - ANKARA
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
DAVANIN KONUSU : 04/04/2014 günlü, 28962 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) 4. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinde yer alan "kendi kendine onarım potansiyeli olan" ibaresinin, (k) bendinde yer alan "Kontrollü Kullanım Bölgesi" tanımının, (o) bendindeki "Mahalli Öneme Haiz Sulak Alanlar" tanımının, (r) bendindeki mutlak koruma bölgesi tanımının, (v) bendindeki "Sulak Alan Sınırı" tanımının, (çç) bendinde yer alan "Tampon Bölge" tanımının, 5. maddesinin 3. fıkrasının, 6. maddesinin, 8. maddesinin 1. fıkrasındaki "izinsiz" ibaresi ile "ulusal öneme haiz sulak alanlar ve Ramsar Alanlarında Genel Müdürlüğün, mahalli öneme haiz sulak alanlarda ise Bölge Müdürlüğünün uygun görüşü alınır" ibaresinin, 9. maddesinin, 11. maddesinin 2. fıkrasındaki " sazlık alanlarda ekonomik ve ticari önemi olan bitki türlerinin kesimi yapılabilir" ibaresinin, 12. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "yerli ve" ibaresinin, 13. maddesinin 1. fıkrasındaki "ulusal öneme haiz" ibaresinin, 14. maddesindeki "ulusal öneme haiz sulak alanlar ve Ramsar Alanlarında Genel Müdürlüğün, mahalli öneme haiz sulak alanlarda ise Bölge Müdürlüğünün iznine tabidir" ibaresinin, 18. maddesinin, 19. maddesinin 3. fıkrasının, 20. maddesinin 1. fıkrasındaki "zorunlu olmadıkça" ibaresinin, 2. fıkrasının (a) bendinin tamamının, (b) bendindeki "su" ibaresinin, 21. maddesinin 1. fıkrasındaki "zorunlu olmadıkça" ibaresinin, 22. maddesinin 1. fıkrasının (a), (b) ve (ğ) bentlerinin tamamının, (ç) bendindeki "Bu madde kapsamında planlanan projelere, alanların ekolojik yapılarına göre ulusal öneme haiz sulak alanlar ve Ramsar Alanlarında Genel Müdürlük, Mahalli öneme haiz sulak alanlarda Bölge Müdürlüğünce izin verilir" cümlesinin, (d) bendindeki "malzeme çıkarımı", "kültür balıkçılığı" ve "ulusal öneme haiz" ibarelerinin, 23. maddesinin, 24. maddesinin, 26. maddesinin 1. fıkrasındaki "Mahalli öneme haiz sulak alanlar ile mevsimsel ve daimi akarsularda sulak alan koruma bölgeleri belirlenmez" cümlesinin, 28. maddesinin 1. fıkrasındaki "mahalli komisyonda değerlendirme yapılır ve karar verilmek üzere dosya Bakanlığa gönderilir" cümlesinin, 31. maddesinin 1. fıkrasının, 2. fıkrasındaki "yükseköğretim kurum ve sivil toplum kuruluş üyeleri Bakanlıkça belirlenir" ibaresinin, 32. maddesinde yer alan "ulusal" ve "ulusal öneme haiz" ibarelerinin, 36. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (b) bentlerinin, Geçici 1. maddesinin, Ek-1 ve Ek-2 listelerinde yer alan "Sulak Alan Koruma Bölgelerinde" ibaresinin iptali istenilmektedir.
