T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/9162
Karar No : 2023/4106
TEMYİZ EDEN TARAFLAR: (Davalılar)
1- … Bakanlığı
VEKİLİ: Av. …
2- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …
3- … Belediyesi Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …
(Davacı)
4- …
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF:
1- …
2- … Bakanlığı
3- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
4- … Belediyesi Başkanlığı
İSTEMİN ÖZETİ: İstanbul İli, Avcılar İlçesi, … Mahallesi, … pafta, … parsel sayılı ''Afete Maruz Bölge'' ilan edilen alanda kalan taşınmaz üzerindeki … Apartmanı … Blok … nolu dairenin bulunduğu taşınmazın yıkımına karar verilmesi nedeniyle, idarelerin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek, uğranıldığı öne sürülen 258.000,00-TL maddi (ıslah sonrası 384.665,67-TL) ve 10.000,00-TL manevi zararın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılan davada, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 05/05/2015 tarihli, E:2012/4132, K:2015/2844 sayılı kararıyla bozulması üzerine, davanın kabulü yolundaki İdare Mahkemesi kararının Danıştay Ondördüncü Dairesinin 24/01/2019 tarihli, E:2018/3348, K:2019/450 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak, davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 23/11/2021 tarih ve E:2021/8350, K:2021/12880 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak, maddi tazminat talebinin; kısmen kabulü ile toplamda tazmini gereken 236.866,49-TL maddi zararın; %20 kusur oranına isabet eden 52.637,00 TL'sinin İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığınca, %20 kusur oranına isabet eden 52.637,00 TL'sinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca, %50 kusur oranına isabet eden 131.592,50 TL'sinin Avcılar Belediye Başkanlığınca; dava tarihinden (19.06.2009) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi, maddi tazminat talebinin; fazlaya ilişkin kısmının reddi, manevi tazminat talebinin aynen kabulü ile toplamda tazmini gereken, 10.000,00-TL'nin, 2.250,00-TL'sinin İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığınca, 2.250,00-TL'sinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca, 5.500,00-TL'sinin Avcılar Belediye Başkanlığınca; dava tarihinden (19.06.2009) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolunda ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin, işin gereği görüşüldü:
İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin birinci fıkrasının ikinci bendinde, temyiz incelemesi sonucu Danıştay'ın kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükmüne yer verilmiştir.
Temyize konu karara dayanak alınan bilirkişi raporunda maddi tazminat miktarına ilişkin tespitler, yıkım tarihi olan 22.12.2014 tarihinde yürürlükte olan Mimarlık ve Mühendislik Hizmet Bedellerinin Hesabında Kullanılacak Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkında Tebliğ hükümlerine göre yapıldığından, maddi tazminata uygulanacak faiz başlangıcının değer tespitlerinde esas alınan yıkım tarihi olarak belirlenmesi gerektiği halde hükmedilen maddi tazminat yönünden '' ...dava tarihinden (19.06.2009) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine,'' şeklinde hüküm kurulduğu anlaşıldığından, dosyanın geldiği aşama da dikkate alınmak suretiyle, kararın hüküm kısmında yer alan 47 nolu paragrafında bulunan ''...dava tarihinden (19.06.2009) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine,'' şeklindeki ifade ''...yıkım tarihi olan 22.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine,'' şeklinde düzeltilerek,
… İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz istemlerinin reddi ile anılan kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, kullanılmayan yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davalılardan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na iadesine, 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 26/04/2023 tarihinde esas yönünden oybirliği, manevi tazminata faiz yürütülmesi yönünden oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY (X) :
Bir maddi zararın giderilmesine yönelik açılan tam yargı davalarında, tazminat kişinin mal varlığındaki zararın oluştuğu an itibariyle karşılanması gerektiğinden, istenilecek olan tazminatın gecikerek ödenmesi nedeniyle para değerinde enflasyondan dolayı meydana gelebilecek azalmayı karşılamaya yönelik olarak faize hükmedilmelidir.
Maddi zararlar, mal varlığında meydana gelen ve para ile değerlendirilebilen bir azalmayı ifade ettiklerinden, bu azalma miktarının idare tarafından telafi edilmediği süre içinde ayrıca enflasyon nedeni ile de kayba uğrayacağı açıktır. Manevi zararlar ise, mal varlığında meydana gelen somut bir azalma olmayıp, kişinin manevi varlığında ortaya çıkan olumsuzluklar olduğundan, manevi tazminat değerinin yargılama sonucu para olarak belirlenmesi zarara uğrayanı tatmin ve de bu zararın meydana getireni cezalandırma aracı olarak kullanılmasından kaynaklanmaktadır.
Bu itibarla, ilk defa yargı kararıyla para olarak değerlendirilebilen bir manevi tazminatın önceden davalı idarece belirlenmesi ve de ödenmesinin mümkün olmaması nedeniyle, ödemede gecikmeden bahsedilemeyeceği gibi, manevi tazminat, esasen bütün hususlar dikkate alınarak "takdiren" belirlendiğinden manevi tazminata faiz uygulanmaması gerektiği oyuyla kararın bu kısmına katılmıyorum.