T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/8184
Karar No : 2023/3621
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : I- (DAVACI) …Sigorta A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
II- (DAVALILAR)
1- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Belediye Başkanlığı - …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF : 1- … Belediye Başkanlığı
2- …Büyükşehir Belediye Başkanlığı
3- … Sigorta A.Ş.
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı sigorta şirketince, sigortalısı …'ya ait …Mahallesi, … ada, … parseldeki konutunun bulunduğu zeminde oluşan heyelan nedeniyle hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülen davalı idarelerden, zararının karşılığı olarak sigortalıya ödenen 278.667,92-TL hasar tazminatının 16.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte rücuen tazmini istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davalılardan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığının %15, Yenimahalle Belediye Başkanlığının ise %30 oranında kusuru bulunduğu, heyelandan dolayı oluşan zarardan sigortalıya isabet eden miktarın 186.688,67-TL olduğu tespit edilerek davacının tazminat isteminin kısmen kabulü ile kusur oranları nispetinde 56.006,60-TL'nin Yenimahalle Belediye Başkanlığı'ndan, 28.003,30-TL'nin ise Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı'ndan alınarak davanın açıldığı 05.09.2019 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat istemi yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince verilen kararda; davalı idarelerin kusur oranları yönünden yapılan tespit isabetli bulunup davacının zarar miktarının ise sigortalıya ödenen 316.650,00 TL tutarında olduğu kabul edilerek, davalı idarelerin toplam %45 kusur oranı karşılığında 142.492,50 TL'sinin davalı idarelerce tazmini gerektiğinden, İdare Mahkemesince kabul edilen toplam 84.009,90 TL'nin mahsubu neticesinde 58.482,60-TL yönünden davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, davalı idarelerin istinaf başvurularının ise reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca davalı idarelerin istinaf taleplerinin reddine, davacının istinaf talebinin ise kısmen kabulü ile İdare Mahkemesince hükmedilen 84.009,90-TL'nin mahsubu neticesinde kalan 58.482,60-TL yönünden Mahkeme kararının davanın reddine ilişkin kısmının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
1-Davacı tarafından; davalı idarelerin sorumluluğunun müşterek ve müteselsil olması gerektiği, tazminata konu zararın sigortalıya yapılan ödeme tarihinde doğduğu, faiz başlangıcının da zararın doğduğu tarih olması gerektiği, vekalet ücretinin hatalı olarak hesaplandığı ileri sürülmektedir.
2-Davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, usule yönünden davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği, esas yönünden ise, davacının sigorta sözleşmesinin geçersiz olduğundan buna itibar edilemeyeceği, oluştuğu ileri sürülen zararda kusurlarının bulunmadığı, lehlerine takdir edilen vekalet ücretinin yanlış hesaplandığı ileri sürülmektedir.
3-Davalı ... Belediye Başkanlığı tarafından, usul yönünden davanın süre aşımı nedeniyle ve dava konusu alacağın da zaman aşımına uğradığından bahisle davanın reddi gerektiği, esas yönünden ise adli yargıda açılan dava olduğundan her iki yargı kolunda verilen kararlarla mükerrer ödemeye sebep olunduğu, zararın oluşumunda kusurlarının bulunmadığı, kusur oranlamasının hatalı tespit edildiğinden temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :
1- Davacı tarafından, kendi temyiz isteminin kabulüyle davalılar tarafından yapılan temyiz istemlerinin ise reddi gerektiği savunulmuştur.
2- Davalılar tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ…'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 17/2 maddesi uyarınca duruşma yapılmasına gerek görülmeyerek, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı sigorta şirketinin sigortalısının bulunduğu, Ankara ili, Çankaya ilçesi (öncesi Yenimahalle), ... Mahallesi, … ada … parsel sayılı taşınmazı da kapsayan alanda İller Bankası tarafından 1996 yılında hazırlanan Yenimahalle Belediyesi Alacaatlı Köyü Batısı İmar Planına esas jeolojik jeoteknik etüt raporu hazırlandığı, dava konusu parsel ile yaklaşık 745 hektarlık alanı kapsayan alanda Yenimahalle Belediyesince yapılan uygulama imar planlarının Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından onaylandığı, söz konusu planın uygulaması olan 1/1000 ölçekli … nolu parselasyon planı kapsamında dava konusu parselin; ''Konut alanı'' kullanımında kaldığı, hazırlanan projelenin onaylanarak konut inşaatı yaptırmak amacıyla S.S. … Konut Yapı Kooperatifinin yetkili kılındığı, dava konusu alanda, … Şirketi tarafından zemin etütlerinin 18-24 Nisan 2009 tarihinde yapıldığı, usule uygun olmadığından bahsile daha sonra düzenlenen zemin etüt raporunun ise sorumlu … Yapı Denetim firması tarafından onaylandıktan sonra Yenimahalle Belediyesi tarafından da onaylandığı, 20.10.2009 tarihinde de mimari projenin onaylandığı, 22.2.2009 tarihinde 24 villa ve 3 bloktan oluşan 18 daire toplamda 42 konutun … nolu inşaat yapı ruhsat izin belgelerinin Yenimahalle Belediye Başkanlığı'ndan alındığı, 20.05.2010 tarihinde … Yapı Kooperatifi ile …İnş. Ltd. Şti firması arasında inşaat yapım sözleşmesinin imzalandığı, 20.10.2012 tarihinde tamamlanan inşaatların kooperatif üyelerine ve kat maliklerine teslim edildiği, 26.03.2014 tarihinde Yenimahalle Belediye Başkanlığından … nolu yapı kullanma izin belgesi alındığı, 30.03.2014 tarihinde dava konusu parselin bulunduğu bölgenin Yenimahalle Belediyesi sınırından çıkarılarak Çankaya Belediyesi sınırlarına alındığı, daha sonra oluşan heyelan nedeniyle meydana çıkan zararın … Sulh Hukuk Mahkemesi'nin … D.İş sayılı dosyası ile yaptırılan delil tespiti dosyasında belirlendiği ve 20.07.2014 tarihli olağanüstü genel toplantısı ile tüm site sakinlerine bildirildiği, 04.01.2015 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 5 nolu karar ile heyelanın önlenmesi ve çözüm projesi için belirlenen toplam 7.000,000,00 TL maliyetin kat malikleri arasında paylaştırıldığı ve ödemesini süresinde yapmayanlardan yasal faiz dışında %5 gecikme cezasının da alınacağının kararlaştırıldığı, sigortalı … için hissesine düşen avans tutarının 186.688,67-TL olduğu ve bu tutarın site yönetimi hesabına ödendiği, davacı sigorta şirketince sigortalı arasında 24.02.2014 tarihinde tanzim edilen … Paket Sigorta Poliçesi kapsamında Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı doğrultusunda açılan … İcra Müdürlüğü'nün … sayılı dosyası kapsamında 316.650,00-TL'nin sigortalıya ödendiği, sigorta şirketlerince ödenen miktarın rücuen tahsili için adli yargıda (… Asliye Ticaret Mahkemesi E:…, K:… sayılı) açılan davada, davalı belediyeler yönünden davanın görev nedeniyle reddedildiği, bu kararın kesinleşmesi üzerine görülmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.
İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları ödemekle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
İdarenin hukuki sorumluluğundan söz edebilmek için, öncelikle ortada bir zararın bulunması ve bu zararın idareye yüklenebilen bir işlem veya eylemden doğması, başka bir deyişle, zararla idari faaliyet arasında nedensellik bağının kurulabilmesi gerekir.
Davacı sigorta şirketinin zararının, sigortalısına ödenen miktar kadar olduğu, bu miktarın tespitinde ise sigorta şirketinin kendi kusuru veya ihmali nedeniyle oluşan gecikmeden kaynaklanan icra masrafları, faiz ve vekalet ücreti gibi asıl alacağa eklenen kalemlerin mahsup edildikten sonra sigortalıya ödenen asıl alacağın belirlenmesi gerektiği, başka bir ifadeyle sigortalının zararını gecikmeksizin zamanında ödemiş olsaydı ödemesi gereken bedelin tazmin edilmesi gerektiği, aksi durumda sigorta şirketinin kusuru veya gecikmesi nedeniyle asıl zarara eklenen kalemlerin davalı idarelerden tazmin edilmesi sonucunun ortaya çıkacağı bu durumun ise hakkaniyete uygun olmadığı açıktır.
Uyuşmazlıkta, Kat Mülkiyeti Kanununun 20/1-b maddesinde yer alan "Ana gayrimenkulün sigorta primlerine ve bütün ortak yerlerin bakım, koruma ve onarım giderleri ile yönetici aylığı gibi diğer giderlere ve ortak tesislerin işletme giderlerine ve giderler için toplanacak avansa kendi arsa payı oranında katılmakla yükümlü olduğu'' düzenlemesinden hareketle sitenin tüm zemininde meydana gelen heyelan/kayma nedeniyle ortak alanlarda meydana gelen hasar bedeli ile heyelanın önlenmesi kapsamında yapılacak harcamalar için toplanacak avans için arsa payı oranında kat maliklerinin yükümlü tutulduğu, 04.01.2015 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 5 nolu karar ile sigortalıya isabet eden miktarın 186.688,67-TL olduğu ve sigortalı tarafından bu miktarın site yönetimi hesabına ödendiği, ancak davacı sigorta şirketinin, sigortalısının bu zararını zamanında ödememesi üzerine sigortalısı tarafından önce sigorta hakem heyetine başvurulması daha sonra ise hakem heyeti kararının icraya konulması suretiyle 186.688,67-TL tutarındaki alacağın 316.650,00-TL olarak ödendiği görüldüğünden, davacı şirketin sigortalısına yapması gereken ödemeyi geciktirmesi nedeniyle oluşan 129.961,33-TL'lik farktan davalı idarelerin (toplam %45 oranındaki kusurları oranında 58.482,60-TL) sorumlu tutulmaması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda, davacı tarafın istinaf başvurusunun bu kısmının da reddedilmesi gerekirken aksi yönde verilen Mahkeme kararının kaldırılması ve 58.482,60-TL yönünden davanın kabul edilmesi yolundaki İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan tarafların temyiz istemlerinin kabulüne,
2. Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulü, kısmen reddi ile anılan kararının kaldırılarak yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın kısmen kabulü yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 11/04/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.