DAVACILARIN İDDİALARI: Sürdürülebilir kullanım bölgelerinde yapılacak ekonomik faaliyetlerin alanın ekolojik dengesinin bozulmaması ve mevcut geleneksel yöntemlerle sürdürülmesi esasına uygun olması gerekirken, uyuşmazlığa konu maddenin iptali istenilen (d) bendindeki "malzeme çıkarımı", "kültür balıkçılığı" ibareleriyle izin verilen faaliyetlerin geleneksel yöntemle yapılamayacağı, sonuç olarak düzenlemenin bu alanların korunması amacından uzak olduğu dayanağı üst hukuk normları ve Ramsar Sözleşmesi ile belirlenen koruma ilke ve esaslarına, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
DAVALININ SAVUNMASI: Dava konusu düzenlemelerin, insan faaliyetlerinin yoğun olarak devam ettiği ve belli oranda tahrip olmuş sulak alanların, kazanılmış haklar da dikkate alınarak, daha fazla tahrip edilmesini engellemek amacıyla getirildiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararına uyularak, anılan Yönetmeliğin "Sürdürülebilir kullanım bölgesi uygulama esasları" başlıklı 22. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendindeki "malzeme çıkarımı" ve "kültür balıkçılığı" ibarelerinin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ : Dava, 04.04.2014 günlü, 28962 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği'nin 4. maddesinin (çç) bendinde yer alan "Tampon bölge" tanımının, 4. maddesinin (ı) bendinde yer alan "kendi kendine onarım potansiyeli olan" ibaresinin, 4. maddesinin (k) bendinde yer alan "Kontrollü kullanım bölgesi" tanımının, 4. maddesinin (o) bendindeki "Mahalli öneme haiz sulak Alan" tanımının, 4. maddesinin (r) bendindeki "uluslararası ölçütlere göre tehlike sınırı en az hassas düzeyinde olan türlerin bağımlı oldukları habitatlar" ve "insan faaliyetlerinin mevcut olmadığı bölgeleri" ifadelerinin, 4. maddesinin (v) bendindeki "Sulak alan sınırı" tanımının, 5. maddesinin 3. fıkrasının, 6. maddesinin, 8. maddesinin 1. fıkrasındaki "izinsiz" ibaresi ile "ulusal öneme haiz sulak alanlar ve Ramsar Alanlarında Genel Müdürlüğün, mahalli öneme haiz sulak alanlarda ise Bölge Müdürlüğünün uygun görüşü alınır" ibaresinin, 9. maddesinin, 11. maddesinin 2. fıkrasındaki "sazlık alanlarda kuşların kuluçka dönemi dışında, kara tarafından su kesimine doğru, sazlık alanlarda ekonomik ve ticari önemi olan bitki türlerinin kesimi yapılabilir" ibaresinin, 12. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "yerli ve" ibaresinin, 13. maddesinin 1. fıkrasındaki "ulusal öneme haiz" ibaresinin, 14. maddesindeki "ulusal öneme haiz sulak alanlar ve Ramsar Alanlarında Genel Müdürlüğün, mahalli öneme haiz sulak alanlarda ise Bölge Müdürlüğünün iznine tabidir" ibaresinin, 18. maddesinin, 19. maddesinin 3. fıkrasının, 20. maddesinin 1. fıkrasındaki "zorunlu olmadıkça" ibaresinin, 2. fıkrasının (a) bendinin tamamının, (b) bendindeki "su" ibaresinin, 21. maddesinin 1. fıkrasındaki "zorunlu olmadıkça" ibaresinin, 22. maddesinin 1. fıkrasının (a), (b) ve (ğ) bentlerinin tamamının, (ç) bendindeki "Bu madde kapsamında planlanan projelere, alanların ekolojik yapılarına göre ulusal öneme haiz sulak alanlar ve Ramsar Alanlarında Genel Müdürlük, Mahalli öneme haiz sulak alanlarda Bölge Müdürlüğünce izin verilir" cümlesinin, (d) bendindeki "malzeme çıkarımı", "kültür balıkçılığı" ve "ulusal öneme haiz" ibarelerinin, 23. maddesinin, 24. maddesinin, 26. maddesinin 1. fıkrasındaki "Mahalli öneme haiz sulak alanlar ile mevsimsel ve daimi akarsularda sulak alan koruma bölgeleri belirlenmez" cümlesinin, 28. maddesinin 1. fıkrasındaki "mahalli komisyonda değerlendirme yapılır ve karar verilmek üzere dosya Bakanlığa gönderilir" cümlesinin, 31. maddesinin 1. fıkrasının, 2. fıkrasındaki "yükseköğretim kurum ve sivil toplum kuruluş üyeleri Bakanlıkça belirlenir" ibaresinin, 32. maddesinde yer alan "ulusal" ve "ulusal öneme haiz" ibarelerinin, 36. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (b) bentlerinin, Geçici 1. maddesinin, Ek.1 ve Ek.2 listelerinde yer alan "Sulak Alan Koruma Bölgelerinde" ibaresinin iptali istemiyle açılan davada. Danıştay 6. Ve 10. Daireleri müşterek heyetince verilen 16/11/2020 günlü,E:2020/1238 ,K:2020/10914 sayılı kararın temyiz incelemesi sonucunda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 22/06/2022 günlü ,E:2021/2040, K:2022/2273 sayılı kararıyla Yönetmeliğin 22. maddesinin 1.fıkrasının (d) bendinde yer alan " malzeme çıkarımı ,kültür balıkçılığı "ibareleri yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrası bozulmuştur.
