T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/969
Karar No : 2023/646
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Makina Metal Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, hakkında başlatılan vergi incelemeleri sırasında ilk hesaplara göre tespit edilen 2013 ve 2014 yıllarına ait kurumlar vergisi, aynı muhtelif dönemlerine ait katma değer vergileri, vergi ziyaı cezaları ve gecikme faizlerinin güvence altına alınması amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 13. maddesinin (1) numaralı ve (3) numaralı bentleri uyarınca tesis edilen ihtiyati haciz işlemi ile ... tarih ve ... sayılı teminat istenmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı:
6183 sayılı Kanun'un 9, 13 ve 17. maddelerinde düzenlenen teminat isteme, ihtiyati haciz ve ihtiyati tahakkuk işlemleri cebri tahsilat yolları olmayıp amme alacağının güvenceye alınması amacıyla getirilmiş tedbir işlemleridir.
Kanun'da teminat isteme hallerinin mevcut olması durumunda, ihtiyati haciz ve ihtiyati tahakkuk işlemlerinin tesis edilebileceği belirtilmiş, teminat istemenin ise 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 344. maddesi uyarınca vergi ziyaı cezası kesilmesini gerektiren haller ile 359. maddesinde sayılan hallere temas eden bir amme alacağının salınması için gerekli muamelelere başlanmış olduğu takdirde vergi incelemesine yetkili memurlarca yapılan ilk hesaplara göre belirtilen miktar üzerinden gerçekleştirileceği ifade edilmiştir.
Dolayısıyla teminat isteme, ihtiyati haciz ve ihtiyati tahakkuk işlemlerinin yerine getirilmesi için incelemeye başlama ve ilk hesaplamalara göre miktarın belirlenmesi şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu şartların mevcudiyeti halinde ise idareye amme alacağının tahsili için geniş bir takdir yetkisi verildiği görülmektedir.
Uyuşmazlık konusu olayda davacı şirketin 2012 ila 2014 yıllarına ait hesaplarının incelenilmesine başlanıldığı ve ilk hesaplamalara göre birtakım belirlemelerin yapıldığı görülmüştür.
Bu durumda, şartlarının oluştuğu anlaşılan ihtiyati haciz işlemi ve teminat istenmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Vergi Mahkemesi bu gerekçeyle davayı reddetmiştir.
Davacının istinaf istemini inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
Vergi Dava Dairesi istinaf istemine konu vergi mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istemi reddetmiştir.
Davacının temyiz istemini inceleyen Danıştay Üçüncü Dairesinin 01/02/2022 tarih ve E:2018/6820, K:2022/267 sayılı kararı:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 9. maddesinde, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 344. maddesi uyarınca vergi ziyaı cezası kesilmesini gerektirir haller ile 359. maddesinde sayılan hallere temas eden bir amme alacağının salınması için gerekli muamelelere başlanmış olduğu takdirde vergi incelemesine yetkili memurlarca yapılan ilk hesaplamalara göre belirtilen miktar üzerinden tahsil dairesince teminat istenebileceği hükme bağlanmıştır.
Anılan Kanun'un 13. maddesinde de maddede sayılan hallerin varlığı halinde, alacaklı amme idaresinin mahalli en büyük memurunun kararıyla ihtiyati haciz tatbik edilebileceği kuralına yer verilmiştir.
Her ne kadar dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarihte, teminat istenmesi ve ihtiyati haciz kararı alınması için gerekli koşullar mevcut ise de dava konusu işlemlerin dayanağı vergi ve cezalar yargı kararlarıyla kaldırılmış olup anılan kararlar Danıştay Üçüncü Dairesince onanarak kesinleşmiştir.
Bu durumda, ortada teminat istenmesine ve ihtiyati hacze konu borç kalmadığından Vergi Mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın reddi yolundaki hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf isteminin reddi yolundaki kararda hukuka uygunluk görülmemiştir.
Daire bu gerekçeyle kararı bozmuştur.
... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı:
Vergi Dava Dairesi, aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ilk kararında ısrar etmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Uyuşmazlık konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyizen incelenen ısrar kararının, Danıştay Üçüncü Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
Maltepe Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığınca, davacının 2012 ila 2014 hesap dönemlerine ait hesap ve işlemleri ile ilgili olarak inceleme yapılmasının istenilmesi üzerine 19/09/2013 tarihli incelemeye başlama tutanağına istinaden inceleme başlatılmıştır.
