T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/8843
Karar No : 2023/4792
DAVACILAR:
1- … Barosu Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …
2- …
3- …
4- …
DAVALI: … Bakanlığı-ANKARA
VEKİLİ: Av. …
DAVANIN KONUSU: Tekirdağ İli, Çerkezköy İlçesinde termik santral yapılması amacıyla "Enerji Üretim Alanı" planlanmasına yönelik Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 17/10/2017 tarihinde onaylanan 1/25.000 ölçekli Tekirdağ İl Çevre Düzeni Planı Değişikliğinin iptali istenilmiştir.
DAVACILARIIN İDDİALARI: Uyuşmazlığa yol açan değişikliklerin Anayasaya, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere, Çevre Kanununa, İmar Kanununa, planlama ve şehircilik ilkelerine, kamu yararına, daha önce yapılan çevre düzeni planı değişikliklerinin iptali istemiyle açılan davalarda Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararlara uygun olmadığı ileri sürülerek iptali istenilmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI: Davanın öncelikle ehliyet yönünden reddi gerektiği, esasa ilişkin olarak davaya konu çevre düzeni planının ilgili kurum görüşleri de gözönünde bulundurulmak suretiyle tamamen imar mevzuatına, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına ve hukuka uygun olarak tesis edildiği, bilirkişilerce yapılan tespit ve kanaatin hukuki ve teknik yönden isabetli olmadığı, eksik ve hatalı incelemeye bağlı olarak tanzim olunan bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığı, yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği, davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 13.10.2022 tarihli, E:2021/3944 K:2022/2906 sayılı kararı ile Danıştay Altıncı Dairesinin 28.09.2021 tarih ve E:2018/2578, K:2021/10233 sayılı dava konusu işlemin iptaline ilişkin kararının davacı Tekirdağ Barosu haricindeki kısmının onanmasına davacılardan Tekirdağ Barosuna ilişkin kısmının bozulmasına, karar verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde, Danıştay'ın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesi sonucunda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nca verilen bozma kararlarına karşı, dava dairelerine ısrar etme olanağı tanınmadığından bozulan kısım yönünden yukarıda anılan İdari Dava Daireleri Kurulu kararına uyularak Tekirdağ Barosu yönünden davanın ehliyet yönünden reddine, karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI …'IN DÜŞÜNCESİ: Dava, Tekirdağ İli, Çerkezköy İlçesinde termik santral yapılması amacıyla "Enerji Üretim Alanı" planlanmasına yönelik Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 17/10/2017 tarihinde onaylanan 1/25.000 ölçekli Tekirdağ İl Çevre Düzeni Planı Değişikliğinin iptali istemiyle açılmıştır.
Danıştay Altıncı Dairesinin 28/09/2021 tarih ve E:2018/2578, K:2021/10233 sayılı kararıyla dava konusu plan değişikliğinin iptaline karar verildiği, kararın davalı idarece temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 13.10.2022 günlü, E:2021/3944, K:2022/2906 sayılı kararı ile temyize konu kararın Tekirdağ Barosu Başkanlığına ilişkin kısmının dava konusu işlemle menfaat ilişkisinin bulunmadığı gerekçesiyle ehliyet yönünden bozulduğu anlaşılmaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu' 46'ncı maddesinin 1'inci fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarına karşı Danıştay'da temyiz yoluna başvurulabileceği, 2575 sayılı Danıştay Kanununun 38'inci maddesinde; İdari Dava Daireleri Kurulunca idari dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların temyizen incelenebileceği öngörülmüş olup, 2577 sayılı Kanunun 49'uncu maddesinin 4' üncü fıkrasında ise, Danıştay dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların temyizen bozulması halinde ısrar hakkı tanınmaması nedeniyle, bozma kararında yer alan gerekçelerle Tekirdağ Barosu Başkanlığınca açılan davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten, ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 29.10.2021 tarihli ve 31643 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 85 sayılı Bazı Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 1. maddesi ile 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Altıncı Kısmının Dördüncü Bölümünün başlığının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 2. maddesi ile de aynı Kararnamenin 97. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "Çevre ve Şehircilik" ibaresinin "Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği" şeklinde değiştirildiği görüldüğünden, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının davalı olarak belirlenmesi suretiyle Dairemizin 28/09/2021 tarih ve E:2018/2578, K:2021/10233 sayılı kararının davacılardan Tekirdağ Barosuna ilişkin kısmının bozulmasına, diğer kısımlarının onanmasına dair Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 13/10/2022 tarihli, E:2021/3944, K:2022/2906 sayılı kararının bozmaya ilişkin kısmına yönelik olarak dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : Bir kısmı İstanbul İli, Silivri İlçesi sınırları içerisinde, bir kısmı da Tekirdağ İli, Çerkezköy İlçesi sınırlarında, yaklaşık 545 ha büyüklüğünde yapılması planlanan "EÜAŞ Çerkezköy Termik Santrali" için Çerkezköy İlçesi sınırlarındaki 60 ha büyüklüğündeki alan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 27/10/2016 tarihinde onaylanan 1/100.000 ölçekli Trakya Alt Bölgesi Ergene Havzası Revizyon Çevre Düzeni Planı ve 1/25.000 ölçekli Tekirdağ İl Çevre Düzeni Planı değişiklikleri ile "Enerji Üretim Alanı" olarak belirlenmiştir.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 17/10/2017 tarihinde onaylanan Trakya Alt Bölgesi Ergene Havzası 1/100.000 ölçekli Revizyon Çevre Düzeni Planı ve 1/25.000 ölçekli Tekirdağ İl Çevre Düzeni Planı değişiklikleri ile de, "EÜAŞ Çerkezköy Termik Santrali"nin yaklaşık 500 ha büyüklüğünde ve tamamı Çerkezköy İlçesinde olacak şekilde planlanmasına yönelik değişiklik yapılmış, bunun üzerine Tekirdağ Barosu ile belde sakinleri tarafından bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, iptal davalarının, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı belirtildikten sonra, ilk inceleme konularının belirlendiği, 14. maddenin üçüncü fıkrasının (c) bendinde dilekçenin ehliyet yönünden de inceleneceği, 15. maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde ise, bu hususta kanuna aykırılık görülmesi halinde davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır.
Öte yandan, aynı Kanun'un 49. maddesinde, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması,
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması", sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkün kılınmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacılardan Tekirdağ Barosu yönünden;
2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinde yer alan ve iptal davasının sübjektif ehliyet koşulu olan "menfaat ihlali" doktrin ve içtihatlarda dava konusu işlemle davacı arasında kurulan kişisel, meşru, güncel bir menfaat ilişkisi olarak tanımlanmaktadır. Menfaatin kişisel ve meşru olması için hukuki bir durumdan ortaya çıkması gerekir. Sözü edilen menfaat ilişkisinin varlığı ve sınırları her olayda yargı yerince uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenmektedir.
Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının genel nitelikteki düzenleyici işlemlere karşı sadece kuruluş kanunlarında gösterilen amaçları doğrultusunda dava açma ehliyeti bulunmaktadır. Nitekim konuyla ilgili anayasal ve yasal düzenlemelerde de bu kuruluşların amaçları dışında faaliyette bulunamayacakları açık bir biçimde yer almıştır.
Diğer taraftan, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 4667 sayılı Kanun ile değişik 76. maddesinde; Barolar avukatlık mesleğini geliştirmek, meslek mensuplarının birbirleri ve iş sahipleri ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni sağlamak; meslek düzenini, ahlakını, saygınlığını, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak, avukatların ortak ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla tüm çalışmaları yürüten, tüzel kişiliği bulunan, çalışmalarını demokratik ilkelere göre sürdüren kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olarak tanımlanmış, yine aynı Kanun'un Baro Yönetim Kurulunun görevlerinin sayıldığı 95. maddesinin birinci fıkrasının 21. bendinde de, Yönetim Kurulunun, hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmak, korumak ve bu kavramlara işlerlik kazandırmakla görevli olduğu belirlenmiştir.
Uyuşmazlıkta, 1136 sayılı Kanun'un 76. maddesinde sayılan Baroların görevleri gözönünde bulundurulduğunda, dava konusu 1/25.000 ölçekli Tekirdağ İl Çevre Düzeni Planında yapılan değişikliğin, doğrudan, davacı Baro'nun hak ve menfaatlerini etkilemediği; anılan Kanun maddesinin de davacı Baro'ya hukuken böyle bir hak tanımayacağı açık olduğundan dava konusu plan değişikliği ile Tekirdağ Barosu arasında menfaat ilişkisinin bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Tekirdağ Barosu yönünden DAVANIN EHLİYET YÖNÜNDEN REDDİNE,
2.Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 13/10/2022 tarihli, E:2021/3944 K:2022/2906 sayılı kararıyla, Dairemizce verilen 28/09/2021 tarihli, E:2018/2578, K:2021/10233 sayılı dava konusu işlemin iptaline ilişkin kararının kısmen onanması kısmen bozulmasına hükmedildiğinden sonuç itibarıyla dava "kısmen iptal kısmen Tekirdağ Barosu yönünden ehliyet ret" şeklinde sonuçlandığından, tahsilde ve ödemede tekerrür olmamak üzere kararın bozma öncesi yargılama giderlerine ilişkin kısmının kaldırılarak, aşağıda dökümü yapılan …- TL yargılama giderlerinin yarısı olan …-TL'nin davalı idareden alınarak Tekirdağ Barosu dışındaki davacılara verilmesine, diğer yarısı olan …-TL'nin davacı Tekirdağ Barosu üzerinde bırakılmasına, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL avukatlık ücretinin davacı Tekirdağ Barosundan alınarak davalı idareye verilmesine, Dairemizce verilen 28/09/2021 tarihli, E:2018/2578, K:2021/10233 sayılı dava konusu işlemin iptaline ilişkin verilen kararda Tekirdağ Barosu dışındaki davacılar lehine vekalet ücreti yönünden hüküm kurulması ve Tekirdağ Barosu dışındaki davacılar yönünden anılan kararın kesinleşmesi nedeniyle bu konuda yeniden hüküm kurulmamasına, davalı tarafça yapılan … TL posta giderinin yarısı olan …-TL'nin davacı Tekirdağ Barosundan alınarak davalı idareye verilmesine,
3. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
4.Keşif ve bilirkişi incelemesi giderinden artan kısım temyiz aşamasında davacılara iade edildiğinden bu konuda hüküm kurulmamasına,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 18/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.