2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 38. maddesinde, İdari Dava Daireleri Kurulunun, idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararları temyizen inceleyeceği, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay Dava Dairelerinin nihai kararlarının Danıştay’da temyiz edilebileceği, 49. maddesinin 4. fıkrasında ise Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50’nci madde hükümlerinin kıyasen uygulanacağı öngörülmüştür. 2577 sayılı Yasanın 49. maddesinin 4. fıkrasında yer alan düzenleme ile Danıştay Dava Dairelerine, ilk derecede bakılan davalarla ilgili bozma kararlarına karşı eski kararlarında ısrar edebilme yetkisi tanınmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 22/06/2022 günlü, E:2021/2040, K:2022/2273 sayılı bozma kararı uyarınca Yönetmeliğin 22. maddesinin 1.fıkrasının (d) bendinde yer alan "malzeme çıkarımı, kültür balıkçılığı" ibareleri yönünden iptali gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren ve 2575 sayılı Danıştay Kanununun Ek-1. maddesi uyarınca oluşturulan Danıştay Altıncı ve Onuncu Daireleri Müşterek heyetince; dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (r) bendinde yer alan "Mutlak Koruma Bölgesi" tanımı ile (çç) bendinde yer alan "Tampon Bölge" tanımının ve Geçici 1. maddesinin iptali, iptali istenilen diğer maddeler yönünden davanın reddi yolunda verilen Danıştay Ondördüncü ve Onuncu Daireleri Müşterek heyetinin 23/11/2016 tarih ve E:2014/5377, K:2016/6681 sayılı kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 04/04/2019 tarih ve E:2017/481, K:2019/1546 sayılı kararıyla; Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (r) bendinde yer alan "Mutlak Koruma Bölgesi" tanımının ve Geçici 1. maddesinin iptaline ilişkin kısmının onanması; 4. maddesinin 1. fıkrasının (çç) bendinde yer alan "Tampon Bölge" tanımının iptaline ilişkin kısmı ile iptali istenilen diğer maddeler yönünden davanın reddine ilişkin kısmının ise bozulması üzerine, bozma kararına uyularak bozulan kısım yönünden davanın reddi yolunda verilen Danıştay Altıncı ve Onuncu Daireleri Müşterek heyetinin 16/11/2020 tarih ve E:2020/1238, K:2020/10914 sayılı kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 22/06/2022 tarih ve E:2021/2040, K:2022/2273 sayılı kararıyla; dava konusu Yönetmeliğin "Sürdürülebilir kullanım bölgesi uygulama esasları" başlıklı 22. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendindeki "malzeme çıkarımı" ve "kültür balıkçılığı" ibareleri yönünden davanın reddine ilişkin kısmının bozulmasına, diğer kısımlarının onanmasına karar verildiği görüldüğünden, bozma kararına uyularak, bozulan kısım yönünden Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
2872 sayılı Çevre Kanununun 9. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi, 645 sayılı Orman ve Su İşleri Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 2., 8. ve 26. maddeleri, 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanununun 4. maddesi ve 3958 sayılı Kanunla uygun bulunan 17/05/1994 tarih ve 21937 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özellikle Su Kuşları Yaşama Ortamı Olarak Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanlar Hakkında Sözleşme (Ramsar Sözleşmesi) hükümlerine dayanılarak, Türkiye’nin karasal sınırları ve kıta sahanlığı dâhilinde yer alan sulak alanların korunması, yönetimi ve geliştirilmesi ile bu konuda görevli kurum ve kuruluşlar arasında işbirliği ve koordinasyon esaslarını belirlemek amacıyla çıkarılan Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği 04/04/2014 tarih ve 28962 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve anılan Yönetmelik ile 17/05/2005 tarih ve 25818 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır.
Bunun üzerine, 04/04/2014 tarih ve 28962 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği'nin dava konusu istem kısmında yer verilen hükümlerinin iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2872 sayılı Çevre Kanununun 9.maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde; sulak alanların doğal yapılarının ve ekolojik dengelerinin korunmasının esas olduğu, sulak alanların doldurulması ve kurutulması yolu ile arazi kazanılamayacağı, bu hükme aykırı olarak arazi kazanılması halinde söz konusu alanın faaliyet sahibince eski haline getirileceği, sulak alanların korunması ve yönetimine ilişkin usul ve esasların ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri alınarak Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği, düzenlemesine yer verilmiştir.
4915 sayılı Kara Avcılığı Kanununun 4. maddesinin 4. fıkrasında; sulak alanların kirletilemeyeceği, kurutulamayacağı ve bunların doğal yapılarının değiştirilemeyeceği, kurala bağlanmıştır.
Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan, 645 sayılı Orman ve Su İşleri Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; sulak alanların korunması, geliştirilmesi ile ilgili işlemleri yapmak, 8. Maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde; uluslararası koruma sözleşmeleri ile belirlenen yörelerdeki korunma ve kullanma esaslarını çevre mevzuatı dikkate alınarak tespit etmek ve yeni düzenlemeler yapmak Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır.
28/12/1993 tarih ve 3958 sayılı Kanunla onaylanması uygun bulunan ve 15/03/1994 tarih ve 94/5434 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla onaylanarak 17/05/1994 tarih ve 21937 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özellikle Su Kuşları Yaşama Ortamı Olarak Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanlar Hakkındaki Sözleşmenin (Ramsar Sözleşmesi) 1. maddesinde; bu sözleşmenin amacı bakımından, doğal veya yapay, devamlı veya geçici, suları durgun veya akıntılı, tatlı, acı veya tuzlu, denizlerin gel-git hareketinin çekilme devresinde altı metreyi geçmeyen derinlikleri kapsayan, bütün suların, bataklık, sazlık ve türbiyerlerin sulak alanlar olduğu, bu Sözleşmenin amacı bakımından, ekolojik olarak sulak alanlara bağımlı olan kuşların, su kuşları olduğu, 2. maddesinde; her akit tarafın, ülkesi toprakları içindeki elverişli sulak alanları, bundan böyle "Liste" adıyla tanımlanacak ve 8. madde uyarınca kurulacak Büro tarafından tutulacak olan "Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanlar Listesi"ne dahil edilmek üzere tayin edeceği, sulak alan hudutlarının kesinlikle belirtileceği ve aynı zamanda haritaya çizileceği, özellikle su kuşları yaşama ortamı olarak önem taşıyan yerlerde, sulak alanlara mücavir olan akarsu ve deniz kıyı alanlarıyla, ada veya gel-git hareketinin çekilme devresinde derinliği altı metreyi geçen ve sulak alanlar dahilinde yer alan deniz sularıyla birleştirilebileceği, liste için sulak alanların seçiminin, bu sulak alanların ekoloji, botanik, zooloji, limnoloji ve hidroloji yönlerinden uluslararası önemlerine göre yapılacağı, hangi mevsimde olursa olsun, su kuşları için uluslararası öneme sahip sulak alanların öncelikle dahil edileceği, 3. maddesinde; akit tarafların, listeye dahil ettirdikleri sulak alanların korumasını geliştireceği ve ülkelerindeki diğer sulak alanları mümkün olduğu kadar akıllıca kullanılmasını sağlayacak şekilde formüle edeceği ve uygulayacakları, 4. maddesinde; her akit tarafın, listeye dahil olsun veya olmasın, sulak alanlarında tabiatı koruma alanları ayırarak sulak alanlarının ve su kuşlarının korunmasını geliştireceği ve yeterli inzibati tedbirleri alacağı, sulak alanlar ve bu sulak alanların bitki ve hayvan toplulukları hakkında araştırma yapılmasını, bilgi ve yayınların değişimini teşvik edeceği, uygun sulak alanların yönetimi yoluyla su kuşları populasyonlarının artırılması için çaba gösterecekleri, sulak alanların araştırma, yönetim ve muhafazasında yetenekli personelin eğitimini geliştirecekleri, öngörülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu Yönetmeliğin "Sürdürülebilir kullanım bölgesi uygulama esasları" başlıklı 22. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendindeki "malzeme çıkarımı", "kültür balıkçılığı" ibareleri yönünden;
Yönetmeliğin "Sürdürebilir kullanım bölgesi uygulama esasları" başlıklı 22. maddesinde; "(1) Sürdürülebilir kullanım bölgesi uygulama esasları şunlardır;
a) Bu alanlardaki doğal kaynak kullanımlarında mevcut geleneksel kullanıma devam edilir.
b) Yeni bir faaliyet talep edilmesi durumunda sulak alan ekosistemine zarar vermemesi şartı ile kullanıma yönetim planında yer verilebilir.
c) Çeltik tarımı ve su ürünleri istihsali yapılabilir.
ç) Kuş gözlem yapıları, gözlemevleri, seyir maksatlı yaya yolları, ziyaretçilerin ihtiyacını karşılamak amacıyla imar planı gerektirmeyen uygulamalar yapılabilir. Bu madde kapsamında planlanan projelere, alanların ekolojik yapılarına göre ulusal öneme haiz sulak alanlar ve Ramsar Alanlarında Genel Müdürlük, Mahalli öneme haiz sulak alanlarda Bölge Müdürlüğünce izin verilir.
d) İçme, kullanma ve sulama suyu projelerine ait baraj, gölet, kanal, kanalet, pompa istasyonu gibi zorunlu altyapı projeleri, ulusal öneme haiz sulak alanlar ve Ramsar Alanlarında Genel Müdürlüğün izni ile yapılır. Madensel tuzların çıkarılması, malzeme çıkarımı, kültür balıkçılığı ve bunlara ait zorunlu tesisler izin belgesi almak kaydıyla ulusal öneme haiz sulak alanlar ve Ramsar Alanlarında Genel Müdürlüğün izni ile yapılır.
e) 10 uncu ve 11 inci maddelerde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde ticari turba çıkarımı ve saz kesimi yapılabilir.
f) Hayvan otlatılabilir.
g) Bu Yönetmelikte izin verilenler dışında hiçbir faaliyete ve yapılaşmaya izin verilemez.
ğ) Yapılaşmaya ilişkin uygulamalarda 3194 sayılı İmar Kanunu ve ilgili yönetmelik hükümleri geçerlidir." düzenlemesi yer almıştır.
Davacılar tarafından; sürdürülebilir kullanım bölgelerinde yapılacak ekonomik faaliyetlerin, alanın ekolojik dengesinin bozulmaması ve mevcut geleneksel yöntemlerle sürdürülmesi esasına uygun olması gerekirken, uyuşmazlığa konu maddenin iptali istenilen (d) bendindeki "malzeme çıkarımı", "kültür balıkçılığı" ibareleriyle izin verilen faaliyetlerin, geleneksel yöntemle yapılamayacağı ve sonuç olarak, düzenlemelerin bu alanların korunması amacından uzak olduğu ileri sürülerek iptali istenilmiştir.
Davalı tarafından; dava konusu düzenlemelerin, insan faaliyetlerinin yoğun olarak devam ettiği ve belli oranda tahrip olmuş sulak alanların, kazanılmış haklar da dikkate alınarak, daha fazla tahrip edilmesini engellemek amacıyla getirildiği savunulmuştur.
