T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/8635
Karar No : 2023/1944
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ...Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
2- ...Belediye Başkanlığı / ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ...
2- ...
3- ...
4- ...
5- ...
6- ...
7- Kendilerine asaleten ...adına velayeten
...ve ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU : ...Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, yakınları ...'in 12/05/2015 tarihinde Van ili, Çatak ilçe merkezinde bulunan evlerinin yakınından geçen Sortkin Çayına düşerek boğulmak suretiyle hayatını kaybetmesi olayında, gerekli ıslah çalışmalarının yapılmaması ve meskun mahalde güvenlik önlemlerinin alınmamış olması nedeniyle davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle oluştuğu ileri sürülen zararlara karşılık baba ...için 13.000,00 TL (miktar artırımı sonrası 45.086,90 TL) destekten yoksun kalma tazminatı, 2.000,00 TL tedavi ve defin gideri tazminatı, anne ...için 15.000,00 TL (miktar artırımı sonrası 42.559,59 TL) destekten yoksun kalma tazminatı, ölüm olayından kaynaklı duyulan elem ve ıstırabın karşılığı olarak anne için 50.000,00 TL, baba için 50.000,00 TL, kardeşlerin her biri için 20.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 89.646,49 TL maddi, 240.000,00 TL manevi tazminatın 18/05/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararlarının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; destekten yoksun kalma tazminatı yönünden yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda alınan rapor karara esasa alınmış olup davacı anne ve babanın %25 oranında müterafik kusuru bulunduğu da dikkate alınarak anne ...için 31.919,70 TL, baba ... için 33.815,18 TL olmak üzere toplam 65.734,88 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı idareler tarafından davacılara ödenmesine; masrafları kanıtlamaya yönelik herhangi bir belgenin de dosyaya sunulamadığından bahisle tedavi ve defin giderlerine ilişkin maddi tazminat isteminin reddine; davacıların manevi tazminat istemine gelince; ölen çocuğun yaşı ve olayın oluş şekli ile davacıların anne-baba olması ve dava konusu olayın meydana gelmesinde davacı anne ve babanın %25 oranında müterafik kusuru bulunduğu da dikkate alınarak, duyulan elem ve ıstırap sebebiyle takdiren ...için 22.500,00 TL, baba ...için 22.500,00 TL olmak üzere toplam 45.000,00 TL, kardeşlerden her birisi için takdiren 10.000,00 TL olmak üzere toplam 70.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareler tarafından davacı kardeşlere ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
...İdare Mahkemesince verilen ilk kararın istinaf incelemesi sırasında kaldırılması üzerine ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; Mahkemesince kusur oranlarının belirlenmesi amacıyla yeniden alınan bilirkişi raporunda, meydana gelen boğulma olayında; Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün %60, Çatak Belediyesinin %20, ebeveynlerin ise %20 oranında kusurlu olduğu, diğer davalı idare olan Van Büyükşehir Belediye Başkanlığına ise; boğulma olayının meydana geldiği Sortkin Çayının Çatak ilçe mücavir alan sınırları içerisinde olması ve bu hususta alınması gereken önlemlerin Çatak Belediye Başkanlığının sorumluluğunda olduğu gerekçesiyle kusur atfedilmediği, bu durumda, bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranları göz önünde bulundurulduğunda, aktüerya bilirkişi raporunda hesaplanan miktarın %80'inin davacılardan anne ve babaya destekten yoksun kalma tazminatı olarak ödenmesine karar verilmesi gerekmekte ise de, Mahkemenin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla davacılardan ebeveyn anne ve baba %25 oranında müterafik kusurlu görülerek, aktüerya bilirkişi raporunda belirtilen destekten yoksun kalma tazminatının %75'inin kabulüne, %25'inin ise reddine karar verildiğinden, anılan kararın redde ilişkin kısmının davacılar tarafından kanun yollarına müracaat edilmeyerek kesinleşmesi ve anılan kararın davalı idarelerce istinaf istemi üzerine Bölge İdare Mahkemesi kararıyla reddedilen kısım davalı idareler lehine kesinleştiğinden ve genel hukuk kuralı olan aleyhe bozma yasağı ilkesi gereğince bu kısmı aşan miktarın tazminine karar verilemeyeceğinden, kusur bilirkişi raporunda davalı idareler aleyhine belirlenen %80'lik kusur oranının değil, önceki Mahkeme kararında anne ve babaya atfedilen ve kesinleşen %25'lik kusur oranı çıkarıldıktan sonra geriye kalan %75'lik kusur oranı üzerinden tazminata hükmedilmesi gerektiği, davacılardan anne ...için 31.919,70 TL, baba ...için 33.815,18 TL olmak üzere toplam 65.734,88 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı idareler tarafından davacılara ödenmesi gerektiği, manevi tazminat istemi yönünden; duyulan elem ve ıstırap sebebiyle takdiren anne ...için 50.000,00 TL, baba ...için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL'nin, kardeşlerden her birisi için takdiren 20.000,00 TL olmak üzere toplam 140.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareler tarafından davacı kardeşlere ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararlarının özeti: Davalı idareler tarafından istinaf talebinde bulunulması üzerine ...Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davanın reddedilen kısmı yönünden davacılar tarafından istinaf başvurusunda bulunulmaması nedeniyle aleyhe bozma ilkesi gereğince kararın bu kısmı kesinleştiğinden davanın sadece kabul edilen kısmı yönünden bilirkişi incelemesi yoluna gidilmesi gerektiği, bu durumda; idare mahkemesince, aralarında en az bir inşaat mühendisinin de yer aldığı konusunda uzman kişiler belirlenmek suretiyle bilirkişi heyeti oluşturulması gerektiği, oluşturulacak bilirkişi heyetince, davalı idarelerin üstlendikleri kamu hizmetini kusurlu işlediklerinin ve bunlara yönelik kusur oranlarının belirlenmesi ile küçük yaştaki çocuğun denetim ve gözetiminden sorumlu olan anne ve babanın kusur durumları da dikkate alınarak müterafik kusur oranının tespit edilmesi ve tespit edilen kusur oranına göre davalı idarelerin tazminle sorumlu tutulmaları gerektiği gerekçesiyle istinaf istemlerinin kabulü ile eksik incelemeye dayalı Mahkeme kararının kaldırılmasına yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesince; ...tarih ve E:..., K:...Van Büyükşehir Belediyesinin hasım mevkiinden çıkarılmasına ve davalı idarelerin istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI :
Davalı idarelerden DSİ tarafından, ebeveynlerin asli sorumluluğunun bulunduğu ve yerel yönetimlerin sorumlu olduğundan bahisle Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idarelerden Çatak Belediyesi tarafından, sorumluluğun DSİ ve Büyükşehir Belediyesinde olduğu, ebeveynlerin kusur oranının daha yüksek olduğundan bahisle Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacılar tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kısmen kabulü kısmen reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun Ek 1. maddesi uyarınca Danıştay Onuncu ve Sekizinci Dairelerinden oluşan Müşterek Kurulca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
I- Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, maddi tazminat istemlerinin kabulü yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin kısmının incelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, maddi tazminat isteminin kabulü yolundaki karara yönelik davalı idarelerin istinaf istemlerinin reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
II- Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, manevi tazminat istemlerinin kabulü yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin kısmının incelenmesi:
Manevi zarar, kişinin fizik yapısının ve iç huzurunun bozulmasını, yaşama gücünün ve sevincinin azalmasını, kişilik haklarının zedelenmesini, şeref ve haysiyetinin rencide edilmesini, duyulan acı ve ıztırabı, kişinin günlük yaşamını zorlaştıran her türlü üzüntü ve sıkıntıyı ifade etmekte, fiziki veya manevi acılar duyan, ruhsal dengesi bozulan, yaşama sevinci azalan kişinin manevi yönden zarara uğramış olduğu kabul edilmektedir.
Manevi tazminat, kişinin malvarlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik olmayıp, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar.
Manevi tazminatın belirtilen amaç ve niteliği esas alındığında davacılar için takdir edilen manevi tazminat miktarının yukarıda aktarılan ölçütlere göre, olayın oluş şekli ve niteliği ile Dairemizin bu gibi olaylarda verdiği kararlar da dikkate alınmak suretiyle yeniden belirlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda; kararın manevi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının bozulması gerekmektedir.
Bir hüküm, davanın taraflarından yalnız biri tarafından temyiz edilirse, kamu düzenine ilişkin emredici kurallar hariç olmak üzere, temyiz edilen hüküm temyiz eden tarafın aleyhine olarak bozulamaz. Buna dar anlamda aleyhe bozma yasağı denilmektedir.
Taraflardan yalnız birinin temyizi halinde ya da taraflardan yalnız birinin lehine olarak verilen bozma kararında, bozma kararına uyan ilk derece mahkemesi artık temyiz eden tarafın, önceki (bozulan) karardan daha aleyhine olan bir hüküm veremez. Buna, geniş anlamda aleyhe bozma yasağı ya da aleyhe hüküm verme yasağı denilmektedir.
Buna göre, davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen reddine ilişkin ilk İdare Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurmadığı ve Bölge İdare Mahkemesince de davanın reddedilen kısmı yönünden davacılar tarafından istinaf başvurusunda bulunulmaması nedeniyle bu kısmın kesinleştiği belirtilerek Mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi üzerine İdare Mahkemesince bu kez manevi tazminat istemlerinin tamamının kabulüne karar verildiği görülmekte olup; davacı tarafın manevi tazminat istemleri yönünden yeniden verilecek kararda ilk Mahkeme kararında kabul edilen kısımları aşar şekilde hüküm kurulamayacağı açıktır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin kısmen KABULÜNE, kısmen REDDİNE,
2. Davanın kabulüne ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ...Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının maddi tazminatın kabulüne ilişkin kısmının ONANMASINA, manevi tazminatın kabulüne ilişkin kısmın BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ...Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 11/04/2023 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
Davacılar tarafından, yakınları ...'in 12/05/2015 tarihinde Van ili, Çatak ilçe merkezinde bulunan evlerinin yakınından geçen Sortkin Çayına düşerek boğulmak suretiyle hayatını kaybetmesi olayında, gerekli ıslah çalışmalarının yapılmaması ve meskun mahalde güvenlik önlemlerinin alınmamış olması nedeniyle davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle oluştuğu ileri sürülen zararlara karşılık baba ...için 13.000,00 TL (miktar artırımı sonrası 45.086,90 TL) destekten yoksun kalma tazminatı, 2.000,00 TL tedavi ve defin gideri tazminatı, anne ...için 15.000,00 TL (miktar artırımı sonrası 42.559,59 TL) destekten yoksun kalma tazminatı, ölüm olayından kaynaklı duyulan elem ve ıstırabın karşılığı olarak anne için 50.000,00 TL, baba için 50.000,00 TL, kardeşlerin her biri için 20.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 89.646,49 TL maddi, 240.000,00 TL manevi tazminatın 18/05/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 7/r maddesinde; "Su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek, bunun için gerekli baraj ve diğer tesisleri kurmak, kurdurmak ve işletmek; derelerin ıslahını yapmak, kaynak suyu veya arıtma sonunda üretilen suları pazarlamak" Büyükşehir Belediyelerinin görev, yetki ve sorumlulukları arasında sayılmıştır.
Uyuşmazlıkta; olayın meydana geldiği yerin Van Büyükşehir Belediye sınırları içerisinde yer almasına rağmen, Mahkemece Van Büyükşehir Belediye Başkanlığının dava konusu olayda hizmet kusuru bulunmadığından hareketle hüküm kurulduğu görülmekle birlikte; çay etrafında üçüncü şahısların zarar görmemesi için zararı önleyici ve zarardan koruyucu tedbirleri almaması nedeniyle Van Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın da diğer idarelerle birlikte hizmet kusurunun bulunduğu açıktır.
Bu durumda dava konusu olayın meydana gelmesinde olayda yer alan tüm idareler bakımından yeniden kusur oranları belirlendikten sonra bir karar verilmesi gerekmektedir.
Öte yandan, davacılar yakınının olay tarihi itibarıyla (9) dokuz yaşında olduğu dikkate alındığında; olayın meydana gelmesinde gözetim ve denetim sorumluluğunu gereğince yerine getirmeyen annenin müterafik kusuru da gözardı edilmemelidir.
Bu haliyle, yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda tüm davalı idareler yönünden yeniden belirlenecek kusur oranları dikkate alınarak hükmedilecek tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken belirtilen hususlara riayet edilmeksizin verilen istinaf istemlerinin reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmadığından, davalı idarelerden Çatak Belediye Başkanlığı ile Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.