T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/8925
Karar No : 2023/4107
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : I- (DAVACILAR)
1- …
2- …3- …
4- …5- …
VEKİLLERİ : Av. …
II- (DAVALILAR)
1-… Bakanlığı -…
VEKİLİ : … - Hukuk Müşaviri (E-Tebligat)
2- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
3- … Belediye Başkanlığı - …
VEKİLİ : Av. …
DİĞER DAVALI : … Başkanlığı - …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF :
1- … Bakanlığı
2- …Büyükşehir Belediye Başkanlığı
3- …Belediye Başkanlığı
4- … Başkanlığı
5- …
6- …
7- …
8- …
9- …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: İstanbul İli, Avcılar İlçesi, … Mahallesi, … pafta, …sayılı parselde bulunan …Sokak … Blok No:… K:… D:… sayılı bağımsız bölümün yer aldığı taşınmazın 28/06/2005 tarihli, 2005/109 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile "Afete Maruz Bölge" ilan edilen alanda kalması sebebiyle davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek, uğranıldığı öne sürülen 189.000,00-TL (ıslah sonrası 213.152,01-TL) maddi zararın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 11/02/2016 tarih ve E:2014/3824, K:2016/554 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak davanın, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı yönünden reddine, davacının 213.152,01-TL maddi tazminat isteminin kabulü yolundaki İdare Mahkemesi kararının davalı idarelerden Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Avcılar Belediye Başkanlığı tarafından temyiz edilmesi sonrasında, Danıştay Altıncı Dairesinin 03/11/2020 tarih ve E:2020/7463, K:2020/10259 sayılı kararıyla kabule ilişkin temyize konu kararın bozulması üzerine, bozma kararına uyularak davacıların maddi tazminat isteminin 165.784,89-TL'lik kısmının kabulüne, fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin ise reddine, hükmedilen 165.784,89-TL'lik maddi tazminatın 35.525,33-TL’sinin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nca, 59.208,89-TL’sinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nca, 71.050,67-TL’sinin ise Avcılar Belediye Başkanlığı’nca davacının bağımsız bölümünün bulunduğu blokta ikamet etmeyi engelleyici durumun ortaya çıktığı 04/12/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
1- Davacılar vekili tarafından; hükmün eksik inceleme ile tesis edildiği, idarelerin müştereken sorumlu tutulmaları gerektiği, başka bir dosyanın resen emsal alınarak kusur oranlarının değiştirilerek hüküm kurulmasının adil yargılanma hakkının açık ihlali olduğu belirtilerek ve resen nazara alınacak sebeplerle karardaki aleyhe hususların bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
2- … Bakanlığı tarafından; bilirkişi heyetinde jeoloji mühendisi bulunmadığı, rapordaki kanaatin yetersiz ve hatalı incelemeye dayandığı, kusurun ilgili belediyede olduğu, yapıda ruhsata aykırılıklar bulunduğu, yapı tatil tutanağı düzenlendiği, hizmet kusurundan bahsedilmesine olanak bulunmadığı, zarar ile idarenin eylemi arasındaki illiyet bağının açıklığa kavuşturulması gerektiği belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
3- …Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından; idarelerinin hizmet kusuru sayılabilecek bir eylemi ya da işleminin mevcut olmadığı, dava konusu işlem ve eylemlerle idareleri arasında illiyet bağı bulunmadığı belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
4- …Belediye Başkanlığı tarafından; idarelerinin kusuru bulunmadığı, kusur oranlarının yanlış hesaplandığı belirtilerek ve resen nazara alınacak sebeplerle karardaki aleyhe hususların bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :
1- … Bakanlığı tarafından; davacıların temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmuştur.
2- …Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından; savunma verilmemiştir.
3- … Belediye Başkanlığı tarafından; savunma verilmemiştir.
4- … Başkanlığı tarafından; davacıların temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmuştur.