Yönetmelik'in Tanımlar başlıklı 4. maddesinde sürdürülebilir kullanım bölgesinin açık su yüzeyleri, lagünler, nehir ağızları tuzlalar, geçici ve sürekli tatlı ve tuzlu su bataklıkları, sulak çayırlar, sazlıklar ve turbalıklar ile bu ekosistemleri ekolojik olarak destekleyen kumul, kumsal, çalılık, ağaçlık subasar orman gibi habitatlarda insanların balıkçılık, sazcılık, turba çıkarımı, ormancılık, toplayıcılık, tarım ve hayvancılık gibi ekonomik faaliyetlerinin geleneksel olarak sürdürülmesine izin verilen doğal veya yarı doğal bölgeyi ifade ettiği kural altına alınmıştır.
Ancak Yönetmeliğin dava konusu 22. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde; "İçme, kullanma ve sulama suyu projelerine ait baraj, gölet, kanal, kanalet, pompa istasyonu gibi zorunlu altyapı projeleri, ulusal öneme haiz sulak alanlar ve Ramsar Alanlarında Genel Müdürlüğün izni ile yapılır. Madensel tuzların çıkarılması, malzeme çıkarımı, kültür balıkçılığı ve bunlara ait zorunlu tesisler izin belgesi almak kaydıyla ulusal öneme haiz sulak alanlar ve Ramsar Alanlarında Genel Müdürlüğün izni ile yapılır." kuralına yer verilerek, herhangi bir nicel ya da niteliksel sınırlama getirilmeden bu alanlarda; madensel tuzların çıkarılması, malzeme çıkarımı, kültür balıkçılığı ve bunlara ait zorunlu tesislerin yapılabileceği düzenlenmiştir.
1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu'nun "Tarifler" başlıklı 2. maddesinde, " Su ürünleri: Denizlerde ve içsularda bulunan bitkiler ile hayvanlar ve bunların yumurtalarıdır." tanımına; 29/06/2004 tarih ve 25507 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Su Ürünleri Yetiştiriciliği Yönetmeliği'nin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde ise, Su Ürünlerinin: Denizlerde ve iç sularda bulunan bitkiler ile hayvanlar ve bunların yumurtalarını ifade ettiği, (4915 Sayılı Kara Avcılığı Kanununun kapsamına giren hayvanlar hariç), Su Ürünleri Yetiştiriciliğinin: Yetiştiricilik tesislerinde, entansif, yarı entansif veya ekstansif şartlarda yapılan, su ürünlerini üretme ve/veya büyütme (besicilik) faaliyetini ifade ettiği, Yetiştiricilik Tesisinin: Su ürünleri yetiştiriciliğinin yapıldığı yerleri, İç Sular: Göller, suni göller, lagünler, baraj gölleri, bentler, regülatörler, kanallar, arklar, akarsular, mansaplar, üretme ve yetiştirme yerlerini, ifade ettiği, Kuluçkahanenin: Su ürünleri damızlık materyallerinden yumurta ve yavru materyaller elde etmek için kurulan tesisleri ifade ettiği, Üretme Havuzlarının: Su ürünleri yetiştiriciliği yapmak amacıyla, toprak, beton ve ağ havuzlar ile plastik veya benzeri malzemeden yapılan tank ve benzer üniteleri ifade ettiği, Ağ Havuz (Ağ Kafes): Denizlerde ve iç sularda su ürünleri yetiştiriciliği yapmak amacıyla ahşap, demir veya plastik malzemeler ile ağ kullanılarak yapılan üniteleri ifade ettiği, Entansif Yetiştiricilik: Tamamen dıştan yemlemeye dayalı yoğun yetiştiriciliği, Yarı Entansif Yetiştiricilik: Gübreleme ve tamamlayıcı yemlemeye dayalı yetiştiriciliği, Ekstansif Yetiştiricilik: Suyun doğal verimliliğine dayanan, stok kontrolü yapılan düşük üretimli yetiştiriciliği," ifade ettiği düzenleme altına alınmıştır.
Bir tür su ürünü yetiştiriciliği olan kültür balıkçılığı, deniz içerisinde, göl, akarsu veya tatlı su kıyılarında tecrit edilmiş alanlar oluşturularak, balık çeşitleri, kabukluları, su canlıları ve su bitkilerinin doğal ortamlarının dışında yetiştirilerek, çeşitli ihtiyaçların karşılanmasıdır. Söz konusu faaliyet nedeniyle kullanılan besi maddeleri, hayvan dışkıları vb. unsurlardan oluşan atıkların çevreye zarar verdiği ve sular bakımından kirletici etkisi olduğu bilinen bir olgudur.
Bu durumda, yukarıda yer verilen tanımı göz önüne alındığında, koruma kullanma dengesi gözetilirken koruma ilkelerinin ağır basacağı doğal veya yarı doğal alanlar olan ve kullanım bakımından geleneksel kullanıma izin verilen, aşırı derecede ve uygunsuz insan kullanımı mevcudiyetinden uzak alanlar olması gereken sürdürülebilir kullanım bölgelerinin nitelikleri dikkate alındığında, kültür balıkçılığı faaliyetinin bazı durumlarda doğrudan doğruya, bazı durumlarda ise belli bir kapasite ve büyüklüğe ulaşması durumunda, bu bölgelerin doğal yapısının bozulmasına yol açacağı, bu sebeple hiçbir sınırlama, faaliyetin niteliksel veya nicel sınırını çizen herhangi bir düzenleme bulunmadan doğrudan tüm sulak alan türlerinde kültür balıkçılığı faaliyetine izin verilmesine yol açacak nitelikte olan ve Yönetmeliğin 22. maddesinde yer alan, "kültür balıkçılığı" ifadesinin, Ramsar Sözleşmesi'ne, genel koruma ilkelerine ve Yönetmelik'in 4. maddesinde yer alan " sürdürülebilir kullanım bölgesi" tanımı ile yine dava konusu 22. maddenin (a) bendinde yer verilen "Bu alanlardaki doğal kaynak kullanımlarında mevcut geleneksel kullanıma devam edilir." şeklindeki genel ilkeye uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, aynı bentte yer verilen "malzeme çıkarımı" ifadesi yönünden de söz konusu ifadeler ile neyin kastedildiğinin Yönetmelikte açık olarak tanımlanmadığı, çıkarılacak malzemenin ne olduğunun ve ne şekilde çıkarılacağının belirsiz olduğu, hiçbir sınırlama, faaliyetin niteliksel veya nicel sınırını çizen herhangi bir kural bulunmadan doğrudan tüm sulak alan türlerinde içeriği belirsiz şekilde bu faaliyette bulunulmasına izin verilmesi anlamına gelecek olan düzenlemenin Ramsar Sözleşmesi'ne, genel koruma ilkelerine ve Yönetmelik'in 4. maddesinde yer alan " sürdürülebilir kullanım bölgesi" tanımı ile yine dava konusu 22. maddenin (a) bendinde yer verilen "Bu alanlardaki doğal kaynak kullanımlarında mevcut geleneksel kullanıma devam edilir." şeklindeki genel ilkeye uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu Yönetmeliğin 22. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde yer alan, "malzeme çıkarımı, kültür balıkçılığı" ibarelerinde hukuka uyarlık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Dava konusu Yönetmeliğin 22. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde yer alan, "malzeme çıkarımı, kültür balıkçılığı" ibarelerinin İPTALİNE,
2. Davada nihai olarak kısmen ret, kısmen iptal kararı verildiğinden, haklılık oranının yeniden değerlendirilmesi suretiyle, ayrıntısı aşağıda gösterilen ve davacılar tarafından yapılan toplam ...-TL yargılama giderinin ...-TL'sinin üzerlerinde bırakılmasına, ...-TL'sinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine, davalı tarafından yapılan toplam ...-TL yargılama giderinin ...TL'sinin üzerinde bırakılmasına, ...-TL'sinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
3. Davacılar lehine kısmen onama kararından önce verilen ilk kararda vekâlet ücretine hükmedildiğinden, yeniden vekâlet ücretine hükmedilmemesine,
4. Varsa posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 08/03/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.