Davacı hakkında inceleme devam ederken 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 9, 13 ve 17. maddeleri uyarınca ... tarih ve ... sayılı teminat istenmesine ilişkin işlem ve ihtiyati haciz işlemi tesis edilmiştir.
Davacı hakkında yapılan inceleme tamamlanarak ... tarih ve ... sayılı Vergi Tekniği Raporu düzenlenmiştir.
Anılan rapor done alınarak takdir komisyonunca takdir edilen matrah üzerinden 2013 ve 2014 yılları ve aynı yılların muhtelif dönemleri için kurumlar vergileri ve katma değer vergileri tarh edilmiş, vergi ziyaı cezaları kesilmiştir.
Söz konusu vergilerin ve cezaların kaldırılması istemiyle açılan davalar neticesinde vergi ve cezalar kaldırılmış ve anılan kararlar Danıştayca onanarak kesinleşmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un "İhtiyati tahakkukun düzeltilmesi" başlıklı 19. maddesinin birinci fıkrası şu şekildedir:
"Alacağın hususi kanununa göre tahakkukundan sonra, ihtiyati tahakkukla hususi kanununa müstenit tahakkuk arasındaki fark, hususi kanununa müstenit tahakkuka göre düzeltilir."
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdari işlemlerin hukuka uygunluk denetiminin işlemin tesis edildiği tarihteki hukuki duruma göre gerçekleştirileceği idari yargılama hukukunun genel ilkelerinden birisidir. Ancak bu durumun istisnaları bulunmaktadır. Bu istisnai hallerden biri de idari işlemin sebep unsurunun işlemin tesis edildiği tarihten sonra ortadan kalkmış olmasıdır. İdari işlemin sebep unsurunun ortadan kalkmış olduğu durumlarda işlemin hukuka uygunluğundan bahsedilemeyecektir.
Yukarıda anılan 6183 sayılı Kanun'un 19. maddesinin birinci fıkrası hükmüne göre yargı kararı sonucunda tahakkuk eden bir verginin kalmaması halinde güvence altına alınması gereken bir kamu alacağı da kalmayacağından ihtiyati haciz işlemi ile teminat istenmesine ilişkin işlemin sebep unsurunun da ortadan kalkacağı açıktır.
Dava konusu ihtiyati haciz kararı ve teminat istenmesine ilişkin kararın, ihtiyati tahakkuk kararına dayanarak alındığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık konusu olayda, her ne kadar dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte, teminat istenmesi ve ihtiyati haciz kararı alınması için gerekli koşullar mevcut ise de bu işlemlerin dayanağı vergi ve cezalar yargı kararlarıyla kaldırılmış olup anılan kararlar Danıştay Üçüncü Dairesince onanarak kesinleştiğinden ortada ihtiyati tahakkuka ve ihtiyati hacze konu vergi borcunun kalmadığı anlaşılmaktadır.
Dolayısıyla uyuşmazlık konusu işlemlerde temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla hukuka uygunluk bulunmadığından davanın reddi yolunda verilen karara yöneltilen istinaf isteminin reddine dair kararda hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1- Davacının temyiz isteminin KABULÜNE,
2- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3- Yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmediğinden, yatırılan yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davacıya iadesine,
4- Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına,
07/06/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
X - KARŞI OY:
Davacı şirketin 2012 ila 2014 yıllarına ait işlemlerinin incelenmesi sırasında ilk hesaplamalara göre önerilen cezalı vergilerin güvence altına alınması amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 13. maddesi uyarınca tesis edilen teminat isteme ve ihtiyati haciz işleminin iptali istemiyle açılan davada, hukuki denetimin işlemin tesis edildiği tarihte mevcut olan koşullar kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, aksi düşüncenin "ihtiyati haciz" ve "teminat isteme" müessesesinin amacına aykırı olacağı açıktır.
Bu nedenle temyiz isteminin ısrar hükmü yönünden reddi ile kararın hukuka uygunluğu yönünden temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Danıştay Üçüncü Dairesine gönderilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.