T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/8417
Karar No : 2023/2810
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : I- (DAVALI) …Valiliği
VEKİLİ : Av. …
II- MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) …
VEKİLİ : Av. …
III- (DAVACILAR) 1- …Barosu Başkanlığı
2- …
3- …
4- …
VEKİLLERİ : Av. …
KARŞI TARAF : 1- …Barosu Başkanlığı 2- …
3- … 4- …
5- …
6- …Barosu Başkanlığı
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bursa İli, Orhangazi İlçesi, … Mahallesi, … Ada, … Parselde yapılması planlanan "Zeytinyağı Üretim Tesisi (Olea Armunia) Projesi" ile ilgili olarak Bursa Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından verilen … tarih ve … sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; dosyanın ve aynı projeyle ilgili ÇED Gerekli Değildir kararının iptali istemiyle açılan ve Mahkemenin, E:… sayılı dosyası üzerinden yargılaması yapılan davada yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 16.06.2022 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinden, Proje Tanıtım Dosyasında, alanda endemik ve nesli tehlike altında bitki ve hayvan
türleri bulunmadığı belirtilmesine karşın ikisi lokal endemik beş balık, ikisi lokal endemik 11
endemik bitki ve nesli tehlike altında olan tür bulunduğu, bu endemik ve nesli tehlike altında olan bitki ve hayvan
türleri hakkında herhangi değerlendirme yapılmadığı ve alınacak tedbirlerin belirtilmediği, tesisin inşaat aşamasıyla ilgili bilgilere yer verilmediği, bu kapsamda inşaat aşamasında projenin çevre üzerinde olumsuz bir etkisi olup olmadığı, olduysa alınan hangi önlemlerle bunların ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeyde kaldığının açıklanmadığı,
alanın koruma statüsü ve sulak alanlarla ilgili olan uluslararası sözleşmeler ve alanın jeolojik bilgileri hakkında hatalar ve eksiklikler bulunduğu, 3573 sayılı Kanun uyarınca proje alanına ilişkin değerlendirmelerin yapılmadığı anlaşıldığından tesisin İznik Gölü Sulak Alanına olan mesafesi dikkate alındığında, projenin bu alana olumsuz
etkisi olmayacağı yönündeki Proje Tanıtım Dosyasında yer verilen tespitin bu
gerekçelerden ve eksikliklerden dolayı bilimsel olarak doğru kabul edilemeyeceği, projenin çevresel
etkilerinin ve bu etkilerin en aza indirilmesi için alınması gereken önlemlerin, Proje Tanıtım
Dosyasında eksik olarak ele alındığı, yeterli düzeyde bir değerlendirme yapılmadığı, bu
nedenle verilen taahhütlerin ve alınan önlemlerin eksik ve yetersiz olduğu sonucuna varılmış ve dava konusu … tarih ve … sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararına esas Proje Tanıtım Dosyasına, … tarih ve … sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararına esas Proje Tanıtım Dosyasından farklı olarak "Sulak Alan Faaliyet İzin Belgesi" ile Bursa Teknik Üniversitesi...ce hazırlanan teknik uygunluk raporu eklendiği ve bunların yukarıda anlatılan eksikliklerin giderilmesine yönelik olmadığı belirtilerek, dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.