5- Davacılar vekili tarafından; savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ…'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddi ile Mahkeme kararının kısmen onanması kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden, yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Dava konusu taşınmazın bulunduğu Avcılar İlçesi için Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Afet İşleri Genel Müdürlüğü ve bazı kamu kurumlarınca farklı tarihlerde yapılan araştırma ve tespitlerde, ilçe geneline yönelik; ''Marmara denizi kıyıları killi ve marnlı serilerle örtülü bulunduğundan heyelana müsaittir, bu kısımlar gerekli önlemler alınmadıkça iskan için sakıncalıdır'' görüşüne yer verildiği, 1971 yılında yapılan bu tespitte, evlerin fazla katlı olmaması, hafif malzemeden yapılması, derin kazılar yapılmaması, yüzey suyu drenajı yapılması, kıyıdan itibaren kademeli olması ve istinat duvarı yapılması gerektiğinin ifade edildiği, yine Bakanlıkça 1977 yılında Boğaziçi Üniversitesine hazırlattırılan raporda; yamaçları heyelanlı ve heyelana müsait olmaları nedeniyle ancak düşük eğimli ve potansiyel heyelan alanlarında zemine fazla yük vermemek ve kazıdan kaçınmak şartı ile tek katlı ve bahçeli evler yapılmasının mümkün olabileceğinin belirtildiği, İller Bankasınca hazırlanan 1981 tarihli rapora göre Avcıların turistik tesis alanı olarak, kamp alanı ve iki katlı yapı alanı olarak gösterildiği, davaya konu alanın, 1981 yılında İller Bankası tarafından hazırlanan ve Bayındırlık ve İskan Bakanlığının onayladığı nazım imar planı ve 1982 tarihli Avcılar Belediye Başkanlığının hazırladığı uygulama imar planı ile yerleşime açıldığı ve zaman içerisinde çok katlı yerleşime izin verildiği, anılan planların hazırlandığı tarihlerde yürürlükte bulunan mülga 6785 sayılı İmar Kanununun 1605 sayılı Kanunla değişik 26. maddesiyle nüfus ve il veya ilçe merkezi olması ölçütlerine göre yol istikamet planları ile imar planlarını belediyelerin yaptırmaları mecburiyeti getirildiği ve 29. maddesiyle imar ve yol istikamet planlarının İmar ve İskan Bakanlığının tasdikiyle kesinleşeceği ve yürürlüğe gireceğinin hüküm altına alındığı, Bakanlığın onay yetkisi planların hukuki varlık şartlarından olduğundan, bu planlara ilişkin çok katlı yerleşime izin veren ilçe belediyesinin yanında Bakanlığın ve Mülga 3030 sayılı Kanundan kaynaklanan denetim yükümlülüğünü yerine getirmeyen, imar yükümlülüklerini ilçe belediyesi ile birlikte kullanan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının hizmet kusurlarının bulunduğu, Mülga 180 sayılı Bayındırlık ve İskan Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 9. maddesinin g bendinde de, afetle ilgili daimi iskan yerleşmelerinde imar planlarını ve alt yapı tesisleri planlarını ve bunlara ait etüd, harita, proje ve keşifleri yapmak veya yaptırmak, re'sen onaylamak veya onaylanmasını sağlamak, inşaat işlerini yapmak veya yaptırmak konularında Bakanlık Yapı İşleri Genel Müdürlüğünün yetkili olduğunun hükme bağlandığı, 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile de Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından yürütülen görevlerin Çevre ve Şehircilik Bakanlığına geçtiği, Avcılar İlçesi, …Tesisler Mevkii, … pafta, … parsel sayılı taşınmazın 28.06.2005 gün ve 2005/109 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile "Afete Maruz Bölge" ilan edilen alanda kalması ve yıkılması nedeniyle uğranıldığı öne sürülen 189.000,00-TL (ıslah sonrası 213.152,01-TL) maddi zararın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 125. maddesinin 1. fıkrasında idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtilmiş, son fıkrasında ise, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlü olduğu hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davalı idarelerden Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı lehine verilen vekalet ücreti dışındaki hususlar yönünden;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmamaktadır.
Davalı idarelerden Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı lehine verilen vekalet ücreti yönünden ise;
Dosyanın incelenmesinden; yargılamanın önceki aşamalarında, 10/06/2020 tarihli, E:2018/2327, K:2020/871 sayılı kararda; davalı idarelerden Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı yönünden davanın reddine, 1.700,00-TL vekalet ücretinin davacılar tarafından bu idareye ödenmesine karar verildiği, bu kararın davacılar tarafından temyiz edilmeyerek kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, kesinleşen kısım hakkında yeniden karar verilmesi hukuken mümkün olmadığı halde, temyize konu kararda Mahkeme tarafından, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı yönünden davanın reddine ve 5.500,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak bu idareye verilmesine yönelik, daha önce kesinleşen kısım hakkında yeniden karar verildiği görüldüğünden, kararda belirtilen husus yönünden hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine, davacıların temyiz istemlerinin ise kısmen kabulüne, kısmen reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen kabulü, kısmen reddine ilişkin temyize konu ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, davalı idarelerden Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı lehine verilen vekalet ücreti dışındaki hususlar yönünden ONANMASINA, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı lehine verilen vekalet ücreti yönünden ise BOZULMASINA,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 26/04/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY (X):
Temyize konu edilen İdare Mahkemesi kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen bozma nedenleri bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyoruz.