T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/9631
Karar No : 2023/9705
DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … / …
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU : Davacının 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin yine aynı Kurulun … tarih ve … sayılı kararının Danıştay 5. Dairesinin 22/12/2021 tarih ve E:2016/58109, K:2021/4695 sayılı kararı ile iptaline karar verilmesi üzerine, bu kararlar nedeniyle uğradığını iddia ettiği 100.000,00 TL manevi tazminatın meslekten çıkarılma tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Silahlı terör örgütüne üye olma ve darbeye teşebbüs suçlarından 16/07/2016 tarihinde gözaltına alındığı, 4 gün gözaltında kaldıktan sonra tutuklanarak ceza infaz kurumuna gönderildiği, hakkındaki ceza yargılamasında tutukluluğa ilişkin tüm itirazlarının reddedildiği, 21 ay boyunca tutuklu olarak hürriyetinden yoksun bırakıldığı, yapılan ceza yargılaması sonucunda hakkında beraat kararı verildiği ve bu kararın kesinleştiği, mesleğinin 20. yılında hakimlik görevini yaparken davalı idarenin kararıyla açığa alındığı, polisler tarafından evinin arandığı, evinde gözaltına alındıktan sonra basın mensupları tarafından resimlerinin çekildiği, adliye koridorlarında kelepçeli olarak dolaştırıldığı, basın mensuplarının görüntü almasını sağlamak için adliyenin ön kapısından çıkartıldığı, yaşanılan bu sürecin kendisi dışında ailesi açısından da üzüntü verici olduğu, abisinin bu süreçte önce tansiyon hastası olduğu, sonra da kalp krizi geçirerek vefat ettiği, terörist ve vatan haini damgası ile saygınlığının ve onurunun zarar gördüğü, meslekten çıkarılmasına ilişkin kararların iptali istemiyle açtığı davada iptal kararı verildiği, davalı idarenin bu yargı kararı üzerine görevine iadesine karar verdiği, yargısal süreçte yaşanılan manevi zararın tazmini isteminin sehven yapılmadığı, iptal kararının kesinleşmesini müteakip dava açma süresinde haksız olarak meslekten çıkarılması, bu karar gerekçe gösterilerek gözaltına alınması ve sonrasında tutuklanması, terörist ve vatan haini olarak lanse edilerek onur ve itibarının zedelenmesi, 21 ay süreyle tutuklu kalması, bu sürede cezaevinde yaşadığı elem ve ıstırap sebebiyle uğradığı manevi zararın tazmini gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVALI İDARENİN SAVUNMASI: Davanın öncelikle incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği, 685 sayılı KHK kapsamında açılan tam yargı davalarına karşı yargı yolunun kapalı olduğu, davanın esastan da reddine karar verilmesi gerektiği, davacının herhangi bir tazminat talebinde bulunamayacağı, 685 sayılı KHK'nın yürürlüğe girdiği tarih öncesi için parasal ve özlük hak talebinde bulunulamayacağı, tazminat talep edilemeyeceği ve faize karar verilemeyeceği, tazminata konu işleme karşı temyiz kanun yoluna başvurulduğu belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Dava dilekçesinin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. ve 5. maddeleri uyarınca reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesince 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin 6. fıkrası uyarınca işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 141. maddesinde, suç soruşturması veya kovuşturması sırasında, kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen kişilerin, maddî ve manevî her türlü zararlarını Devletten isteyebilecekleri; 142. maddesinde uğranıldığı iddia edilen zararların tazmin istemiyle açılan davaların ağır ceza mahkemesinde karara bağlanacağı düzenlenmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Aynı dilekçe ile dava açılabilecek haller" başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında, her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı, ancak aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabileceği; 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (g) bendinde, dava dilekçeleri üzerinde 5. madde hükümlerine uygun olup olmadıkları yönünden ilk inceleme yapılacağı; 14. maddesinin altıncı fıkrasında yukarıdaki hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında 15. madde hükmü uygulanacağı; 15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde, 14. maddenin 3/g bendinde yazılı halde otuz gün içinde 5. maddeye uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceği belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin yine aynı Kurulun … tarih ve … sayılı kararının Danıştay 5. Dairesinin 22/12/2021 tarih ve E:2016/58109, K:2021/4695 sayılı kararı ile iptaline karar verilmesi üzerine, iptal kararının kesinleşmesini müteakip haksız olarak meslekten çıkarılması, bu karar gerekçe gösterilerek gözaltına alınması ve sonrasında tutuklanması, terörist ve vatan haini olarak lanse edilerek onur ve itibarının zedelenmesi, 21 ay süreyle tutuklu kalması ve bu sürede cezaevinde yaşadığı elem ve ıstırap sebebiyle uğradığını iddia ettiği 100.000,00 TL manevi tazminatın meslekten çıkarılma tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle tek dilekçe ile dava açıldığı anlaşılmıştır.
Her ne kadar, dava dilekçesinde yargı mensubu olan davacının bu süreçte uğradığını iddia ettiği manevi zararların bir bütün olarak istenildiği belirtilmiş ise de, yukarıda anılan hükümler birlikte değerlendirildiğinde, davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına dair karar ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine dair kararın Danıştay 5. Dairesinin 22/12/2021 tarih ve E:2016/58109, K:2021/4695 sayılı kararı ile iptal edilmesi üzerine, bu işlemlerden dolayı uğranıldığı iddia edilen manevi zararların tazmini istemine ilişkin davanın Danıştay'ın görev alanına girdiği, haksız tutuklama ve cezaevinde kalması nedeniyle uğranıldığı öne sürülen manevi zararların tazminine ilişkin davanın ise Danıştay'ın görev alanına girmediği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, dava konusu edilen tazminat istemi sebeplerinin farklı yargı alanlarına ilişkin olduğu dikkate alındığında, yukarıdaki açıklama ışığında iptal kararına konu işlemden dolayı ayrı, tutuklanma ve cezaevinde kalmadan dolayı kaynaklanan manevi zararlar için ayrı dava açılması gerekirken, tek dilekçe ile dava açılmasında 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesi hükmüne uyarlık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle,
1. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 5. maddesinin birinci fıkrasına uygun olmayan DAVA DİLEKÇESİNİN, aynı Kanun'un 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi gereğince bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren (30) gün içinde 5. maddeye uygun şekilde ayrı ayrı dava açılmak üzere REDDİNE,
2. Aşağıda dökümü yapılan … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Kullanılmayan … TL nispi harcın ve posta gideri avansından artan tutarın istemi halinde davacıya iadesine,
4. Davanın yenilenmesi halinde yeniden harç alınmasına,
5. 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrası uyarınca, yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlık yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hususunun davacıya bildirilmesine, 21/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.