Belirtilen gerekçelerle davanın … Barosu Başkanlığı bakımından 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-b maddesi hükmü uyarınca ehliyet yönünden reddine, diğer davacılar bakımından ise dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 1. Davacılar tarafından, Mahkeme kararının, … Barosu Başkanlığı yönünden davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kısmının kaldırılarak anılan Baro Başkanlığının ehliyetli olduğunun kabulüne karar verilmesi ve Mahkeme kararının gerekçesinin esas yönünden düzeltilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
2. Davalı idare tarafından, dava konusu projeye ilişkin olarak görüşüne başvurulan tüm kurum ve kuruluşların projeye olumlu görüş verdikleri, Proje Tanıtım Dosyasında yer verilen taahhütlere uyulması durumunda Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer verilen olumsuzlukların yaşanmayacağının açık olduğu, söz konusu tespitlere dayanılarak verilen Mahkeme kararında hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
3. Davalı yanında müdahil tarafından, proje kapsamında herhangi bir kimyasal atık, toz ve duman üretilmeyeceği, proje için gerekil olan Sulak Alan Faaliyet İzin Belgesi ve diğer bütün izinlerin alınmış olduğu, projeye ilişkin tüm kurum görüşlerinin olumlu olduğu, faaliyetlerin, çevreye duyarlı bir şekilde sürdürüldüğü, işlemin iptali yolunda verilen Mahkeme kararında hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : 1. Davalı yanında müdahil tarafından, Mahkeme kararının …Barosu Başkanlığı yönünden davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kısmının hukuka ve yerleşik Danıştay içtihatlarına uygun olduğu belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
2. Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir
3. Davacılar tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Davacıların temyiz istemlerinin kabulüyle, Mahkeme kararının, davacılardan … Barosu Bakanlığı açısından davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kısmının karşı oyda belirtilen gerekçeyle bozulması, iptale ilişkin kısmının ise, Dairemiz kararında belirtilen gerekçe de eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY :
Bursa İli, Orhangazi İlçesi, … Mahallesi, … Ada, …Parsel sayılı, 5880 m2 yüzölçümlü alanda, …tarafından kurulması planlanan "Zeytinyağı Üretim Tesisi (3840 ton/yıl zeytin) Projesi" ile ilgili olarak, Bursa Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından, … tarihli, … sayılı Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir" kararı verilmiştir.
Bu kararın, … İdare Mahkemesinin … tarihli, E:…, K: … sayılı kararıyla iptal edilmesi üzerine, davalı yanında müdahil tarafından, Sulak Alan Faaliyet İzin Belgesi ve Bursa Teknik Üniversitesi …Bölümü öğretim üyesi tarafından hazırlanan teknik uygunluk raporu alınarak, yeniden idareye başvurulmuştur.
Bunun üzerine, idare tarafından, Bursa İli, Orhangazi İlçesi, … Mahallesi, … Ada, …Parsel sayılı, 5880 m2 yüzölçümlü alanda, … tarafından kurulması planlanan "Zeytinyağı Üretim Tesisi (3840 ton/yıl zeytin) Projesi" ile ilgili olarak, … tarihli, … sayılı yeni bir "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir" kararı verilmiştir.
Bakılan dava, bu işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
2872 sayılı Çevre Kanununun 2. maddesinde, "Çevresel Etki Değerlendirmesi: Gerçekleştirilmesi plânlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaları; Proje Tanıtım Dosyası: Gerçekleşmesi plânlanan projenin yerini, özelliklerini, olası olumsuz etkilerini ve öngörülen önlemleri içeren, projeyi genel boyutları ile tanıtan bilgi ve belgeleri içeren dosyayı ifade eder.'' hükmüne; 10. maddesinde, "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez." hükmüne yer verilmiştir.
25/11/2014 günlü, 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 4. maddesinde, "Çevresel etki değerlendirmesi gerekli değildir kararı", "Seçme Eleme Kriterlerine Tabi Projeler hakkında yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun belirlenmesi üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı" olarak, "Duyarlı yöreler", "Çevresel etkilere karşı biyolojik, fiziksel, ekonomik, sosyal ve kültürel nitelikli özellikleri ile duyarlı olan veya mevcut kirlilik yükü çevre ve halk sağlığını bozucu düzeylere ulaştığı belirlenen yörelerle, ülkemiz mevzuatı ve taraf olunan uluslararası sözleşmeler uyarınca korunması gerekli görülen ve ek-5’te yer alan alanlar" olarak tanımlanmış; "Çevresel etki değerlendirmesi başvuru dosyası, çevresel etki değerlendirmesi raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlama yükümlülüğü" başlıklı 6. maddesinde, "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için; ÇED Başvuru Dosyasını, ÇED Raporunu, Seçme Eleme Kriterleri uygulanacak projeler için ise Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler. (2) Kamu kurum/kuruluşları, bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi sürecinde proje sahiplerinin veya Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşların isteyeceği konuya ilişkin her türlü bilgi, doküman ve görüşü vermekle yükümlüdürler. (3) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. (4) Bu Yönetmelik hükümlerine göre karar tesis edilmeden önce, projenin gerçekleştirilmesinin mevzuat bakımından uygun olmadığının tespiti halinde, aşamasına bakılmaksızın süreç sonlandırılır." hükmüne; "Seçme, eleme kriterlerine tabi projeler" başlıklı 15. maddesinde, "(1) Bu Yönetmeliğin; a) Ek-2 listesinde yer alan projeler, b) Kapsam dışı değerlendirilen projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesi ek-2 listesinde belirtilen projeler, seçme, eleme kriterlerine tabidir." hükmüne; "Başvuru ve inceleme" başlıklı 16. maddesinin 2. fıkrasında, "Bakanlık, proje için hazırlanan Proje Tanıtım Dosyasını ek-4’te yer alan kriterler çerçevesinde beş (5) iş günü içinde inceler. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerde eksikliklerin bulunması halinde bunların tamamlanması Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlardan istenir." hükmüne; aynı Yönetmeliğin "Duyarlı Yöreler" başlıklı Ek-5 bölümünde ise, "1.Ülkemiz mevzuatı uyarınca korunması gerekli alanlar ... (j) Sulak Alanları Korunması Yönetmeliği'nde belirtilen alanlar." düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize konu kararın davacılardan … Barosu Başkanlığı için davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kısmına ilişkin olarak;
Temyize konu İdare Mahkemesi kararının, davacılardan Bursa Barosu Başkanlığı yönünden, davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kısmı hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmamaktadır.
2. Mahkeme kararının, diğer davacılar yönünde, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmına gelince;
Dosyanın ve Dairemizin E:2022/8419 sayılı dosyasının birlikte incelenmesinden, Mahkemece, dava konusu projeye ilişkin olarak verilen … tarihli, … sayılı ilk ÇED Gerekli Değildir kararının iptali istemiyle açılan E:…, K:… sayılı dosyada yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 16.06.2022 tarihli bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
Öncelikle, temyize konu Mahkeme kararında da belirtildiği üzere, … tarihli, … sayılı ilk ÇED Gerekli Değildir kararının, … İdare Mahkemesinin … tarihli, E:…, K:… sayılı kararıyla iptal edilmesi üzerine, davalı yanında müdahil tarafından, sadece Sulak Alan Faaliyet İzin Belgesi alınmak ve Proje Tanıtım Dosyasına, Bursa Teknik Üniversitesi … Bölümü öğretim üyesi tarafından hazırlanan bir teknik uygunluk raporu hazırlattırılmak suretiyle yeniden başvuru yapıldığı, bu başvuru sonucunda dava konusu, … tarihli, … sayılı ikinci ÇED Gerekli Değildir Kararının verildiği, ilk Proje Tanıtım Dosyasıyla dava konusu Proje Tanıtım Dosyası arasındaki farkın, yukarıda belirtilen hususlardan ibaret olduğu, 16.06.2022 tarihli bilirkişi raporunda eksiklik olarak belirtilen hususlar açısından ise iki roje Tanıtım Dosyasının arasında herhangi bir farklılık bulunmadığı anlaşıldığından, Mahkemece, 16.06.2022 tarihli bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle karar verilmesinde usul ve hukuka aykırılık görülmemiştir.
Bununla birlikte, dosyanın ve Mahkemenin E:…, K:… sayılı dosyasından alınan 16.06.2022 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinden, dava konusu proje alanının 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planında tarım alanları içerisinde kaldığı ve Mahkemece hükme esas alınan 16.06.2022 tarihli bilirkişi raporunun 19. ve 20. sayfalarında, "İşletmenin amacı zeytinyağı üretmektir. Bölgede, büyük ölçüde zeytincilik faaliyetleri yapılmaktadır. (Şekil 6) dava konusu parselin etrafındaki komşu parsellerden başlayarak genişçe bir alana yayılan zeytinlikler bulunmaktadır.
Yer seçimi ile ilgili olarak, "3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun'un 20. maddesine göre; "Madde 20 - (Değişik: 28/'/19915-4086/5 md.) Zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 km mesafede zeytinyağı fabrikası hariç zeytinliklerin vegetatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez. Bu alanlarda yapılacak zeytinyağı fabrikaları ile küçük ölçekli tarımsal sanayi işletmeleri yapımı ve işletilmesi Tarım ve Köyişleri Bakanlığının iznine tabidir. " Bu yönüyle gerekli izinler alınmak şartıyla dava konusu taşınmaz üzerinde zeytinyağı fabrikası kurulması ilgili Kanuna aykırı değildir. Ancak, PTD'da bu konuyla ilgili bir açıklama ve değerlendirme yapılmamıştır. Söz konusu Kanunun 20. maddesi gereği zeytin ağacı kesilmemesi gerekmektedir.
Proje Tanıtım Dosyasında, dava konusu tesisin yerinde Korunması Gereken Alanlar başlığı altında; "b) Tarım Alanları: Tarımsal kalkınma alanları, sulanan, sulanması mümkün ve arazi kullanma kabiliyet sınıfları I, II, III ve IV olan alanlar, yağışa bağlı tarımda kullanılan I. ve II. sınıf ile, özel mahsul plantasyon alanlarının tamamı, tesisin etrafında bulunmamaktadır." ifadelerine yer verilmiştir. Ancak PTD içinde tarım topraklarının arazi kullanım kabiliyet sınıflarına ilişkin bir değerlendirmeye rastlanmamıştır." şeklindeki tespitlere; raporun 24. sayfasında yer alan "Sonuç" bölümünde ise, "Alanın zeytinlik sahası içinde kalması nedeniyle, 4086-3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun'la ilgili değerlendirmelerin ve korunması gereken alanlar içinde tarım alanlarıyla ilgili arazi kullanım kabiliyetleri hakkında bir değerlendirmenin yapılmamış olması eksiklik olarak değerlendirilmiştir." şeklindeki tespitlere yer verildiği görülmüştür.
Bilirkişi raporunda, ziraat mühendisliği yönünden eksiklikler, Proje Tanıtım Dosyasında 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun'la ilgili değerlendirmelerin yapılmamasının yanı sıra, korunması gereken alanlar içinde tarım alanlarıyla ilgili arazi kullanım kabiliyetleri hakkında bir değerlendirme yapılmamış olmasının eksiklik olarak tespit edildiği; ancak Mahkeme kararının gerekçesinde, ziraat mühendisliği disiplini açısından, sadece, "3573 sayılı Kanun uyarınca proje alanına ilişkin değerlendirmelerin yapılmadığı anlaşıldığından.." denilmek üzere, korunması gereken alanlar içinde tarım alanlarıyla ilgili arazi kullanım kabiliyetleri hakkında bir değerlendirme yapılmamış olmasına yer verilmediği görülmektedir.
Alanın 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında tarım alanları içerisinde kaldığı da dikkate alındığında, yukarıda belirtilen bilirkişi tespitleri doğrultusunda, Proje Tanıtım Dosyasının, korunması gereken alanlar içinde tarım alanlarıyla ilgili arazi kullanım kabiliyetleri hakkında bir değerlendirme içermemesi sebebiyle de yeterli olmadığı, yeterli araştırma ve inceleme içermeden oluşturulan Proje Tanıtım Dosyasına istinaden verilen dava konusu ÇED Gerekli Değildir kararında, bu sebeple de hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine,
2. Davalı idare ile davalı idare yanında müdahilin temyiz isteminin reddine,
3. Davanın kısmen ehliyet yönünden reddi, kısmen iptali yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtilen gerekçe de eklenmek suretiyle ONANMASINA,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, karar düzeltme yolunun kapalı olduğunun duyurulmasına, 16/03/2023 tarihinde, kararın davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kısmı açısından oyçokluğu, yukarıda belirtilen gerekçe de eklenmek suretiyle onanması açısından oybirliğiyle karar verildi.
KARŞI OY (X) :
Anayasa'nın 56. maddesinde, herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğu, çevreyi geliştirmenin, çevre sağlığını koruma ve çevre kirlenmesini önlemenin Devletin ve vatandaşların ödevi olduğu hükmü ile 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 30. maddesinde, çevreyi kirleten veya bozan bir faaliyetten zarar gören veya haberdar olan herkesin, ilgili mercilere başvurarak faaliyetle ilgili önlemlerin alınmasını veya faaliyetin durdurulmasını isteyebileceği hükmüne yer verilmiştir.
İdarenin eylem ve işlemlerinin hukuka uygunluğunun yargısal denetim yoluyla sağlanmasında en etkin araçlarından biri iptal davaları olduğundan, iptal davalarında "menfaat ihlali" olarak tanımlanan subjektif ehliyet koşulunun, subjektif hak ihlallerinin giderilmesiyle birlikte idari işlemlerin hukuka uygunluğunun denetlenebilmesi kapsamında belirlenmesi gereği açıktır.
İdari yargının; idari işlemin, etkin ve yaygın biçimde hukuka uygunluk denetiminin sağlanması işlevi gözönünde bulundurularak, gerçek veya tüzel kişilerin menfaat ilgisini kurdukları idari tasarrufları iptal davası yoluyla yargı yeri önüne getirmeleri durumunda, iptal davası ile "menfaat" ilgilerinin bulunup bulunmadığının belirlenmesinde davacının idari işlem karşısındaki durumu, statüsü ve sıfatının ortaya konması gerekmektedir.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 76. maddesinde; Barolar, avukatlık mesleğini geliştirmek, meslek mensuplarının birbirleri ve iş sahipleri ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni sağlamak; meslek düzenini, ahlakını, saygınlığını, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak, avukatların ortak ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla tüm çalışmaları yürüten, tüzel kişiliği bulunan, çalışmalarını demokratik ilkelere göre sürdüren kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olarak tanımlanmış, yine aynı Kanunun Baro Yönetim Kurulunun görevlerinin sayıldığı 95.maddesinde de, yönetim kurulunun, hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmak, korumak ve bu kavramlara işlerlik kazandırmakla görevli olduğu düzenlenmiştir.
Baroların; mesleki bir örgüt olmanın ötesinde hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak gibi bir işlev yüklenmesi nedeniyle diğer meslek örgütlerinden farklı bir konuma sahip olduğu açıktır.
Çevre, tarihi ve kültürel değerlerin korunması gibi kamu yararını ilgilendiren konularda dava açma ehliyetinin bu durum göz önünde bulundurularak geniş yorumlanmak suretiyle saptanacağı da Danıştay içtihatlarıyla kabul edilmiş bulunmaktadır.
Bu itibarla, ...Barosu Başkanlığı'nın, çevre sorunlarına neden olabilecek dava konusu işlemin iptalini istemekte menfaat ilgisinin, dolayısıyla dava açma ehliyeti bulunduğundan davacı Baro Başkanlığı yönünden kararın bozulması ve davanın esasına ilişkin olarak iptal kararı verilmesi gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyorum.