T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/8500
Karar No : 2023/3809
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN KONUSU : Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi ... Anabilim Dalında profesör unvanı ile öğretim üyesi olarak görev yapan davacı tarafından, mesai saatleri sonrasında serbest mesleki faaliyette bulunmak üzere muayenehane açma istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Ankara Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün … tarih ve E-… sayılı işleminin iptali istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, 2547 sayılı Kanun'un geçici 64. maddesinin yürürlüğe girdiği tarihte mesai sonrası çalışan ve serbest meslek faaliyetinde bulunan öğretim üyelerinin geçici 64. maddenin Anayasa Mahkemesince yürürlüğünün durdurulması ve akabinde iptali üzerine bu faaliyetlerine devam edebilecekleri, bununla birlikte, 6514 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen süreçte serbest meslek icra etme hakkı olan öğretim üyelerinden, serbest meslek icra etmekte olanlar ile serbest meslek icra etmeyenlerin mesai saatleri sonrası serbest olarak çalışabilmeleri bakımından hukuksal olarak eşit statüde oldukları, bu nedenle, anılan süreçte serbest meslek icra eden öğretim üyeleri gibi serbest meslek icra etmeyen öğretim üyelerinin de, Anayasa Mahkemesi kararının gerekçesinde belirtildiği şekilde "önceki sistemin uygulanacağı ve mesai sonrası serbest olarak çalışabilme statülerinin devam edeceği yönünde" haklı bir beklentileri bulunduğunun ve haklı beklentileri korunarak 6514 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden sonra da serbest meslek icra edebileceklerinin hukuk devleti ilkesinin bir uzantısı olan hukuki güvenlik ve hukuki belirlilik ilkeleri gereği kabulünün gerektiği, ayrıca, geçici 64. maddenin Anayasa Mahkemesince yürürlüğünün durdurulması üzerine, sadece bu maddenin yürürlüğe girdiği 18/01/2014 tarihi itibarıyla mesai sonrası çalışan ve serbest meslek faaliyetinde bulunan öğretim üyelerinin bu faaliyetlerinin devam edeceğinin kabulünün, aynı hukuki statüde bulunanlara farklı uygulama yapılması sebebiyle Anayasa'da ifadesini bulan eşitlik ve hakkaniyet ilkelerine de aykırı olacağı, bu durumda 6514 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen süreçte de öğretim üyesi kadrosunda yükseköğretim kurumunda görev yaptığı ve bu süreçte muayenehane açma hakkı bulunduğu dosya içeriğinden anlaşılan davacının, hukuki güvenlik, hukuki belirlilik ve eşitlik ilkeleri gereği 6514 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden sonra da serbest meslek icrasında bulunabilecek olması karşısında, davacının muayenehane açma başvurusunun muayenehane uygunluk şartları bakımından değerlendirilmesi gerekirken, aksi yönde tesis edilen işlemde hukuka isabet görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; 2547 sayılı Kanun'un 36. maddesinde 6514 sayılı Kanunla yapılan ve anılan Kanun'a göre görev yapmakta olan tabip, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olan öğretim elemanlarının, mesai saatleri dışında olsa dahi özel sağlık kuruluşlarında çalışmaları ve muayenehane açmak suretiyle mesleklerini serbest olarak icra etmelerini yasaklayan değişiklikten ve bu değişikliğe ilişkin geçiş sürecini düzenleyen ve 6514 sayılı Kanunla 2547 sayılı Kanun'a eklenen geçici 64. maddenin Anayasa Mahkemesince iptalinden sonra ancak anılan düzenlemelerin yürürlüğe girdiği 18/01/2014 tarihi itibarıyla mesai saatleri dışında geçmiş tarihlerde yürürlükte olan mevzuata uygun olarak serbest meslek faaliyetinde bulunmakta veya özel kuruluşlarda çalışmakta olan öğretim üyelerinin bu çalışmalarına belli bir süre devam edebilecekleri yönündeki meşru beklentilerinin korunması ve bu çerçevede söz konusu çalışmalarına devam etmelerine müsaade edilmesi gerektiği, anılan tarihten önceki dönemlerde belirli zaman aralıklarında serbest meslek faaliyetinde bulunmuş veya özel sağlık kuruluşlarında çalışmış olmakla birlikte hangi sebeple olursa olsun bu çalışmalarını sonlandırmış olanların ise, yukarıda belirtilen çerçevede korunması gereken meşru bir beklentilerinden söz etmenin mümkün olmadığı, dolayısıyla bu durumda olanların yasaklayıcı düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra yaptıkları serbest ya da özel bir sağlık kuruluşunda çalışmalarına izin verilmesi yönündeki başvurularının reddinde hukuka aykırılık bulunmadığı, uyuşmazlıkta Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi ... Anabilim Dalında profesör unvanıyla öğretim üyesi olarak görev yapan davacının, daha önceden muayenehanesi bulunmadığı, bu duruma göre 18/01/2014 tarihi itibariyla serbest meslek faaliyeti yürütmediği açık olan davacının, serbest meslek faaliyetinde bulunmayı yasaklayan düzenlemenin yürürlüğe girmesinden sonra muayenehane açabileceği yolunda hukuken korunması gereken meşru bir beklentisinin varlığından söz edilmesi mümkün olmadığından, muayenehane açma talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, … İdare Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :Davacı tarafından; 1995 yılından bu yana Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesinde görev yapmakta olduğu, üniversitede çalışan tam zamanlı çalışan öğretim üyelerinin 18/01/2014 tarihinden önce yükseköğretim kurumunda görev yapıyor olması şartının varlığı halinde bu kişilerin muayenehane açmasının önündeki engelin kaldırıldığı, ilgili Danıştay kararları uyarınca tam zamanlı öğretim üyesi olarak mesai saatleri dışında muayenehane açmasına engel bir durum bulunmadığı, hakkaniyet ilkesi gereği kendisi yönünden meşru bir beklentinin oluştuğu, salt Anayasa Mahkemesinin karar tarihi baz alınarak hekim öğretim üyeleri arasında bir ayrıma gidilmesinin eşitlik ilkesine aykırılık teşkil edeceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin REDDİNE,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, davanın reddine ilişkin temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 20/06/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.