T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/9054
Karar No : 2023/3020
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- … 2- …
VEKİLLERİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı - …
VEKİLİ : …, Hukuk Müşaviri
MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : … İmar İnş. Taahhüt Maden San. ve Tic. A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Ankara İli, Mamak İlçesi, … ruhsat numaralı sahada ... Bet. Akaryakıt İnş. Mad. Taş. Turz. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılması planlanan, daha sonra icra yoluyla … Konut İmar İnş. Taah. Mad. San. ve Tic. A.Ş.'ye devredilen "Kalker Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi (… hektar)" projesi ile ilgili olarak … Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce verilen … tarih ve … sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu" kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; uyuşmazlığın çözümü amacıyla jeoloji mühendisi, maden mühendisi, çevre mühendisi, harita ve kadastro mühendisi ve biyolog (flora-fauna)'tan oluşan bilirkişi heyeti ile mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; ÇED raporunda yer alan emisyon hesaplamalarına ilişkin olarak; toz kütlesel debi hesaplarının yapılmasında Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliğindeki emisyon faktörlerinden nakliye (gidiş-dönüş), depolama ve bitkisel toprak sıyrılmasından kaynaklı emisyon faktörleri gibi toz emisyon faktörlerinin alınmadığı, anılan faktörler kullanılarak toplam kütlesel toz emisyon debilerinin hesaplanması gerektiği ve bunun sonucunda Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği Ek 2 Tablo 2.1'de belirtilen baca dışındaki yerlerden toz miktarı sınır değeri 1,0 kg/saate göre yeniden değerlendirilerek toz modellemesi yapılmasının gerektiği; patlatma için hesaplanan saatlik toz emisyonunun mevzuattaki sınır değerinin üzerinde kaldığı; hazırlık ve üretim esnasında, kaynaklardan oluşan tozun kütlesel debilerinin kontrollü (kg/saat) emisyon faktörleri hesaplamasının yapıldığı, ancak kontrolsüz (kg/saat) emisyon faktörlerinin de hesaplanması gerektiği; kullanılan araçların yakıtlarından kaynaklı emisyonların kütlesel debilerinin hesaplanmadığı ve modelleme içerisinde girdi olarak yer almadığı, eksik yapılan kütlesel debi hesaplamalarının yapılarak modelleme içerisinde girdi olarak yer alması gerektiği ve hava kalitesi dağılım modeli raporunun yeniden yapılması gerektiği; … İl Müdürlüğünden alınan bilgilerin ÇED raporuna eklenmediği; hazır beton tesisinde ne kadar su kullanılacağının hesabının yapılmadığı, beton mikserlerinin yıkama suyu ihtiyacının da hesaplanması gerektiği, proje alanında ihtiyaç duyulan su miktarları ve bunların temin edileceği kaynakların rapor içinde yer almadığı, arazi hazırlık, inşaat ve işletme sonrası ile ilgili su kullanım ve bertarafi ile ilgili açıklamaların bulunmadığı; katı atık depolama alanına götürülerek bertaraf edilme konusu ile ilgili Belediyeden kurum görüşünün ÇED raporu içinde yer almadığı, arazi hazırlık, inşaat ve işletme sonrası olmak üzere atık türleri, miktarları ve bertarafına ilişkin açıklamaların yetersiz olduğu; işletme aşamasında çalışacak makine ve ekipmanlar ile araçlardan kaynaklı gürültü hesaplamalarının yapılmadığı; flora bakımından proje alanı ve çevresinin nihai çed raporu flora envanterinden daha fazla türe ev sahipliği yaptığı, endemik tür verilerinde eksik işlem olduğu; fauna bakımından proje alanı ve çevresinin nihai ÇED raporu fauna envanterinden daha fazla türe ev sahipliği yapabileceği, fauna belirleme çalışmalarının yapıldığı dönemin tür verileri sağlıklı sonuçlar veremeyeceğinden eksik işlem olduğu yönünde tespitlere ve görüşlere yer verilmiştir.
Raporun sonuç kısmında ise; anılan eksikliklerin ÇED raporunu sakatlamayacağı, projenin geldiği aşama da göz önüne alındığında, söz konusu eksikliklerin ÇED raporunun tanziminden sonra da giderilebilecek nitelikle eksiklikler olduğunun değerlendirildiği, davalı idarece proje sahibi müdahil şirketten bu eksikliklerinin giderilmesi istenebileceği gibi, anılan eksikliklerin giderilmemesi halinde Çevre Kanunu ve diğer mevzuat hükümleri uyarınca işlem yapılabileceğinin tabii olduğunun ifade edilmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi, belge ve bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; planlanan projenin ölçütleri ve çevreye olası etkileri göz önünde alındığında ÇED raporunun usule uygun hazırlandığı, proje kapsamının sonradan giderilebilir eksik toz emisyon hesaplamaları dışındaki asgari gereklilikleri taşıdığı, arazi çalışmalarının yeterli düzeyde yapıldığı ve raporda verilen taahhütlerin gerçekçi olduğu anlaşılarak, dava konusu ÇED olumlu kararında hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Mahkeme heyetinin, bilirkişi raporunun olumlu değerlendirmelerini esas alarak hüküm kurduğu, olumsuz tespitlerin ise öznel bir değerlendirmeyle giderilebilecek türden eksiklik olarak görüldüğü, özel formatın dosya ekinde yer almadığı belirtildiğinden en başta ÇED sürecine uygun ÇED raporunun oluşturulup oluşturulmadığının dahi denetlenemediği, Mahkemenin sonradan giderilebilir eksiklikler kapsamında gördüğü toz modellemesi ve hava kalitesi modellemesinin flora, fauna, çevre, su, yaşam yerlerine etki bakımından en önemli girdi başlıklarından olduğu ve yeniden değerlendirilmelerinin zorunlu olduğu, ayrıca maden mühendisi tarafından risk değerlendirmesinin yeterli olduğu belirtilmişse de birçok uzmanlık açısından yapılan değerlendirmelerin aslında bu risk değerlendirmesinin yetersizliğini ortaya koyduğu, proje alanı faaliyeti ile çevredeki benzer faaliyetlerin kümülatif etkileri düşünüldüğünde ortamın flora ve fauna özellikleri bakımından tahribata uğrayacağının belirtildiği, bilirkişi raporunda eksiklik bildiren, çevresel etkiyi ortaya koyan değerlendirmelere neden itibar edilmediğinin bilimsel ve objektif gerekçelerle ortaya koyulması gerektiği, ÇED raporunun usuli eksiklikler dahil olmak üzere birçok esaslı eksiklik barındırdırdığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :
1- Davalı tarafından; Dava konusu işlemde genel olarak hukuka ve ilgili mevzuata aykırı bir husus bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
2-Müdahil (davalı yanında) tarafından; Proje alanında yapılacak üretim faaliyetlerinden kaynaklanan toz kütlesel debileri için modelleme çalışması yapıldığı, hava kalitesi dağılım modellemesinin ÇED raporu ekinde sunulduğu, toz emisyonlarının en aza indirilmesi için gerekli tüm önlemlerin alınacağı, tozumanın engellenmesi için alınacak tedbirlere ilişkin gerekli taahhütlerin verildiği, projenin etki mesafesinin … m. olarak belirlendiği, patlatmadan kaynaklı etki mesafesinin … m. olduğu, en yakın yerleşim yerinin … m. mesafede olduğu dikkate alındığında patlatmadan olumsuz etkilenme olmayacağı, maden yataklarının arzın her yerinde oluşabilen doğal kaynaklar olmadığı için madenlerin oluştuğu yerde üretilmesi zorunluluğu bulunduğu, söz konusu proje için idarenin uygun ilan ve bildirimde bulunmadığı kabul edilse dahi projeyle ilgili çalışmaların başlaması ve projenin gerçekleştirilmesiyle birlikte, dava konusu işlemden haberdar olunacağının açık olduğu, 7 senedir davacıların yaşadığı ve taşınmazlarının bulunduğu alanda faaliyette olan bir projeyi davacıların 02/07/2021 yılında öğrendiklerinden bahisle Kanunla belirlenen dava açma süresinin sona ermediğinin kabulünün, hukuki belirsizlik ve güvensizliğe neden olacağı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra Üye … 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinin (i) bendi uyarınca, Dairemizce bilirkişilerden ek rapor alınması gerekirse yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği yolundaki usule ilişkin azlık oyuna karşın, Mahkemece maddi olay açıklığa kavuşturulmadığından, bu aşamada temyiz isteminin esasının görüşülemeyeceği sonucuna varılarak, işin gereği görüşüldü;
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Ankara İli, Mamak İlçesi, ... Mahallesi, ... ruhsat numaralı sahada ... Bet. Akaryakıt İnş. Mad. Taş. Turz. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılması planlanan, daha sonra icra yoluyla müdahil … Konut İmar İnş. Taah. Mad. San. ve Tic. A.Ş.'ye devredilen "Kalker Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi (… hektar)" projesi ile ilgili olarak … Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce … tarih ve … sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu" kararı verilmiştir.
Davacılar vekili tarafından, davacıların yaşadığı Mamak İlçesi, ... beldesi sınırlarında kurulması planlanan ya da kurulmuş olan Kalker Ocağı ve Kırma-Eleme Tesisleri ve Taşocağı Tesislerine dair verilen izinlere ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na 30/03/2021 tarihli dilekçe ile yapılan başvuruya … tarih ve … sayı ile verilen yanıt üzerine, bu defa 25/05/2021 tarihli dilekçe ile … Valiliği … İl Müdürlüğü'ne yapılan başvuruya … tarih ve … sayılı yazı ile cevap verilmiş, bu yazı 02/07/2021 tarihinde elden tebliğ alınmıştır.
Bahsi geçen yazıda "ÇED Olumlu/ÇED Gerekli Değildir Kararı verilen projelerin karar tarihleri Nihai ÇED Raporu/Proje Tanıtım Dosyaları Bakanlığımız Çevresel Etki Değerlendirilmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü ve Valiliğimiz (… Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü) web sayfası duyurular kısmında yayımlanmaktadır" denilmiştir.
Proje tanıtım dosyası ve ilana ulaşılamadığı gerekçesiyle yapılan başvurulara verilen bu yanıtın elden alınmasının ardından kontrol edilen web sayfası ve e-çed sistemi üzerinden dava konusu projenin kararına ve eklerine erişmenin mümkün hale geldiğinden bahisle, öğrenme tarihi itibarıyla (…) … tarih ve … sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu" kararının iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2872 sayılı Çevre Kanunu'nun "Çevresel etki değerlendirmesi" başlıklı 10. maddesinde, "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Çevresel Etki Değerlendirmesine tâbi projeler ve Stratejik Çevresel Değerlendirmeye tâbi plân ve programlar ve konuya ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.
17/07/2008 günlü, 26939 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin "Tanımlamalar ve Kısaltmalar" başlıklı 4. maddesinde; 'Çevresel etki değerlendirmesi (ÇED): Gerçekleştirilmesi planlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaları, Çevresel etki değerlendirmesi genel formatı: Gerçekleştirilmesi planlanan, bu Yönetmeliğin EK-I listesinde yer alan projelerin özelliklerini, yerini, olası etkilerini ve öngörülen önlemleri içeren, projeyi genel boyutları ile tanıtan Çevresel Etki Değerlendirmesi başvuru dosyası hazırlanması sırasında esas alınacak bu Yönetmeliğin EK-III’ündeki genel formatı, Çevresel etki değerlendirmesi raporu: Bu Yönetmeliğin EK-I listesinde yer alan veya Bakanlıkça "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gereklidir" kararı verilen bir proje için belirlenen özel formata göre hazırlanacak raporu, Çevresel etki değerlendirmesi raporu özel formatı: Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporunun hazırlanmasında esas alınmak üzere; Kapsam belirleme ve İnceleme Değerlendirme Komisyonu tarafından projenin önemli çevresel boyutları göz önüne alınmak suretiyle bu Yönetmeliğin EK-III’ündeki proje tanıtım genel formatında belirtilen ana başlıklar altında ele alınması gereken konuları tanımlayan formatı, Çevresel etki değerlendirmesi olumlu kararı: Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hakkında Kapsam Belirleme ve İnceleme Değerlendirme Komisyonunca yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun saptanması üzerine gerçekleşmesinde sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı" olarak tanımlanmış, 6. maddesinde; "(1) Bu
Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek ve tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeler için; Çevresel Etki Değerlendirmesi Başvuru Dosyası, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu, Seçme Eleme Kriterlerine tabi projeler için proje tanıtım dosyası hazırlamak, ilgili makamlara sunmak ve projelerini verilen karara göre gerçekleştirmekle yükümlüdürler. (2) Kamu kurum ve kuruluşları, bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi sürecinde proje sahiplerinin isteyeceği konuya ilişkin her türlü bilgi, doküman ve görüşü vermekle yükümlüdürler.(3) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelere hiç bir teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez." hükmüne yer verilmiştir.
"Komisyonun, kapsam ve özel format belirleme toplantısı" başlıklı 10. maddesinde; '(1) Halkın katılımı, bilgilenme, kapsam belirleme ve özel format verme işlemleri, on iki işgünü içerisinde tamamlanır.
(2) Komisyonun, kapsam ve özel format belirleme amaçlı ilk toplantısında;
a) Proje sahibi, proje hakkında komisyonu bilgilendirir.
b) Bakanlık ve/veya İl Çevre ve Orman Müdürlüğü halkın katılımı toplantısı hakkında komisyonu bilgilendirir. Ayrıca halkın katılımı toplantısına katılmış bulunan komisyon üyeleri de görüş ve önerilerini bildirirler.
c) Projenin hangi kapsamda ele alınmasının gerektiğini belirlemek üzere projenin önemli çevresel etkileri göz önüne alınarak bu Yönetmeliğin EK-III’ündeki Çevresel Etki Değerlendirmesi genel formatında ana başlıklar altında ele alınması gereken konular detaylandırılır, kapsam belirlenir.
ç) Komisyon tarafından formata ilave edilmesi ya da formattan çıkarılması gereken hususlar tespit edilir. Halkın katılımı toplantısındaki görüş ve öneriler de dikkate alınarak özel format ile Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporunu hazırlayacak çalışma grubu belirlenir.
d) Komisyon tarafından belirlenen özel format, proje sahibi ve/veya temsilcisine bu maddede belirlenen süre içerisinde Bakanlık tarafından verilir.
(3) Proje sahibi özel formatın veriliş tarihinden itibaren bir yıl içinde Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporunu Bakanlığa sunmakla yükümlüdür. Bu süre içinde Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu sunulmaz veya gerekçesi belirtilerek ek süre isteminde bulunulmaz ise başvuru geçersiz sayılır. Proje sahibinin süre uzatım talebi Bakanlıkça uygun bulunması halinde altı ayı geçmemek üzere bir defaya mahsus ek süre verilir.' hükmüne,
"Çevresel etki değerlendirmesi raporunun Bakanlığa sunulması" başlıklı 11. maddesinde ise;
'(1) Proje sahibi tarafından bir dilekçe ekinde iki adet Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu, Bakanlığa sunulur. Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporunun özel formata uygunluğu ve belirlenen çalışma grubunda yer alması gereken meslek uzmanlarınca hazırlanıp hazırlanmadığı hakkındaki inceleme Bakanlık tarafından üç işgünü içinde sonuçlandırılır. Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporunun özel formata uygun olmadığı ve/veya belirlenen çalışma grubunca hazırlanmadığının anlaşılması halinde, bu hususların yerine getirilmesi için Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu proje sahibine iade edilir. Düzeltilen Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporunun üç ay içinde Bakanlığa sunulmaması durumunda başvuru geçersiz sayılır.
(2) Özel formata uygun olduğu tespit edilen Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu, proje sahibi tarafından yeterli sayıda çoğaltılarak Bakanlığa sunulur. Bakanlık, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporunu incelemek ve değerlendirmek üzere yapılacak toplantının tarihini ve yerini belirten bir yazı ekinde raporu komisyon üyelerine gönderir.
(3) Proje ile ilgili inceleme değerlendirme sürecinin başladığı ve Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporunun halkın görüşüne açıldığı Bakanlık ve Valilik tarafından anons, askıda ilan, internet gibi uygun araçlarla halka duyurulur.
(4) Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporunu incelemek isteyenler, Bakanlık merkezinde veya İl Çevre ve Orman Müdürlüğünde duyuru tarihinden itibaren raporu inceleyerek zamanlama takvimi içerisinde proje hakkında Bakanlığa veya Valiliğe görüş bildirebilirler. Valiliğe bildirilen görüşler Bakanlığa iletilir. Bu görüşler komisyon tarafından dikkate alınır ve Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporuna yansıtılır." şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıf yaptığı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu yerine çıkarılan ve 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren hâller" başlıklı 266. maddesinde "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez." hükmüne; "Bilirkişinin haber verme yükümlülüğü" başlıklı 275. maddesinde "(1) Bilgisine başvurulan bilirkişi, kendisine tevdi olunan görevin, uzmanlık alanına girmediğini, inceleme konusu maddi vakıaların açıklığa kavuşturulması ve tespiti için, uzman kimliği bulunan başka bir bilirkişi ile işbirliğine ihtiyaç duyduğunu veya görevi kabulden kaçınmasını haklı kılacak mazeretini bir hafta içinde görevlendirmeyi yapan mahkemeye bildirir. (2) Bilirkişi, incelemesini gerçekleştirebilmek için, bazı hususların önceden soruşturulması ve tespiti ile bazı kayıt ve belgelerin getirtilmesine ihtiyaç duyuyorsa, bunun sağlanması için, bir hafta içinde kendisini görevlendiren mahkemeye bilgi verir ve talepte bulunur." hükmüne; "Bilirkişi raporuna itiraz" başlıklı 281. maddesinde "(1) Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler. Bilirkişi raporuna karşı talebin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor veya imkânsız olması ya da özel yahut teknik bir çalışmayı gerektirmesi hâlinde yine bu süre içinde mahkemeye başvuran tarafa, sürenin bitiminden itibaren işlemeye başlamak, bir defaya mahsus olmak ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verilebilir. (2) Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir. (3) Mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabilir." hükmüne; "Bilirkişinin oy ve görüşünün değerlendirilmesi" başlıklı 282. maddesinde ise, "Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen hükümler uyarınca; çevresel etki değerlendirmesi ile, gerçekleştirilmesi planlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlendiği, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin irdelendiği, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirildiği, ayrıca projelerin uygulanmasının izlendiği ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaların belirlendiği bir süreç öngörülmüş olup, Yönetmelik kapsamında yer alan bir faaliyet nedeniyle hazırlanacak ÇED raporunda özel format uyarınca, projenin gerçekleştirileceği yer ile alternatif alanlar belirlenerek projenin hizmet amacı, önem ve gerekliliği kapsamında yerin ve etki alanının çevresel özellikleri, çevresel etkiler ve alınacak önlemlerin tartışılması, faaliyet yerinin belirlenmesinde ise, faaliyetin büyüklüğü, amacı, ulaşım, iklim, toprağın ve çevrenin özellikleri, olası etkiler ve etkilerin azami giderilme olanakları gibi unsurların etkili olması, bu bağlamda, sürdürülebilir kalkınma ve sürdürülebilir çevre dengesinin sağlanması yolunda belirtilen nitelikteki bir faaliyete en uygun yerin seçilmesi esastır.
ÇED süreci sonunda verilecek kararların yargısal denetimi yapılırken, seçilecek bilirkişiler arasında bir çevre mühendisinin bulunması, diğer bilirkişilerin ise projenin bulunduğu çevrenin özelliklerine göre ve proje tanıtım dosyası ve ÇED raporunu hazırlayan kişilerin uzmanlık alanları da dikkate alınmak suretiyle belirlenmesi önemli bir gereklilik olmakla birlikte; böyle bir heyet tarafından hazırlanacak bilirkişi raporunun, dava konusu proje kapsamında öngörülen faaliyetin çevresel etkilerinin ve bu etkilerin minimize edilmesi için Proje Tanıtım Dosyası ya da ÇED Raporu içinde yer verilen önlemlerin yeterli olup olmadığının tespit edilerek değerlendirilmesi açısından, tarafları tatmin edici düzeyde hazırlanmasının da önemli bir gereklilik olduğu açıktır. Belirtilen hususların sağlanması, adil bir yargılama yapılması açısından önem arz etmektedir.
Öte yandan 6100 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen hükümleri uyarınca, çözümü hukuk dışında teknik bilgiyi gerektiren hallerde Mahkemece birden çok bilirkişi görevlendirmesi halinde, bilirkişilerin konuyu birlikte müzakere ederek değerlendirmeleri ve görüşlerine başvurulan konuda ortak bir sonuç bildirmeleri gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta; yapılması planlanan projenin ölçütleri ve çevreye olası etkileri dikkate alındığında, ÇED raporunun usulüne uygun hazırlanıp hazırlanmadığı, proje kapsamının asgari gereklilikleri karşılayıp karşılamadığı, yeterli uzman personelin bilgi ve katkısının projenin hazırlanmasında dikkate alınıp alınmadığı; projenin etki alanında kalan yerleşim yerlerinin belirlenmesi; proje alanının flora ve fauna özellikleri bakımından dava konusu proje için müsait olup olmadığı, alanın jeolojik olarak özelliklerinin proje bakımından uygun olup olmadığı, proje alanına ait yer yapısının jeolojik olarak nasıl bir özellik arzettiği, heyelanlı bölge olup olmadığı, faaliyetin heyelan vb. yeryüzü hareketliliğine sebep olup olmayacağı, proje kapsamında varsa yapılacak patlatmaların çevreye ve yerleşim yerlerine olası etkilerinin neler olacağı, proje alanında tarım arazisi bulunup bulunmadığı, faaliyetin tarımsal faaliyete nasıl etkilerinin olacağı, toz ve gürültü kirliliği açısından alınacak tedbirlerin yeterliliği; katı, sıvı ve gaz atıklar yönünden verilen taahhütlerin yeterli olup olmadığı, içme ve kullanma sularının etkilenip etkilenmeyeceği, olumsuz bir etki olacaksa olumsuzlukların en aza indirilmesi için hangi tedbirlerin alındığının, alınması planlanan tedbirlerin bilimsel metotlar açısından yeterli özellikler taşıyıp taşımadığı; proje çalışmaları tamamlandıktan sonra arazi ıslah çalışmalarına ilişkin ne tür uygulamaların planlandığı ve bu planlamanını yeterli özellik taşıyıp taşımadığının belirlenmesi; yapılması planlanan projenin çevrede yaşayanların güvenliği açısından eksik bırakılan yönlerinin bulunup bulunmadığı, varsa bu eksikliklerin hangi tedbirler alınarak giderilebileceği hususlarının açıklığa kavuşturulması amacıyla İdare Mahkemesince, Jeoloji Mühendisi Prof. Dr…, Biyolog (flora-fauna) Dr. Öğr Üyesi … , Maden Mühendisi …, Çevre Mühendisi …, Harita ve Kadastro Mühendisi Öğr. Görv. … oluşan bilirkişi heyetine mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmış, hazırlanan bilirkişi raporunda;
Bakanlığın vermiş olduğu özel formata göre ÇED raporunun hazırlandığı belirtilmesine karşın özel formata ilişkin yazı ÇED raporu ekinde yer almadığından, raporun özel formattaki usule uygunluğunun değerlendirilemediği, değerlendirmenin … tarih ve … sayılı ÇED Yönetmeliği'nin EK-III'ünde yer alan Çevresel Etki Değerlendirmesi Genel formatına göre yapıldığı belirtilerek şu hususlara yer verilmiştir:
1) Proje sahasından dekapaj toprağı alınması esnasında depolama ve tesis içi nakliye oluşması muhtemel olduğu için hesaplamalara "Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği"(SKHKKY) EK 12 Tablo12.6'da verilen emisyon faktörlerinden nakliye (gidiş-dönüş) ve depolama toz emisyon faktörleri kullanılarak toplam kütlesel toz emisyon debilerinin (Konrollü-Kontrolsüz)hesaplanması gerektiği,
2) Hazır Beton Tesisindeki arazi düzenleme çalışmaları sırasında meydana gelebilecek toz kütlesel debisinin=1,69 kg/saat olarak hesaplandığı, söz konusu değer … Ek 2 Tablo2.1'de belirtilen 1,0 kg/saat lik sınır değerin üstünde olduğundan toz modellemesi yapılması gerektiği,
3) Patlatma kütlesel emisyon debisi=1.600*0,2=320 kg>1 kg/saat sınır değerin üstünde kaldığı,
4) Nihai ÇED raporunda diğer tesislerden kaynaklı toz emisyonlarının kümülatif hesaba katılması amacıyla … İl Müdürlüğüne başvuru yapılarak bölgede yer alan ocaklara ait yıllık üretim miktarı ve ocak koordinatları gibi bilgilerin alındığı belirtilmesine karşın, anılan bilgilerin ÇED raporu içinde yer almadığı, dolayısıyla Hava Kalitesi Dağılım Modelinde de girdi olarak toz kütlesel debiler verilmediğinden, modelin kümülatif değerlendirme içerip içermediğinin anlaşılamadığı, biri hariç tüm modelleme senaryolarının değerlendirilmesinin uygun yapılmadığının anlaşıldığı, kütlesel debi hesaplamalarındaki eksiklikler giderilerek (araçların yakıtından kaynaklı ve bitkisel toprak sıyrılmasından kaynaklı emisyon faktörleri de dikkate alınmak suretiyle) modelleme çalışmalarının ve hava kalitesi dağılım modeli raporunun yeniden yapılması gerektiği,
5) Su kullanımı ve bertarafına ilişkin eksik işlem olduğu,
6)Tesisin İşletme Faaliyetleri Sırasında Oluşacak Emisyonlara İlişkin Hesaplamaların değerlendirilmesi sonucunda; sahadaki hazırlık ve üretim esnasında kaynaklardan (yükleme, boşaltma, nakliye, depolama) oluşan tozun kütlesel debilerinin sadece kontrollü (kg/saat) emisyon faktörleri kullanılarak hesaplandığının anlaşıldığı, ancak, hesaplamaların kontrolsüz (kg/saat) emisyon faktörlerinin de kullanılarak yapılması gerektiği,
7) Projenin işletme aşamasında çalışacak makine ve ekipmanlar, araçlardan kaynaklı gürültü hesaplamalarının yapılmadığı,
8) ÇED alanı sınırlarına yaklaşık 50-100 metre mesafede tarla vasıflı tarım arazilerinin bulunduğu,
9) Flora ve fauna bakımından eksik işlem olduğu,
10) Keşif sırasında dava konusu alanda kireçtaşı bloğunun çatlak ve kırık yapıları içerdiği, masif bloktan oluşmadığının yerinde gözlendiği; bölgenin düşük derecede deprem tehlike riski taşıdığı,
11) Maden işletmesinde seçilen risk değerlendirme yönteminin doğru olduğu, yapılan çalışma ve analizlerin tekniğine uygun ve yeterli olduğu değerlendirmelerine yer verilmiştir.
Tüm bu değerlendirmelerin sonunda edinilen teknik bilgilerin bir analizi ile ÇED raporunun yeterliliği ve doyuruculuğu noktasında ortak bir sonuç değerlendirmesi içermesi beklenen son paragrafa gelindiğinde; yapılan bazı olumlu çıkarımların büyük kısmının yukarıda 11. maddede yer verilen maden işletme tekniğinin uygunluğuna ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, bilirkişilerce ÇED raporunda eksik, yetersiz veya çelişkili hususlar tespit edilmekle yetinilerek nihai bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmakta olup; bu hususların ÇED raporunun tamamını kusurlandırıp kusurlandırmayacağı yönünde ortak bir görüş belirtilmesi gerekmektedir.
Diğer taraftan, İdare Mahkemesince, uyuşmazlığın çözümünün özel ve teknik bilgi gerektirmesi nedeniyle, üniversitelerin ilgili bölümlerinden birçok farklı uzmanlık alanından seçilen bilirkişilerce hazırlanan raporda; ÇED raporunun usulüne uygun hazırlanıp hazırlanmadığı konusunda; özel formata göre hazırlandığı belirtilen raporun genel formata göre değerlendirilmiş olması, kümülatif etki değerlendirmesinin yapılıp yapılmadığı hususunda; bilirkişilerce kümülatif etki değerlendirmesinin yapılıp yapılmadığı değerlendirilememiştir denilmiş ise de, kümülatif değerlendirme için gerekli veriler dosya kapsamına alınmadığından, kümülatif değerlendirmenin yapılmadığının açık olduğu, proje alanının flora ve fauna özellikleri bakımından değerlendirilmesi yönünden; bu konuda eksik işlem olduğunun belirtildiği, toz ve gürültü kirliliği açısından alınacak tedbirlerin yeterliliği yönünden; raporun birçok yerinde bu konudaki eksikliklerin vurgulandığı, eksik bırakılan emisyon faktörlerinin hesaplamaya dahil edilerek toz modellemesi yapılması gerektiği, gürültü kirliliği yönünden eksik işlem olduğunun belirtildiği, katı, sıvı ve gaz atıklar yönünden; eksik yapılan kütlesel debi hesaplamalarının yapılarak hava kalitesi dağılım modeli raporunun yeniden yapılması gerektiğinin birden fazla yerde tekrarlandığı, su kullanımı ve bertarafı vb hususlarda birden fazla eksiğe değinildiği hususları dikkate alındığında; bilirkişi raporunda yer alan tespitleri değerlendiren Mahkemece, proje kapsamının sonradan giderilebilir eksik toz emisyon hesaplamaları dışındaki asgari gereklilikleri taşıdığı sonucuna ulaşılmış ise de; raporun hüküm fıkrasında yer verilenden çok daha fazla eksiklik bulunduğu, üstelik bu eksikliklerin raporun temelini oluşturduğu, raporda olumlu bulunarak hükmün dayandırıldığı hususların ise temel nitelikte olmayıp, ikincil bazı konular olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, bilirkişi raporunda yetersiz veya çelişkili görülen hususların giderilmesine ve tespit edilen eksikliklerin hangi tedbirler alınarak giderilebileceği hususlarının da ortaya konulmasına yönelik olarak ek bilirkişi raporu alınması ya da yeniden oluşturulacak bir heyetle keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle tespit edilen hususların ÇED raporunun tamamını kusurlandırıp kusurlandırmayacağı yönünde ortak bir görüş belirtilmesi gerektiği de hatırlatılmak suretiyle alınacak rapora göre yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, yukarıda yer verilen hususlar açıklığa kavuşturulmaksızın, eksik inceleme sonucu verilen davanın reddi yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacıların temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin iptali isteminin yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu ... İdare Mahkemesince … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, karar düzeltme yolunun kapalı olduğunun duyurulmasına, 22/03/2023 tarihinde usulde oyçokluğu, esasta oybirliğiyle karar verildi.