T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/8562
Karar No : 2023/2299
DAVACI : … Mühendis ve Mimar Odaları Birliği
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Değişikliği Bakanlığı/…
DAVANIN ÖZETİ : 28/09/2022 tarih ve 31967 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan "Özellik Arz Eden Binaların Tasarım Gözetimi ve Kontrolü Hizmetlerine Dair Yönetmelik"in ekleriyle birlikte tamamının; mümkün değil ise Yönetmeliğin 1. maddesinin birinci fıkrasının; 3. maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (ç) bentlerinin; 4. maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarının; 5. maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinin; 6. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Bakanlık resmi internet sitesinde duyurulan veya başvuruya özel gerekli görülen diğer belgeler” ibaresinin, ikinci fıkrasında yer alan 'veya' ibaresinin, 6. fıkrasının; 7. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile (c) bendinin; 8. maddesinin; 10. maddesinin; 14. maddesinin; 15. maddesinin; Geçici 1. maddesinin; Ek- Tasarım Gözetmeni Değerlendirme Kriterleri'nin tamamının; Ek-2 Tasarım Gözetmenliği Belgesi Uzmanlık Alanları'nın tamamının ve mümkün değil ise D-1.1 maddesinin; D.1 'Notlar' bölümünün (2) ve (3) numaralı fıkralarının; D-1.2.3, D-1.2.4, Y-1.2.5 maddelerinin yürütmesinin durdurulması ve iptali ile 3194 sayılı Yasanın 28. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "İleri tasarım yöntemleri ve teknolojileri gerektiren özellik arz eden binaların projeleri, bu alanda Bakanlık tarafından çıkarılan yönetmelik çerçevesinde yeterli uzmanlığı haiz mühendislerin gözetiminde yapılır." ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptali talebiyle Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakimi … açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi gereğince incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İdari davaların açılması" başlıklı 3. maddesinde, "1. İdari davalar, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılır. 2. Dilekçelerde; a) Tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, b) Davanın konu ve sebepleri ile dayandığı deliller, c) Davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihi, d) Vergi, resim, harç, benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarına ilişkin davalarla tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktar, e) Vergi davalarında davanın ilgili bulunduğu verginin veya vergi cezasının nevi ve yılı, tebliğ edilen ihbarnamenin tarihi ve numarası ve varsa mükellef hesap numarası, gösterilir. 3. Dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örnekleri dava dilekçesine eklenir. Dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örnekleri karşı taraf sayısından bir fazla olur. " hükmü; aynı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasında, dilekçelerin sırayla a) görev ve yetki, b) idari merci tecavüzü, c) ehliyet, d) idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, e) süre aşımı, f) husumet, g) 3 ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden inceleneceği belirtilmiş; 15. maddenin 1. fıkrasının (d) bendinde, dilekçelerde 14. maddenin 3/g bendine aykırılık görülmesi halinde otuz gün içinde 3 ve 5. maddelere uygun şekilde düzenlemek veya noksanları tamamlamak üzere dilekçenin reddine karar verileceği; 5. fıkrasında, 1. fıkrasının (d) bendine göre dilekçenin reddedilmesi üzerine yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği, hükmüne yer verilmiştir.
Yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca mahkemeler hukuka uygunluk denetimini taleple bağlı olarak yaptığından; öncelikle talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte belirli ve somut olması, dava dilekçelerinde davanın konusu ile talep sonucunun hiç bir tereddüde mahal bırakmayacak şekilde açık ve net olarak ortaya konulması, dava dilekçelerinin "konu" ve "netice" kısımları ile dava sebeplerinin açıklandığı kısımların birbiriyle uyumlu olması gerektiği kuşkusuzdur.
Öte yandan, düzenleyici işleme karşı açılan iptal davasında, işlemin tamamının iptali istenebileceği gibi belirli maddelerinin/ibarelerinin iptalinin istenilmesi de mümkündür. Ancak her durumda düzenleyici işlemin iptali istenilen maddelerinin/ibarelerinin açıkça belirtilmesi ve bu kısımların hangi yönlerden hukuka aykırı olduğunun, davacının menfaatini nasıl etkilediğinin ayrı ayrı ve somut şekilde ortaya konulması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, dava dilekçesinde, Yönetmeliğin tümünün iptali istemiyle dava açıldığı, bu talebin yerinde görülmemesi halinde ise Yönetmeliğin 1. maddesinin birinci fıkrasının; 3. maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (ç) bentlerinin; 4. maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarının; 5. maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinin; 6. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Bakanlık resmi internet sitesinde duyurulan veya başvuruya özel gerekli görülen diğer belgeler” ibaresinin, ikinci fıkrasında yer alan 'veya' ibaresinin, 6. fıkrasının; 7. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile (c) bendinin; 8. maddesinin; 10, maddesinin; 14. maddesinin; 15. maddesinin; Geçici 1. maddesinin; Ek- Tasarım Gözetmeni Değerlendirme Kriterleri'nin tamamının; Ek-2 Tasarım Gözetmenliği Belgesi Uzmanlık Alanları'nın tamamının ve mümkün değil ise D-1.1 maddesinin; D.1 'Notlar' bölümünün (2) ve (3) numaralı fıkralarının; D-1.2.3, D-1.2.4, Y-1.2.5 maddelerinin iptali istemiyle de terditli bir durum yaratıldığı anlaşılmaktadır.
Dilekçe içeriğinde dava konusu edilen düzenleyici işlemin tamamının iptaline yönelik hukuka aykırılık iddiasının yeterli kesinlikte ve açıklıkta belirtilmediği görüldüğünden ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununda terditli dava açılmasına imkan veren bir hüküm bulunmadığından, bu haliyle dava dilekçesi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 3. maddesine uygun bulunmamaktadır.
Bu itibarla, Yönetmeliğin hangi maddelerinin/fıkralarının/bentlerinin iptalinin istenildiğinin açık ve tereddüde yer vermeyecek şekilde belirtilmesi, bu kısımların hangi yönlerden hukuka aykırı olduğunun ve davacının menfaatini ne şekilde ihlal ettiğinin açıklanması suretiyle dava dilekçesinin yeniden düzenlenmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olmayan dava dilekçesinin, aynı Kanunun 15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içinde usulüne uygun dava açılmak üzere reddine, yeniden verilen dilekçede aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hususunun davacıya duyurulmasına, dilekçe örneğinin ve eklerinin davacıya iadesine ve yenileme dilekçesi verilmesi halinde davacıdan ayrıca harç alınmamasına, davanın yenilenmemesi halinde ise kullanılmayan yürütmenin durdurulması harcı ile artan posta ücretinin davacılaya iadesine, 06/03/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.